11. Hukuk Dairesi 2008/7261 E. , 2010/2978 K. MAHKEMESİ : İstanbul 2.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada İstanbul 2.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 12.02.2008 tarih ve 2007/237 - 2008/21 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi duruşmalı olarak davacı vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 16.03.2010 gününde davacı vekili Av. ... ile davalı vekili Av. ...geldi, temyiz dilekçesinin süresinde verildiği anlaş…
**11. Hukuk Dairesi 2008/7261 E. , 2010/2978 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : İstanbul 2.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada İstanbul 2.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 12.02.2008 tarih ve 2007/237 - 2008/21 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi duruşmalı olarak davacı vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 16.03.2010 gününde davacı vekili Av. ... ile davalı vekili Av. ...geldi, temyiz dilekçesinin süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraf avukatları dinlenildikten sonra, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacılar Ülker Bisküvi Sanayi A.Ş ile Yıldız Holding A.Ş vekili, müvekkillerinin Canpare, Ülker Canpare tescilli markalarının sahibi olup, bu isimle tanınan şekerli bisküvi ürününün ilk kez 1987 tarihinde üretilmeye başlandığını, Ülker Canpare markasının 93951, Canpare markasının 1998 11003, Ülker Canpare +Şekil markasının 2004 5060 Ülker Canpare+Şekil markasının 2004 5061 ve Ülker Canpare +Şekil markasının 2004 5062 no ile tescil edildiğini, son üç tescilin koyu kahve, kırmızı, yeşil renkli ambalajı ile birlikte tescilinin sağlandığını, davalının adı geçen marka ve logonun haklı olarak kazandığı ünden haksız yararlanma amacıyla iltibas oluşturacak şekildeki ürünlerini piyasaya arz ederek müvekkilinin markalarına tecavüz ve bununla bağlantılı olarak haksız rekabet yarattığını, davalının Eti Aşkolsun markası altında piyasaya sürdüğü bisküvi ürünlerinin aynı olmasının yanı sıra ambalaj tasarımı yoluyla da iltibas yarattığını, müvekkilinin Ülker Canpare ürününü 1987 den beri belirtilen ambalaj format ve renginde ürettiğini ve bunun ürün ile özdeşleştiğini, ürünlerin hitap ettiği müşteri kitlesinin çocuklar başta olmak üzere tüm vatandaş katmanları olduğu, bakkal, market ve büfelerde aynı raflarda satıldığı nazara alındığında her iki ürünün kesin olarak karıştırılacağını, zira ürünlerin birbiri yerine ikame edilebileceğini, davalının bu eylemlerinin parazit rekabet olarak nitelendirildiğini ve KHK’nın 69 ve 61. maddeleri uyarınca marka hakkına tecavüz oluşturduğunu ileri sürerek davalının dava konusu Eti Aşkolsun markalı ürününün müvekkili adına tescilli Ülker Canpare, Canpare, Ülker Canpare+Şekil (kahve ambalajı ile), Ülker Canpare+Şekil (kırmızı ambalajı ile), Ülker Canpare + Şekil (yeşil ambalajı ile) markalarından doğan marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet teşkil ettiğinin tespiti ile menine ve bu kapsamda Eti Aşkolsun ürünlerinde belirtilen ambalajın görsel öğe ve logoların kullanılmasının yasaklanarak malın piyasaya sürülmesinin, stoklanmasının, ithal ve ihracının durdurulmasına, ürünler ve araçlar üzerinde iltibasa oluşturan unsurların silinmesine, mümkün olmadığı takdirde imhasına, hükmün ilanına karar verilmesini talep etmiştir. Davalılar Eti Gıda Sanayi ve Ticaret A.Ş. Ile Eti Pazarlama Sanayi A.Ş.vekili, davacıların Canpare ibareli markalarının tanınmış marka niteliği taşımadığı gibi Canpare markasının müvekkiline ait tescilli Aşkolsun Yiyen Aşık Olsun, Aşk olsun+Şekil markaları ile herhangi bir benzerlik arzetmediğini, markaların gerek harf sayısının gerek hecelerinin okunuş ve yazılışının birbirinden çok farklı olması nedeniyle iltibas yaratmadığını, 2007 00862 numara ile tescilli tasarımların da sahibi olduğunu, ambalajların tescilli tasarıma uygun olarak gerçekleştirildiğini, siyah-koyu kahve renkli ürün ambalajında da öncelikle göze çarpan unsurun Canpare ve Aşk olsun kelimeleri olup, Ülker ve Eti markalarının da yer aldığını, ürünün niteliğini belirten kelimelerin farklı yerlerde bulunduğunu, her iki ürünün renklerinin de birbirinden değişik olduğunu, bu şekilde son derece farklı unsurları taşıdığını, marka ve tasarımların tescilli olması nedeniyle hükümsüzlüğüne karar verilene kadar haksız ve usulsüz kullanımdan bahsedilemeyeceği gibi bu durumun haksız rekabet de yaratmadığını, renklerin tek bir kişi yada firmanın tekeline verilmesinin söz konusu olamayacağını savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Mahkemece iddia, savunma, dosyadaki kanıtlara göre, davacı adına tescilli markaların “Ülker Canpare” ve “Canpare” ibarelerinden oluştuğunu, davalı markalarının ise “Aşkolsun”,”Aşkolsun Yiyen Aşık Olsun” şeklinde bulunduğu, ayrıca iki adet tasarımın davalı adına tescilli bulunduğu, davalının ürünlerinde kullandığı markasının Eti Aşkolsun olup, davacının tecavüzde bulunulduğunu ileri sürdüğü 93951 no ile tescilli Ülker Canpare ve 98 11003 no ile tescilli Canpare kelime markaları ile hiçbir benzerliğinin bulunmadığı ,davacının da esasen 25 Ekim 2007 tarihli dilekçesi ile davanın ürünlerde yer alan Canpare-Aşkolsun kelimelerine dayanılarak açılmadığını, temel iddia ve taleplerinin davalının Eti Aşkolsun adı altında piyasaya sürdüğü ürünlerin müvekkili ürünü ile iltibas oluşturduğuna dayanıldığını açıkça belirttiği, 556 Sayılı KHK‘nın 5/2.maddesinde markanın mal veya ambalajı ile birlikte tescil ettirilebileceği hükmüne yer verilmiş olup, bu durumda mal veya ambalajın tescilli marka sahibine mal veya ambalaj için inhisari hak sağlamayacağının açıkça belirtildiği, başka bir anlatımla marka tescil belgesinde resmine yer verilen ürünün yalnızca marka sahibi tarafından üretilebileceği, başka bir gerçek veya tüzel kişinin aynı ürünü üretemeyeceği, tescil edilen markanın ürün için de tekel hakkı sağladığı fikrinin yanlış olduğu, kremalı sandviç bisküvi üretme yetkisi bu tür ürünler üreten ve gıda sektöründe bulunan her firmanın doğal hakkı olduğu, davalının 2007 00862 sayılı tasarımında yer alan ambalaj örneklerinin davacının haksız rekabete neden olduğunu savunduğu yeşil ağırlıklı ve fındıklı Eti Aşkolsun ile kırmızı ağırlıklı Eti Aşkolsun ürün ambalajları olduğu, tescilli tasarımların hükümsüzlüğüne karar verilene kadar kullanılması yasal olduğundan davacının buna yönelik taleplerinin de reddinin gerektiği,davacının, kahverengin hakim olduğu Eti Aşkolsun ürün ambalajı ile Ülker Canpare markalı ürün ambalajlarına yönünden ise her iki ürün farklı markaları taşıdığı için kelime olarak herhangi bir iltibas yaratmadığı gibi, ambalaj renkleri, ambalaj üzerinde yer alan öğelerin yerleştirilişi ve kullanımı da nazara alındığında iltibasa yol açacak herhangi bir benzerlik içermediği, kakaolu olduğu anlaşılan Eti Aşkolsun markalı ürünlerde çikolata parçalarının resmi ile birlikte kahverenginin kullanılmasının doğal olup davacının ürün ambalajı ise daha farklı bir renk tonunu içerdiğinden ortalama tüketicinin ürünleri karıştırmasının söz konusu olmayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Karar davacı vekilince temyiz edilmiştir. Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, takdir edilen 750,00 TL duruşma vekillik ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, aşağıda yazılı bakiye 03,15 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 18.03.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.