11. Hukuk Dairesi 2023/4373 E. , 2024/6614 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/365 Esas, 2023/598 Karar HÜKÜM : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 5. ... ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2019/323 E., 2020/308 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâ
**11. Hukuk Dairesi 2023/4373 E. , 2024/6614 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/365 Esas, 2023/598 Karar HÜKÜM : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 5. ... ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2019/323 E., 2020/308 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: KARAR I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin maden sahalarının işletilmesi, kimyasal maddelerin üretimi ve satışı alanında faaliyet gösterdiğini, "Alkim" ibareli tanınmış markaların sahibi olduğunu, davalı Şirketin "Alkım Mühendislik İnşaat Madencilik Makine Nakliye Ltd Şti" ibareli marka başvurusuna yaptıkları itirazlarının dava konusu YİDK kararı ile nihai olarak reddedildiğini, oysa taraf markaları arasında 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun 6 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca iltibas koşulları bulunduğu gibi aynı maddenin beş ve altıncı fıkralarındaki şartlarının da oluştuğunu, davalının ticaret unvanında ve faaliyet alanında “madencilik” bulunmamasına rağmen bu ibareyi dava konusu markada kullanmasının davalının kötü niyetini ortaya koyduğunu ileri sürerek TÜRKPATENT YİDK’ın 2019-M-7782 sayılı kararının iptalini ve 2018/74980 sayılı markanın hükümsüzlüğünü talep etmiştir. II. CEVAP 1.Davalı TÜRKPATENT vekili cevap dilekçesinde; müvekkili Kurum kararının usul ve yasaya uygun bulunduğunu savunarak davanın reddini istemiştir. 2.Diğer davalı vekili cevap dilekçesinde; tarafların marka işaretleri arasında benzerlik olmadığını, ayrıca birbirinden tamamen farklı mal ve hizmetlerde kullanılacaklarını, kötü niyet iddiasının yerinde olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesince, davacının itirazına mesnet markalarından 2016/91997 sayılı marka haricindeki diğer “Alkim” esas unsurlu markalar ile dava konusu başvuru arasında işaretler bakımından benzerlik bulunduğu ancak markla arasında emtia benzerliği olmadığı, SMK’nın 6/1 maddesindeki iltibas koşullarının oluşmadığı, davacı markaları kimyasal ürünler sektöründe belli bir tanınmışlık düzeyine erişmiş ise de karşılaştırma konusu mal ve hizmetler ile marka işaretleri birlikte değerlendirildiğinde davalı markasının davacı markasının tanınmışlığından haksız yarar sağlaması, onun ayırt edici niteliğine veya itibarına zarar vermesi ihtimalinin bulunmadığı, diğer yandan davacının ticaret unvanının asıl unsurunu oluşturan "Alkim" ibaresi ile dava konusu başvurunun asli unsurunu oluşturan "Alkım" ibaresi arasında benzerlik bulunduğu, davacının maden sahalarının işletilmesinde ve sanayide kullanılan kimyasal ürünlerin üretimi ve satışında faaliyet gösterdiği, dava konusu başvuru kapsamında yer alan 6. sınıf “Değerli olmayan maden cevherleri” ve 37. sınıf “Madencilik, maden çıkarma hizmetleri” yönünden SMK'nın 6/6 maddesindeki koşulların oluştuğu, davalı şirketin ticaret unvanında ve iştigal alanında yer almamasına rağmen davaya konu markada "Madencilik" ibaresini eklemesinin tek başına kötü niyet iddiasını ispatlamadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 2019-M-7782 sayılı YİDK kararının 06. sınıfa giren “Değerli olmayan maden cevherleri” ve 37. sınıfa giren “Madencilik, maden çıkarma hizmetleri” açısından iptaline, dava konusu markanın sayılan mal ve hizmetler yönünden hükümsüzlüğüne, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince istinaf edilmiştir. IV. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI Bölge Adliye Mahkemesince, mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, "Alkım Mühendislik İnşaat Madencilik Makine Nakliye Ltd Şti" ibareli dava konusu başvuru ile davacının itirazına mesnet markaları "Alkim" asıl unsurlu markaları arasında, işaretler bakımından benzerlik bulunmasına rağmen, emtia benzerliğine ilişkin koşul gerçekleşmediğinden, SMK'nın 6/1 maddesi anlamında iltibas bulunmadığı gibi somut olay bakımından aynı Kanun'un 6/5 maddesi koşullarının da oluşmadığı, zira mahkemece aralarında uyuşmazlık konusu mal ve hizmetler konusunda uzmanların da yer aldığı iki ayrı bilirkişi heyetinden alınan bilirkişi raporlarında ayrıntılı şekilde açıklandığı üzere, dava konusu marka kapsamında yer alan 6,19 ve 37. sınıfta yer alan mal ve hizmetlerle davacının "Alkim" asıl unsurlu markaları kapsamında yer alan 1. ve 30. sınıf mallar arasında benzerlik bulunmadığı, davacı markalarının kimyasal ürünler konusunda tanınmış olduğu ancak bu tanınmışlığın dava konusu marka kapsamında yer alan uyuşmazlık konusu mal ve hizmetlere sirayet etmeyeceği, ayrıca kötü niyet iddiasının da ispatlanamadığı, davalı Şirketin ticaret unvanı ile iştigal alanında yer almamasına rağmen dava konusu başvuruda "Madencilik" ibaresine yer vermesinin, tek başına başvurunun kötü niyetli olduğunu göstermeyeceğini, diğer taraftan davacının ticaret unvanının çekirdek unsurunu oluşturan "Alkim" ibaresi ile dava konusu başvurunun asli unsurunu oluşturan "Alkım" ibaresinin benzer olduğu, davacının ticaret unvanını fiilen kullandığını ispatladığı mal ve hizmetler ile benzer bulunan 6. sınıf “Değerli olmayan maden cevherleri” ve 37. sınıf “Madencilik, maden çıkarma hizmetleri” yönünden SMK'nın 6/6 maddesindeki koşulların oluştuğu gerekçesiyle taraf vekillerinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, karar taraf vekilince temyiz edilmiştir. V. TEMYİZ İNCELEMESİ 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, YİDK kararının iptali ve marka hükümsüzlüğü istemlerine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri. 2. 6769 sayılı Kanunun 6 ncı maddesi. 3. Değerlendirme Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurularının 6100 sayılı Kanun'un 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin (1) numaralı alt bendi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir. VI. SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, tarafların temyiz istemlerinin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372 nci maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderlerinin temyiz eden taraflara yükletilmesine, 19.09.2024 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.