11. Hukuk Dairesi 2012/13428 E. , 2014/3623 K. "" MAHKEMESİ : ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada ... 3. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce bozmaya uyalarak verilen 25/06/2012 tarih ve 2012/108-2012/179 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davalılar vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 25.02.2014 günü tebligata rağmen gelen olmadığı yoklama ile anlaşıldı, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara b…
**11. Hukuk Dairesi 2012/13428 E. , 2014/3623 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada ... 3. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce bozmaya uyalarak verilen 25/06/2012 tarih ve 2012/108-2012/179 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davalılar vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 25.02.2014 günü tebligata rağmen gelen olmadığı yoklama ile anlaşıldı, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, müvekkili ile davalılardan ...’ın 1997 yılında davalı şirketi kurduklarını, şirketin 2 ortaklı olup, % 40 oranındaki payının müvekkiline, % 60 payının ise davalı ...’a ait olduğunu, davalı ...’ın 1 payını diğer davalı ve eşi olan ... ...’a devrine ilişkin sözleşmenin kanuna karşı hile yapılması suretiyle muvazaalı olduğunu, bu pay devrinin TTK’nın 520. maddesi gereğince yoklukla malul olduğunu, karı koca mallarının idaresine ait mal rejiminden doğmayan bu devir sözleşmesinin TTK’nın anılan emredici nitelikteki hükmünü bertaraf edemeyeceğini ileri sürerek, davalılar ... ile ...’ın yapmış olduğu 12.04.2007 tarihli hisse devri sözleşmesinin yoklukla malul sayılması ve iptali ile devredilen 1 adet şirket hissesinin davalı ...adına tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalılar vekili, bir payın karı koca mallarının idaresine ait hükümler gereğince iktisabı için ortakların iznine gerek olmadığını, davaya konu pay devir sözleşmesinin tarafları ve içeriği göz önüne alındığında davacının bu davada davacı olma sıfatının bulunmadığını savunarak, davanın aktif husumet ve esas yönlerinden reddini istemiştir. Mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucu, eşler arasında davalı ... diğer davalı ... maliki bulunduğu limited şirket paylarından bir kısmı yahut tamamı üzerindeki (somut olayda mal ayrılığı rejimi olup, edinilmiş mallara katılım olmamakla birlikte) katılma alacağının ancak 4721 sayılı yasanın 225. maddesinde belirtilen sona erme hallerinde ve yine aynı yasanın 228 ve devamı maddelerinde belirtilen haller çerçevesinde talep edilmesi olanaklı iken yasal mal rejimi içerisinde davalı Sedat tarafından, şirket paylarının davalı karı-koca tarafından "berveçhi peşin tasfiye"'sine yönelinmesi eşler arasında ancak ileriye yönelik olarak sonuç doğuracak nitelikte olup, 3. kişiler ve bu arada davacı ortak ve şirket bakımından hüküm ifade etmeyeceği, aksinin kabulünün maddenin kuruluş amacına ve limited şirketlerdeki pay devirlerinin şirkete ve diğer ortaklara karşı hüküm ifade etmesine ilişkin istisnai hallerin şirket ve devir dışında kalan ortakların aleyhine