T.C. ANTALYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 14. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ:ALANYA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ KARAR TARİHİ:10/11/2022 DAVA:Tazminat GEREKÇE TARİHİ:16/12/2025 İlk derece mahkemesinin kararı süresi içerisinde istinaf edilmiş olduğundan dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi. Üye hakimin görüşü değerlendirildi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVACININ İDDİALARININ ÖZETİ: Davacı…
T.C. ANTALYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 14. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ:ALANYA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ KARAR TARİHİ:10/11/2022 DAVA:Tazminat GEREKÇE TARİHİ:16/12/2025 İlk derece mahkemesinin kararı süresi içerisinde istinaf edilmiş olduğundan dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi. Üye hakimin görüşü değerlendirildi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVACININ İDDİALARININ ÖZETİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının maliki olduğu ... plaka sayılı araca, ... tarihinde davalı sigorta şirketinin sigortalısı olduğu ... plaka sayılı aracın çarptığını, kazada karşı tarafın kusurlu olduğunu, müvekkilinin aracında maddi hasar meydana geldiğini, arabuluculuk işlemlerinden sonuç alınamadığını belirterek araçta meydana gelen zararın bilirkişi tespiti yapılarak tazminini talep ve dava etmiştir. DAVALININ SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davalının ilgili kanun gereğince sorumlu olduğu hallerde sigortalının kusuru oranında ve teminat limiti dahilinde sorumlu olduğunu, müvekkilinin meydana gelen zarardan yalnızca sigortalısının kusuru oranında sorumlu olduğunu, kazaya karışan sigortalı araç sürücüsünün kusur oranının belirlenmesi sonrasında da davacıya ait araçta meydana gelen değer kaybının tespiti gerektiğini, dava öncesi davalı şirket tarafından davacıya ödeme yapılmış olması ve poliçe kapsamındaki tüm sorumluluğun yerine getirilmiş olması sebebiyle davalı şirketin temerrüde düşmediğini belirterek davanın reddini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonunda "…Ankara Adli Tıp Kurumu'nun 08/07/2022 tarihli raporunda; davalı taraf sürücüsü ...'un %80(yüzde seksen) oranında kusurlu olduğu, davacı taraf sürücüsü ...'un %20(yüzde yirmi) oranında kusurlu olduğu tespit edilmiştir. Makine mühendisi bilirkişinin 09/09/2022 tarihli raporunda; ... plaka sayılı araçta, 17.10.2021 tarihinde meydana gelen yaralanmalı ve maddi hasarlı trafik kazası sonucunda, oluşan hasarların onarımı/tamiri için gerekli olan parça, malzeme ve sarf malzemeler ile yapılması gereken işçiliklerin kaza tarihi itibariyle KDV dâhil bedelleri toplamının 62.123,12-TL olduğu tespit edilmiştir. Aracın hasar kaydı durumu, kaza nedeniyle değişen ve onarım gören parçaları, marka, modeli, yaşı, kilometresi gibi hususlar dikkate alınarak yapılan ikinci el piyasa araştırması neticesinde: kaza tarihi itibariyle serbest piyasadaki 2. el piyasa rayiç değeri (davaya konu kazadan önceki haliyle) ile aracın hasarı onarıldıktan sonraki haline göre serbest piyasadaki 2. el piyasa değeri arasında (serbest piyasa koşullarında değer kaybı) 50.00,00-TL değer kaybı tespit edilmiştir. Davalı sigorta şirketi kazaya neden olan aracın trafik sigortacısıdır. 2918 sayılı Karayolu Trafik Kanunun 99/1 maddesi ile ZMSS poliçesi Genel Şartlarının B.2 maddesi uyarınca rizikonun belge ve bilgileri ile birlikte sigortacıya ihbar edildiği tarihten itibaren 8 iş günü içinde sigortanın tazminatı ödeme yükümlülüğü bulunmakta bu sürenin sonunda ödememe halinde temerrüt gerçekleşmektedir. Bilirkişi raporunun denetime ve hüküm kurmaya uygun olması, meydana gelen kazada davacının kusur oranı, davalı tarafça dava açılmadan önce yapılan bir kısım ödeme yapılmış olması, davalı sigorta şirketinin değer kaybından ve hasar bedelinden ZMM Genel Şartları hükümleri gereğince sorumlu olması " gerekçesi ile "Davanın kabulü ile; 16.188,53-TL hasar bedeli ile 30.509,96-TL değer kaybı tazminatının 09/03/2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan poliçe limiti ile sınırlı olmak kaydıyla alınarak davacıya verilmesine," karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Karara karşı, davalı ... Sigorta A.Ş. vekili istinaf yasa yoluna başvurmuştur. Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; fatura ibraz edilmeden aracın onarıldığını, KDV ödendiği dahi anlaşılamadığından KDV hariç hesaplama yapılması gerektiğini, değer kaybı bedelinin 01.06.2015 tarihinde yürürlüğü giren Karayolları Motorlu Araçlar ZMMS Sigortası Genel Şartlarının Ekinde yer alan “Ek 1.C Değer Kaybı Hesaplama Yöntemine” göre hesaplanması gerektiğini, başvuru tarihinde davacı ve davalı şirketce aldırılan eksper raporları arasındaki değerlendirme farkının, aracın geçmiş kazalarının araştırılmaması kaynaklı olduğunu, davacı tarafından aldırılan raporda eski hasarlara değinilmediğini, dava konusu talebin genel şartlar kapsamında değerlendirilmesi gerektiğini, bu sebeple 01.06.2015 tarihinde yürürlüğü giren Zmms Sigortası Genel Şartlarının ekinde yer alan değer kaybı formülüne göre yapılan bilirkişi hesabının hükme esas alınması gerektiğini, ... Sigorta tarafından yapılan ödeme ile aracın tramere yansıyan hasarının 33.509,00 TL olduğunu, bu miktarın zarar dikkate alınarak reel değer kaybı pazarlığı yapılacağını, kaza tarihinin 2021 yılı olduğu ve tramere yansıyan hasarın 33 bin TL olduğu düşünüldüğünde reel 50 bin TL değer kaybı tespitinin fahiş olduğunu, davacının aldırmış olduğu ekspertiz raporu ve içeriğini kabul etmediklerini, hesaplamanın fahiş olduğunu, herhangi bir amortismanın mahsup edilmediğini ve iskonto uygulanmadan hesaplama yapıldığını, bu raporunun hükme esas alınmaması gerektiğini, poliçe limiti üzerindeki zararlardan davalı şirketin sorumluluğu bulunmadığını, kabul anlamına gelmemek kaydı ile bu tür sigortalarda asıl amacın zarar görenin uğradığı “gerçek zararın” giderilmesi olduğunu belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE : Dava, trafik kazası nedeniyle bakiye hasar tazminatı ile araç değer kaybı bedelinin tahsili istemine ilişkindir. Dairemizce istinaf incelemesi, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. HMK'nın 359/3 maddesi uyarınca; dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, ilk derece mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, HMK'nın 355/1 maddesi gereği incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, re'sen gözetilmesi gereken, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına, dosya içerisinde yer alan ATK raporu kapsamında davalı araç sürücüsünün %80 oranında kusurlu bulunmasına, davacının aracında oluşan zarar dolayısıyla hasar tazminatına ve değer kaybı tazminatına hak kazanmasına, davacıya ait araçtaki hasarın kaza ile uyumlu olmasına, davalı sigorta şirketi gerçek zarardan sorumlu olmakla araç hiç tamir edilmemiş olsaydı dahi zarar gören kişinin gerçek zararına göre tazminat miktarı hesaplanması gerekmesine, gerçek zararın ancak aracın onarımında tamamen orijinal parçalar kullanılmak suretiyle karşılanacak olmasına, hasar bedeli tespit edilirken davalı sigorta şirketiyle servis arasında yapılan anlaşma vb. nedenlerle yedek parça ve işçilik bedellerinin değerinde iskonto yapılmaksızın meydana gelen gerçek zararın giderilecek olmasına(Yargıtay 17 HD 2015/17481 Esas 2016/3833 Karar), gerçek zarar ilkesi gereğince sigorta şirketinin aracın onarımı yapılsın ya da yapılmasın onarıma ilişkin fatura olsun ya da olmasın hasar bedeli üzerinden hesaplanan KDV'yi de zarar görene ödemek zorunda olmasına(Yargıtay 17 HD 2014/9038 Esas 2014/9078 Karar), sigortacının davadan önce ödediği bedelin tazminattan mahsup edilmesi karşısında bakiye zararın poliçe kapsamı dışında kaldığının davalı sigorta şirketi tarafından ispat edilememiş olmasına, ayrıca zararın hesaplanmasına ilişkin bilirkişi raporunun tebliğ edilmesine rağmen rapora davalı tarafça itiraz edilmemesi nedeni ile zarar miktarının davalı aleyhine, davacı lehine usuli kazanılmış hak haline gelmesine, bilirkişi raporunda kamu düzenine aykırılık halinin de tespit edilememesine ve hükme esas alınan raporların ilk derece mahkemesince karara esas alınmasında hukuka aykırı bir yön bulunmamasına, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğunun anlaşılmasına göre; davalı vekilinin istinaf itirazları yerinde görülmediğinden HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davalı vekilinin ilk derece mahkemesi kararına ilişkin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 3.189,97 TL nispi istinaf karar harcından peşin olarak yatırılan 800,00 TL harcın mahsubu ile bakiye 2.389,97 TL istinaf karar harcının davalı taraftan tahsili ile Hazine'ye GELİR KAYDINA, harç tahsil müzekkeresinin ilk derece mahkemesince YAZILMASINA, 3-Davalının istinaf başvurusu nedeniyle yaptığı yargılama masraflarının kendi üzerinde BIRAKILMASINA, 4-Kullanılmayan istinaf gider avansının 6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi uyarınca ilk derece mahkemesince ilgilisine İADESİNE, 5-İstinaf incelemesi dosya üzerinden yapıldığından taraflar leh ve aleyhine vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA, 6-Kararın ilk derece mahkemesi tarafından taraflara TEBLİĞİNE, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliğiyle ve 6100 sayılı HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince KESİN olarak karar verildi.16/12/2025 ...