15. Ceza Dairesi 2014/20531 E. , 2015/26403 K. "" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Mala zarar verme HÜKÜM : Mahkumiyet Dosya incelenerek gereği düşünüldü; Mala zarar verme suçu başkasının mülkiyetinde bulunan taşınır veya taşınmaz malın kısmen veya tamamen yıkılması, tahrip edilmesi, yok edilmesi, bozulması kullanılamaz hâle getirilmesi veya kirletilmesiyle oluşur. Bu bakımdan,söz konusu suç,seçimlik hareketli bir suçtur. Yıkma,yalnızca taşınmazlar için söz konusudur. T…
**15. Ceza Dairesi 2014/20531 E. , 2015/26403 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Mala zarar verme HÜKÜM : Mahkumiyet Dosya incelenerek gereği düşünüldü; Mala zarar verme suçu başkasının mülkiyetinde bulunan taşınır veya taşınmaz malın kısmen veya tamamen yıkılması, tahrip edilmesi, yok edilmesi, bozulması kullanılamaz hâle getirilmesi veya kirletilmesiyle oluşur. Bu bakımdan,söz konusu suç,seçimlik hareketli bir suçtur. Yıkma,yalnızca taşınmazlar için söz konusudur. Taşınmazın önceki kullanış biçimine uygun olarak bir daha kullanılamaz duruma getirilmesini ifade eder. Yok etme, suça konu şeyin maddî varlığını ortadan kaldırmaktır. Bozma,suça konu şeyin, amacına uygun olarak kullanılması olanağını ortadan kaldırmaktır. Kirletme, başkasının binasının duvarına yazı yazmak, resim yapmak, afiş ve ilân yapıştırmak şeklinde gerçekleştirilmektedir. Katılanın, sanığın işyerine gelerek, daha önce aldığı anteni iade etmek istediğini söylediği, sanığın bunu kabul etmemesi üzerine, katılanın içerdeki eşyaların çoğunu yere attığı ve dağıttığı, bunun üzerine sanığın sinirlenerek katılana vurup gözlüğünü kırdığı, böylece mala zarar verme suçunu işlediğinin iddia edildiği olayda, sanık ve katılan beyanları, görgü ve tespit tutanağı ile tüm dosya kapsamına göre, suçun sanık tarafından işlendiği sabit olmakla bu gerekçelere dayanan mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik bulunmamıştır. Sanığın, daha önce, Mersin 3. Sulh Ceza Mahkemesi'nin 2006/995 Esas ve 2007/424 Karar sayılı kararla, beş ay hapis cezasına mahkum edilmiş olmasına rağmen, üç aydan fazla bir mahkumiyetinin bulunmadığı belirtilerek, sanık hakkında usul ve yasaya aykırı olarak, koşulları oluşmayan TCK'nın 51. maddesinin uygulanmasına karar verilmesi, aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır. Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre sanığın yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak; Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 14/06/2011 tarih ve 2011/1-24 Esas, 2011/124 Karar sayılı kararına göre, failin haksız bir fiilin yarattığı hiddet veya şiddetli elemin etkisi altında hareket ederek bir suç işlemesinin haksız tahrik olduğu, bu durumda failin suç işleme yönünde önceden bir karar vermeksizin, dışarıdan gelen etkinin ruhsal yapısında yarattığı karışıklığın sonucu olarak suç işlemeye yöneldiği, buna göre; katılanın, sanığın işyerine gelip işyerindeki eşyaları dağıtmanın verdiği kızgınlıkla, sanığın, katılanın gözlüğünü kırdığı dikkate alınarak, 5237 sayılı TCK'nın 29.maddesi kapsamında, sanık hakkında haksız tahrik hükümlerinin uygulanması gerektiğinin gözetilmeyerek yazılı şekilde hüküm kurularak eksik ceza tayini,