11. Hukuk Dairesi 2025/3004 E. , 2026/163 K. "" MAHKEMESİ : Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/304 Esas, 2025/444 Karar HÜKÜM : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Sivas 6. Asliye Hukuk Mahkemesi (Asliye Ticaret Mahkemesi sıfatıyla) SAYISI : 2024/52 E., 2024/107 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar …
11. Hukuk Dairesi 2025/3004 E. , 2026/163 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/304 Esas, 2025/444 Karar HÜKÜM : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Sivas 6. Asliye Hukuk Mahkemesi (Asliye Ticaret Mahkemesi sıfatıyla) SAYISI : 2024/52 E., 2024/107 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: KARAR I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı şirketin hisselerinin sahibi olan ...'ın aynı zamanda müvekkili şirketin ortakları arasında yer aldığını, davalı şirketin fatura alacağı bulunduğu iddiası ile müvekkili aleyhinde başlattığı takibin haksız olduğunu, zira taraflar arasında davalının icra takibi ile ileri sürdüğü gibi bir alışverişin yapılmadığını, davalı şirket yetkilisinin müvekkili nezdindeki yetkilerini kullanarak haksız kazanç elde etmeyi amaçladığını, davalı şirket yetkilisinin müvekkili nezdindeki yetkileri kapsamında şirkete ait elektronik imzayı taşıdığını, davalı şirket yetkilisinin bu yetkileri kullanmak suretiyle kendi şirketi ile müvekkili şirketin ticari iş yapmış gibi gösterdiğini, yine bu yetkiler kapsamında davaya konu icra takibi kapsamında müvekkiline gönderilen tebligatın da davalı şirket yetkilisi tarafından okunduğunu ve müvekkilinin takibe itiraz etme hakkının önüne geçildiğini ileri sürerek müvekkili şirketin, icra takibinden davalı şirkete herhangi bir borcunun bulunmadığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; taraflar arasında gerçek bir ticari ilişki bulunduğunu, davaya konu icra dosyasındaki alacağın ise müvekkili tarafından davacının faaliyet gösterdiği adrese dava dışı ... Plastik Limited Şirketi aracılığıyla hazırlanmış ve teslim edilmiş malzemelerin bedellerinden kaynaklandığını, bunun dışında müvekkili şirket yetkilisinin aynı zamanda davacı şirketin kurucusu olduğunu ancak yaşamış olduğu ekonomik sıkıntılar sebebiyle hissesinin %80'i kadarını davacı şirketin şuanki yetkililerine sattığını, fakat bu satış sebebiyle satılan hisselerin yalnızca %34'ü kadarının bedelinin ödendiğini, bu husus başka bir davanın konusu olmakla birlikte, buradan yola çıkılarak, her iki şirketin uzun bir süre boyunca karşılıklı bedel ödemek ve mal almak suretiyle ticari faaliyetlerde bulunduğunun anlaşılacağını, dava konusu ticari işin de bu münasebete dayandığını lakin davacı tarafça halihazırda müvekkilinin teslim edimini yerine getirmesine rağmen teslim edilen ürünlerin bedelini ödeme ediminin yerine getirilmediğini, mevcut halde müvekkilince girişilen icra takibinin yerinde olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davalının alacak iddiasının dayanağı olan faturalara konu ürünleri davacıya teslim ettiği, faturalara herhangi bir itirazda bulunulmadığı veya iade faturası düzenlenmediği, yetkisiz eski şirket ortağının davacı şirkete ait e-arşiv portal şifresine ve elektronik imza şifresine sahip olması noktasında ise davacı şirketin basiretli davranma yükümlülüğüne aykırı hareket ederek gereken önlemleri almadığı, şayet davacının iddiası gibi söz konusu faturaların e-arşiv portalından kabulü noktasında davalı şirket yetkilisi ve davacı şirketin eski ortağı olan ...in bir fiili bulunuyorsa da bu hususun somut deliller ile ispatının gerektiği, bir anlık bu iddianın ispatlandığı varsayılsa dahi yine taraf şirketler arasındaki hukuki durumun değişmeyeceği, eldeki davanın tüzel kişiliği haiz şirketler arasında görüldüğü hususu da dikkate alındığında böylesi bir durumun yalnızca davacı şirkete, haksız fiil hükümleri kapsamında eski şirket ortağının şahsi sorumluluğuna başvurma hakkı tanıyacağı gerekçesiyle davanın reddine, 2004 sayılı İcra İflas Kanunu'nun (İİK) 72/4 hükmü uyarınca davalının tazminat talebinin kabulüne karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince istinaf edilmiştir. IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dosyada mevcut ambar tesellüm fişlerindeki imzaların davalı şirket çalışanlarına ait olduğunun saptandığı, bu suretle davaya/takibe konu faturada belirtilen malların davacıya teslim edildiği iddiasının teyit edildiği gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf talebinin esastan reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince temyiz edilmiştir. V. TEMYİZ A. Dava ve Hukuki Nitelendirme Dava, menfi tespit talebine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir. VI. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 14.01.2026 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.