6. Ceza Dairesi 2009/12302 E. , 2012/19331 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Hırsızlık HÜKÜM : Mahkumiyet Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü: Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hâkimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadı
**6. Ceza Dairesi 2009/12302 E. , 2012/19331 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Hırsızlık HÜKÜM : Mahkumiyet Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü: Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hâkimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak; 1- Tekerrüre esas alınan Ankara 10. Asliye Ceza Mahkemesinin 27.11.1996 gün ve 1995/977-1995/1016 sayılı kararına konu 2 yıl 4 ay hapis cezasının 03.07.2001 tarihinde infaz edildiği ve temyiz incelemesine konu olan hırsızlık suçunun 5237 sayılı TCK’nın 58/1-2-b maddesinde öngörülen 3 yıllık süre geçtikten sonra 29.06.2005 gününde işlendiğinin anlaşılması karşısında; sanık hakkında anılan Yasa maddesi gereğince mükerrirlere özgü infaz rejiminin ve denetimli serbestlik tedbirinin uygulanamayacağının gözetilmemesi, 2- 5237 sayılı Yasanın 145.maddesindeki “malın değerinin azlığı” kavramının, 765 sayılı TCK.nun 522.maddesindeki “hafif” veya “pek hafif” ölçütleriyle her iki maddenin de cezadan indirim olanağı sağlaması dışında benzerliği bulunmadığı, “değerin azlığının” 5237 sayılı Yasaya özgü ayrı ve yeni bir kavram olduğu, Yasa koyucunun amacı ile suçun işleniş biçimi ve olayın özelliği ile sanığın kastı da gözetilmek suretiyle, daha çoğunu alma olanağı varken yalnızca gereksinimi kadar ve değer olarak da gerekiyorsa ceza vermekten vazgeçilebileceği ölçüdeki düşük değerler esas alınmak, yasal ve yeterli gerekçeleri de açıklanmak koşuluyla uygulanabileceği düşünülmeden, bu maddeye düzenleniş amacının dışında yorumlar getirilerek, sanığın yakınandan yabancı parayı bozmasını istediği, yakınanında cebinden sadece 20 TL çıkarması üzerine sanığın “başka para yok mu, ceplerine bir bak” dediği, yakınanın “cebimdeki bütün para bu, başka param yok” demesi üzerine sanığın suça konu 20 TL’yi alıp kaçtığı somut olayda uygulanma olanağı bulunmamasına rağmen sanık hakkında yazılı şekilde uygulama yapılması, 3- Sanığın, 29.06.2005 tarihinde saat 15.30’da alınan kolluk beyanında yakınanın zararını karşılamak istediğini belirttiği, 29.06.2005 tarihli ve 16.00 saatli teslim ve tesellüm tutanağında, yakınana suça konu 20 TL’nin iade edildiğinin belirtildiği, sanığın 30.06.2005 tarihli savcılık beyanında yakınanın zararını karşıladığını belirtmesi karşısında; TCY'nın 168/1. maddesinde düzenlenen etkin pişmanlık hükümlerinden sanığın da yararlanması gerektiğinin gözetilmemesi, 4- Kasten işlemiş olduğu suç için hapis cezasıyla mahkûmiyetin yasal sonucu olarak sanığın, 5237 sayılı TCK’nin 53/1.maddesinin (a), (b), (c), (d), (e) bentlerinde yazılı haklardan aynı maddenin 2. fıkrası uyarınca cezanın infazı tamamlanıncaya kadar, kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından ise anılan maddenin 3. fıkrası uyarınca mahkûm olduğu hapis cezasından koşullu salıverilinceye kadar yoksun bırakılmasına karar verilmesi gözetilmeden, yazılı şekilde hüküm kurulması, Bozmayı gerektirmiş, sanık ... savunmanının temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle isteme aykırı olarak BOZULMASINA, sanık hakkında 5320 sayılı Yasanın 8/1.maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK’nın 326/son maddesinin gözetilmesine, 06.11.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.