12. Hukuk Dairesi 2024/425 E. , 2024/5445 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 19. Hukuk Dairesi Yukarıda tarih ve numarası yazılı Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı ve borçlu tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü: 1-Al
**12. Hukuk Dairesi 2024/425 E. , 2024/5445 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 19. Hukuk Dairesi Yukarıda tarih ve numarası yazılı Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı ve borçlu tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü: 1-Alacaklının temyiz itirazlarının incelenmesinde; tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararında yazılı gerekçelere göre yerinde bulunmayan temyiz itirazlarının REDDİNE, 2-Borçlunun temyiz itirazlarının incelenmesinde sair temyiz itirazlarının reddi ile; Alacaklı tarafından borçlu hakkında genel haciz yolu ile başlatılan ilamsız icra takibine karşı borçlunun İcra Mahkemesine başvurusunda; tapunun 45375 ada 4 parselinde kayıtlı 4 nolu bağımsız bölüm sayılı taşınmaza ilişkin meskeniyet şikayetinde bulunduğu, mahkemece şikayetin kısmen kabulü ile taşınmazın 540.000,00 TL'den aşağı olmamak üzere satışına karar verildiği, karara karşı taraflarca istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesince; tarafların başvurularının esastan reddine karar verildiği, karara karşı taraflarca temyiz yoluna başvurulduğu anlaşılmıştır. İİK'nın 82. maddesine dayalı olarak haczedilmezlik şikayetinde bulunulabilmesi için, şikayet tarihi itibariyle hukuken geçerli bir haczin varlığı şarttır. Bu nedenle borçlunun haczedilmezlik şikayetinde bulunması üzerine, öncelikle İİK'nın 106. ve 110. maddeleri uyarınca haczin düşmüş olup olmadığının belirlenmesi gerekir. Şikayet tarihinden önce yukarıda belirtilen maddeler uyarınca haczin düşmüş olduğunun belirlenmesi halinde, şikayetin konusu olmayacağından, başvurunun fuzuli yapıldığı kabul edilmelidir. Bununla birlikte, şikayet tarihi itibariyle satış isteme sürelerinin henüz dolmadığı hallerde ise şikayetin incelenmesi sırasında haczin ayakta olup olmadığının mahkemece değerlendirilmesi ve haczin düştüğünün tespiti halinde, şikayetin konusuz kaldığının kabulü gerekeceğinden, şikayetin esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına hükmedilmesi gerekecektir. Öte yandan, taşınmazın usulüne uygun olarak haczedildiğinin kabulü için İcra Müdürlüğünce haciz kararı verilmesi yeterli olup, haczin geçerliliği ve tamamlanmış sayılması için ayrıca tapu siciline şerh verilmesi zorunlu değildir. İİK’nın 106 ve 110. maddeleri uyarınca haczin düşmüş olup olmadığı belirlenirken sürenin başlama tarihi olarak İcra Müdürlüğünce haciz kararının verilme tarihi esas alınmalıdır. Somut uyuşmazlıkta; takibin kesinleşmesi üzerine alacaklının şikayete konu taşınmaza haciz konulmasına ilişkin talebi üzerine taşınmazın tapu kaydına 21.09.2021 tarihinde haciz şerhi işlendiği görülmüştür. Şikayet tarihi itibariyle haczin ayakta ve geçerli olduğu, alacaklı tarafından şikayete konu taşınmaz üzerindeki 21.09.2021 tarihli hacze ilişkin satış talebinin 02.03.2023 tarihinde yapıldığı görülmüştür. İlk Derece Mahkemesinin karar tarihi olan 08.06.2023 tarihi itibariyle alacaklının, yasal 1 yıllık sürede satış talep etmediği, sonuç olarak İİK'nın 110/1. maddesi gereğince taşınmaz üzerindeki iş bu haczin karar tarihinden önce düştüğü anlaşılmıştır. O halde, İlk Derece Mahkemesince; şikayetin incelenmesi sırasında şikayete konu kaldırılması istenilen 21.09.2021 tarihli haciz düştüğünden temyiz konusu taşınmaza ilişkin konusuz kalan şikayetin esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına ve haklılık durumuna göre yargılama giderleri ve vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi ve Bölge Adliye Mahkemesince de istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi isabetsizdir. SONUÇ: Borçlunun temyiz itirazlarının re'sen görülen nedenlerle kısmen kabulü ile 5311 sayılı Kanun ile değişik İİK'nın 364/2. maddesinin göndermesiyle uygulanması gereken 6100 sayılı HMK'nın 373/1. maddesi uyarınca, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 19. Hukuk Dairesinin 08.11.2023 tarih ve 2023/1145 E.-2023/1795 K. sayılı kararının KALDIRILMASINA, Ankara 15. İcra Hukuk Mahkemesinin 08.06.2023 tarih, 2022/383 E.-2023/1080 K. sayılı kararının BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin de, Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 28.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.