11. Hukuk Dairesi 2012/1197 E. , 2013/17902 K. "" MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada İstanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 23.05.2011 tarih ve 2008/701-2011/376 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 08.10.2013 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davacı vekili Av.... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü…
**11. Hukuk Dairesi 2012/1197 E. , 2013/17902 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada İstanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 23.05.2011 tarih ve 2008/701-2011/376 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 08.10.2013 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davacı vekili Av.... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, müvekkilinin sahibi olduğu...Çelik Endüstrisi A.Ş.'ne ait 247.514.000.000 TL nominal bedelli hisse senetlerini 31.10.2001 tarihli faturada belirtildiği şekilde 4.950.280.000.000 TL karşılığında davalıya devrettiğini, müvekkili şirketin bu devir nedeniyle 31.10.2001 tarihinden itibaren 4.950.280.000.000 TL alacaklı olduğunu ileri sürerek, şimdilik 20.000,00 YTL'nin en yüksek oranda işleyecek ticari faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiş, 03.08.2010 havale tarihli ıslah dilekçesi ile de 4.950.280 TL 24.12.2001 tarihinden itibaren avans faizi ile davalıdan tahsilini istemiştir. Davalı vekili, alacak iddiasının dayandığı hisse senedi satışının TTK'nın 416. maddesine uygun olarak yapılmadığından geçersiz devir ve satış işlemine dayanılarak alacak talebinde bulunulamayacağını, davacı tarafın geçersiz ve hüküm ifade etmeyen bir devir ve satışa dayanarak alacak isteminde bulunmasının, kanuni dayanaktan yoksun olduğunu, tarafların gerçek amaç ve iradelerine uygun bir hisse satışının gerçekleşmediğini, müvekili tarafından davacıya gönderilen yazının mutad bir rakamsal hesap mutabakatı olduğunu, rakamın dayandığı işlemin gerçekleştiğinin kabulü anlamında olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir. Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna göre, çıplak hisselerin devrinin şekle tabi olmadığı, ancak çıplak hisselerin devrinin şirkete karşı geçerli olabilmesi için TTK'nın 416/2. maddesine göre pay defterine kaydedilmesinin gerektiği, dava konusu hisselerle ilgili nama yazılı ilmühaber ibraz edilmediğinden nama yazılı ilmühaberlerin devri -/- -2-