İSTİNAF KARAR TARİHİ: 25/03/2026 Davanın reddine ilişkin verilen kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü; DAVA: Davacı vekili; müvekkili ile müşterisi ... arasında 02.05.2019 tarihinde, Kocaeli-...arasında gerçekleştirilecek taşıma sözleşmesi imzalanarak taşıma taahhüdü altına girdiğini, nakliye sebebiyle geçilecek ...'ın vize uygulaması nedeniyle taşımayı yapacak 5 personelin ... vizesi …
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 12. HUKUK DAİRESİ ESAS NO: 2023/494 KARAR NO: 2026/522 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İSTANBUL 20. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 18/01/2022 NUMARASI: 2019/1255 Esas - 2022/44 Karar DAVA: Tazminat (Sözleşmeden Kaynaklanan) İSTİNAF KARAR TARİHİ: 25/03/2026 Davanın reddine ilişkin verilen kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü; DAVA: Davacı vekili; müvekkili ile müşterisi ... arasında 02.05.2019 tarihinde, Kocaeli-...arasında gerçekleştirilecek taşıma sözleşmesi imzalanarak taşıma taahhüdü altına girdiğini, nakliye sebebiyle geçilecek ...'ın vize uygulaması nedeniyle taşımayı yapacak 5 personelin ... vizesi almak için 5 personeline ait pasaportları ihtiva eden kargoyu davalı şirkete 20.05.2019 tarihinde teslim ettiğini, ancak kargonun vize işlemlerini takip edecek firmaya teslim edilmediğini, davalı şirketin ısrarla aranması sonucunda, davalının 27.05.2019 tarihinde kargonun kaybolduğu cevabını verdiğini, kargonun süresi içerisinde vize işlemlerini takip edecek firmaya ulaştırılmaması sebebiyle, müvekkilinin taşımanın ilk seferlerini başka şirkete yaptırmak zorunda kaldığını, bu şirket tarafından yapılan taşıma için müvekkiline 25.05.2019 tarihli 22.000-Euro bedelli 31.05.2019 tarihli 66.900-Euro bedelli faturalar düzenlendiğini, müvekkilinin kendi personel ve araçları ile yapacağı taşıma işini başka firmaya 89.000-Euro'ya yaptırmak zorunda kaldığını, taşımayı müvekkili yapabilseydi büyük kar elde edeceğini, ancak davalının pasaportları kaybetmesi sebebiyle büyük zarara uğradığını belirterek, belirsiz alacak olarak müvekkilinin uğradığı 20.000-TL zararın dava tarihinden itibaren işleyecek ticari temerrüt faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. CEVAP: Davalı vekili; davacı şirket tarafından içeriği 1 adet dosya olarak kayıt edilen kargonun 20.05.2019 tarihinde müvekkili şirkete taşımaya verildiğini, ancak kargonun müvekkili şirket bünyesinde iken kayıp duruma düştüğünü, kargo içeriğinin ispatının gerektiğini, kargo içeriğinin 1 adet dosya olarak kayıtlı olduğunu, davacı tarafça her ne kadar kargo içeriği 5 adet pasaport olarak beyan edilse de, bu beyanın afaki bir iddia olduğunu, iddianın yazılı delille kanıtlanması gerektiğini, kargo içeriğinin pasaport olduğu varsayımında dahi, kargo içeriğinin taşınması yasak kargo kapsamında olduğunu, bu nedenle müvekkilinin içeriğini bilmediği kargodan sorumlu tutulmasının mümkün olmadığını, müvekkili sadece kargonun kaybından meydana gelen zararı karşılamakla yükümlü olup, davacının bu kayıptan dolayı meydana geldiğini iddia ettiği diğer giderlerine ilişkin bir sorumluğunun bulunmadığını, ayrıca kargo kaybı ile iddia edilen zarar arasındaki illiyet bağının ispatlanması gerektiğini, müvekkili ile davalı şirket arasında, davalının yan giderlerinin tazmin edileceğine dair bir özel sözleşme bulunmadığını, bu nedenle müvekkilinin bu giderlerden sorumlu tutulamayacağını, müvekkili şirket hakkında sınırlı sorumluluk hükümlerinin uygulanması gerektiğini, bu kapsamda davacıya ödenmesine hükmedilecek miktarın davacı yanca bu pasaportlar için yapılmış olan masraflar ile sınırlı olacağını belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: Mahkemece; kargo tesellüm fişinin incelemesinde, üzerinde 1 adet dosya yazılı olduğu, dinlenen davacı tanıkları söz konusu kargonun içerisinde pasaportların olduğu ve kaybedildiğini ileri sürmüşlerse de, kargo paketi içerisinde ne olduğuna dair davacı tarafından bir bilgilendirme yapılmadığı ve aksi durumun davacı tarafından yazılı delil ile ispat edilmesi gerektiği, ayrıca gönderilen evrakların maddi bir değeri olmadığı gibi kargonun kaybedilmesinde davalının ağır kusuru olduğuna dair bir delil sunulmadığı da dikkate alındığında, maddi değeri olmayan evrakların kaybolması nedeniyle meydana gelecek dolaylı zararların davalıdan talep edilemeyeceği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili; müvekkilinin 02.05.2019 tarihli sözleşme ile müşterisi ...'in emtiasının ...'dan ...'a taşınmasını üstlendiğini, taşımayı gerçekleştirecek olan müvekkili şirket personelinin ... vizesi alması gerektiğini, vize almak için 5 personele ait pasaportun vize işlemlerini yapacak şirkete gönderilmesi için pasaportların davalı taşıyıcıya teslim edildiğini, ancak kargonun davalı tarafından kaybedildiğini, bu nedenle müvekkilinin üstlendiği taşımayı Profesyonel Taşımacılık şirketine yaptırmak zorunda kaldığını ve bu şirkete 25.05.2019 tarihli 22.000-Euro bedelli 31.05.2019 tarihli 66.900-Euro bedelli faturalar karşılığında 88.900-Euro ödemek zorunda kaldığını, tanık beyanlarıyla pasaportların vize yapacak firmaya gönderildiğinin ve kargoda kaybedildiğinin ispatlandığını, davalı tarafından verilen yazıda da kargonun... firmasına gönderildiğinin ve kaybedildiğinin belirtildiğini, dolayısıyla kargo içeriğinin pasaport olduğunun tanık beyanları ve davalının yazısı ile kanıtlandığını, sonuç olarak müvekkilinin davalı tarafından kaybedilen pasaportlar nedeniyle zarara uğradığının ispatlandığını belirterek, kararın kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. GEREKÇE: Dava, davalı tarafından üstlenilen taşıma konusu kargonun kaybı nedeniyle uğranılan zararın tahsili istemine ilişkindir. 6102 sayılı TTK.nın 875 ve 879. maddeleri uyarınca taşıyıcı, eşyanın taşınmak üzere teslim alınmasından teslim edilmesine kadar geçecek süre içinde, eşyanın zıyaından, hasarından veya teslimindeki gecikmeden doğan zararlardan; kendi adamlarının, taşımanın yerine getirilmesi için yararlandığı kişilerin görevlerini yerine getirmeleri sırasındaki fiil ve ihmallerinden, kendi fiil ve ihmali gibi sorumludur. Yine TTK.nın 876. maddesi uyarınca ziya, hasar ve gecikme, taşıyıcının en yüksek özeni göstermesine rağmen kaçınamayacağı ve sonuçlarını önleyemeyeceği sebeplerden meydana gelmişse, taşıyıcı sorumluluktan kurtulur. Somut olayda; davacı tarafça 1 adet dosya olarak kayıtlı kargonun dava dışı... firmasına gönderilmek üzere davalı taşıyıcıya teslim edildiği, ancak davalı tarafça kargonun alıcısına teslim edilmeyerek kaybedildiği anlaşılmaktadır. Davacı vekilince; kargo içeriğinde personeline ait pasaportlar bulunduğu, pasaportların vize işlemleri için bu işi yapan alıcıya gönderildiği, ancak kargonun kaybı nedeniyle müvekkilinin ...'a yapacağı taşıma işini kendisi gerçekleştireme-yerek başka bir firmaya yaptırmak zorunda kaldığı, bu nedenle zarara uğradığı ileri sürülmüştür. Kargonun davalı tarafından üstlenilen taşıma sırasında kaybedildiği davalının da kabulündedir. Davacı tarafından, kargonun kaybı nedeniyle üstlendiği taşıma işi için dava dışı taşıyıcı firmaya yapılan ödemeler nedeniyle zarara uğradığı iddia edilmiştir. TBK'nın 112. maddesi uyarınca; borç hiç veya gereği gibi ifa edilmezse borçlu, kendisine hiçbir kusurun yüklenemeyeceğini ispat etmedikçe, alacaklının bundan doğan zararını gidermekle yükümlüdür. Bu itibarla iddia edilen zararın meydana gelmesinde kusuru bulunmadığını ispat yükü davalının üzerindedir. Buna karşılık kayıp nedeniyle bir zarar oluştuğunu ve bu zararın davalının kargoyu kaybetmesinden kaynaklandığını ispat yükü ise davacı üzerindedir. Bu kapsamda öncelikle kargo içeriğinin personeline ait pasaport olduğunun davacı tarafça kanıtlanması gerekmektedir. Davalı tarafça düzenlenmiş olan ambar tesellüm fişinde kargo cinsi ve adedi "1 adet dosya" olarak belirtilmiştir. Davacı tanıklarının beyanlarında, pasaportlarının vize işlemleri için davacı şirket çalışanına teslim edildiği, çalışanın da pasaportları vize işlemleri için kargoya verdiği, kayıp nedeniyle pasaport iptali için karakola ve kaymakamlığa başvuru yaptıkları belirtilmiştir. Ancak davacı tarafça bu hususta hiç bir delil ibraz edilmemiş olup, kargo içeriğinin pasaport olduğu hususunda soyut tanık beyanları dışında herhangi bir delil bulunmamaktadır. Bu haliyle kargo içeriğinin pasaport olduğu davacı tarafça kanıtlanamamıştır. Açıklanan nedenlerle,davacı tarafça üstlenilen taşıma işinin dava dışı taşıyıcıya yaptırılması nedeniyle uğranıldığı iddia edilen zararın, dolaylı zarar kapsamında olup davalı taşıyıcıdan talep edilmesi mümkün görülmediğinden davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiş davacı vekilinin istinaf başvurusunun uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, Alınması gereken 732-TL istinaf karar harcından peşin yatırılan 179,90-TL harcın mahsubu ile kalan 552,10-TL harcın davacıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, Davacı tarafından yapılan giderlerin kendisi üzerinde bırakılmasına, Gerekçeli kararın bir örneğinin taraflara tebliğine, HMK'nın 361/1. maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde temyiz yoluna başvurulabileceğine, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliğiyle karar verildi.25/03/2026