6. Ceza Dairesi 2024/5377 E. , 2026/906 K. "" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2023/706 E., 2024/21 K. SUÇLAR : Tehdit, hakaret HÜKÜMLER : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Düzeltilerek Onama Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüld…
6. Ceza Dairesi 2024/5377 E. , 2026/906 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2023/706 E., 2024/21 K. SUÇLAR : Tehdit, hakaret HÜKÜMLER : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Düzeltilerek Onama Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I- Sanık Hakkında Tehdit Suçundan Kurulan Hükmün İncelemesinde; Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, uyulan bozmaya, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre, suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz istemleri de yerinde görülmemiştir. Ancak; 1. 5237 sayılı Kanun’un 53/4 maddesine aykırı şekilde kısa süreli hapis cezası ertelenmiş sanık hakkında, anılan Kanun maddesinin birinci fıkrasındaki hak yoksunluklarına hükmedilmeyeceğinin gözetilmemesi, 2. 1136 sayılı Avukatlık Kanunu'nun 168 inci maddesi ve hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca, sanık hakkında mahkûmiyet hükmü kurulmuş olması karşısında kamu davasında kendisini vekille temsil ettiren kurum lehine Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 14. maddesi gereğince vekalet ücretine karar verilmesi gerektiğinin düşünülmemesi, Bozmayı gerektirmiş, katılan kurum vekilinin temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin açıklanan nedenle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5271 sayılı Kanun’un 302/2 maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, 5237 sayılı Kanun' un 53. Maddesinin uygulanmasına ilişkin bölümün hüküm fıkrasından çıkarılmasına ve hüküm fıkrasına “Katılan Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğü kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihindeki Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 17.900,00 TL maktu vekalet ücretinin sanıktan tahsili ile katılan Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğüne verilmesine" ibaresinin eklenmesi suretiyle diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, II- Sanık Hakkında Hakaret Suçundan Kurulan Hükümlerin İncelemesine gelince; Sanığın, katılana.... ve.....aracılığıyla mesaj göndermek suretiyle hakaret ettiği halde, sanık hakkında temel ceza belirlenirken yasa maddesinin 5237 sayılı Türk Ceza Kanun'un 125/2 maddesi delaletiyle 125/1 olarak belirtilmesi yerine sadece 125/1 maddesi olarak yazılması yerinde düzeltilmesi olanaklı maddi hata olarak değerlendirilmiştir. 07.11.2024 gün ve 7531 sayılı Kanun'un 15. maddesiyle değişik 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 75/6. maddesinin (a) bendinin (1) numaralı alt bendinden sonra gelmek üzere aynı Kanun'un 125. maddesinde düzenlenen hakaret suçunun ikinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (b) ve (c) bentleri ile dördüncü fıkrasının önödeme kapsamına alınması ve bu düzenlemenin uygulanmasıyla ilgili olarak 5271 sayılı Kanunu'na 7531 sayılı Kanun'la eklenen geçici 7/2. maddesinde yer alan “soruşturma veya kovuşturma evresinde bulunan dosyalar bakımından” ibaresinin Anayasa Mahkemesinin 27.03.2025 tarih ve 2024/197 Esas, 2025/86 Karar sayılı kararıyla Anayasanın 38. maddesine aykırı görülerek iptaline karar verilmesi ve bu düzenlenmenin 29.05.2025 tarihinde Resmi Gazete'de yayımlanması karşısında, temyiz incelemesi yapılan ve suç tarihi itibariyle 5237 sayılı Kanun'un 75. maddesi kapsamına giren hakaret suçu yönünden Anayasanın 38. maddesi ile 5237 sayılı Kanun'un 7. maddesi gereğince yeniden değerlendirme yapılmasında zorunluluk bulunduğu anlaşılmıştır. Bu nedenle, bozmayı gerektirmiş, katılan kurum vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, diğer yönleri incelenmeyen hükmün açıklanan nedenlerle 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine, 03.02.2026 tarihinde karar verildi.