11. Hukuk Dairesi 2011/2336 E. , 2011/6277 K. MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada Yozgat 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 02.12.2008 gün ve 2008/672 - 2008/634 sayılı kararı bozan Daire’nin 29.11.2010 gün ve 2009/6379 - 2010/12146 sayılı kararı aleyhinde davalılar vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve …
**11. Hukuk Dairesi 2011/2336 E. , 2011/6277 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada Yozgat 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 02.12.2008 gün ve 2008/672 - 2008/634 sayılı kararı bozan Daire’nin 29.11.2010 gün ve 2009/6379 - 2010/12146 sayılı kararı aleyhinde davalılar vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü: Davacı vekili, yüksek faiz verileceği ve istenildiğinde paranın geri çekilebileceği garantisi vererek ve ikna ederek müvekkilinden 26.04.1997 tarihinde davalıların “İştirak Taahhütnamesi” ibaresi bulunan belge karşılığında 45.150 DM tahsil edildiğini, ihtara rağmen paranın iade edilmediğini, davalıların para toplama faaliyetinin Bankalar Kanunu’na, SPK’na aykırı olduğunu, geçerli bir hisse devri yapılmadığını, davalıların nedensiz zenginleştiğini, ortak olmayan ve hisse senedi verilmeyen müvekkiline karşı TTK’nun 329 ncu ve 405 nci maddelerine dayanılamayacağını, SPK hükümlerine aykırı olarak hisse senetlerinin halka arz edildiğini, müvekkiline verilen iştirak taahhütnamesi belgesinin yasanın aradığı şartları taşımadığını, yetkisiz kişilerce şirket hissesinin satışının mümkün olmaması nedeniyle müvekkilinin şirket ortağı olmadığını, müvekkiline süresinde hisse senedi teslimi yapılmadığını, Yimpaş Holding A.Ş.’nin ana sözleşmesinin 4/a bendinde faiz ve temettü garantisi verildiğini, şirket kayıtlarının usulüne uygun tutulmadığını, şirket yöneticilerinin izinsiz halka arz yapmaktan dolayı SPK’na muhalefet suçlarından cezalandırıldıklarını, ortaklık ilişkisinin geçerli olmadığını, davalı ... ve diğer yönetim kurulu üyelerinin şirketi paravan olarak kullandığını ve TTK'nun 336 ncı maddesi uyarınca sorumlu olduklarını ileri sürerek, müvekkili ile davalı şirketler arasında geçerli ortaklık ilişkisi kurulmadığının tespitini, davalılara verilen 45.150,00 DM karşılığı olan 44.092,02 TL' sından şimdilik 6.500,00 TL' nın tahsilini talep ve dava etmiştir. Davalılar vekili, davanın reddini istemiştir. Mahkemece, tüm dosya kapsamına göre, davanın, davacının davalı şirkete sermaye olarak verdiği paranın tahsili talebine ilişkin olduğu, şirketlerin Başbakanlık Sermaye Piyasası Kurulunun kaydında bulunan anonim şirket, davacının da şirket ortağı olduğu, TTK'nun 405/2. maddesinde "pay sahipleri sermaye olarak şirkete verdiklerini geri isteyemezler, tasfiye payına müteallik hakları mahfuzdur" şeklinde yer alan düzenleme uyarınca, sermaye şirketlerinde sermaye olarak şirkete verilenin istenemeyeceği, davalı şirkette payının bulunması halinde bile, davalı şirketin tasfiye halinde bulunmadığı, davacının talebinin yerinde olmadığı, her ne kadar yönetim kurulu üyeleri hakkında dava açılmış ise de, davanın niteliği itibarıyla TTK hükümleri çerçevesinde bir sermaye şirketi olan Anonim Şirket yönetim kurulu başkanı ve üyelerinin şahsi sorumluluğunu gerektirir bir durum mevcut olmadığı gibi ortaklık sözleşmesinin kurulması sırasında adı geçen davalıların sözleşmeye etki eden, taraf iradelerini fesada uğratan her hangi bir eyleminden de söz edilmediği gerekçesiyle davalı ...Ş'ye yönelik davanın esastan, diğer davalılara yönelik davanın pasif husumet yönünden reddine dair karar, davacı vekilinin temyizi üzerine, ilamda belirtilen nedenlerle bozulmuştur. Davalılar vekili, karar düzeltme isteminde bulunmuştur. Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davalılar vekilinin HUMK’nun 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalılar vekilinin karar düzeltme isteğinin HUMK’nun 442. maddesi gereğince REDDİNE, alınması gereken 38,20 TL karar düzeltme harcı peşin ödenmiş olduğundan yeniden alınmasına yer olmadığına, 3506 sayılı Yasa ile değiştirilen HUMK'nun 442/3. maddesi hükmü uyarınca, takdiren 185,00 TL para cezasının karar düzeltilmesini isteyenden alınarak Hazine’ye gelir kaydedilmesine, 24.05.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.