(Kapatılan) 7. Hukuk Dairesi 2016/18441 E. , 2016/20517 K. "İçtihat Metni" Mahkemesi :İş Mahkemesi Dava Türü : İşe iade YARGITAY İLAMI Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü: Davacı vekili davacının davalı şirkette servis danışmanı olarak çalıştığını iş akdinin 01.08.2015 tarihinde işverenin başka bir işçisine sataştığı gerekçesiyle feshe
**(Kapatılan) 7. Hukuk Dairesi 2016/18441 E. , 2016/20517 K.** **"İçtihat Metni"** Mahkemesi :İş Mahkemesi Dava Türü : İşe iade YARGITAY İLAMI Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü: Davacı vekili davacının davalı şirkette servis danışmanı olarak çalıştığını iş akdinin 01.08.2015 tarihinde işverenin başka bir işçisine sataştığı gerekçesiyle feshedildiğini, davalı tarafın fesih nedenlerinin tümüyle gerçeklere aykırı olduğunu, feshin süresinde yapılmadığını, feshin son çare ilkesinin gözetilmediğini belirterek feshin geçersizliğine, davacının işe iadesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili, davacının müvekkili şirkette çalışan başka bir işçiye sataştığı için iş akdinin haklı nedenle feshedildiğini, işe iade davasının yasal koşullarının bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir. Mahkemece, davalı şirketçe davacının iş aktinin haklı sebeple feshedildiği savunulmuşsa da, dinlenen tanık beyanları dikkate alındığında davacının işten çıkarmaya gerekçe gösterilen olayda diğer işçi ... ile tartıştığı, tartışmanın ...'in müşteri önünde gerçekleşen eylemi sebebiyle olduğu, davalı tanıklarının olayın oluş şeklini çelişkili şekilde anlattıkları, davalı şirket tarafından tartışma iki işçi arasında gerçekleştiği halde eşit davranma yükümlülüğüne aykırı davranılarak sadece davacının işten çıkarıldığı, bu sebeple feshin haklı ve geçerli sebebe dayanmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. 4857 sayılı İş Kanunu’nun 18. maddesi işverene, işçinin davranışlarından ve yeterliliğinden kaynaklanan nedenlerle iş sözleşmesini feshetme yetkisi vermiştir. İşçinin davranışlarından kaynaklanan fesihte takip edilen amaç, işçinin daha önce işlediği iş sözleşmesine aykırı davranışları cezalandırmak veya yaptırıma bağlamak değil; onun sözleşmesel yükümlülükleri ihlale devam etmesi, tekrarlaması rizikosundan kaçınmaktır. İşçinin davranışları nedeniyle iş sözleşmesinin feshedilebilmesi için, işçinin iş sözleşmesine aykırı, sözleşmeyi ihlal eden bir davranışının varlığı gerekir. İşçinin kusurlu davranışı ile sözleşmeye aykırı davranmış ve bunun sonucunda iş ilişkisi olumsuz bir şekilde etkilenmişse işçinin davranışından kaynaklanan geçerli bir fesih söz konusu olur. Buna karşılık, işçinin kusur ve ihmaline dayanmayan sözleşmeye aykırı davranışlarından dolayı işçiye bir sorumluluk yüklenemeyeceğinden işçinin davranışlarından kaynaklanan geçerli fesih nedeninden de bahsedilemez. İşçinin davranışlarından ve yeterliliğinden kaynaklanan nedenler, aynı yasanın 25. maddesinde belirtilen nedenler yanında, bu nitelikte olmamakla birlikte, işyerlerinde işin görülmesini önemli ölçüde olumsuz etkileyen nedenlerdir. İşçinin davranışlarından veya yetersizliğinden kaynaklanan nedenlerde, iş ilişkisinin sürdürülmesinin işveren açısından önemli ve makul ölçüler içinde beklenemeyeceği durumlarda, feshin geçerli nedenlere dayandığını kabul etmek gerekecektir. İşçinin, işverenin başka bir işçisine sataşması 25/II, d hükmü uyarınca haklı fesih nedeni sayılmıştır. Sataşma niteliğinde olmadığı sürece, diğer işçilerle devamlı ve gereksiz tartışmaya girişmek, iş arkadaşları ile ciddi geçimsizlik göstermek geçerli fesih nedenidir. Keza işçinin bu tür sataşma niteliğindeki davranışlarına diğer işçi neden olmuş ise işyerinde olumsuzluklara yol açtığı takdirde geçerli fesih nedeni yapılabilir. Somut olayda, davacının iş akdinin, ... isimli çalışana sataştığı için 4857 sayılı İş Kanununun 25/II maddesi gereğince feshedildiği anlaşılmaktadır. Dosya içeriğine göre, 20.07.2015 tarihinde servis müdürü odasında gerçekleşen olay nedeniyle davacıdan 27.07.2015 tarihinde "20.07.2015 tarihinde servis müdürü odasında benim yanımda, yedek parça bölümünde görev yapan ... hakkında "şerefsiz, adi, yalancı, köpek" gibi kelimeler sarfederek yüksek sesle bağırarak, atölyede bulunan müşterinin ve personelin rahatsız olmasına sebebiyet verdin" şeklinde savunmasının talep edildiği, davacının 31.07.2015 tarihli savunmasında ...'e olay öncesinde işle alakalı soru sorduğunu, Bahriye'nin ise cevap vermediğini, olayın iki kez tekrarlandığını, bu durumu müdür beyle konuşmak için servis müdürünün odasına gittiğinde Bahriye'nin içeride olduğunu, kendisi gelince müdürün Bahriye'ye sen çıkabilirsin dediğini, Bahriye'nin çıkarken çeşitli yüz mimik hareketi yaptığını, kendisinin Bahriye'ye konuşacaklarının onunla ilgili olduğunu belirterek kalmasını söylediğinde Bahriye'nin alaycı bir şekilde ne konuşacaksın benim hakkımda demesi üzerine," işyerinde çalışma düzenini bozduğunu, insanları kandırdığını, vermek zorunda olduğu bilgileri vermeyerek kendilerini zor durumda bıraktığını, sonrada yanlışlarını başkaları üzerine atarak işten sıyrıldığını, kendisine inanılmaması gerektiğini söylediğini, savunma bildiriminde belirtilen kelimeleri söylemediğini" beyan etmiştir. Dosyada dinlenen tanıklardan davacı tanığı ... ön tartışmadan "sonra müdür beyin odasına gittiler bir kargaşa çıktı " şeklinde, diğer davacı tanığının ise fesihle ilgili bilgisinin bulunmadığı, davalı tanıklarından ...'in servis müdürü olduğu, olayların kendi odasında olduğunu belirterek sataşmayı doğruladığı, diğer tanık ... ise "davacının Bahriye'ye yalancı olduğunu, arkadan iş çeviren bir kişi olduğunu söyledi yine köpek dedi, Bahriye'nin ise davacıya kendisiyle muhatap olmadığını belirterek dışarıya yöneldiğini, davacının Bahriye'nin üzerine yürümesi nedeniyle davacıyı belinden tutarak yerine oturttuğunu", tanık olarak dinlenen olayın karşı tarafı Bahriye ise müdürün yanında problemli bir dosyayı konuşmak için bulunduğu sırada davacının gelerek "benim yalancı olduğumu, çıkarlarıma ters düşerse herkese cephe alabileceğimi söylüyordu yine benim için şerefsiz adi gibi sözler söyledi " bana hakaret etme seni savcılığa şikayet ederim dedim. Müdür beyin sen çıkabilirsin demesi üzerine ben kapıdan çıkarken davacı üzerime yürüdü, Caner bey tuttu" şeklinde deyanda bulunmuştur. Tüm ifadeler birlikte değerlendirildiğinde birbirini destekler nitelikte olduğu ve davacının ...' e sataştığı, haklı fesih koşullarının oluştuğu anlaşılmaktadır. Bu nedenle davanın reddi yerine yazılı gerekçe ile kabulü hatalı olmuştur. 4857 sayılı İş Yasasının 20/3. maddesi uyarınca Dairemizce aşağıdaki şekilde karar verilmiştir. HÜKÜM : Yukarıda açıklanan gerekçe ile; 1. Mahkemenin kararının BOZULARAK ORTADAN KALDIRILMASINA, 2. Davanın REDDİNE, 3. Adli müzaheret kararı gereği başta alınmayan 29,20 TL başvuru harcı ve 29,20 TL karar ve ilam harcı olmak üzere 58,40 TL harcın davacıdan alınarak Hazine'ye irat kaydına, 4. Kamu ödeneğinden yapılan toplam 104,60 TL yargılama giderinin davacıdan alınarak ödeneğe aktarılmasına, davalı tarafından yapılan 94,10 TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 5. Karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ne göre 1.800,00 TL avukatlık ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 6. Artan gider ve delil avansının ilgilisine iadesine, 7. Peşin alınan temyiz harcının isteği halinde davalıya iadesine, 06.12.2016 tarihinde oybirliği ile KESİN olarak karar verildi.