T.C. SAKARYA BAM 5. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2026/242 - 2026/756 T.C. SAKARYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 5. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2026/242 KARAR NO : 2026/756 KARAR TARİHİ : 04/05/2026 KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 04/05/2026 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I BAŞKAN :... (...) ÜYE :... (...) ÜYE :... (...) KATİP :... (...) İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : KOCAELİ 1.ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ DAVA TARİHİ : 24/09/2024 KARAR TARİHİ : 30/12/2025 NUMARASI : 2024/…
T.C. SAKARYA BAM 5. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2026/242 - 2026/756 T.C. SAKARYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 5. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2026/242 KARAR NO : 2026/756 KARAR TARİHİ : 04/05/2026 KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 04/05/2026 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I BAŞKAN :... (...) ÜYE :... (...) ÜYE :... (...) KATİP :... (...) İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : KOCAELİ 1.ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ DAVA TARİHİ : 24/09/2024 KARAR TARİHİ : 30/12/2025 NUMARASI : 2024/461 Esas - 2025/851 Karar DAVACI : ... VEKİLİ : Av. ... DAVALI :CRN DENİZCİLİK ANONİM ŞİRKETİ -... VEKİLİ : Av. ... DAVA : Eser sözleşmesinden kaynaklı bakiye iş bedelinin tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali HÜKÜM : Kararın kaldırılması yeniden hüküm kurulması İSTİNAF EDEN : Davalı vekili Taraflar arasındaki eser sözleşmesinden kaynaklı bakiye iş bedelinin tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemi davası nedeniyle yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. İlk derece mahkemesinin kararı davalı vekili tarafından istinaf edilmekle; kesinlik, süre, istinaf şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, istinaf dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Üye Hakim tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Taraflar arasında sözlü olarak gemi bakımı işlemine istinaden eser sözleşmesi kurulduğunu, taraflar arasındaki sözleşmeye göre müvekkil gemi bakımı işlemini üstleneceğini, davalı şirket ise karşı edim olarak müvekkile 129.600,00-TL ödeyeceğini, davalı yanın 27.02.2024 tarihinde 30.000,00-TL ve 27.03.2024 tarihinde 30.000,00-TL olmak üzere müvekkile 60.000,00-TL ödeme gerçekleştirdiğini, şahıs işletmesi sahibi olan müvekkilin sözleşme kapsamında üzerine düşenleri yapmış edimini ifa ettiğini, karşılığında ise sözleşme kapsamında anlaştıkları 129.600,00 TL tutarındaki faturayı kestiğini, bakiye 69.600,00-TL davalı yan tarafından müvekkile ödenmediğini, söz konusu bedelin ödenmemesi üzerine huzurdaki davaya konu icra takibi başlatıldığını, davalının icra takibine haksız ve mesnetsiz olarak itirazda bulunmuş ve borcunu inkar ettiğini, davalı şirketin ekte belirtilen söz konusu faturaya 8 gün içinde itiraz etmemesi sebebiyle faturanın içeriğini kanundaki karine nedeniyle kabul etmiş sayıldığı belirtilerek haklı davalarının kabulü ile birlikte Kocaeli İcra Müdürlüğü nezdinde 2024/57239 E. Sayılı dosyası üzerinden yürütülen takibe ilişkin haksız ve kötü niyetli itirazın iptali ile %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; İcra takibine dayanak konusu yapılan fatura incelendiği takdirde müvekkil şirkete ait vergi numarasının ... olarak düzenlendiğini, müvekkil şirketin vergi numarası ... olup davacı şirket tarafından müvekkil şirkete böyle bir fatura gönderilmediğini, müvekkil şirketin kendisine ulaşmayan fatura alacağına itiraz edemeyeceğini, davacı tarafından usulüne uygun olarak düzenlenmeyen faturaya dayalı başlatılan icra takibinin de haksız ve hukuka aykırı olduğunu, taraflar arasında yapılan görüşmeler neticesinde müvekkil şirkete ait gemilerin bakım ve onarımı konusunda davacı yan ile anlaşıldığını, müvekkil şirket tarafından davacı şirkete avans niteliğinde 27.02.2024 ve 27.03.2024 tarihlerinde ödemeler yapıldığını, davacı şirketin edimi yerine getirmediğini, bu nedenle taraflar arasındaki sözlü iş anlaşmasının iptal edildiğini, davacı, kendisine verilen işi, ayıptan arî ve zamanında bitiremediği gibi müvekkil şirket tarafından kendisine verilen avans ödemelerini de iade etmediğini, davacıya karşı bahse konu fatura veyahut başkaca bir borcu bulunmadığı gibi aksine alacağı bulunduğu belirtilerek, asıl alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere kötü niyet ve icra inkar tazminatı ödemesine, mesnetsiz ve hukuki gerekçeden yoksun davanın usulden ve esastan reddini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararına göre; "...Davanın kısmen kabulü ile, Kocaeli İcra Müdürlüğünün 2024/57239 esas sayılı dosyasına borçlunun yapmış olduğu itirazın kısmen iptaline, Takibin 63.000,00 TL üzerinden devamına, fazla ilişkin istemin reddine, Asıl alacağın %20 si oranında tazminatın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,..." karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf isteminde bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Dava tarafları arasında yapılan görüşmeler neticesinde müvekkili şirkete ait gemilerin bakım ve onarımı konusunda davacı yan ile anlaşıldığını, müvekkil şirket tarafından davacı şirkete avans niteliğinde ödemeler yapıldığını, ancak davacının kendisine verilen işi ayıptan arî ve zamanında bitiremediği gibi müvekkil şirket tarafından kendisine verilen avans ödemelerini de iade etmediğini, bu nedenle taraflar arasındaki sözlü iş anlaşmasının iptal edildiğini, hükme esas alınan 28.10.2025 tarihli bilirkişi raporunda gemi vinci kepçesinin ve çöp kazanının tamirine ilişkin bir takım bedeller gösterildiğini, ancak bu bedellerin hangi tarih esas alınarak belirlendiği gösterilmediğini, yine raporda bu bedeller belirlenirken herhangi bir emsalin dikkate alınıp alınmadığı, dikkate alındı ise hangi emsallerin dikkate alındığı, serbest piyasa koşullarının dikkate alınıp alınmadığı, HMK gereği bilirkişi raporunun, denetime elverişli olacak şekilde düzenlenmesi, raporda dayanılan bilgi ve belgelerin açıkça gösterilmesi gerektiğini, davacı yan taraflar arasında kurulmuş olan sözleşmeden doğan yükümlülüğünü ayıptan arî ve zamanında yerine getirmediğinden taraflar arasındaki sözleşmenin son bulduğunu, icra takibine konu faturalarda da müvekkilin vergi numarası yer almadığından takip başlatılmadan önce de müvekkilin bahsi geçen faturalardan haberdar olamadığını, dolayısıyla müvekkilin haksız olarak tarafına başlatılan icra takibine hukuki hakkını kullanmak üzere itiraz ettiğini, zira icra takibine konu faturaların da hiçbir zaman müvekkile ulaşmadığını, müvekkilin bahsi geçen faturalara itiraz hakkını kullanamadığını, dolayısıyla hükmedilen icra inkar tazminatının usul ve yasaya aykırı olduğunu, bu nedenlerle yerel mahkeme tarafından verilen 30.12.2025 tarih ve 2024/461 E. 2025/851 K. sayılı karara karşı istinaf başvurularının kabulü ile kararın kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davacı vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; İşin teslim edilmediği iddiasının dosya kapsamında kesin şekilde çürütüldüğünü, yargılama safahatında alınan tüm bilirkişi raporlarının lehlerine olup, kararın denetime elverişli delillere dayandığını beyanla; davalı yanın istinaf başvurusunun reddine karar verilerek, yerel mahkeme kararının lehlerine olacak şekilde onanmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, eser sözleşmesinden kaynaklı bakiye iş bedelinin tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı HMK, 6098 sayılı TBK, 6102 sayılı TTK 3. Değerlendirme ve karar Dava, eser sözleşmesinden kaynaklı bakiye iş bedelinin tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı husus olup olmadığı gözetilerek duruşmasız olarak yapılmıştır. Mahkemece, davanın kısmen kabulüne dair verilen karara karşı davalı vekilince istinaf yasa yoluna başvurulmuştur. Davacı yüklenici, davalı iş sahibidir. Tarafların kabulünde olduğu üzere davacının yapımını üstlendiği gemi bakımı işine yönelik sözlü eser sözleşmesi ilişkisi kurulduğu, bu şekilde sözleşme tarihinde yürürlükte bulunan 6098 sayılı TBK'nın 470 ve devamı maddelerinde öngörülen "eser sözleşmesi" ilişkisi kurulmuş olup, TBK'nın 470. maddesi uyarınca; eser sözleşmesi yüklenicinin bir eser meydana getirmeyi, iş sahibinin de bunun karşılığında bir bedel ödemeyi üstlendiği bir sözleşmedir. Eser sözleşmesinde yüklenicinin edimi eseri iş sahibinin amacına uygun fen ve tekniğine uygun olarak teslim etmek, iş sahibinin edimi ise iş bedelini ödemektir. Eser sözleşmesini diğer iş görme sözleşmelerinden ayıran en önemli özelliklerinden birisi sonuç sorumluluğudur. Bununla yüklenici tarafların iradeleri doğrultusunda bir sonucun meydana getirilmesi taahhüdü altına girmektedir. Bu taahhüdün altına giren yüklenici işin niteliği gereği borcunu sadakat ve özenle yerine getirmek zorundadır. Sadakat borcu, yüklenicinin işi eser sahibinin yararına olacak şekilde yapması ve ona zarar verecek her türlü eylemden kaçınmasıdır. Eser sözleşmeleri, yüklenicinin bir eser meydana getirmeyi, iş sahibinin de bunun karşılığında bir bedel ödemeyi üstlendiği sözleşmelerdir. Sözleşme tarihinde yürürlükte bulunan TBK hükümlerine göre eserin bedeli önceden belirlenmemiş veya yaklaşık olarak belirlenmişse bedel, yapıldığı yer ve zamanda eserin değerine ve yüklenicinin giderine bakılarak belirlenir. Yerleşik Yargıtay uygulamalarına göre eser sözleşmesi ilişkisinin varlığı kabul edilip sözleşmede bedel yazılı olmaması ya da sözlü sözleşme ilişkisinde tarafların bedelde anlaşamamaları halinde yüklenicinin gerçekleştirdiği imalât bedelinin sözleşme tarihinde yürürlükte bulunan 6098 sayılı TBK'nın 481. maddesi hükmünce yapıldığı yıl mahalli piyasa rayiçleriyle hesaplanacağı kabul edilmelidir. Mahalli piyasa rayiçleri içerisinde yüklenici kârı ve KDV olacağından bunlar ayrıca eklenmeyecektir. Taraflar arasında gemi bakım ve onarımına ilişkin eser sözleşmesinin kurulduğu tarafların kabulünde olup, sözleşme bedeli ve içeriği uyuşmazlık konusudur. Aktin kurulduğu tarafların kabulünde olmakla sözleşmenin kapsamı her türlü delille ispatı mümkündür. Davacı, sözleşme kapsamında toplam 129.600,00 TL bedelli fatura düzenlemiş ve iş bedeli olarak bu bedeli talep etmiştir. Ayrıca, sözleşme kapsamında 60.000,00 TL ödeme yapıldığı uyuşmazlık konusu değildir. Tarafların ticari defterleri üzerinde yapılan incelemede dava konusu faturanın kayıtlı olmadığı belirlenmiştir. Fatura kesinleşmediğinden fatura bedeline konusu işin yapılığı ve teslim edildiğini ispat yükü yüklenici davacıdadır. Davacı tarafından dosyaya sunulan teslim belgesi ile kepçe ve çöp kazanının 15/06/20024 tarihinde ... isimli kişiye teslim edildiği, davalı vekilinin beyanına göre de teslim alan kişinin davalı şirketin çalışanı olduğunu kabul edildiğinden işin yapılarak teslim edildiğinin kabulü gerekir. Teknik bilirkişi raporunda sözleşme konusu konusu gemi vinci kepçesinin ve çöp kazanının onarım işinin mahalli piyasa rayicine göre 123.000,00 TL olduğu saptanmıştır. İş sahibi tarafından yapılan ödeme mahsup edildiğinde yüklenicinin 63.000,00 TL bakiye iş bedeli olduğu anlaşılmaktadır. Buna göre, davacının takibe konu faturanın taraflar arasında yapım işinin iş bedeli olarak düzenlendiği, faturanın kesinleşmemesi sebebiyle yerinde yüklenici tarafından sözleşme konusu işin yapılarak teslim edildiği ispatlandığı, işin yapıldığı tarihteki piyasa rayicine göre iş bedelinin tespit edildiği, belirlenen toplam hak edişten yapılan ödemeler düşülerek sonucuna varıldığına göre mahkemece verilen kararda isabetsizlik bulunmamaktadır. Fakat, dava konusu alacak bilirkişi incelemesini gerektirdiğinden ve bilirkişi raporu ile sonuca ulaşıldığından alacağın likid ve belirlenebilir olmadığının kabulü ile davacının icra inkar tazminatının reddine karar verilmesi gerekirken icra inkar tazminatına hükmedilmesi de isabetsiz olmuştur. V. KARAR Açıklanan nedenlerle; davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b-2. maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesinin istinafa konu kararının kaldırılması ile yeniden hüküm kurulması gerektiği sonucuna varılarak aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere; 1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile Kocaeli 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 30/12/2025 tarih, 2024/461 Esas - 2025/851 Karar sayılı kararının 6100 sayılı HMK nun 353/1-b-2 madde gereğince esas hakkında yeniden karar verilmek üzere KALDIRILMASINA, aşağıdaki şekilde yeniden hüküm kurulmasına, 2-Davanın kısmen kabulü ile, Kocaeli İcra Müdürlüğünün 2024/57239 esas sayılı dosyasına borçlunun yapmış olduğu itirazın kısmen iptaline, takibin 63.000,00 TL üzerinden devamına, fazla ilişkin istemin reddine, 3-Alacak likit bulunmadığından icra inkar tazminatına ilişkin talebin reddine, 4-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gerekli 4.303,53 TL harçtan, peşin alınan 840,60 TL harcın mahsubu ile bakiye 3.462,93 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, (İlk Derece Mahkemesince harç tahsil müzekkeresi yazıldığından yeniden yazılmasına yer olmadığına) 5-Davacı tarafından yapılan 1.268,20 TL harç ve 16.671,00 TL sair gider olmak üzere toplam 17.939,20 yargılama giderinden, davanın kabul/red oranına göre 16.238,56 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 6-Hazine tarafından karşılanan 3.600,00 TL arabuluculuk ücretinin, 3.258,72 TL'sinin davalıdan; 341,28 TL'sinin ise davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, (İlk Derece Mahkemesince harç tahsil müzekkeresi yazıldığından yeniden yazılmasına yer olmadığına) 7-Davacı kendini vekil ile temsil ettirdiğinden 45.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 8-Davalı kendini vekil ile temsil ettirdiğinden 6.600,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 9-Yargılama sonucunda ve re'sen yapılacak gider olmadığı takdirde, gerekirse re'sen yapılacak gider de mahsup edilmek ve HMK m.333 düzenlemesi gözetilmek suretiyle, gider avansının kullanılmayan kısmının yatırana iadesine, İstinaf incelemesi bakımından; 10-Davalının istinaf talebinin kabulüne karar verildiğinden davalının yatırmış olduğu 1.075,88 TL istinaf karar harcının talep halinde kendisine iadesine, 11-Davalı tarafından yapılan 540,00 TL dosya gönderme ücreti ve 2.002,00 TL istinaf başvuru harcı toplamı 2.542,00 TL istinaf yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 12-İstinaf incelemesi duruşmalı olarak yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 13-HMK'nın 302/5.maddesi gereğince kesinleşme kaydı ve kesinleşme kaydı yapılan kararların yerine getirilmesi için gerekli bildirimlerin; harç tahsil işlemlerinin, HMK'nın 359/4 maddesi gereğince işbu kararın taraflara tebliği işlemlerinin yapılması ve varsa artan gider avansının ilgili tarafa iadesi işlemlerinin İlk Derece Mahkemesi tarafından yapılmasına, 14-Dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda oybirliği ile HMK.362/1-a maddesi uyarınca 04/05/2025 tarihinde oybirliği ile KESİN olarak karar verildi. * Başkan ... e-imzalıdır Üye ... e-imzalıdır Üye ... e-imzalıdır Katip ... e-imzalıdır