11. Hukuk Dairesi 2011/8235 E. , 2012/14940 K. MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada Mersin 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 25/02/2011 tarih ve 2007/110-2011/54 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve t…
**11. Hukuk Dairesi 2011/8235 E. , 2012/14940 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada Mersin 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 25/02/2011 tarih ve 2007/110-2011/54 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, müvekkili nakliyat emtia abonman sigorta poliçesi ile teminat altına alınan yaş maya emtiasının Amasya ilinden Zaho/Irak'a davalı şirket tarafından taşındığını, sigortalı emtianın Amasya da bulunan fabrikadan standartlara uygun olarak yüklenerek yola çıktığını, ancak nakliye sırasında emtianın hasarlandığını, bu hasardan TTK m. 781 vd. maddeleri uyarınca davalı taşıyıcı şirketin sorumlu olduğunu,müvekkilini sigortalısına 11.522,00 TL hasar bedeli ödediğini ileri sürerek anılan meblağın faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, ekspertiz raporunun malların alıcıya teslim tarihinden 56 gün sonra kağıt üzerinde yapıldığını, raporda, yüklemenin Amasya fabrikaları tarafından yapıldığının belirtildiğini, hasar nedeni "Bilinmiyor" denilmiş ise de raporun 3. maddesinde "yolların bozuk olmasının, kolilerin hareket etmesinde ve sıkışıp ezilmesinde etkili olabileceği"nin açıklandığını, bu durumun yüklemenin hatalı yapıldığını gösterdiğini müvekkili taşıyıcı şirketin sorumlu olmadığını, araç şoförüne göre malların bulunduğu kartonların vakumsuz yüklendiğini, bozuk ambalajlı kolilerin fotoğrafının Irak'ta nakledilen araçta iken çekildiğini, dolayısıyla bu fotoğrafların ambalaj bozukluğunun müvekkiline ait araçta meydana geldiğini kanıtlamadığını, taşıyıcının sorumluluğunun navlun bedeli kadar olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir. Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, taşımanın CMR hükümlerine tabi olduğu, taşıyıcının yükleme ve istiflemeye nezaret ve özen borcunu yerine getirmemesinden dolayı ortaya çıkan zarardan sorumlu bulunduğu, CMR ye göre sorumluluk üst sınırı olarak belirlenen miktarın sigortacının talep ettiği 11.522,00 TL lik tutarın üzerinde olduğu gerekçeleriyle davanın kabulüne 11.522,00 TL’nın faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir. Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir. Dava taşımadan kaynaklanan tazminatın rücuan tahsiline ilişkindir. Yukarıda yapılan özetten anlaşılacağı üzere davalının, davacının sigortalısına ait yükleri taşıdığı çekişmesiz olup, ihtilaf hasarın davalının sorumlu olduğu kesitte meydana gelip gelmediği ve şayet bu kesitte meydana gelmişse hasar nedeni ve buna nazaran davalının kusurlu olup olmadığı noktasında toplanmaktadır. Davalı, hasarın malların Irak'ta tesliminden 56 gün sonra tespit edildiğini savunduğuna göre, mahkemece öncelikle bu savunmanın üzerinde durulması ve bu husus açıklığa kavuşturulduktan sonra hasar davalının sorumlu olduğu kesitte meydana gelmişse hasarın meydana gelmesinin sebebi şayet, hasar yükleme ve istifleme hatasından meydana gelmişse yükleme ve istifin kime ait olduğu, eğer yükleme ve istifleme davalıya ait değilse yükleme ve istiflemeye nezaret görevi olan davalının kusur durumunun ne olduğu tespit edilip buna göre bir hüküm kurmak gerekirken yukarıda belirtilen hususları karşılamayan ve ağırlıklı olarak konuyla ilgili bilimsel açıklamalar yapan bilirkişi heyeti raporuna itibar edilerek yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle davalı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir. SONUÇ : Yukarıda açıklanan nedenle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 03/10/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.