10. Ceza Dairesi 2025/1006 E. , 2026/1408 K. "" MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI: 2021/490 E., 2021/80 K. SUÇ: Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma İNCELEME KONUSU KARAR : Mahkûmiyet KANUN YARARINA BOZMA TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: İlgili kararın kanun yararına bozulması Bakırköy 55. Asliye Ceza Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararı ile hükümlü hakkında, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 191/1, 43/1 ve 62. maddeleri uyarınca 2 yıl 1…
10. Ceza Dairesi 2025/1006 E. , 2026/1408 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI: 2021/490 E., 2021/80 K. SUÇ: Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma İNCELEME KONUSU KARAR : Mahkûmiyet KANUN YARARINA BOZMA TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: İlgili kararın kanun yararına bozulması Bakırköy 55. Asliye Ceza Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararı ile hükümlü hakkında, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 191/1, 43/1 ve 62. maddeleri uyarınca 2 yıl 1 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, Bakırköy 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 2018/370 Esas ve 2020/213 Karar sayılı kararı ile verilen 1 yıl 8 ay hapis cezasının mahsubu ile sonuç olarak "5 ay hapis cezası" ile cezalandırılmasına karar verildiği, hükmün, istinaf edilmeksizin 06.09.2021 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği anlaşılmıştır. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı CMK'nın 309/1. maddesi uyarınca, 20.01.2025 tarihli ve 2024/31119 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 10.02.2025 tarihli ve KYB - 2025/11251 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 10.02.2025 tarihli ve KYB - 2025/11251 sayılı kanun yararına bozma isteminin; "1-Benzer bir konuya ilişkin olarak Yargıtay 10. Ceza Dairesinin 13/09/2021 tarihli ve 2019/8201 esas ve 2021/8593 karar sayılı ilamında da belirtildiği üzere, hakkında kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilen kişilere bu karara 15 gün içinde Sulh Ceza Hakimliğine itiraz hakkı bulunduğuna ilişkin bildirimi içermeyen tebliğin geçersiz olduğu, bu karara karşı başvurulacak kanun yolu, mercii, başvuru şekli, süresi ve bu sürenin başlangıcının açıkça ve ilgiliyi yanıltmayacak biçimde gösterilmesi gerektiği, somut olayda şüpheli hakkında verilen kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararında itiraza ilişkin kanun yolu ve süresinin gösterilmediği anlaşılmakla; kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararında 5271 sayılı Kanun'un 173. maddesi uyarınca "kararın tebliğinden itibaren 15 gün içerisinde sulh ceza hakimliğine itiraz hakkı bulunduğunun" gösterilmemesi suretiyle sanığın yanıltıldığı, böylece erteleme kararı kesinleşmediğinden usulüne uygun yapılmış tedavi ve denetim faaliyetinden söz edilemeyeceği gibi ihlal oluşturan eylemden de bahsedilemeyeceği cihetle, kovuşturma şartı gerçekleşmediğinden kamu davasının durmasına karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde mahkûmiyet kararı verilmesinde, 2-Kabule göre de, Bakırköy 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 2018/370 esas, 2020/213 sayılı kararına konu 24/06/2018 tarihli eylemin zincirleme suç teşkil ettiğinden bahisle anılan karar ile verilen mahkumiyet hükmünün tayin olunan cezadan mahsubuna karar verilmiş ise de, Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 2019/28683 soruşturma, 2019/1877 sayılı kamu davasının açılmasının ertelenmesi karar tarihinin 10/04/2019 olduğu, mahsubuna karar verilen mahkumiyet hükmüne konu eylem tarihinin ise 24/06/2018 olduğu nazara alındığında, benzer bir olaya ilişkin Yargıtay 20. Ceza Dairesinin 2017/6318 esas, 2017/6699 karar sayılı ilamında da yer alan " ...kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararından önceki tüm uyuşturucu madde kullanma ve bulundurma eylemlerinin suçun temadi etme özelliği karşısında tek suç, bu aşamadan sonra ilk kullanma ve bulundurma eylemlerine ihlal, iddianame düzenleninceye kadar gerçekleşen kullanma bulundurma şeklindeki birden fazla eylemin ise TCK 43/1. maddesi uyarınca zincirleme suç hükümleri çerçevesinde değerlendirilmesi gerektiği.." şeklindeki açıklamalar gereği, somut olayda 24/06/2018 tarihli eylemin zincirleme suç niteliğinde olmadığı gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesinde, İsabet görülmemiştir ." Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE A. Şüpheli hakkında, 05.09.2017 tarihinde işlediği kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan yapılan soruşturma sonunda, Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığının 10.04.2019 tarihli ve 2019/... Soruşturma, 2019/1877 Karar sayılı kararı ile, 5237 sayılı TCK'nın 191/2. maddesi uyarınca beş yıl süreyle kamu davasının açılmasının ertelenmesine, aynı Kanun'un 191/3. maddesi uyarınca bir yıl süreyle denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ve tedaviye tabi tutulmasına, erteleme süresi içerisinde kendisine yüklenen yükümlülüklere veya uygulanan tedavinin gereklerine uygun davranmamakta ısrar etmesi ya da tekrar kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alması, kabul etmesi veya bulundurması ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanması durumunda hakkında kamu davası açılacağının ihtarına karar verildiği, kararda itiraz kanun yolunun gösterilmediği, kararın 25.02.2020 tarihinde şüpheliye tebliğ edildiği, tedbirin infazı için Denetimli Serbestlik Müdürlüğüne gönderildiği, B. Şüphelinin 20.01.2020 tarihinde işlediği aynı nev'iden suçu nedeniyle yapılan soruşturmanın 2019/28683 soruşturma ile birleştirildiği, şüphelinin, 26.03.2020 tarihinde yeniden kullanmak için uyuşturucu madde bulundurması nedeniyle erteleme kararının kaldırılarak Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığının 15.10.2020 tarihli ve 2019/28683 Soruşturma, 2020/25746 Esas, 2020/16103 sayılı iddianamesi ile kamu davası açıldığı, C. Yapılan yargılama sonucunda, Bakırköy 55. Asliye Ceza Mahkemesinin kanun yararına bozma istemine konu 12.02.2021 tarihli ve 2021/490 Esas, 2021/80 Karar sayılı kararı ile, sanığın, TCK'nın 191/1, 43/1 ve 62. maddeleri uyarınca 2 yıl 1 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, Bakırköy 3.Ağır Ceza Mahkemesinin 2018/370 Esas, 2020/213 Karar sayılı kararı ile verilen 1 yıl 8 ay hapis cezasının mahsubu ile sonuç olarak 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, hükmün istinaf edilmeksizin kesinleştiği, Anlaşılmıştır. D. Mahsuba konu Bakırköy 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 08.10.2020 tarihli ve 2018/370 Esas, 2020/213 Karar sayılı kararının incelenmesinde; 1. Sanık hakkında 24.06.2018 tarihli uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığının 08.08.2018 tarihli ve 2018/66499 Soruşturma, 2018/26737 Esas, 2018/3978 sayılı iddianamesi ile Bakırköy Ağır Ceza Mahkemesine kamu davası açıldığı, 2. Yapılan yargılama sonucunda, Bakırköy 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 08.10.2020 tarihli ve 2018/370 Esas, 2020/213 Karar sayılı kararı ile, eylemin kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçunu oluştuduğu kabul edilerek sanığın, TCK'nın 191/1 ve 62. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, hükmün, 16.10.2020 tarihinde istinaf edilmeksizin kesinleştiği, Anlaşılmıştır. E. Dosya kapsamına göre; Kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı ile bu karara bağlı olarak verilen tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ilişkin kararlara yönelik TCK'nın 191/2. maddesinin ikinci cümlesinde yer alan "Cumhuriyet savcısı, bu durumda şüpheliyi, erteleme süresi zarfında kendisine yüklenen yükümlülüklere uygun davranmadığı veya yasakları ihlal ettiği takdirde kendisi bakımından ortaya çıkabilecek sonuçlar konusunda uyarır." şeklindeki düzenleme gereği, "Kamu davasının açılmasının ertelenmesi" kararı ve bu karar ile birlikte verilen "tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına" ilişkin kararların itiraz yolu açık olmak üzere verilmesi ve şüpheliye tebliğ edilmesi gerektiği, şüpheliye hakkında verilen karara karşı itiraz hakkı tanınmadan ve kendisine tebliğ edilmeden tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin infazına başlanamayacağı gibi beş yıllık erteleme süresinin de işlemeye başlamayacağı, Sanık hakkında Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 10.04.2019 tarihli kamu davasının açılmasının ertelenmesine ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ilişkin kararda, karara karşı itiraz kanun yolunun gösterilmediği, şüpheliye anılan karara karşı itiraz kanun yoluna başvuru hakkı tanınmadığı, bu nedenle erteleme kararının usûlüne uygun şekilde kesinleştiğinden söz edilemeyeceği, usûlsüz olarak verilen kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı ile tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin infazına başlanamayacağı gibi, beş yıllık erteleme süresinin de işlemeye başlamayacağı, bu durumda ihlal kabul edilen 26.03.2020 tarihli eylemin erteleme süresi içerisinde işlendiğinden söz edilemeyeceği, dolayısıyla TCK'nın 191/4. maddesinde yer alan dava açılması koşullarının oluşmadığı anlaşıldığından; Mahkemesince, açılan kamu davası hakkında kovuşturma şartı gerçekleşmediğinden 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddesinin ikinci cümlesi uyarınca "durma" kararı verilerek, sanık hakkında kamu davasının açılmasının ertelenmesine ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ilişkin kararın, karara karşı tebliğ tarihinden itibaren CMK'nın 173. maddesinin 7499 sayılı Kanun ile değişik haline göre "iki hafta" içinde ilgili sulh ceza hakimliğine itiraz hakkı bulunduğu ihtarı ile birlikte usûlüne uygun bir şekilde tebliğ edilmesinin sağlanması ve usûlüne uygun şekilde kesinleştirilmesini takiben geçerli tebligat işlemleri yapılarak erteleme ve denetimli serbestlik kararının infazının sonucunun beklenilmesi gerektiği gözetilmeden mahkûmiyet kararı verilmesi, Kabule göre de, Bakırköy 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 2018/370 Esas, 2020/213 Karar sayılı kararına konu 24.06.2018 tarihli eylemin zincirleme suç teşkil ettiğinden bahisle anılan karar ile verilen mahkûmiyet hükmünün tayin olunan cezadan mahsubuna karar verilmiş ise de, Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen kamu davasının açılmasının ertelenmesi karar tarihinin 10.04.2019 olduğu, mahsubuna karar verilen mahkûmiyet hükmüne konu eylem tarihinin ise 24.06.2018 olduğu dikkate alındığında, kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararından önceki kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma eylemlerinin tek suç olarak, erteleme kararının kesinleşmesinden sonraki ilk eylemin ihlâl, iddianame düzenleninceye kadar gerçekleşen birden fazla eylemin ise TCK'nın 43/1. maddesi uyarınca zincirleme suç hükümleri çerçevesinde değerlendirilmesi gerektiği, somut olayda 24.06.2018 tarihli eylemin zincirleme suç niteliğinde olmadığı gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesi, Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma istemi yerinde görülmüştür. III. KARAR A. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, B. Bakırköy 55. Asliye Ceza Mahkemesinin 12.02.2021 tarihli ve 2021/490 Esas, 2021/80 Karar sayılı kararının 5271 sayılı CMK'nın 309/3. maddesi gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 5271 sayılı CMK'nın 309/4-b maddesi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 10.02.2026 tarihinde karar verildi.