İSTİNAF KARARININ KARAR TARİHİ : 24/02/2026 YAZIM TARİHİ : 24/02/2026 Taraflar arasında görülen davada Konya .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas - ... Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacılar vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içerisinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten ve üye hakimin görüşleri alındıktan sonra işin gereği görüşülüp, düşünül…
T.C. KONYA BAM 6. HUKUK DAİRESİ T.C. KONYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 6. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : ... KARAR NO : ... T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I BAŞKAN : ... (...) ÜYE : ... (...) ÜYE : ... (...) KATİP : ... (...) İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : Konya .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 15/10/2024 NUMARASI : ... Esas- ... Karar İSTİNAF EDEN DAVACILAR : 1-... 2-... 3-...... 4-... VEKİLİ : Av. .... DAVALI : ... VEKİLİ : Av... DAVA : Bağlantı Başvurusunun Reddi İşleminin İptali İSTİNAF KARARININ KARAR TARİHİ : 24/02/2026 YAZIM TARİHİ : 24/02/2026 Taraflar arasında görülen davada Konya .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas - ... Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacılar vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içerisinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten ve üye hakimin görüşleri alındıktan sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: DAVA: Davacı vekili, müvekkilleri tarafından davalı şirkete yapılan bağlantı başvurularının davalı şirket tarafından ''Hat kapasitesi nedeniyle bağlantı başvurusu olumsuz sonuçlanmıştır.'' şeklinde işlem tesis edilerek reddedildiğini, kendilerinden daha sonra yapılan başvuruların kabul edilmesi üzerine müvekkillerinin 02/12/2014 tarihinde ......'ya başvurarak yeniden inceleme talebinde bulunduklarını, ...... tarafından davalı şirketten bilgi talep edilmesi üzerine davalı şirket tarafından verilen 15/01/2018 tarihli cevabi yazıda özetle başvurusuna olumlu cevap verilenlerin Fider 2'ye göre sonuçlandırıldığı, müvekkillerinin Fider 2'ye olan uzaklıklarının 10 km. olması nedeniyle Fider 1'e göre sonuçlandırıldığı ve Fider 1'in de kapasitesinin dolu olduğuna dair gerekçelere yer verildiğini, devam eden süreçte davalı şirket tarafından davacılarla ilgili yeni bir işlem tesis edilmesi üzerine 06/07/2018 tarihinde tekrar ......'ya başvuruda bulunulduğunu, ...... tarafından verilen 11/07/2018 tarihli cevapta davalı şirket hakkında benzer olaylar nedeniyle idari para cezası uyguladığının belirtildiğini, bu nedenle, Uyuşmazlık Mahkemesi Hukuk Bölümü'nün 28/11/2016 tarih, ... Esas - ... Karar sayılı kararında bu tür uyuşmazlıklarda adli yargı yerinin görevli olduğuna karar verilmiş olmasını da göz önüne alarak işbu davayı açmak zorunda kaldıklarını, elektriğin tüketicilere perakende satışı hizmetiyle iştigal eden bir iktisadi devlet teşekkülü olan ......'ın 4628 sayılı Kanun uyarınca bölgesel tekeller halinde işletilmesine karar verildiğini ve Özelleştirme Yüksek Kurulu'nun 02/04/2004 tarih ve ... sayılı kararıyla özelleştirme programına alındığını, bu kapsamda % 100 hissesi ......'a ait olan dağıtım ve perakende satış hizmeti yürüten 20 şirketin kurulduğunu ve bu şirketlerin blok satış yöntemiyle özelleştirildiğini, özelleştirilen bu şirketlerde "Hisse Satış Modeli"i uygulanmakta olup, bu modele göre yatırımcının işletme hakkını devraldığı dağıtım tesisleri ve bu tesislerin işletilmesinde varlığı zorunlu unsurların mülkiyetinin ......'ın uhdesinde kalmakla birlikte işletme hakkının yatırımcıya geçtiğini, yatırımcının bu işletme hakkı çerçevesinde vereceği hizmeti ......'nın denetimi altında gerçekleştirdiğini, ......'nın 6446 sayılı Kanun'un 14. maddesine dayanarak lisans alma ve şirket kurma yükümlülüğü olmaksızın elektrik enerjisi üretebilecek gerçek ve tüzel kişilere uygulanacak usul ve esasların belirlenmesi amacıyla Elektrik Piyasasında Lisanssız Elektrik Üretimine İlişkin Yönetmeliği ve bu Yönetmeliğin uygulanmasına dair Tebliği hazırlayarak yürürlüğe koyduğunu, bu Yönetmeliğin 6. maddesinde yönetmelik kapsamına giren üretim tesislerinin dağıtım sistemine bağlanacağını, 7. maddesinde üretim yapmak isteyen gerçek ve tüzel kişilerin bağlantı ve sistem kullanımı amacıyla doğrudan ilgili şebeke işletmecisine başvuracağını, 8. maddesinde her takvim ayı içinde alınan başvuruların ilgili şebeke işletmecisi tarafından takip eden ayın ilk 20 günü içinde toplu olarak değerlendirileceği ve sonuçlandırılacağını, 9. maddesinde ise başvurusu uygun bulunan kişilere şebeke işletmecisi tarafından Bağlantı Anlaşmasına Çağrı Mektubu gönderileceğinin öngörüldüğünü, başvuru sürecine ilişkin usul ve esasların tamamen bir kamu kurumu olan ...... tarafından belirlendiğini, sürecin yürütülmesi konusunda ilgili şebeke işletmecisinin yetkili ve görevli kılındığını, söz konusu işlemleri yerine getirme hususunda şebeke işletmecisinin üstün yetkilerle donatıldığını ve hangi başvurunun uygun olduğuna, öncelik taşıdığına ve kabul edileceğine karar verme yetkisinin de şebeke işletmecisine verildiğini, müvekkillerinin mevzuata uygun olarak yaptıkları başvuruların teknik olarak bağlantı yapılmasına uygun olmasına rağmen somut hiçbir tespit ve hesaplama yapılmaksızın hukuka aykırı bir şekilde reddedildiğini, davalı şirket tarafından iddia edildiği gibi müvekkillerinin Fider 2 bağlantı noktasına 10 km mesafede olmadığını, böyle bir kıstas da bulunmadığını, müvekkillerine ait sahaların tüm bağlantı noktalarına mesafesinin ve ayrıca Fider 1'in kapasitesinin keşif ve bilirkişi incelemesi yapılarak tespit edilmesi gerektiğini, böylelikle davalı şirketin başvuruları somut verilerle mi gerçekleştirdiğinin anlaşılabileceğini, başvuruları objektif olarak değerlendirip sonuçlandırmaması nedeniyle ...... tarafından davalı şirkete 572.186,00 TL idari para cezası kesildiğini, müvekkili şirketlerin dağıtım şebekesinin korunması hususunda da her türlü tedbiri aldığını, buna rağmen başvurularının reddedilmesinin de hukuk aykırı olduğunu, kamu hizmetini yürütme konusunda yetki verilen davalı şirketin sınırsız bir takdir yetkisine sahip olmadığını, bu yetkisini kullanırken idareler gibi belli kurallara göre hareket etmesi gerektiğini, nitekim bu takdir yetkisinin sınırlarının da hukuk kurallarıyla belirlendiğini ve yargısal denetime tabi olduğunu, mevzuatta belirtilen şartların gerçekleşmiş olması halinde talepleri değerlendiren davalı idarenin bu talepleri kabul etmesi gerektiğini, bu konuda idarenin takdir yetkisi olmamasına rağmen bir kısım başvuruları kabul ederken müvekkili şirketler ve onlar gibi başka bir kısım kişilerin başvurularını hiçbir teknik incelemeye ve gerekçeye dayanmaksızın reddetmesinin açıkça hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek, davalı şirketin müvekkillerinin ..., ..., ... ve ... sayılı başvurularının reddine ilişkin tesis etmiş olduğu 17/09/2014 tarihli işlemin iptali ile müvekkillerinin başvurularına ilişkin olumlu bağlantı görüşü verilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı vekili, davacının iptal davasının hukuk yargılamasına konu edilemeyeceğini, HMK'da dava türlerinin sınırlı olarak sayıldığını, davacının ise müvekkili şirketin 17/09/2014 tarihli işleminin iptali ile kendisine olumlu bağlantı görüşü verilmesini talep ettiğini, mahkemenin, taraflardan birinin yerine geçerek böyle bir karar vermesinin hukuken mümkün olmadığını, hukuki yararın dava şartı olduğunu ancak, davacıların eldeki davayı açmakta hukuki yararları olup olmadığının belli olmadığını zira, başvurularına konu Aksaray İli, Merkez İlçesi, ... Köyü, ...... Mevkii, ... parsel sayılı taşınmazla hukuki bağlantıları ve dava tarihi itibariyle bu bağlantının devam edip etmediğinin davacı tarafça açıklanmadığını, dağıtım şirketlerinin özelleştirilmesine dair ihale sonrasında Türkiye Başbakanlık Özelleştirme İdaresi Başkanlığı ile ...... ve ...... A.Ş. arasında yapılan 30/09/2009 tarihli sözleşme uyarınca ......'a ait olan ......'ın tüm hisselerinin ...... ve ...... A.Ş. 'ne satıldığını ve bu şekilde müvekkili şirketin özelleştirildiğini, yapılan sözleşme ile şirketin faaliyet gösterdiği bölgede bulunan dağıtım sistemi, dağıtım tesisi ve bu tesislerin işletilebilmesi için zorunlu olan taşınır taşınmaz malların işletim hakkının müvekkili şirkete bırakıldığını ancak, hat, tesis, taşınır ve taşınmazların mülkiyeti korunarak açıkça ......'a ait kalacağının hükme bağlandığını, müvekkili şirketin davaya konu hat ve tesislerin işleteni olduğunu, mülkiyetin kamu tüzel kişisi olan ......'a ait olduğunu, malik olan ......'ın 15 yıl hat ve tesislerde herhangi bir yenileme ve tadilat yapmayacağının belirlendiğini, hat ve tesislere verilecek her zararın kamu malına verilmiş olacağını, davaya konu GES dahil alternatif enerji üretimi başvurularının Elektrik Piyasasında Lisanssız Elektrik Üretimine İlişkin Yönetmeliğin Uygulanmasına dair Tebliğin 8/4 maddesi hükmü uyarınca, müvekkili şirket dahil dağıtım şirketleri tarafından kurulan komisyonlarca değerlerdirilerek karara bağlandığını, alınan kararlarda bağlanabilirlik oranı, bağlantı hattının kesiti, hat kapasitesi, bağlantı hattının gerilimi, gerilim değişikliği, santralin şebekeye olan mesafesi, kapasitesi, maximum-minimum yük ve üretim analizi gibi kriterlerin değerlendirildiğini, davacı şirketin başvurusunun da bu kriterler dikkate alınarak sonuçlandırıldığını, davacının başvurusuna konu bölgedeki hatların büyük bir kısmının swallow iletkenlerin bulunduğu hatlar olduğunu, bunların kısa devre direncinin çok düşük olduğunu, ...... tarafından hesaplanan kısa devre arıza akım limiti olan 16 KA şartını sağlamadığını, bu nedenle bunlara bağlantı yapılamayacağını, dolayısıyla hat kapasitelerinin % 70-80 oranında kullanılmasının kararlaştırıldığını, iletim esnasında oluşacak kayıpların önlenmesi ve diğer teknik nedenlerle bağlantı yapılan noktanın trafo merkezine kuş uçuşu 5 km'den uzak olmaması gerektiğini, davacıların taleplerinin belirtilen kıstaslara göre değerlendirilip reddedildiğini davacıların başvuruları için dört ayrı alternatif olduğunu, bunlardan ilkinin başvuruların bulunduğu sahaya 1,7 km mesafede bulunan Fider 1 hattı olduğunu, bu hatta kapasitenin dolu olması nedeniyle Ekim-2013'ten sonra olumlu bağlantı görüşü verilmediğini, 2. alternatifin 6,6 km. mesafedeki Kum KÖK'ü besleyen hat, 3. alternatifin 10 km. mesafedeki Fider 2 hattı ve 4. alternatifin de 7,7 km. mesafedeki Tümosan TM Fideri olduğunu, bunların da komisyon kararındaki 5 km. mesafe kriterini sağlayamadıklarından olumsuz değerlendirildiğini, davacıların GES alanında samimi olarak yatırım yapmak istemeleri halinde önlerinde farklı alternatiflerin olduğunu, davacıların davasının süresinde olmadığını, TTK'nun 60. maddesine göre haksız rekabete dayanan davaların davaya hakkı olan tarafın bu hakların doğumunu öğrendiği günden itibaren 1 yıl ve herhalde bunların doğumundan itibaren 3 yıl geçmekle zamanaşımına uğradığını, ayrıca gerçekte yatırımcı olmadıkları halde bir şekilde bağlantı onayı alıp bunu devretmek suretiyle kazanç sağlama üzerine bir sektörün de oluştuğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, "... Elektrik Piyasasında Lisanssız Elektrik Üretimine İlişkin Yönetmelik Hükümleri gereğince Lisanssız Güneş Enerjisi Üretimi yapılmasına ilişkin düzenlemenin amacının üretim yapan gerçek ve tüzel kişilerin kendi ihtiyaçlarını karşılamak için üretim yapmaları esasına dayalı olduğu, bu sebeple yenilebilir enerji kaynaklarından elektrik enerjisi üreten gerçek veya tüzel kişilerin ihtiyaçları üzerinde ürettikleri elektrik enerjisini sisteme vermelerinin mümkün olduğu, bu çerçevede yapılacak başvuruların hukuki ve teknik şartlara bağlandığı, sistem kullanımı açısından başvuruların birbirinden bağımsız olarak değerlendirileceği, lisanssız üretim tesislerinin teknik özelliklerine ve bağlantı noktası itibarıyla dağıtım sisteminin mevcut kapasitesine göre üretim tesisini OG veya AG seviyesinden dağıtım sistemine bağlanabileceği, teknik değerlendirmenin kurulması planlanan tesisin ölçme ve koruma sistemi açısından bağlantı noktası itibariyle iletim ve dağıtım şebekesindeki kısıtlar dikkate alınarak tamamlanacağı, düzenleyici ve denetleyici kurum olan ...... tarafından 23/03/2016 tarihinde yapılan değişiklik ile aynı zamanda bağlantı noktalarının tespiti hususunda mesafe kriteri de getirildiği, aksinin kabulü ile düzenleyici ve denetleyici kurum tarafından herhangi bir kısıt getirilmemesinin kabulü halinde davacı gibi şirketlerin sınırsız sayıda yapabileceği her başvurunun dikkate alınarak sözleşme yapılması ve kurulacak her santralin sisteme bağlantısına izin verilmesi gibi bir durum ortaya çıkacağı, bu durumun ise mevcut hat kapasitesinin yetersiz kaldığı hallerde enerjinin dağıtım ve iletimi ile ilgili olan kurumlara kapasite oluşturabilmesi için yüksek miktarlarda ek külfet ve maliyet oluşturacağı gibi dağıtım ve iletim ile ilgili olan kurumların sözleşme yapma/yapmama hürriyetini de ortadan kaldıracağı, bu çerçevede somut olayımız değerlendirildiğinde dosya içerisinde yer alan 03/11/2022 Tarihli, 07/02/2023 Tarihli, 20/06/2023 Tarihli, 09/05/2024 Tarihli ve 22/07/2024 Tarihli bilirkişi heyet raporlarında ifade edildiği üzere davacıların yapmış oldukları başvurularının reddine ilişkin davalı işleminin başvuruların teknik değerlendirmesi yapılırken dikkat edilecek usul ve esaslara ilişkin komisyon kararının o dönemdeki mevcut elektrik dağıtım şebekesinin teknik altyapısına, tekniğe ve o dönemdeki mevzuata uygun kararlar olduğu, bunun yanı sıra davacıların başvurusunun kabulü adına davalı kurumun plan ve programlamasında yer almayan yüksek miktarlarda ek külfet ve maliyet oluşturacak biçimde hat kapasitesini artırması yönünde bir yükümlülük de yüklenemeyeceği bu sebeple davalı kurum tarafından başvurunun reddine yönelik işlemlerin ilgili mevzuat hükümleri çerçevesinde hukuka uygun olduğu anlaşılmakla davacıların davalarının ayrı ayrı reddine...." gerekçesiyle, davacıların davalarının ayrı ayrı reddine karar verilmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacılar vekili, mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunun hatalar içerdiğini, işbu rapora karşı itirazları mahkemece değerlendirilmeden doğrudan karar verildiğini, öncelikle gerekçeli kararda mesafe kriterinin getirildiğinin belirtildiğini ancak, başvuru tarihi itibariyle bulunan yasal düzenlenmelerin dikkate alınması gerektiğini, mesafe sınırlamasına 23.03.2016 tarihinde yapılan değişiklik ile gidildiğini, müvekkillerinin başvuru tarihlerinin ise, 19.07.2014 ve 21.07.2014 olduğunu, kaldı ki her ne kadar 2016 yılında yapılan değişiklikle mesafe kriteri getirilmiş ise de akabinde bu kriterin yeniden kaldırıldığını, bağlantı başvurusu talebinin ancak, ilgili mevzuat ve ilgili teknik mevzuat hükümleri kapsamında reddedilebileceğini, davalının herhangi bir yasal düzenleme olmaksızın kendince bir mesafe kriteri yaratmasının mümkün olmadığını, işbu kriterin herhangi bir yasal dayanağının bulunmadığını, komisyonun yasal düzenlemelere aykırı bir karar almasının mümkün olmadığını, alınmış bir karar olması halinde de bunun yayınlanmadığını, başvuruların başvuru tarihindeki mevzuata göre değerlendirilmesi gerektiğini, davalı tarafça aynı dönemde farklı başvurulara kabul kararı verildiğini, davalının keyfi bir şekilde müvekkillerinin başvurusunu reddetmesinin hukuka aykırı olduğunu, davalının hukuka aykırı işbu eylemleri nedeniyle ...... tarafından davalı aleyhine para cezasına hükmedildiğini, 06.07.2018 ve 18.07.2018 tarihli başvurularına ilişkin ...... cevabında, ......’a yapılan lisanssız elektrik üretimi bağlantı başvuruları hakkında benzer şikâyetler nedeniyle inceleme ve denetim yapıldığı, bunun sonucunda Kısmi İnceleme ve Denetim Raporu düzenlendiği, rapordaki tespitler ve Kuruma ulaşan şikâyetler doğrultusunda ...... A.Ş.’nin mevzuata aykırı hareket etmesi sebebiyle idari para cezası uygulanmasına karar verildiğinin belirtildiğini, başvuruların "Hat Kapasitesi" gerekçe gösterilerek reddilmesinin hukuka aykırı olduğunu, nihai olarak mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporuna ilişkin itirazlarına cevap verilmeksizin önceki raporların sonuç bölümlerine yer verilerek bir rapor hazırlandığını ve yine önceki raporun sonuç bölümünün tekrar edildiğini ancak, izah edildiği üzere öncelikle müvekkillerinin başvuru yaptığı tarihte yasal düzenlemelerde herhangi bir mesafe kriterinin yer almadığını, davalı komisyonunun kanun koyucu gibi kriterler belirlemesinin mümkün olmadığını, kaldıki mesafe kriterinin komisyon tarafından ilan dahi edilmediğini ayrıca, yakın mesafedeki hattın kapasitesinin dolu olduğu iddiasının araştırılması gerekirken mahkemece doğrudan karar verildiğini, aynı dönemde davalı tarafça söz konusu bölgede birçok üretim ve tüketim tesisine bağlantı görüşü verildiğini ileri sürerek, mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, bağlantı başvurusunun reddi işleminin iptali ile olumlu bağlantı görüşü verilmesi istemine ilişkindir. İstinaf incelemesi HMK 355. madde gereğince istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle ve re'sen kamu düzenine aykırılık yönünden sınırlı olarak yapılmıştır. Somut olayda, davacıların bağlantı başvurusu talebi reddedilmiş olmakla, bu red kararının yasa ve mevzuat uyarınca yerinde olup olmadığının değerlendirilmesi gerekmektedir. Mahkemece de, teknik bir konu olan işbu hususta bilirkişi raporu ve itirazlar üzerine ek raporlar alınarak benimsenen bilirkişi raporu uyarınca yazılı gerekçe ile, davanın reddine karar verilmiştir. Bu durum karşısında, dosya kapsamı, mevcut delil durumu ile ileri sürülen istinaf istemleri nazara alındığında, ilk derece mahkemesince davanın reddine karar verilmesinde herhangi bir isabetsizliğin bulunmadığı ve bu itibarla, davacılar vekilinin istinaf istemlerinin HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmesi gerektiği sonuç ve kanaati ile aşağıda yazılı şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davacılar vekilinin istinaf başvuru talebinin ESASTAN REDDİNE, 2-Alınması gereken 732,00 TL harçtan, peşin alınan 427,60 TL harcın mahsubu ile bakiye 304,40 TL karar ve ilam harcının davacılardan ayrı ayrı tahsili ile Hazineye irad kaydına, 3-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından ücret-i vekalet ile ilgili hüküm kurulmasına yer olmadığına, 4-İstinafa başvuran davacılar tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 5-Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 359/4. maddesi gereğince kararın tebliği işlemlerinin Dairemiz tarafından yapılmasına, 6-Kararın temyiz edilmeden kesinleşmesi halinde dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda verilen kararın HMK'nın 361/1 maddesi gereğince taraflara tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Dairemize, temyiz edenin bulunduğu yer Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesine veya İlk Derece Mahkemesine verilecek dilekçe ile temyiz kanun yoluna başvurma talebinde bulunulabileceğine 24/02/2026 tarihinde oybirliği ile karar verildi. Başkan ... e-imzalıdır Üye ... e-imzalıdır Üye ... e-imzalıdır Katip ... e-imzalıdır ...