11. Hukuk Dairesi 2023/3213 E. , 2023/5064 K. "" MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2014/1217 Esas, 2020/216 Karar HÜKÜM : Davanın kabulü Taraflar arasındaki menfi tespit davasının bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiştir. Mahkeme kararı, davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikt…
**11. Hukuk Dairesi 2023/3213 E. , 2023/5064 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2014/1217 Esas, 2020/216 Karar HÜKÜM : Davanın kabulü Taraflar arasındaki menfi tespit davasının bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiştir. Mahkeme kararı, davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalının, müvekkili şirket aleyhine icra takibi başlattığını, müvekkilinin davalıya borcu bulunmadığını, müvekkili şirketin iki ortağı olduğunu, ortaklardan ...'nın firmanın mal varlığını hukukun arkasından dolanarak kendi üstüne geçirebilmek için alacaklı olduğunu iddia eden ... ile anlaşarak şirket aleyhine takip başlattığını ve şirkete tebliği engelleyebilmek için tebligatı bizzat icra dairesinden tebliğ aldığını, aynı anda borcu kabul ettiğini tüm itiraz ve şikayet haklarından feragat ettiğini beyan ederek icra dosyasını kesinleştirdiğini, müvekkilinin davalıya borcu bulunmadığını, hiçbir belgeye dayanmadan yapılmış bulunan icra takibinde ispat külfetinin alacaklı olduğunu iddia eden tarafa ait olduğunu ileri sürerek müvekkili şirket aleyhine yapılan icra takibinin iptaline ve borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacı şirketin ortaklarından ...'nın müvekkilinden almış olduğu paralara karşılık 300.000,00 USD tutarında kıymetli evrakı borcuna binaen imza altına alarak müvekkiline verdiğini, söz konusu paranın inşaatların yapımında kullanıldığını, müvekkilinin alacağının davacının defter kayıtlarına girmediğini, ...'nın müvekkilinden alınan borç parayı inkâr etmediğini ve icra dosyasında borcu kabul ederek müvekkilinin alacağını yasal konuma getirdiğini, müvekkilinin alacağı elindeki kıymetli evraka dayanmakla ispat yükünün davacıda olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir. III. MAHKEME KARARLARI, BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin 20.07.2010 tarih, 2008/306 E. ve 2010/581 K. sayılı kararı ile gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, davacı vekilince temyiz edilmiştir. B. İkinci Bozma Kararı