T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 13. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2023/646 Esas KARAR NO : 2025/2096 Karar T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 21. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO: 2021/521 Esas - 2023/35 Karar TARİHİ: 19/01/2023 DAVA: Tazminat (Kara Taşımacılığı Kaynaklı) KARAR TARİHİ: 11/12/2025 İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna baş…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 13. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2023/646 Esas KARAR NO : 2025/2096 Karar T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 21. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO: 2021/521 Esas - 2023/35 Karar TARİHİ: 19/01/2023 DAVA: Tazminat (Kara Taşımacılığı Kaynaklı) KARAR TARİHİ: 11/12/2025 İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirkete ait olan 11.000 adet birim fiyatı 130,00 TL üzerinden implant ve ekipmanları sterilizasyon amaçlı ışınlanma işlemi yapılmak üzere dava dışı ... ... Sterilizasyon San. ve Tic. A.Ş'ye sorunsuz bir şekilde gönderildiğini, ... ... A.Ş bünyesinde sterilizasyon işlemi tamamlanan 11.000 adet implant ürünü müvekkili şirkete ulaştırılmak üzere davalı şirkete kargo işlemi için teslim edildiğini, EY-... kargo takip numarası göndericisi ... ... A.Ş alıcısının ... İmplant A.Ş içeriği diş implantı olan kolinin 11 kolisinin hasarsız teslim edildiğini, 2 koli hasarlı olarak müvekkiline teslim edildiğini, 1 kolinin ise müvekkili şirkete ulaşamadığını, hasarlı teslim edilen implant adedinin 910 ve hiç teslim edilmeyen implant adedinin ise 772 olduğunu, 9318 adet implantın taraflarından sorunsuz şekilde teslim alındığını, bu hususun 21.10.2020 tarihinde davalı şirket şube yetkilisi ... huzurunda şirketlerini temsilen ve ürünleri teslim almaya yetkilisi çalışanları ... tarafından tutanak altına alındığını, davalı şirketin üstlenmiş olduğu taşımacılık ve kargo hizmetini ayıplı olarak yerine getirdiğini ve müvekkili şirketin belirtilen ürünlerde ve miktarda zarara uğramasına neden olduğunu, yapılan görüşmelerde davalı şirketin oluşan zararı gidermeyi kabul etmediğini, ayıplı ifa nedeniyle ortaya çıkan 103.000,16 TL maddi zararlarının toplam maddi zarara ayıplı ifa tarihi olan 21.10.2020 tarihinden itibaren ticari avans faizi işletilerek davalı şirketten tahsili ile müvekkili şirkete ödenmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yüklenilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; hiçbir şekilde kabul anlamına gelememek kaydıyla bir an için gönderinin bir kısmın kaybolduğu ve bir kısmın hasarlı teslim edildiği düşünülse bile TTK'nın 882. maddesi uyarınca taşıyanın sorumluluğunun sınırlı olduğunu, teslim anında kargonun içeriği ve değerinin müvekkili taşıyana bildirilmediğini, olayda tam tazminata hükmedilmesini gerektiren koşulların bulunmadığını, işbu uyuşmazlık konusu teknik ve uzmanlık gerektiren hususlar içerdiğini, bu sebeple kara taşıma hukuku konusunda uzman bilirkişilerce incelenmesi ve değerlendirilmesi gerektiğini, davacının iddialarının asılsızlığının dikkate alınmasını, haksız ve hukuka aykırı olarak ikame edilen davanın reddini, yargılama masraflarının ve vekalet ücretinin davacı taraf üzerine bırakılması yönünde karar verilmesini talep etmişlerdir. İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ: İlk Derece Mahkemesi 19/01/2023 tarih ve 2021/521 Esas - 2023/35 Karar sayılı kararında; ".......Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; davacıya ati implant ve ekipmanların sterilizasyon işlemleri için teslim edildiği dava dışı ... ... Sterilizasyon San. ve Tic. A.Ş. Tarafından davacıya gönderilmek üzere davalıya teslim edildiği, bu ürünlerin bir kısmının davalı uhdesinde taşıma işlemi sırasında hasarlandığı, bir kısmının ise kayıp edildiği hususlarında ihtilaf bulunmamaktadır.Taraflar arasındaki uyuşmazlık kayıp ve zarar gören ürünler nedeni ile davalının sorumluluğunun bulunup bulunmadığı ile var ise bunun miktarı noktalarındadır.Bunların tespiti için bilirkişi incelemesi yapılmasına karar verilmiştir.31/08/2022 tarihli bilirkişi heyetinden alınan raporda davalı firmanın taşımada oluşan kayıp ve hasardan %100 oranıda kusurlu olduğu, hasara kasten ve bilerek neden olmadığı için taşıyıcının sınırlı sorumulu kabul edilmesi gerektiği, buna göre talep edilebilecek tazminat tutarının 8.389,29 TL olduğu raporlanmıştır.Diş hekimi bilirkişi ise 20/11/2022 tarihli raporunda davacının istediği tutarın kadri matuf olduğunu değerlendirmiştir.Raporların mahkememizce değerlendirilmesinde; davacıya ait ürünlerin davalıya tam ve eksiksiz şekilde teslim edildiği, aksi yönde bir tutanak belge bulunmadığı, davalı yanca ise ürünlerin davacıya aynı şekilde teslim edilemediği, kargo şubesince düzenlenen tutanak ile de sabit olduğu nazara alınarak davalının taşımada tam kusurlu olduğu yönündeki görüşe mahkememizce de iştirak edilmiştir.Öte yandan raporda hasara kasten ve bilerek neden olmadığı için taşıyıcının sınırlı sorumlu kabul edilmesi gerektiği yönünde görüş mütalaa edilmişse de taşıyıcı kargonun hasarlanmasına ve kayıp olmasına ilişkin bir açıklama getirmediğinden rapordaki sınırlı sorumlu olduğuna ilişkin görüş mahkememizce yerinde görülmemiştir.Nitekim İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi 21/04/2022 tarih 2019/2348 Esas, 2022/603 Karar sayılı kararında "...ancak davalı tarafından emtianın kayıp nedenine ilişkin olarak herhangi bir açıklama yapılamadığı anlaşılmaktadır. Bu durumda kargonun ziyaı taşıma sırasında meydana gelmiş olup, davalı taşıyıcı tarafından bir açıklama da yapılamadığına göre, davalı, taşıma konusu emtianın kaybında ağır kusurlu kabul edilmelidir. Bu kapsamda davalı tarafından, sorumluluktan kurtulmasını sağlayacak nitelikte bir delil de sunulmamıştır. Davalının, emtianın kaybına pervasızca davranışı ile sebebiyet vermesi nedeniyle, TTK'nın 886. maddesi uyarınca sorumluluktan kurtulma hallerinden yararlanması da mümkün değildir. O halde davalının taşıma sırasında kargonun kaybı sonucu oluşan zarardan sorumlu olduğunun kabulü gerekmektedir..." şeklinde gerekçe ile bu hususa açıklık getirmiştir.Davalının sınırlı sorumlu olduğuna ilişkin beyanlarına açıklanan nedenlerle itibar edilmemiştir.Bununla birlikte davalı teslim alınan kargo içeriğinin taraflarına bildirilmediği, bu nedenle de zarardan sorumlu olmadıkları savunmasında bulunmuştur. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi' nin yine yukarıda belirtilen aynı kararında" ...Teslim tutanağında kargo içeriği hakkında bir açıklama bulunmasa da; davacı tarafça sunulan fatura ve sevk irsaliyesi, davacı ile Vector firması çalışanı arasında gerçekleşen arızalı cihaz gönderimiyle ilgili 05.04.2016 tarihli e-posta yazışması ve ambar tesellüm fişinde yer alan "..." ibaresi karşısında, davalı tarafından taşıma sırasında kaybedilen emtianın 3 adet ... Kitkat model el terminali olduğunun kabulü gerekmektedir..." gerekçesi ile teslim alınan ürünlere ilişkin kargo içeriğinin ispatlandığının kabulünün gerekeceğini vurgulamıştır.Dosyamızda da davacı tarafça kayıp ve hasara uğratılan kargo içeriğine ilişkin faturalar davalıya yapılan başvuru, davalının cevabı, kargo şubesince düzenlenen tutanak dosyaya sunulmuştur. İzah edilen nedenlerle davalının bu iddiası da yerinde görülmemiştir.Davacı davadan önce davalıdan zararını 27/10/2020 tarihli başvurusu ile istemiş ve bun tarihte davalıyı temerrüde düşürmüştür. Tüm bunlara göre davacının davasının kabulü ile talep edilen 103.860,16 TL maddi zararın temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine dair aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir." gerekçesi ile, ''1-Davacının davasının kabulü ile; 103.860,16 TL maddi tazminatın temerrüt tarihi olan 27.10.2020 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,'' karar verilmiş ve karara karşı davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; yerel mahkeme tarafından eksik inceleme yapıldığını ve hukuka aykırı olarak karar verildiğini, dosya kapsamında alınan Bilirkişi Raporlarının delil olarak gösterildiğini, tek tek sonuçların da belirtildiğini, ancak delillerin tartışılmadığını, denetime elverişli olmayan işbu bilirkişi raporunun hükme esas alındığını,Yargı kararlarının gerekçeli olarak yazılması hususunun Anayasal bir zorunluluk olduğunu, gerekçenin kararının denetiminin yapılabilmesi ve tarafların kararın doğruluğu veya yanlışlığı konusunda fikir sahibi olmasını sağlayarak kanun yollarına başvurma konusundaki tutumlarının belirlenebilmesi açısından önemli bir işlev gördüğünü, bu anayasal ve yasal zorunluluklara rağmen mahkemece verilen kararda HMK'nın 297. maddesine aykırı davranılarak kararın gerekçesiz olarak yazılmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu, Mahkemece bilirkişi raporuna itirazlarının değerlendirilmediğini, denetime elverişli bilirkişi raporu bulunmadığını, dosyanın yeni bir bilirkişi heyetine tevdi edilmesi gerekirken mahkemece bu taleplerinin gerekçesiz şekilde reddedildiğini, ek rapor dahi alınmadığını, bu hususun da yargılamanın eksik bir şekilde yapıldığını açık ve net bir şekilde ortaya koyduğunu, Kayıp olduğu iddia edilen implant miktarının hesaplanmasının mümkün olmadığını, bunun bilirkişi raporu ile de tespit edildiğini, davacının kargonun içeriğine ilişkin birtakım beyanlarda bulunduğunu, ancak davacı tarafından müvekkil şirkete teslimi anında kargoya ilişkin olarak herhangi bir değer gösterilmediğini, hatta gönderen tarafından kargonun içeriğinin belirtilmediğini, müvekkil şirket tarafından kargo içeriğinin bilinmesinin de mümkün olmadığını, davacının bu iddialarını ispatlayamadığını,Mahkemece tam tazmine hükmedilmişse de, tam tazmin için gerekli yasal koşulların oluşmadığını, müvekkil şirketin tazmin talebine konu taşıma işinde kasten / pervasızca hareket etmediğinin aşikar olduğunu, müvekkil şirketin ağır kusurunu ispat edemediğini, taşıyıcının sorumluluk limitine bağlı olmaksızın tazmin borçlusu olabilmesi için kasıt veya eşdeğer kusur ile zarar arasında illiyet rabıtasının bulunması gerektiğini, bu tür bir kasıt veya eşdeğer kusurun varlığına ilişkin ispat yükümünün talep sahibi gönderen veya gönderilen üzerinde olduğunu, ancak huzurdaki olayda taşınan kargoya ilişkin müvekkil şirketin kusurunun ispat edilemediğini, müvekkil şirket hakkında tam tazminat sorumluluğu doğmadığını, işbu davada müvekkil şirketin göstermesi gereken tüm özeni gösterdiğini, müvekkilin kusurlu olduğu kabul edilse dahi, ağır kusur ve hile durumundan söz edilemeyeceğini, Mezkûr taşımada hiçbir şekilde bir kusuru olmayan müvekkilin tazmin mükellefiyetinin de bulunmadığını, bir an için müvekkil şirketin söz konusu olayda sorumluluğu bulunduğu kabul edilecek olsa dahi TTK 882 hükmüne uygun olarak gönderinin değerini kaybeden kısmının her bir kilogramı için 8,33 özel çekme hakkı istenebileceğinin de ortada olduğunu, ancak yerel mahkemenin bu hususta hiçbir değerlendirme yapmadığını ve doğrudan müvekkil şirketin kusuruna gittiğini, Müvekkil şirketin sorumluluğunda TTK 882 gereği Taşıyıcının Sınırlı Sorumluluğu ilkesi göz önünde bulundurulması ve KG başına 8.33 Özel Çekme Hakkı üzerinden hesaplama yapılması gerektiğini, taşıyıcının sorumluluk üst sınırı hesap edilirken olayın meydana geldiği tarihteki SDR / TL kur çeviriminin esas alınması gerektiğini, Dosyada mübrez 12.09.2019 tarihli Bilirkişi ek raporunda müvekkilin sınırlı sorumluluğunun da hesaplandığını ve bu durumda tazminle mükellef olacağı tutarın yalnızca 863,29 TL olduğunun belirtildiğini, sınırlı sorumluluk ilkesi uyarınca taşıyıcının sorumlu tutulması gerekirken ve bilirkişi heyeti tarafından müvekkilin sınırlı sorumluluğu hesaplanmışken yerel mahkemenin davaya konu icra takibinin 6.157,46 TL üzerinden devamına karar vermesinin hatalı olduğunu, Sınırlı sorumluluktan faydalanılamaması için; kasıt, pervasız davranış, zarar meydana gelme bilincin olması şartlarının arandığını, işbu taşımada müvekkil şirketin kusurlu olduğu bir an için kabul edilse dahi, ağır kusur ve hile durumu olmadığını, dosyada mübrez Yargıtay kararlarında da, ağır kusurun hangi durumlarda oluşacağının belirtilmiş olduğunu, davaya konu olayda müvekkilin ağır kusurunun oluşmadığını, aksi halde kusurun tespiti ve ağırlığı için dosyanın bilirkişiye tevdi edilmesi gerektiğini belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ: HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır.Dava, yurt içi kargo taşıma sözleşmesine konu emtianın bir kısmının hasarlı teslim, bir kısmının ise teslim edilmemesi nedeniyle uğranıldığı iddia olunan zararın davalı taşıyıcıdan tazmini istemi ile açılan tazminat davasıdır.Mahkemece, davanın kabulüne, karar verilmiş ve karara karşı davalı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. Mahkemece, taşıma uzmanı,mali müşavir bilirkişi ile sektör uzmanı bilirkişilerden ayrı rapor alınmış ve gerekçesi açıklanarak istinafa konu karar verilmiştir.Davacı taraf, göndericisi ... ... A.Ş., alıcısı davacı şirket olan, davalı ... Kargo Yurtiçi Ve Yurtdışı Taşımacılık A.Ş'nin, EY-45915 gönderi takip numaralı ve 21.10.2020 teslim tarihli gönderisinde bulunan 14 koliden 11'inin hasarsız teslim edildiğini, 2 kolinin kendisine hasarlı teslim edildiğini, 1 kolinin ise kendisine teslim edilmediğini, hasarlı teslim edilen ve hiç teslim edilmeyen kolilerdeki emtianın değeri olan 103.860,16-TL.'nin davalı şirketten tahsilini talep etmektedir.Davacı tarafça ibraz edilen 21.10.2020 tarihli, ''TUTANAKTIR'' başlıklı tutanakta; '' EY-... (...) kargo takip nolu göndericisi ... ..., alıcısı ... İMPLANT, içeriği diş impantı olan 14 kolinin 11 kolisi hasarsız teslim edildi. 2 koli hasarlı olarak ulaşmış ve 1 koli şubemize ulaşmamıştır. Toplam 11000 adet olan diş implantının 910 adetinin ambalajı hasarlı olarak müşteriye teslim edilmiş ve 772 adet ise kayıptır henüz şubemize ulaşmamıştır. 9318 adet implant sorunsuz sağlam bir şekilde teslim edilmiştir, '' ibaresinin yazılı olduğu, teslim alan ... İmplant adına ... ve teslim eden Kocaeli Eskihisar Şube Müdürlüğü ... kargo adına ... tarafından tutanak altının imzalandığı görülmüştür.TTK'nın 875. Maddesine göre, taşıyıcı, eşyanın taşınmak üzere teslim alınmasından teslim edilmesine kadar geçecek süre içinde, eşyanın zıyaından, hasarından veya teslimindeki gecikmeden doğan zararlardan sorumludur. Taşıyıcı aynı zamanda adamlarının görevlerini yerine getirmeleri sırasındaki fiil ve ihmallerinden de kendi fiil ve ihmali gibi sorumludur (TTK m.879). Davalı taşıyıcı, taşımaya konu emtiayı alıcısına teslim edememesine ilişkin hiç bir somut gerekçe ileri sürmemektedir.Alıcısına malı teslim etmeyen taşıyıcının sorumluluğu kural olarak TTK nun 882. maddesi uyarınca sınırlı sorumluluktur. Ancak, TTK'nın 886. maddesi uyarınca zarara, taşıyıcının, kasten veya pervasızca bir davranışla ve böyle bir zararın meydana gelmesi ihtimalinin bilinciyle işlenmiş bir fiilinin veya ihmalinin sebebiyet verilmesi halinde taşıyıcı sorumluluktan kurtulma hâllerinden ve sorumluluk sınırlamalarından yararlanamaz.Davalı taraf her ne kadar cevap dilekçesinde, üzerine düşen edimi yerine getirdiğini ve kusuru olmadığını beyan etmiş ise de, teslim edilmeyen 1 adet kolinin kargonun alıcısına teslim edildiğine, hasarlı 2 adet kolinin de hasarsız teslim edildiğine ilişkin herhangi bir belge sunulmamıştır.Dava dışı göndericinin, davalının görevlilerince teslim alındıktan sonra davacı alıcısına tam ve hasarsız teslim edilmediği anlaşılmaktadır. Somut olayda, ziyaın taşıma sırasında meydana geldiği açık bulunduğundan davalının Türk Ticaret Kanununun 875. maddesi gereğince somut olayda meydana gelen zarardan sorumlu bulunduğu anlaşılmıştır. 213 sayılı Vergi Usul Kanunu(VUK)'nun 230/5. Maddesi uyarınca, satılan malların teslim tarihi ve irsaliye numarası, (Malın alıcıya teslim edilmek üzere satıcı tarafından taşındığı veya taşıttırıldığı hallerde satıcının, teslim edilen malın alıcı tarafından taşınması veya taşıttırılması halinde alıcının taşınan veya taşıttırılan mallar için sevk irsaliyesi düzenlemesi ve taşıtta bulundurulması şarttır.24/12/2015 tarih ve 29572 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 464 Sıra No'lu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği'nin Kargo ve Lojistik İşletmeleri başlıklı 3.4. Maddesinde, kargo ve lojistik işletmeleri ticari nitelikteki gönderileri Vergi Usul Kanunu uyarınca düzenlenmesi zorunlu tevsik edici belgeler ile birlikte kabul edecekleri ve taşıma esnasında istenildiğinde ibraz edilecek şekilde gönderiye ekleyecekleri hususları düzenlenmiştir. Davalı şirket, dava konusunun ticari bir taşıma olması ve taşıttıranın tüketici olmaması nedeniyle taşımaya konu emtiayı kabul ederken gönderiye ilişkin sevk irsaliyesiyle birlikte kabul etmek zorunda olduğundan, dava dışı göndericinin gönderi ile birlikte fatura, sevk irsaliyesini de verdiğinin kabulü gerekir. Aksinin davalı tarafça ispatı gerekmektedir. Dosyada böyle bir ispat bulunmadığı nazara alındığında kargo içeriğinin davacının ibraz ettiği fatura içeriği ile aynı olduğu bilirkişi raporunda belirtilmiştir. Davalının meydana gelen zarar nedeniyle sorumluluğunun belirlenmesi amacıyla tazminata esas alınacak değer de TTK'nın 880. maddesinde belirlenmiş olup, taşıyıcının sorumluluğu kural olarak, eşyanın tamamı değerini kaybetmişse tamamının, eşyanın bir kısmı değerini kaybetmişse, değerini kaybeden kısmının, net olmayan ağırlığının her bir kilogramı için 8,33 Özel Çekme Hakkını karşılayan tutar ile sınırlıdır (TTK m. 882/2). Ancak, zarara, kasten veya pervasızca bir davranışla ve böyle bir zararın meydana gelmesi ihtimalinin bilinciyle işlenmiş bir fiilinin veya ihmalinin sebebiyet verdiği ispat edilen taşıyıcı Kanunda öngörülen sorumluluktan kurtulma hâllerinden ve sorumluluk sınırlamalarından yararlanamaz (TTK m. 886). Davalı tarafça teslim alındığı sabit bulunan eşyanın teslim edilmemesinin makul kabul edilmesinde olanak bulunmaması, dolayısıyla TTK'nın 886. maddesi gereğince gönderinin kaybedilmesi suretiyle davacının teslim edilmeyen 1 koli nedeniyle uğradığı zararın davalının pervazsızca davranışından kaynaklanması nedeniyle (Yargıtay 11. HD, E.2015/2815, K.2015/7806, T.05/06/2015; Yargıtay 11. HD, E.2015/10215, K.2015/13042) davalı şirketin TTK'nın 882. maddesindeki sorumluluk sınırlamasından faydalanamayacağı ve davalının davacının gerçek zararı ile sorumlu bulunması gerektiği sonucuna varılmıştır.Malın gerçek değerinin TTK'nın 880/3. maddesine göre belirlenmesi gerekir. Taşımaya konu emtianın alıcısına satıldığı ticari kayıtlarla ispatlanmıştır.HMK'nın 146.maddesine göre hakim delillerden davanın yeterince aydınlandığı kanaatine varırsa tahkikatı bitirebilir. Diğer taraftan, HMK'nın 282.maddesi uyarınca bilirkişi raporu takdiri delil olup mahkemece, diğer delillerle birlikte serbestçe değerlendirileceğinden İlk Derece Mahkemesince sunulan deliller, bilirkişi rapor içeriğindeki tespitler de gözetildiğinde; Somut olayda, davalı taşıma şirketinin dava dışı gönderici firmadan kargoları tam ve eksiksiz aldığı, bu yönüyle dava dışı gönderici firmanın bir kusuru olmadığı, ziyaın taşıma sırasında meydana geldiği açık bulunduğundan, kayıp ve hasardan davalı taşıma firmasının sorumlu olduğu, bu tespitlere göre mahkemece davanın kabulüne yönelik verilen hüküm ve gerekçesinde yasa ve usule aykırılık bulunmadığı gibi kamu düzenine aykırılık da görülmediğinden, mahkemenin kabul ve gerekçesine yönelik davalı vekilinin aksi yöndeki istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir.Açıklanan nedenlerle; davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaatine varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur. HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davalının istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden davalı tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına, 3-Karar tarihi itibariyle Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 7.094,68 TL istinaf karar harcından istinaf eden davalı tarafından peşin olarak yatırılan 1.773,90 TL harcın mahsubu ile bakiye 5.320,78 TL'nin davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 4-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf eden davalı üzerinde bırakılmasına, 5-Artan gider avansı bulunması ve talep halinde yatıran tarafa iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 361/1. maddesi gereğince kararın taraflara tebliğ tarihinden itibaren iki haftalık yasal süre içerisinde Yargıtay temyiz yasa yolu açık olmak üzere 11/12/2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.