T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 13. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2026/866 Esas KARAR NO: 2026/840 Karar T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : Küçükçekmece Asliye Ticaret Mahkemesi NUMARASI: 2026/154 D.İş Esas - 2026/155 Karar TARİHİ: 02/04/2026 TALEP: İHTİYATİ HACİZ KARAR TARİHİ: 27/04/2026 İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 13. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2026/866 Esas KARAR NO: 2026/840 Karar T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : Küçükçekmece Asliye Ticaret Mahkemesi NUMARASI: 2026/154 D.İş Esas - 2026/155 Karar TARİHİ: 02/04/2026 TALEP: İHTİYATİ HACİZ KARAR TARİHİ: 27/04/2026 İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ: İhtiyati haciz talep eden vekili talep dilekçesinde özetle; taraflar arasında gerçekleşen ticari ilişkiler kapsamında, ürün (...........vd.) teslimine istinaden faturalar düzenlendiğini, müvekkili tarafından sevk irsaliye edilen, ödeme vadelerinin sırasıyla 20.09.2025, 28.09.2025, 17.12. 2025, 23.01.2026, 24.01.2026, 12.02.2026 olduğu, fatura alacaklarının hiçbiri ödenmediğini, müvekkilinin davalı tarafa ..... Noterliği .... yevmiye numaralı ihtarname vasıtası ile bahse konu ticaret ve faturalar gereği yükümlü olunan edimlerin ifası talep ettiğini, somut ihtilafta taraflar arasında gerçekleşen ticarete istinaden taraflar yargılamaya (faturaya) konu malların teslimi ve ödemelerin gerçekleştirilmesi hususunda mutabık kalındığını, somut ihtilafta yaklaşık ispat şartının yerine getirilmiş olduğunu, taleplerinin kabulüne, müvekkili tarafa ödenmesi gereken 84.493,33 TL kapsamında borçluların taşınır, taşınmaz mal ile üçüncü kişiler nezdinde bulunan hak ve alacaklarının ihtiyaten haczine, kararın mümkün olması halinde teminatsız, aksi kanaat halinde alt sınırdan teminat doğrultusunda kurulmasına, yargılama gideri ve ücret-i vekaletin davalı üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ: İlk Derece Mahkemesi 02/04/2026 tarih ve 2026/154 D.İş Esas - 2026/155 Karar sayılı kararında; "......Tüm dosya kapsamı ve davacı vekilinin ihtiyati haciz talebi birlikte değerlendirildiğinde; somut olayda, dava konusu alacağın fatura alacağına dayalı olduğu, her ne kadar davacı tarafça fatura ve irsaliyelere dayanılmış ise de, dosya kapsamına sunulan belge ve deliller dikkate alındığında alacağın varlığı ve miktarının tespitinin yargılamayı gerektirdiği, dolayısıyla somut olayda İİK 257 vd. maddelerinde öngörülen ihtiyati hacze ilişkin yasal şartların ve yaklaşık ispat koşullarının oluşmadığı sonucuna varılmış, açıklanan nedenlerden dolayı ihtiyati haciz talebinin reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir." gerekçesi ile, ''1-Davacının ihtiyati haciz talebinin reddine,'' karar verilmiş ve karara karşı ihtiyati haciz talep eden vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: İhtiyati haciz talep eden vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkilin borçlu şirketten alacağının taraflar arasındaki ticari ilişki kapsam ında teslim edilen ürünlere istinaden düzenlenen faturalardan kaynaklandığını, müvekkil tarafından sevk irsaliyesi ile teslimleri yapılan ve ödeme vadeleri 20.09.2025 ile 12.02.2026 tarihleri arasında dolan fatura alacaklarının hiçbirinin ödenmediğini, ayrıca ödemelerin aksatılması üzerine borçluya ihtarname gönderildiğini ve borçlunun temerrüde düşürüldüğünü, bu süre içerisinde de alacaklarının ödenmediğini, dolayısıyla davaya konu borcun rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcu olduğunu, borçlunun mal kaçırdığı ihtimaline ilişkin olarak delil sunulmuş olması İİK m. 257 uyarınca ancak vadesi gelmemiş borçlarda aranacağından, huzurdaki davada borcun vadesi geldiğinden bu yönde bir delil aranmasının da ihtiyati haciz talebinin reddini gerek -tirmediğini, Yerel mahkemenin ret gerekçesinin hukuka aykırı olduğunu, İİK m.257'nin emredici hükmü gereği davaya konu alacak miktarının yargılamayı gerektirip gerektirmediği tespitinin ihtiyati haciz kararı için aranmayacağını, davalı tarafça itiraza uğramamış faturalar ve irsaliyeler mevcut olduğunu, davalı tarafın ödeme yaptığına dair herhangi bir delil sunamadığını, ihtiyati haciz kararı verile bilmesi için kesin delil aranmaması gerektiğini, alacağın varlığı hususunda yaklaşık ispatın ve borcun vadesinin gelmiş olma -sının yeterli olduğunu, İİK’nın 257. ve 258. maddelerinin gözetilip ibraz edilen delillere göre alacağın varlığı ve muaccel olduğu konusunda kanaat edinilmesi hâlinde ihtiyati haciz isteminin kabul edilmesi gerektiğini Davalı / borçlunun mal kaçırdığı iddiasına ilişkin olarak delil sunulmuş olması ancak vadesi gelmemiş borçlarda aranacağından; huzurdaki davada söz konusu duruma ilişkin henüz delil sunulmamış olmasının ihtiyati haciz talebinin reddini gerektirmediğini, İİK 258. maddesine göre ihtiyati haciz için kesin ispatın gerekmediğini, yaklaşık ispatın yeterli olacağını, Dilekçe ekinde sunulan faturalar, sevk irsaliyeleri ve ihtarname dikkate alındığında, müvekkilin taahhüt ettiği ürünleri teslim ettiğini ve borçludan vadesi geçmiş alacağının bulunduğunu, yaklaşık ispat kuralı gereğince ihtiyati haciz kararına yeter nitelikte deliller sunulmuş olduğunu belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık varsa re'sen gözetilmek suretiyle yapılmıştır.Talep, fatura bedellerinin tahsilinin temini için ihtiyati haciz kararı verilmesi istemine ilişkindir. Mahkemece, ihtiyati haciz talebinin reddine, karar verilmiş, karara karşı ihtiyati haciz talep eden vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İhtiyati haciz kararı verilebilmesi için İİK'nın 257/1.maddesine göre, rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı... ihtiyati haciz talebinde bulunabilir. İİK'nın 258/1. maddesinin 2. cümlesine göre: "İhtiyati haciz kararı verilebilmesi için alacaklı, alacağı ve icabında haciz sebepleri hakkında mahkemeye kanaat getirecek delilleri gösterme ye mecburdur." Bu madde uyarınca İhtiyati haciz talep eden, İİK'nın 257/1. maddesi kapsamında bir para borcunun alacaklısı olduğu nu, borcun rehinle temin edilmediğini ve borcun vadesinin gelmiş olduğunu yaklaşık olarak mahkemeye kanaat getirecek tarzda ispat etmek durumundadır.Somut olaya döndüğümüz de, ihtiyati haciz talep eden vekili, talebin dayanağı faturalara konu ürünlerin karşı tarafa teslim edilmesine rağmen bedellerinin ödenmediğini, alacağın tahsilinin temini için ihtiyati haciz kararı verilmesini talep etmiş ve talep ekinde faturalar ve karşı tarafa gönderilen ihtarname sunulmuştur. Talep eden tarafından talep dilekçesine ekli fatura lar incelendiğinde;faturaların e fatura olduğu, faturalar üzerinde ad-soyad ve imza bulunsa da bu kişilerin karşı taraf çalışanı olduğu na ilişkin delil olmadığı gibi faturalardaki malların tam ve eksiksiz olarak karşı tarafa teslim edilip edilmediği, sunulan faturaların iade edilip edilmediği, talebe konu alacağın varlığı ve miktarı açılacak davada iddia ve savunma doğrultusunda yargılama içinde toplanıp incelenecek deliller ışığında yargılama sırasında ortaya çıkacaktır. Talep eden tarafından dosyaya ibraz edilen belgeler, alacağın varlığı, miktarı ve muaccel olduğuna dair HMK'nın 390/3 maddesine göre yaklaşık olarak ispata yeterli değildir. Karşı tarafın, mallarını kaçırmaya, gizlemeye veya kendisinin kaçmaya çalıştığını gösterir delil de sunulmamıştır. Bu hali ile, İİK 257. maddesi uyarınca ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için yaklaşık ispat koşulu gerçekleşmediği, değişen durum ve şartlara göre de her zaman yeniden talepte bulunulabilecek olup buna göre, ilk derece mahkemesince ihtiyati haciz talebinin reddine ilişkin verilen karar, usul ve yasaya uygun olduğundan talep eden vekilinin istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir.Açıklanan nedenlerle, talep eden vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1 maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaatine varılarak aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Talep edenin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına, 3-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken istinaf karar harcı istinaf eden tarafından peşin olarak yatırıldığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına, yatırılan harcın hazineye gelir kaydına, 4-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf talep eden üzerinde bırakılmasına, 5-Artan gider avansı varsa talep halinde avansı yatıran tarafa iadesine, 6-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğe gönderilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 27/04/2026 tarihinde HMK'nın 362/1-f maddesi gereğince kesin olarak oy birliği ile karar verildi.