11. Hukuk Dairesi 2020/3727 E. , 2021/2751 K. "" MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada ... 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 16.05.2019 tarih ve 2018/1031 E. - 2019/531 K. sayılı kararın Yargıtayca incelenmesinin davacı vekili ve davalı ... vekili tarafından istenildiği ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içer…
**11. Hukuk Dairesi 2020/3727 E. , 2021/2751 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada ... 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 16.05.2019 tarih ve 2018/1031 E. - 2019/531 K. sayılı kararın Yargıtayca incelenmesinin davacı vekili ve davalı ... vekili tarafından istenildiği ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, davacının kredi alacağı temlik sözleşmesiyle devraldığı alacağın tahsili amacıyla başlattığı icra takibine davalıların zamanaşımı yönünden itiraz ettiğini, 5020 sayılı Bankalar Kanunu'nun 3. ek maddesine göre zamanaşımı süresinin 20 yıl olduğunu ve bu sürenin dolmadığını, 5411 sayılı Bankacılık Kanunu ile sermayesinin yarıdan fazlası kamu kurum ve kuruluşlarına ait olan ya da hisselerinin çoğunluğu üzerinde bu kurum ve kuruluşların idare ve temsil yetkisi bulunan bankaların alacaklarının kamu alacağı olarak kabul edileceğini ve 6183 sayılı Kanunun uygulanacağını ileri sürerek, itirazın iptali ile takibin devamına ve % 20 oranında tazminata karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalılar vekili, gönderilen hesap kat ihtarnamesine itiraz ettiklerini, Anayasa Mahkemesi tarafından Bankalar Kanunundaki zamanaşımı süresiyle ilgili iptal kararı verildiğini, gerekçeli kararın yazılmasının beklenmesi gerektiğini, borcun kamu alacağı olmadığı süre içerisinde de zamanaşımına uğramış olabileceğini, borçlu şirketin tasfiye halinde olması nedeniyle ödeme yapılıp yapılmadığının bilinmediğini, bu nedenle 20 yıllık zamanaşımı süresinin uygulanamayacağını belirterek, davanın reddine ve % 20 oranında tazminata karar verilmesini istemiştir.