12. Hukuk Dairesi 2022/10607 E. , 2023/3272 K. MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi HÜKÜM/KARAR : Esastan Ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Bakırköy 4. İcra Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki kambiyo senelerine mahsus haciz yolu ile takipte borca, faize, yetkiye itiraz ve şikayet uyuşmazlığından dolayı yapılan inceleme sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın muteriz borçlu tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye …
**12. Hukuk Dairesi 2022/10607 E. , 2023/3272 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi HÜKÜM/KARAR : Esastan Ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Bakırköy 4. İcra Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki kambiyo senelerine mahsus haciz yolu ile takipte borca, faize, yetkiye itiraz ve şikayet uyuşmazlığından dolayı yapılan inceleme sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın muteriz borçlu tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı borçlu tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. İTİRAZ VE ŞİKAYET Muteriz borçlu icra mahkemesine başvurusunda; takibin yetkili icra müdürlüğünde başlatılmadığını, İstanbul ... İcra Müdürlüğünün yetkili olduğunu, ödeme emri tebliğ işleminin usulüne uygun yapılmadığını, faize itiraz ettiğini, takibe konu senedin döviz kurlarındaki ani değişim nedeniyle aşırı mağduriyet oluşturmaması için teminat olarak verildiğini bu nedenle kambiyo vasfına sahip olmadığını, dava dışı diğer borçlu şirket ile alacaklı arasında cari hesap ilişkisi olduğunu, bu ilişkiye dayanarak alacaklının zarara uğramaması için senedin alacaklıya boş olarak verildiğini, senedin haksız olarak mevcut borçtan çok daha yüksek bir değer yazılarak doldurulduğunu, kendisinin bononun düzenlendiği tarihte lehtar ciranta şirketin yetkilisi olmadığını buna rağmen alacaklı tarafından lehtar cirosuna imza atması için ikna edildiğini, ciro üzerindeki imzanın o dönemde şirket yetkilisi ...’ye ait olmadığını, ciro zincirinin kopuk olduğunu bu nedenle alacaklının meşru hamil olmadığını ileri sürerek ödeme emrinin ve takibin iptali ile tazminata hükmedilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Alacaklı cevap dilekçesinde; takibin yetkili yerde başlatıldığını, ödeme emri tebliğ işleminin usulüne uygun olduğunu, takibe konu senedin kambiyo vasfında olduğunu, borçlunun teminat senedi iddialarını ispatlayamadığını, keşideci borçlu tarafından senette yer alan diğer imzaların geçersizliğinin ileri sürülemeyeceğini belirterek davanın reddine ve tazminata karar verilmesini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; yapılan tebligatın usulüne uygun olduğu, takibe dayanak bonoda borçlunun adresinin .../ İstanbul olarak yazıldığı bu nedenle takibin yetkili yerde başlatıldığı, teminat senedi olduğu iddiasını ispata yarar belge ibraz edilmediği, senedin incelenmesinde teminat senedi olduğuna ilişkin herhangi bir ibarenin şerh edilmediği, senedin kambiyo senedi vasfını taşıdığı gerekçeleriyle davanın reddine ve şartlar oluşmadığından alacaklının tazminat talebinin de reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde borçlu istinaf başvurusunda bulunmuştur. B.İstinaf Sebepleri Borçlu, cari hesaba ilişkin teminat olarak verilen senedin alacaklı tarafından sonradan kötüniyetli olarak doldurulduğunu, cari hesaplar ve ticari defterler incelenmeden eksik inceleme ile karar verildiğini, tebliğ işleminin hukuka aykırı olduğunu ileri sürmelerine rağmen yerel mahkemece bu hususta gerekçe oluşturulmadan hüküm verildiğini belirterek kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; ödeme emri tebliğinin usulüne uygun olduğu, takibe konu düzenleyenin ismi yanında .../ İstanbul yazılı olduğu bu nedenle Bakırköy İcra Müdürlüklerinde takip başlatılmasının yerinde olduğu, takibe dayanak senette teminat amacıyla verildiğine ilişkin bir şerh bulunmadığı, bu sebeple borçlunun teminat iddiasının borca itiraz niteliğinde olduğu ve İİK'nın 169/a maddesinin uygulanması gerektiği, borçlu tarafından senedin teminat senedi olduğuna ilişkin olarak İİK'nın 169/a maddesinde sayılan nitelikte yazılı bir belge sunulmadığı, alacaklı tarafından bu iddianın kabul edilmediği, senedin anlaşmaya aykırı doldurulduğunun yazılı belge ile ispatlanamadığı, ticari senetteki geçersiz imzanın sadece ilgilisi tarafından ileri sürülmesi halinde onun yönünden hükümsüzlük sonucu doğuracağı, senetteki her imzanın diğerlerinden bağımsız imza sahibini bağlayacağı, geçerli imza sahipleri tarafından başkasının imzasının geçersiz olduğunun ileri sürülmesinin ciro zincirini koparmayacağı, somut olayda muteriz borçlunun keşideci konumunda olup ciranta şirket imzasının geçersizliği iddiası ile senedin kendisi yönünden geçersizliğini ileri süremeyeceği gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde borçlu temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Borçlu, istinaf dilekçesindeki hususları tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, bonoya dayalı kambiyo senelerine mahsus haciz yolu ile takipte yetkiye, faize, teminat iddiasına dayalı borca itiraz ile ödeme emri tebliğ usulsüzlüğü şikayeti ile ciro zincirini kopuk olduğundan bahisle alacaklının yetkili hamil olmadığına dair kambiyo vasfına yönelik şikayete ilişkindir. 2. İlgili Hukuk İİK’nın 169. maddesi ve TTK'nın 677, 778/2-d ve ilgili maddeleri. 3. Değerlendirme 1. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 2004 sayılı Kanun'un 364/2. maddesi göndermesiyle uygulanması gereken 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Alınması gereken 179,90 TL temyiz harcından, evvelce alınan harç varsa mahsubu ile eksik harcın temyiz edenlerden tahsiline, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 10.05.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.