11. Hukuk Dairesi 2012/18837 E. , 2013/18310 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada Ankara 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 03/04/2012 tarih ve 2011/138-2012/50 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava HUMK.'nun 3494 sayılı kanunla değişik 438/1 maddesi hükmü gereğince miktar veya değer söz konusu olmaksızın dur
**11. Hukuk Dairesi 2012/18837 E. , 2013/18310 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada Ankara 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 03/04/2012 tarih ve 2011/138-2012/50 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava HUMK.'nun 3494 sayılı kanunla değişik 438/1 maddesi hükmü gereğince miktar veya değer söz konusu olmaksızın duruşmalı olarak incelenmesi gereken dava ve işlerin dışında bulunduğundan duruşma isteğinin reddiyle tetkikatın evrak üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, müvekkilinin, boya sektörünün öncü kuruluşlarından biri olduğunu, markaları yönünden güven ve itibarın sembolü haline geldiğini, holding bünyesindeki şirketlerden ...ve Oğulları Boya, Vernik ve Reçine Fabrikaları A.Ş. adına tescilli "DYO" markasının tanınmış marka olduğunu, TPE nezdinde de tanınmış marka olarak tescilli olduğunu, aynı zamanda müvekkili şirket markalarının tamamının da toplumda tanınmışlık düzeyine erişmiş markalar olduğunu, davalının marka başvurusuna konu “dew” ibaresinin, müvekkilinin “dyo” ve “dewilux” unsurlu tanınmış markalarıyla iltibas oluşturduğunu, davalı markanın tüketici grubu ile müvekkilinin ürünlerinin hitap etmekte olduğu tüketici grubunun aynı olduğunu, ayrıca kendi markalarının tanınmış olması nedeniyle davalı markasının hiçbir sınıfta tescilinin mümkün olmadığını ileri sürerek, TPE YİDK’nun 2011-M-2335 sayılı kararının iptaline ve davalının “dew” ibareli marka başvurusu tescil edilmiş ise tescil edilen markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı Türk Patent Enstitüsü vekili, açılan davanın yerinde olmadığını, YİDK kararının usul ve yasaya uygun bulunduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir. Davalı şirket vekili, müvekkili firmanın her türlü petrol ve petrol ürünleri, madeni yağ ve kimyevi maddeler alanında faaliyet gösteren büyük bir işletme olduğunu, özellikle madeni yağ sektöründe tercih edilen bir marka haline geldiğini, ''Dew” markasının 4. sınıfta 2001/17402 no ile 01. sınıfta 2003/18034 no ile müvekkili adına tescilli olduğunu, 2009/103387 sayılı başvurunun da sahibi olduğunu, davacının itiraza dayanak markaları ile müvekkilinin “dew” markasının benzer olmadığını, davacının tanınmışlık iddiasının da yerinde olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir Mahkemece, iddia, savunma ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davanın kısmen kabulü ile, TPE YİDK’nun 17/06/2011 tarih 2011/M-335 sayılı kararının 2. sınıf yönünden iptaline, (boyalar, vernikler, laklar, pas önleyiciler, ahşabı koruyucu maddeler, boyalar için bağlayıcı ve inceltici maddeler, boya pigmentleri, metali koruyucu maddeler, ayakkabı boyaları; matbaa boyaları ve mürekkepleri, tonerler, besin maddelerini ispençiyarı ürünleri ve içecekleri boyamaya mahsusu maddeler, işlenmemiş doğal reçineler, boyacılar dekarötörler matbaacılar ve sanatçılar için metal levhalar ve toz halde metaller), fazlaya dair talebin reddine, hükümsüzlük talebinin kısmen kabulü ile davalı adına tescilli 2009/24438 kod numaralı dew markasının 02. sınıftaki ürünler yönünden hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine, fazlaya dair talebin reddine karar verilmiştir. Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir. Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, taraf vekillerinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, taraf vekillerinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 3,15 TL temyiz ilam harcının temyiz eden taraflardan ayrı ayrı alınmasına, 21/10/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.