11. Hukuk Dairesi 2012/2392 E. , 2013/10613 K. "" MAHKEMESİ :SULH HUKUK MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada İstanbul 12. Sulh Hukuk (Şişli 1. Sulh Hukuk) Mahkemesi’nce verilen 12.11.2009 tarih ve 2009/811-2009/1489 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layiha…
**11. Hukuk Dairesi 2012/2392 E. , 2013/10613 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :SULH HUKUK MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada İstanbul 12. Sulh Hukuk (Şişli 1. Sulh Hukuk) Mahkemesi’nce verilen 12.11.2009 tarih ve 2009/811-2009/1489 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, 18/08/2008 tarihinde şebekeden bina içine giren plastik borunun patlamasıyla oluşan dahili su akıntısının davacı şirkete iş yeri sigorta poliçesi ile sigortalı bulunan iş yerinin ve içinde bulunan eşyaların hasarlanmasına neden olduğunu, davacı tarafından sigortalıya 01/12/2008 tarihinde 1.838,00 TL hasar tazminatının ödendiğini, olayda davalının tam kusurlu olduğunu ileri sürerek, 1.838,00 TL’nin temerrüt faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, olayın tam yargı davasının konusunu oluşturduğunu, mahkemenin görevli ve yetkili olmadığını, meydana geldiği belirtilen hasarda idarenin kusur ve sorumluluğunun bulunmadığını, davacı ... şirketinin eksperi tarafından belirlenen zarar bedelinin hangi kriterler göz önünde bulundurularak tespit edildiğinin belli olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir. Mahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre; 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 2. maddesi hükmünce davacının talebinin tam yargı davası niteliğinde bulunduğu, çözüm yerinin idari yargı olduğu gerekçesiyle, yargı yolu yönünden davanın reddine karar verilmiştir. Kararı davacı vekili temyiz etmiştir. Dava, işyeri sigorta poliçesine dayalı rücuan tazminat istemine ilişkin olup, mahkemece yukarıda anılan gerekçeyle yargı yolu yönünden davanın reddine karar verilmiştir. Oysa, 6762 Sayılı TTK'nın 18'inci maddesinde kendi kuruluş kanunları gereğince özel hukuk hükümleri dairesinde idare edilmek ve ticari şekilde işletilmek üzere devlet, vilayet, belediye gibi kamu tüzel kişileri tarafından kurulan teşekkül ve müesseselerin dahi tacir sayılacakları belirtilmiş, aynı yasanın l2/11'inci maddesinde su, gaz, elektrik dağıtım, telefon, radyo ile haberleşme ve yayın yapma gibi işlerle uğraşan müesseselerin ticarethane sayılacakları hükme bağlanmıştır. Davalı İSKİ Genel Müdürlüğü’nün kuruluşu hakkındaki 2560 sayılı Kanun’da bu kurumun genel kurul, yönetim kurulu ve genel müdürlük ile yönetileceği denetçileri vasıtasıyla denetim yapılacağı, yıllık faaliyet ve yatırımlarının bilançolarda belirlenip, genel kurulun onayına sunulacağı ve bütçesinin kamu iktisadi teşebbüslerinde uygulanan bütçe formülüne göre düzenleneceği açıklandığına göre, bu kuruluşun özel hukuk hükümlerine göre idare edilen bir kamu kuruluşu olduğunun kabulü gerekir.