16. Ceza Dairesi 2018/2895 E. , 2018/4436 K. "İçtihat Metni" Mahkemesi :Ceza Dairesi Suç : Silahlı terör örgütüne üye olma Hüküm : TCK'nın 314/2, 3713 sayılı Kanunun 5/1, TCK'nın 62, 53, 58/9, 63. maddeleri uyarınca kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik istinaf başvurusunun esastan reddi Bölge Adliye Mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle; Temyiz edenin sıfatı, başvurunun süresi, kararın niteliği ve temyizin sebebine göre dosya incelendi gereği düşünüldü; Temyiz talebinin reddi nedenleri bulun
**16. Ceza Dairesi 2018/2895 E. , 2018/4436 K.** **"İçtihat Metni"** Mahkemesi :Ceza Dairesi Suç : Silahlı terör örgütüne üye olma Hüküm : TCK'nın 314/2, 3713 sayılı Kanunun 5/1, TCK'nın 62, 53, 58/9, 63. maddeleri uyarınca kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik istinaf başvurusunun esastan reddi Bölge Adliye Mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle; Temyiz edenin sıfatı, başvurunun süresi, kararın niteliği ve temyizin sebebine göre dosya incelendi gereği düşünüldü; Temyiz talebinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi; Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede; Yargılamada tanık olarak ifadesine başvurulan ...'nün bir başka dosyada şüpheli olarak alınan ve sanık aleyhine beyanlar içeren ifadesinde "sanığın örgütün iş adamlarından olduğunu" söylemesi, sanığın savunmasında belirttiği üzere "İhracatçı ve Sanayi İş Adamları Derneği'ne (İHSAN-DER) kullanmaları" için vermiş olduğu ve kullanıcısı dernek üyesi ... olan *********** numaralı hatta ilişkin ele geçirilen 23.12.2015 tarihli bylock mesaj içeriklerinde "sanığın FETÖ silahlı terör örgütünün görünen yüzünün kamuoyunca bilinmesinden sonrasında bile örgütsel toplantılara katıldığının" anlaşılması karşısında, mahkemenin sanığın örgüt üyesi olduğuna ilişkin kabulünde bir isabetbsizlik olmadığı, yargılama sürecindeki usuli işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, hükme esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlendiği aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz olarak sergilendiği, özleri değiştirmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu, yaptırımların kanuni bağlamda şahsileştirilmek suretiyle uygulandığı anlaşılmakla; sanık müdafiinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler yerinde görülmediğinden CMK'nın 302/1 maddesi gereğince temyiz davasının esastan reddiyle hükmün ONANMASINA, 25.10.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.