2. Ceza Dairesi 2021/11776 E. , 2021/13658 K. Nitelikli hırsızlık ve konut dokunulmazlığını ihlal etme suçlarından suça sürüklenen çocuk ...'in, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 142/2-h, 116/1, 35/2, 31/3, 145, 62, 50/3, 50/1-a ve 52. maddeleri uyarınca 2 kez 1 yıl 4 ay hapis ve 2.000,00 Türk lirası adli para cezaları ile cezalandırılmasına, hapis cezasının aynı Kanun'un 51. maddesi gereğince ertelenmesine ve 3 yıl denetime tabi tutulmasına dair ... 3. Asliye Ceza Mahkemesini…
**2. Ceza Dairesi 2021/11776 E. , 2021/13658 K.** **"İçtihat Metni"** Nitelikli hırsızlık ve konut dokunulmazlığını ihlal etme suçlarından suça sürüklenen çocuk ...'in, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 142/2-h, 116/1, 35/2, 31/3, 145, 62, 50/3, 50/1-a ve 52. maddeleri uyarınca 2 kez 1 yıl 4 ay hapis ve 2.000,00 Türk lirası adli para cezaları ile cezalandırılmasına, hapis cezasının aynı Kanun'un 51. maddesi gereğince ertelenmesine ve 3 yıl denetime tabi tutulmasına dair ... 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 22/10/2020 tarihli ve 2020/147 esas, 2020/31 sayılı karar aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığınca verilen 16/02/2021 gün ve 2021/446 sayılı kanun yararına bozma talebine dayanılarak dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 19/03/2021 gün ve 2021/28592 sayılı tebliğnamesiyle dairemize gönderilmekle okundu. Kanun yararına bozma isteyen tebliğnamede; Dosya kapsamına göre, 1- Olay tarihinde suça sürüklenen çocuğun müşteki ...'nın ikametine girerek gerçekleştirmiş olduğu hırsızlık eylemine ilişkin olarak müşteki Davut'a ait bir şey çalamadığı gerekçesiyle adı geçen müştekiye yönelik hırsızlığa teşebbüs suçundan; aynı ikamette misafir olarak bulunmakta olan diğer müşteki ...'na ait çantayı hırsızlamak suçundan ise tamamlanmış nitelikli hırsızlık suçundan mahkumiyet hükmü kurulmuş ise de; suça sürüklenen çocuğun müşteki Davut'un ikametinde bulunan çantanın aynı ikamette misafir olarak bulunan diğer müşteki ...'a ait olduğunu bilebilecek durumda olmadığı anlaşılmakla; eyleminin tek bir tamamlanmış nitelikli hırsızlık suçunu oluşturduğu gözetilmeden, farklı müştekilere yönelik ayrı ayrı mahkumiyet hükümleri kurularak fazla ceza tayin edilmesinde, 2- 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu'nun 35. maddesinde yer alan, "(1) Bu Kanun kapsamındaki çocuklar hakkında mahkemeler, çocuk hakimleri veya Cumhuriyet savcılarınca gerektiğinde çocuğun bireysel özelliklerini ve sosyal çevresini gösteren inceleme yaptırılır. Sosyal inceleme raporu, çocuğun, işlediği fiilin hukukî anlam ve sonuçlarını algılama ve bu fiille ilgili olarak davranışlarını yönlendirme yeteneğinin mahkeme tarafından takdirinde göz önünde bulundurulur. (2) Derhal tedbir alınmasını gerektiren durumlarda sosyal inceleme daha sonra da yaptırılabilir. (3) Mahkeme veya çocuk hakimi tarafından çocuk hakkında sosyal inceleme yaptırılmaması halinde, gerekçesi kararda gösterilir." şeklindeki düzenleme nazara alındığında, suça sürüklenen çocuk hakkında 5395 sayılı Kanun'un 35/1. maddesine göre sosyal inceleme raporu alınmadan veya aynı maddenin 3. fıkrasına göre bu yönde inceleme yaptırılmamasının gerekçesi de kararda gösterilmeden yazılı şekilde karar verilmesinde, isabet görülmediğinden 5271 sayılı CMK'nın 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozma talebine dayanılarak ihbar olunmuştur. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: 1- Hırsızlık suçundan verilen kararlara yönelik kanun yararına bozma istemlerinin incelenmesinde; [adres satırı maskelendi] 2- Konut dokunulmazlığının ihlali suçundan verilen karara yönelik kanun yararına bozma isteminin incelenmesinde; Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 20.11.2018 tarihli ve 2016/6-986 Esas, 2018/554 Karar sayılı içtihadında belirtildiği üzere Çocuk Koruma Kanunu’nun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkındaki Yönetmeliğin 20 ve 21. maddeleri ile 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu’nun 35. maddesi uyarınca; fiil işlendiği sırada 15-18 yaş grubu içerisinde bulunan suça sürüklenen çocuk ...’in işlediği fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılama ve bu fiille ilgili olarak davranışlarını yönlendirme yeteneğinin olup olmadığının takdiri bakımından, mahkemece sosyal inceleme raporu alınmadan veya alınmaması durumunda gerekçesi kararda gösterilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması nedeniyle kanun yararına bozma istemi yerinde görüldüğünden (...) 3. Asliye Ceza Mahkemesinden verilen 22.10.2020 tarihli ve 2020/147 E., 2020/31 K. sayılı kararın 5271 sayılı CMK’nın 309. maddesinin 3. fıkrası uyarınca BOZULMASINA, aynı maddenin 4. fıkra (b) bendi uyarınca sonraki işlemlerin yerel mahkemece yerine getirilmesine, 05/07/2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.