13. Ceza Dairesi 2018/3041 E. , 2018/9425 K. "" Sanık ... hakkında Mersin Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 11/09/2015 tarihli iddianamesiyle hırsızlık ve işyeri dokunulmazlığını bozma suçlamasıyla açılan kamu davası sonucunda Mersin 2. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 20/12/2016 tarih ve 2015/535 esas, 2016/729 karar sayılı hükmüyle, sanığa işyeri dokunulmazlığını bozma suçundan tayin edilen cezaya ilişkin hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına, hırsızlık suçundan ise, 5237 sayılı TCK'…
**13. Ceza Dairesi 2018/3041 E. , 2018/9425 K.** **"İçtihat Metni"** Sanık ... hakkında Mersin Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 11/09/2015 tarihli iddianamesiyle hırsızlık ve işyeri dokunulmazlığını bozma suçlamasıyla açılan kamu davası sonucunda Mersin 2. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 20/12/2016 tarih ve 2015/535 esas, 2016/729 karar sayılı hükmüyle, sanığa işyeri dokunulmazlığını bozma suçundan tayin edilen cezaya ilişkin hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına, hırsızlık suçundan ise, 5237 sayılı TCK'nın 142/2-h, 168/2, 62. maddeleri uyarınca 2 yıl 1 ay hapis cezası ile mahkumiyetine karar verilip bu mahkumiyet hükmü, sanık müdafii tarafından yasal süresi içerisinde istinaf edilmekle Antalya Bölge Adliye Mahkemesine gönderildiği ve Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesi'nin 29/03/2017 tarih, 2017/249 esas ve 2017/606 karar sayılı kararı ile ilk derece mahkemesinin kararı kaldırılarak sanığın beraatine karar verildiği, Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesi'nin bu kararının katılan vekili tarafından temyizi üzerine Dairemizin 19/04/2018 tarih, 2017/4876 esas ve 2018/6172 karar sayılı kararı ile hırsızlık suçu yönünden Bölge Adliye Mahkemesince verilen hükmün maddi vakıa denetimi gerektiren bir sebebe dayandığı ve katılan vekilinin temyiz isteminin de beraat hükmünün gerekçesine yönelik olmaması sebebiyle temyiz isteminin reddine karar verildiği, bu karara karşı, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 04.06.2018 tarih ve 2-2017/29628 sayılı yazısı ile özetle, sanığın mahkumiyetine yeter derecede delilin dosyada mevcut olduğu ve mevcut delillerin doğru takdir edilip edilmediğinin maddi vakıa incelemesi olarak değerlendirilemeyeceği, bunun bir yönüyle hukukilik denetimi olduğu, bu itibarla Dairemizce verilen red kararının kaldırılarak temyiz incelemesi yapılıp kararın bozulmasına karar verilmesi yönünde itiraz talebinde bulunulması üzerine dosya Daireye gönderilmekle okunarak gereği görüşülüp düşünüldü: TÜRK MİLLETİ ADINA Dairemizin anılan kararında usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmaması nedeniyle Yargıtay C.Başsavcılığı'nın 04.06.2018 tarih ve 2-2017/29628 sayılı itiraz istemi yerinde görülmemiş olduğundan itirazın REDDİ ile 5271 sayılı CMK’nın 308/2.fıkrası uyarınca Dairemizin 19/04/2018 tarih, 2017/4876 esas ve 2018/6172 sayılı kararı ile ilgili itirazı incelemek üzere dosyanın Yargıtay Ceza Genel Kuruluna GÖNDERİLMESİNE, 21/06/2017 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi. KARŞI OY: Anayasamızın 36. maddesinde Hak arama hakkı düzenlenmiştir. 37/1. ise hakların ancak kanunla kısıtlanabileceğini düzenlemiştir. CMK 272. maddesi İstinaf Kanun yoluna başvurulabilecek halleri düzenlemiştir. CMK 286. maddesinde de İstinaf yolu sonunda verilen hangi kararlara karşı Temyiz yolunun açık olduğu hususları düzenlenmiştir...