10. Ceza Dairesi 2023/16436 E. , 2025/115 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2022/536 E., 2022/1247 K. SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma İNCELEME KONUSU KARAR: Mahkûmiyet KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Elazığ 4. Asliye Ceza Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararı ile hükümlü hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulund
**10. Ceza Dairesi 2023/16436 E. , 2025/115 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2022/536 E., 2022/1247 K. SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma İNCELEME KONUSU KARAR: Mahkûmiyet KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Elazığ 4. Asliye Ceza Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararı ile hükümlü hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan, lehine olan 5237 sayılı TCK'nın 5560 sayılı Kanun ile değişik 191/1., 62. ve 53. maddeleri ile basit yargılama usûlü uygulanarak 5271 sayılı CMK'nın 251/3-son cümlesi gereği, 7 ay 15 gün hapis cezası ile hak yoksunluğuna hükmedildiği ve hükmün, itiraz edilmeksizin 05.11.2022 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği anlaşılmıştır. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı CMK'nın 309/1. maddesi uyarınca, 14.07.2023 tarihli ve 94660652-105-23-5731-2023-Kyb sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 18.09.2023 tarihli ve KYB-2023/89715 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 18.09.2023 tarihli ve KYB-2023/89715 sayılı kanun yararına bozma isteminin; “Dosya kapsamına göre, sanığın 11/06/2014 tarihli kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçunu işlediği iddiası ile yapılan soruşturma sonucunda, kamu davasının açılmasının ertelenmesine karar verilmeden 30.06.2014 tarihli iddianame ile kamu davası açıldığı, yapılan yargılama sonunda Elazığ 4. Asliye Ceza Mahkemesince mahkûmiyetine karar verilmiş ise de, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 191. maddesinin 2. fıkrasında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçu nedeniyle yapılan soruşturmalarda beş yıl süreyle kamu davasının açılmasının ertelenmesine karar verileceği, 4. fıkrasında erteleme kararının kaldırılarak kamu davası açılması gereken durumlar sayılarak, maddenin 6. fıkrasında ise “Dördüncü fıkraya göre kamu davasının açılmasından sonra, birinci fıkrada tanımlanan suçun tekrar işlendiği iddiasıyla açılan soruşturmalarda ikinci fıkra uyarınca kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilemez.” hükmüne yer verildiği, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 223. maddesinin 8. fıkrasının 2. cümlesinde ise, "...soruşturmanın veya kovuşturmanın yapılması şarta bağlı tutulmuş olup da şartın henüz gerçekleşmediği anlaşılırsa; gerçekleşmesini beklemek üzere, durma kararı verilir. Bu karara itiraz edilebilir." hükmünün yer aldığı, Somut olayda, 11.06.2014 tarihinde işlediği uyuşturucu madde kullanmak suçundan dolayı “kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı” verilmeden açılmış olan kamu davasında, yargılama şartı bulunmadığından, bu şartın gerçekleşmesini beklemek üzere “durma kararı” verilerek, sanık hakkında, kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilmesi için Cumhuriyet Başsavcılığına bildirimde bulunulması gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde mahkûmiyetine karar verilmesinde isabet görülmemiştir” Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE A. Şüpheli hakkında, 11.06.2014 tarihinde işlediği kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan yapılan soruşturma sonunda, Elazığ Cumhuriyet Başsavcılığının 30.06.2014 tarihli ve 2014/8954 Soruşturma, 2014/3184 Esas ve 2014/1248 sayılı iddianamesi ile kamu davası açıldığı, B. Elazığ 4. Asliye Ceza Mahkemesinin, 29.01.2015 tarihli ve 2014/358 Esas, 2015/46 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan lehine olan 5237 sayılı TCK'nın 5560 sayılı Kanun ile değişik 191/1. ve 62. maddeleri uyarınca hükmedilen 10 ay hapis cezasının, 5271 sayılı CMK'nın 231/5. ve 8. fıkraları uyarınca açıklanmasının geri bırakılmasına ve sanığın beş yıl süre ile denetim süresine tabi tutulmasına karar verildiği ve hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının 10.02.2015 tarihinde itiraz edilmeksizin kesinleştiği, C. Sanığın denetim süresi içinde 22.12.2016 tarihinde işlediği trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan Bingöl 2. Asliye Ceza Mahkemesince verilen 16.01.2018 tarihli ve 2017/165 Esas, 2018/33 Karar sayılı kararı ile hükmedilen ve kamuya yararlı hizmetlerde çalıştırma seçenek tedbirine çevrilen mahkûmiyet kararının 31.01.2018 tarihinde kesinleştiğinin ihbar olunması üzerine dosya yeniden ele alınarak yapılan yargılama sonucunda, Elazığ 4. Asliye Ceza Mahkemesinin, 29.05.2018 tarihli ve 2018/118 Esas, 2018/414 Karar sayılı kararı ile "sanığın üzerine atılı suçu işlediğine dair cezalandırılmasına yetecek nitelikte yeterli, kesin ve inandırıcı deliller elde edilemediğinden" bahisle sanık hakkında hükmedilen beraat kararının aleyhe istinafı üzerine, Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 12. Ceza Dairesinin 04.02.2020 tarihli ve 2018/2460 Esas, 2020/174 Karar sayılı kararı ile " ilkderece mahkemesince, açıklanması geri bırakılan hükmün açıklanması ile yetinilmesi gerektiği gözetilmeden uyuşturucu maddenin önleme arama kararı ile yapılan arama ile usulüne uygun şekilde ele geçirilmiş olmasına, sanığın suçunu ikrarına, usulünce alınan vücut örnekleri üzerinden yapılan tahlil ile uyuşturucu kullanımının sabit olmasına rağmen, hukuka aykırı delil kapsamında yerinde olmayan gerekçe ile yazılı şekilde beraat kararı verilmiş olması" gerekçesi ile bozulması üzerine dosya yeniden ele alınarak yapılan yargılama sonucunda, Elazığ 4. Asliye Ceza Mahkemesinin, 24.09.2020 tarihli ve 2020/220 Esas, 2020/392 Karar sayılı kararı ile 5271 sayılı CMK'nın 231/11. maddesi uyarınca hüküm açıklanarak, sanık hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan lehine olan 5237 sayılı TCK'nın 5560 sayılı Kanun ile değişik 191/1, 62. ve 53. maddeleri uyarınca 10 ay hapis cezası ile cezalandırılması ile hak yoksunluğuna hükmedildiği, D. Kararın sanık ve Cumhuriyet savcısı tarafından istinaf edilmesi üzerine, Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 12. Ceza Dairesinin 19.04.2022 tarihli ve 2020/1818 Esas, 2022/1082 Karar sayılı kararı ile, sanığın hukuki durumunun basit yargılama usulü yönünden yeniden belirlenmesinde zorunluluk bulunması, gerekçesiyle 24.09.2020 tarihli hükmün bozulmasına karar verildiği, E. Yapılan yargılama sonucunda, Elazığ 4. Asliye Ceza Mahkemesinin kanun yararına bozma istemine konu 10.10.2022 tarihli ve 2022/536 Esas, 2022/1247 Karar sayılı kararı ile, sanığın kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan, lehine olan 5237 sayılı TCK'nın 5560 sayılı Kanun ile değişik 191/1., 62. ve 53. maddeleri ile basit yargılama usûlü uygulanarak 5271 sayılı CMK'nın 251/3-son cümlesi gereği, 7 ay 15 gün hapis cezası cezalandırılmasına ve sanık hakkında hak yoksunluğuna karar verildiği ve hükmün itiraz edilmeksizin kesinleştiği, F. Sanığın adli sicil kaydı ve UYAP kayıtlarının incelenmesinde; Sanık hakkında incelemeye konu 11.06.2014 tarihli kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan başka, bu suç tarihinden önce açılmış aynı nitelikte dava olmadığı ancak; bu suç tarihinden sonraki tarihli kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan açık ve kapalı kayıtlar olduğu, Anlaşılmıştır. G. Dosya kapsamına göre; suç tarihinin 11.06.2014 ve iddianame tanzim tarihinin ise 30.06.2014 tarihi olduğu, UYAP ve adli sicil sorgulamasında sanık hakkında incelemeye konu kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan başka bu suç tarihinden önce işlediği aynı nitelikteki suçtan dava bulunmadığı dolayısıyla 6545 sayılı Kanun'un 68. maddesi ile değiştirilen 5237 sayılı TCK'nın 191/5. maddesinin ve aynı Kanun'un 85. maddesi ile eklenen 5320 sayılı Kanun'un geçici 7. maddesinin, olaya tatbik kabiliyeti bulunmadığı gözetilerek, iddianame tanzim tarihi 6545 sayılı Kanun'un yürürlüğe girdiği 28.06.2014 tarihinden sonra olduğu için bu suç nedeniyle 6545 sayılı Kanun'un 68. maddesi ile değişik TCK'nın 191. maddesinin 2. ve 3. fıkraları uyarınca kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı ile birlikte denetimli serbestlik tedbiri ve gerektiğinde tedavi kararı da verilerek, infazına başlanması, şüphelinin erteleme süresi zarfında; aynı Kanun'un 191/ 4. maddesinde belirtildiği şekilde; aa) Kendilerine yüklenen yükümlülüklere veya uygulanan tedavinin gereklerine uygun davranmamakta ısrar etmesi, bb) Tekrar kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alması, kabul etmesi veya bulundurması, cc) Uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanması, Hallerinde, hakkında kamu davası açılması gerekirken, 5237 sayılı TCK'nın 191. maddesinin 2., 3. ve 4. fıkralarında belirtilen şartların gerekleri yerine getirilmeden, bir başka deyişle kamu davasını açma koşulları oluşmadan doğrudan kamu davası açılmış olması nedeniyle 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddesi gereğince kovuşturma şartının gerçekleşmesini beklemek üzere, kamu davasının durmasına karar verilmesi yerine, yargılamaya devamla hüküm kurulması, Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür. III. KARAR A. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, B. Elazığ 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 10.10.2022 tarihli ve 2022/536 Esas, 2022/1247 Karar sayılı kararının 5271 sayılı CMK'nın 309/3. maddesi gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 5271 sayılı CMK'nın 309/4-b maddesi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 07.01.2025 tarihinde karar verildi.