İSTİNAF KARAR TARİHİ: 20/11/2025 Davanın kabulüne ilişkin verilen kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü; DAVA: Davacı vekili; müvekkilince dava dışı sigortalı ... Nakliyat Loj Hiz AŞ'nin üstlendiği taşıma işleri sırasında oluşabilecek rizikoların yurt içi taşıyıcı mali mesuliyet sigortası ile teminat altına alındığını, ... tarafından ... PVC firmasına satışı yapılan plastik hammaddesi c…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 12. HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2022/2054 KARAR NO : 2025/1909 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 21/06/2022 NUMARASI: 2020/136 Esas - 2022/556 Karar DAVA: İtirazın İptali İSTİNAF KARAR TARİHİ: 20/11/2025 Davanın kabulüne ilişkin verilen kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü; DAVA: Davacı vekili; müvekkilince dava dışı sigortalı ... Nakliyat Loj Hiz AŞ'nin üstlendiği taşıma işleri sırasında oluşabilecek rizikoların yurt içi taşıyıcı mali mesuliyet sigortası ile teminat altına alındığını, ... tarafından ... PVC firmasına satışı yapılan plastik hammaddesi cinsi emtiaların nakliye işini müvekkili şirket sigortalısı Ünka şirketinin üstlendiğini, ancak ... şirketinin davalı şirketin yetki belgesi sahibi olduğu araç ile yapılmak üzere davalıya devrettiğini, Aliağa'dan Gaziantep'e taşınacak emtianın 11.09.2018 tarihinde davalının sorumluluğunda bulunan ... plakalı araca yüklendiğini, ancak yükleme sonrasında Gaziantep'e hareket eden araç sürücüsü ...'ın, beklenen süre içerisinde emtiayı alıcısına teslim etmediğini, emtiaların teslim edilmemesi üzerine sigortalı firmanın araç sürücüsü ... ve ruhsat sahibi ... hakkında şikayetçi olduğunu, oluşan zarar sonrası müvekkiline başvurulduğunu, ekspertiz incelemesi sonucunda müvekkilince sigortalının zararının karşılandığını, böylelikle müvekkilinin TTK'nın 1472. maddesi uyarınca sigortalısının haklarına kanuni halef olduğunu, davalının nakliyenin gerçekleştirildiği araca ait yetki belgesine ve taşıt kartına sahip olduğunu, bu nedenle taşıyıcı sıfatı bulunan davalının, TTK, KTK, Karayolu Taşıma Kanunu ve Karayolları Taşıma Yönetmeliği uyarınca dava konusu zarardan sorumlu olduğunu belirterek, davalının Büyükçekmece 3. İcra Dairesinin ... esas sayılı icra takibine yönelik itirazının iptali ile davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir. CEVAP: Davalı süresinde davaya cevap vermemiş, yargılama sırasında davalı vekili davanın reddini savunmuştur. İLK DERECE MAHKEME KARARI: Mahkemece; olayın, davalının üstlendiği fiili taşıma sürecinde şoför katılımı ile bilerek zarar verme şeklinde meydana geldiği, şoför tarafından taşımaya alınan emtianın alıcısına hiç teslim edilmediği ve tam zayi olduğu, davalının TTK'nın 888 ve 879 maddeleri gereği meydana gelen zarardan sorumlu olduğu, zararın 177.871,83-TL tutarında gerçekleştiği, davacının alacağını rücu edilebilecek tazminat içinde kaldığı, davacının TTKnın 881 maddesi gereği halef olduğu sigortalısı bakımından ödeme ve takas şeklinde katlandığı zararın 149.500-TL olarak kabul edilmekle bu miktarı rücu edebileceği,haksız fiil niteliğindeki olayın davalının kusurundan kaynaklandığı ve sigortalısına ödeme yapan davacı sigorta şirketinin halefiyet ilkesi gereği davalıya rücu hakkının oluştuğu, ancak alacağın likit olmadığı gerekçesiyle,davalının takibe itirazının iptaline,koşulları olmadığından davacının icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalı vekili; dava dışı ... ile müvekkili şirketin taşıt kiralama sözleşmesi yapma konusunda anlaştıklarını, sözleşme imzalamak ve araç teslim etmek için gelirken yoldaki kontrollerde sorun çıkmaması için önlem olarak e-devlet üzerinden L1 belgesine kayıt yapıldığını, ancak araç teslim edilmeden sözleşme imzalanmadan ...'in sebep olduğu başka bir hırsızlık olayı üzerine 12.09.2018 tarihinde e-devlet üzerinden belge düşümünün gerçekleştirildiğini ve aracın kiralanmasından vazgeçildiğini, bu tarihten bir gün önce de işbu dava konusu hırsızlık vakasının gerçekleştiğini, hatta 08.09.2018 tarihinde başka bir hırsızlık vakasının daha gerçekleştiğini, ancak bu hırsızlık olaylarından müvekkilinin bilgisi olmadığını, müvekkili şirket ...plakalı aracın kiracısı vasfında olsa da, olay tarihinde aracın müvekkili şirkete fiilen teslim edilmediğini, bu nedenle müvekkilinin hırsızlık olayına bir dahlinin ve taraflar arasındaki taşıma anlaşmasından bilgisi bulunmadığını, ...'in bu taşımayı kendi nam ve hesabına yaptığını, dava dışı sigortalı ... şirketinin taşıma için ... ile anlaştığında müvekkili şirkete ait L1 belgesini gördüğü halde bu taşıma sözleşmesini müvekkili şirkete bildirmediğini, taşıma işi için müvekkili şirket tarafından düzenlenen bir belge veya fatura bulunmadığını, dava dilekçesinde belirtilen sevk irsaliyelerinin müvekkiline ait olmadığını, dolayısıyla müvekkili şirketin taşıyıcı sıfatını taşımadığını, mahkemece bilirkişi raporuna yönelik itirazlarının dikkate alınmadığını, davacı sigorta şirketinin, olayda sigortalısının sorumluluklarını tam olarak yerine getirip getirmediğini araştırmadan hasar bedelini ödediğini, davacı sigorta şirketinin sigorta poliçesinin özel ve genel şartları dışındaki, kendine ait özel sebeplerle sigortalısına hasar ödemesinin halefiyet hakkına engel olacağını ve bu tazminatın rücu davasına konu olamayacağını belirterek, kararın kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. GEREKÇE: Dava, davacının yurt içi taşıyıcı mali sorumluluk sigorta poliçesi ile sigortaladığı dava dışı sigortalının akdi taşıyıcı olarak üstlendiği taşıma sırasında emtianın alıcısına teslim edilmeyerek zayi edilmesi sonucunda sigortalıya ödenen bedelin davalıdan rücuen tahsili için başlatılan takibe vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.6102 sayılı TTK.'nun 1472. maddesi uyarınca; sigortacının, sigortalısının haklarına halefiyet hakkının gerçekleşebilmesi için sigortacının hukuken geçerli bir sigorta poliçesi teminatı kapsamında sigortacısına tazminat ödemiş olması ve sigortalının zarar sorumlusuna karşı dava hakkına sahip olması gerekir. Sigortacı; ancak, sigortalısının meydana gelen zarardan dolayı üçüncü kişilere karşı dava hakkı varsa, bu hakka ödediği bedel oranında halef olacaktır.Somut olayda; dava dışı Petkim'e ait emtianın Aliağa'dan Gaziantep'e taşınması işinin, davacının yurt içi taşıyıcı mali sorumluluk sigorta poliçesi ile sigortaladığı dava dışı sigortalı ... Nakliyat tarafından akdi taşıyıcı olarak üstlenildiği, taşımanın fiilen davalının yetki belgesi ve taşıt kartı verdiği dava dışı ...'e ait araçla, sürücü ... tarafından gerçekleştirildiği, ancak emtianın alıcısına teslim edilmediği, dava dışı sigortalı akdi taşıyıcı ... Nakliyat firmasının başvurusu üzerine davacı sigorta şirketi tarafından yaptırılan ekspertiz incelemesi sonucu sigorta tazminatı tutarının 149.500-TL olarak belirlendiği, hasar bedelinin 22.11.2018 tarihinde davacı tarafından sigortalıya ödendiği, ödenmiş olan hasar bedelinin rücuen tahsili istemiyle davacı tarafından davalının da aralarında yer aldığı borçlular aleyhine Büyükçekmece 3. İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyasında ilamsız takip başlatıldığı ve davalının süresinde borca itirazı üzerine işbu davanın açıldığı anlaşılmaktadır. 6102 sayılı TTK'nın 875 ve 879. maddeleri uyarınca taşıyıcı, eşyanın taşınmak üzere teslim alınmasından teslim edilmesine kadar geçecek süre içinde, eşyanın zıyaından, hasarından veya teslimindeki gecikmeden doğan zararlardan; kendi adamlarının, taşımanın yerine getirilmesi için yararlandığı kişilerin görevlerini yerine getirmeleri sırasındaki fiil ve ihmallerinden, kendi fiil ve ihmali gibi sorumludur. TTK'nın 888/3. maddesine göre ise; taşımanın 3. kişi olan fiili taşıyıcı tarafından yerine getirilmesi sırasında oluşan zıya, hasar ve gecikme nedeniyle oluşan zarardan, asıl taşıyıcı ve fiilî taşıyıcı müteselsilen sorumludurlar. 4925 sayılı Karayolu Taşıma Kanununun 3. maddesinde taşımacı, taşımacı yetki belgesine sahip olan ve kendi nam ve hesabına taşımayı bir ücret karşılığı üstlenen gerçek veya tüzel kişiyi ifade ettiği; 5. maddesinde, taşımacılık, acentelik ve taşıma işleri komisyonculuğu ile nakliyat ambarı ve kargo işletmeciliği yapılabilmesi için Bakanlıktan yetki belgesi alınmasının zorunlu olduğu, taşımacılara yetki belgesinden ayrı olarak taşımalarda kullanılacak taşıtların niteliğini ve sayısını gösteren taşıt belgesi ile taşımacının taşıt belgesinde kayıtlı her taşıt için düzenlenen ve taşıtta bulunması gereken taşıt kartı verileceği hüküm altına alınmıştır. 08.01.2018 tarihli RG'de yayımlanarak yürürlüğe giren Karayolu Taşıma Yönetmeliğinin 5. maddesinde, bu Yönetmelik kapsamına giren taşımacılık ve benzeri faaliyetlerde bulunacak gerçek ve tüzel kişilerin yapacakları faaliyetlere uygun olan yetki belgesini Bakanlık'tan almalarının zorunlu olduğu, 25. maddesinde, yetki belgesi eki taşıt belgesine özmal taşıtların yanı sıra sözleşmeli taşıt da ilave edilebileceği; 29. maddesinde; yetki belgesi sahiplerinin, aslını veya e-devlet üzerinden oluşturdukları taşıt kartlarını taşıtlarında bulundurmak zorunda oldukları; 40/2. maddesinde ise, bir yetki belgesi sahibinin taşıt belgesine sözleşmeli olarak kayıtlı taşıtların sahiplerinin, kendi nam ve hesabına taşıma yapamayacakları belirtilmiştir.Davalı vekilince, müvekkilinin taşıyıcı sıfatının bulunmaması nedeniyle, meydana gelen zarardan sorumlu olmadığı ileri sürülmüştür. Somut olayda davalı şirket tarafından sigortalı akdi taşıyıcı ile imzalanan bir taşıma sözleşmesi bulunmadığı gibi, davalı tarafça düzenlenen bir navlun faturası veya sevk irsaliyesi de bulunmamaktadır. Ancak davalı, Ulaştırma Bakanlığınca düzenlenmiş L1 yetki belgesi sahibi olup, taşıma fiilen dava dışı ... adına kayıtlı araçla, sürücü ... tarafından gerçekleştirilmiştir. Taşımayı yapan araca ait taşıt kartı da yine davalı şirket adına kayıtlıdır. Buna göre davalı şirket kara yolu taşıyıcısı olup adına kayıtlı yetki belgesi bulunduğu, taşımayı yapan araç davalıya ait olmasa da davalının yetki belgesi ile taşımacılık işlerinde kullanıldığı sabittir. Yukarıda açıklanan kanun ve yönetmelikte düzenlenen yetki belgesi, ticari araçlar ile gerçek veya tüzel kişilere yolcu ve yük taşımacılığı işi için verilen izin belgesi niteliğinde olup, yönetmeliğin 40/2 maddesi hükmü gereği, yetki belgesi sahibinin taşıt belgesine sözleşmeli olarak kayıtlı taşıtların sahiplerinin, kendi nam ve hesabına taşıma yapması mümkün değildir. Bu nedenle somut olayda dava dışı araç maliki ...'in davalının yetki belgesi ile kendi adına taşıma faaliyetinde bulunması mümkün olmayıp, taşımanın yetki belgesi sahibi davalı namına gerçekleştirildiğinin, dolayısıyla davalının taşıyıcı sıfatını haiz olduğunun kabulü gerekir. Bu halde,emtianın taşıma sırasında alıcısına teslim edilmeyerek zayi edilmesi sonucu oluşan zarardan davalı taşıyıcı sıfatıyla sorumlu tutulmasında hukuka aykırılık bulunmamaktadır.Açıklanan nedenlerle,taşımanın davalı adına kayıtlı bulunan yetki belgesi ve taşıt kartı kullanılmak suretiyle gerçekleştiği anlaşılmakla ,davalının taşıyıcı sıfatı bulunmadığına yönelik istinaf nedeni yerinde olmadığından davalı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,Alınması gereken 10.212,35-TL istinaf karar harcından peşin yatırılan 2.553,09-TL harcın mahsubu ile kalan 7.659,26 -TL harcın davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,Davalı tarafından yapılan giderlerin kendisi üzerinde bırakılmasına, davacı tarafından yapılan 42-TL istinaf yargı giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Gerekçeli kararın bir örneğinin taraflara tebliğine,Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içinde HMK’nın 361/1 maddesi gereği Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere oybirliği ile karar verildi.20/11/2025