T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 13. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO:2023/908 Esas KARAR NO: 2026/180 Karar T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ:İSTANBUL 18. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ NUMARASI:2019/590 Esas-2022/706 Karar TARİH:21/10/2022 DAVA : İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ:29/01/2026 İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yol…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 13. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO:2023/908 Esas KARAR NO: 2026/180 Karar T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ:İSTANBUL 18. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ NUMARASI:2019/590 Esas-2022/706 Karar TARİH:21/10/2022 DAVA : İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ:29/01/2026 İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi: DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin ... A.Ş.’ye ait emtiayı taşıma sırasında doğabilecek olası rizikolara karşı 01/01/2018 başlangıç - 01/01/2019 bitiş ve ... numaralı Nakliyat Abonman Sözleşmesi ve ... numaralı ... Poliçesi ile teminat altına aldığını, müvekkilinin sigortalısının, dava dışı alıcı ...’ya “...” emtiasını, ... No’lu fatura ile satmış olduğunu, bahsi geçen sigortalı emtianın, İskenderun'da bulunan ... Limanı'na sevk edilmek üzere, ... plakalı araca yüklendiğini, emtianın limana kadar olan taşımasının dava dışı ... idaresinde gerçekleştiğini, davalı ... A.Ş.'nin ise konu taşımaya ilişkin istifleme ve araç yükleme hizmeti faturası düzenlediğini, 02.01.2018 tarihinde ... Limanı’nda depoda tıra yükleme esnasında sapan kopması sonucu ... emtiasının muhtelif yerlerinden ezilerek zarar gördüğünü, söz konusu hasarın ... A.Ş.'nin forklift operatörünün dikkatsiz ve özensiz çalışması sonucu meydana geldiğinin bağımsız ekspertiz şirketince tespit edildiğini, limanda düzenlenen tutanakta “... 02.01.2018 tarihinde depoda tıra yükleme esnasında sapan kopmuş olup ... No’lu rulo sacda hasar oluşmuştur.” ifadesine yer verildiğini ve tutanağın yetkililerce ortaklaşa imza altına alındığını, oluşan hasar üzerine, müvekkilinin sigortalısının zararının giderilmesi talebiyle müvekkili sigorta şirketine başvuruda bulunduğunu, meydana gelen hasar sonrasında sigortalı tarafından davalı şirkete iki ayrı mail yolu ile ihbarda ve bildirimde bulunulduğunu, müvekkili sigorta şirketinin, emtiada oluşan söz konusu hasar nedeniyle sigortalının uğradığı 14.038,29 TL tutarındaki zararı tazmin ettiğini ve 6102 Sayılı TTK 1472. maddesine göre kanunen sigortalının haklarına halef olduğunu, sigortalıya ödenen bedelin tahsili amacıyla icra takibi başlatıldığını ve yapılan haksız itiraz sonucunda icra takibi durduğunu beyanla İstanbul 25. İcra Müdürlüğü’nün .... Sayılı dosyasına borçlu/davalı ... A.Ş. tarafından yapılan haksız itirazın iptali ile takibin devamına, haksız itirazı ile takibin durmasına sebebiyet veren borçlu/davalı ... A.Ş. aleyhine, %20’den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; TTK'nın 1446/1. maddesinin sigorta ettirene, rizikonun gerçekleştiğini öğrenince durumu gecikmeksizin sigortacıya bildirme yükümlülüğünü getirmiş olduğunu, buna göre sigorta ettirenin hasar ihbarını öğrendiğinde gecikmeksizin hasarı sigortacıya ihbar etmekle yükümlü olduğunu, eski kanunda beş gün olarak belirlenmiş olan hasar ihbar yükümlülüğünün sınırının 6102 Sayılı Kanunda gecikmemek şeklinde belirlenmiş olduğunu, davacının dosyaya sunmuş olduğu belgelerden hasarın 02/01/2018 tarihinde meydana geldiği ancak ihbarın 20/03/2018 tarihinde yapıldığının anlaşıldığını, yani hasarın 78 gün sonra sigortacıya ihbar edildiğini, hasarın meydana geldiği olay incelendiğinde ve TTK'nın 1446/1. maddesindeki “gecikmeksizin” ölçütü göz önüne alındığında, 78 günlük ihbar süresinin makul ve kabul edilebilir bir süre olduğunun iddia edilemeyeceğini, davacının kanunda belirtilen ihbar süresine aykırı hareket eden sigortalıya karşı TTK 1446/I. maddeden doğan savunma haklarını kullanabilecekken bu hakkı kullanmadığını ve hasar bedelini dava dışı sigortalı şirkete ödeyerek savunma haklarından feragat ettiğini, kanundan doğan savunma haklarından feragat eden davacının fiilen üstlendiği tazminat yükümlülüğünü davalıya yüklemeye çalışmasının hiçbir somut dayanağı bulunmadığını, davacı şirketin dava dışı... A.Ş.'ne halef olduğu iddiası ile İstanbul 25. İcra Müdürlüğü'nün .... ve .... sayılı dosyaları ile iki ayrı rücu talebinde bulunduğunu, müvekkili şirket kayıtlarının tetkikinde talep edilen hasarların müvekkili şirket sahası içinde meydana gelmiş olduğunun tespit edilmesi üzerine bu taleplerin itiraz edilmeksizin karşılandığını ve rücu bedelleri icra dosyalarına ödendiğini, ancak huzurdaki davaya konu icra takibine dayanak yapılan hasara dair müvekkili şirket kayıtlarında hiçbir belge olmadığı gibi dava dışı şirketten bu hasara ilişkin kayıtları göndermesi istendiğinde daha önce vuku bulan ve .... sayılı icra dosyasına konu olan alacağa ilişkin belge ve resimlerin gönderildiğini, her iki hasar dosyasında da aynı resimlerin yer alması huzurdaki davada ileri sürülen alacağın gerçekten var olup olmadığı konusunda ciddi bir şüphe doğurduğunu beyanla davanın reddine, davacının icra takibini kötü niyetle yapmış olduğundan alacak tutarının %20'sinden az olmamak üzere kötüniyet tazminatı ödemeye mahkum edilmesine ve yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, davanın sigorta poliçesi kapsamında davacının sigortalısına ödenen sigorta bedelinin rücuen tahsili istemine ilişkin olarak başlatılan icra takibine, davalının itirazı nedeni ile açılan itirazın iptali davası olduğu, dosya kapsamında... A.Ş.'den celp edilen hasar dosyasının incelenmesi ile davacı sigorta şirketi tarafından düzenlenen ve sigortalısı dava dışı ... A.Ş. olan ... poliçesinin incelenmesinde ... poliçe nolu poliçe ile çelik sacın ... poliçesi ile sigortalandığı, davacının poliçe kapsamında dava dışı sigortalısına 12/09/2018 tarihli 14.038,29 TL ödeme yapmış olduğu, TTK'nın 1472/1. maddesi kapsamında sigorta poliçesine istinaden sigortalısına ödeme yapmış olan davacının zarardan sorumlu olanlara rücu hakkı bulunmakta olup, yükleme ve boşaltma sırasında meydana gelen hasardan yükleme ve boşaltmayı yapan davalının sorumlu olduğu, davalı şirket yetkilisine süresi içerisinde hasar bildiriminin yapılmış olduğu, bilirkişi tarafından celp edilen icra dosyalarının taraflarının ve konusunun farklı olduğunun tespit edildiği, alacak likit olmayıp meydana gelen hasar bedelinin ve zararın meydana gelmesinde tarafların kusurunun tespitinin yargılamayı gerektirdiği gerekçesi ile davanın kabulüne, davacının icra inkar tazminatı talebinin ise reddine karar verilmiş ve karara karşı davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. DAVALI VEKİLİNCE İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: İlk derece mahkemesi tarafından davaya cevap dilekçesinde belirtmiş oldukları savunmalarının dikkate alınmadığı, olumlu ya da olumsuz bir şekilde gerekçelendirilmediği, sigortalı hasarın olduğunu TTK'de belirtilen sürede sigorta şirketine bildirmemesine rağmen, davacı sigorta şirketinin savunma hakkında vazgeçerek hasar bedelini ödediği, bu durumda sigorta şirketinin hasar bedeli ile ilgili davalı şirkete rücu hakkının olmadığı, bu yönüyle davacı talebinin TMK'nın 2. maddesine aykırı olduğu, davaya konu icra takibine dayanak yapılan hasara dair, davalı şirket kayıtlarında hiçbir belge olmadığı gibi iddia edilen hasarla ilgili davacı tarafından dosyaya sunulan fotoğraflar incelendiğinde de bu fotoğrafların daha önce vuku bulan ve İstanbul 25. İcra Müdürlüğü'nün .... sayılı dosyasına konulu alacağa ilişkin belge ve fotoğraflarla birebir örtüştüğü, bu sebeple ileri sürülen alacağın gerçekte var olup olmadığı konusunda ciddi bir şüphe olduğu, hasarın davalı şirketin kusuru sonucu oluştuğuna dair dosyada yeterli bir delil olmadığı, bilirkişi raporunda da bu itirazların üzerinde durulmadan, sadece varsayımlar üzerinden sonuca ulaşıldığı, bilirkişi raporları ve ek raporların, olayın oluşumuna uygun olmadığına ilişkindir. İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ:HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır.Dava, ... Poliçesi kapsamında sigortalıya ödenen tazminatın, hasara sebep olduğundan bahisle davalıdan tahsili için başlatılan ilamsız icra takibine vaki itirazın iptali ile icra inkar tazminatı taleplerine ilişkindir.Mahkemece, yukarıda açıklanan gerekçe ile davanın kabulüne karar verilmiş, karara karşı davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.Dosya kapsamından;Mahkemece alınan bilirkişi heyet raporunun; ekspertiz raporu, hasara ilişkin tutanak, e posta yazışmaları ve tüm deliller üzerinde inceleme yapılmak suretiyle düzenlendiği, ekspertiz raporunun ekinde emtia hasarını gösterir fotoğrafın mevcut olduğu, aynı hasara ilişkin davacının yaptığı ödeme nedeniyle başlatıldığı ve ödeme yapıldığı iddia edilen İstanbul 25. İcra Müdürlüğü'nün ... sayılı dosyasının; dava dışı sigortalı tarafından Portekiz'de mukim ... Şirketi'ne satılmış olan 129 adet ... emtiasıın davalı şirket sorumluluğunda, 28/12/2017 tarihinde, İskenderun'da bulunan ... Limanı'nda ... plakalı araçtan tahliyesi sırasında bobinin araçtan düşmesi sonucu meydana gelen hasar nedeniyle davacı tarafından sigortalısına yapılan ödemeye ilişkin olduğu, dava konusu hasar ile ilgisinin bulunmadığı, dolayısıyla davalının, hasar bedelinin daha önce icra takibine konu edilmesi sebebiyle ödendiği, dava konusu hasarın gerçek bir hasar olmadığı, bilirkişi raporunun varsayım üzerine düzenlendiğine dair istinaf sebeplerinin haksız olduğu anlaşılmıştır.TTK'nın 1446. maddesinin birinci fıkrasında, sigorta ettirenin, rizikonun gerçekleştiğini öğrenince durumu gecikmeksizin sigortacıya bildireceği, ikinci fıkrasında ise, rizikonun gerçekleştiğine ilişkin bildirimin yapılmaması veya geç yapılmasının, ödenecek tazminatta veya bedelde artışa neden olması halinde kusurun ağırlığına göre tazminattan veya bedelden indirim yoluna gidileceği düzenlenmiş, yine aynı Kanun'un 1472. maddesinde sigortacının, sigorta tazminatını ödediğinde hukuken sigortalının yerine geçeceği kabul edilmiştir. Açıklanan yasal düzenlemelere göre, davacı sigorta şirketine, dava dışı sigortalısı tarafından rizikonun geç bildirilmiş olmasının sigorta tazminatını talep hakkını düşürmediği, yasal düzenleme ile sigortacıya, belirli koşulların gerçekleşmesi halinde tazminattan indirim yapma hakkının tanındığı, davacı tarafından alınan ekspertiz raporunda, dava dışı sigortalı tarafından geç bildirim yapılması sebebiyle hasarın ve ödenecek tazminat tutarının ağırlaştığına dair bir tespite yer verilmediği, davacı tarafından herhangi bir indirim yapılmaksızın tazminat tutarının dava dışı sigortalısına ödendiği ve davacının, sigortalısının haklarına halef olmakla davalıdan ödemiş olduğu tazminat tutarını talep edebileceği, bu noktada davalı tarafça, davacının ödemesi gereken tazminat miktarının daha az olduğu, daha açık bir ifade ile dava dışı sigortalının geç bildirimi nedeniyle zararın arttığı ve dava dışı sigortalının ağır kusuru nedeniyle tazminattan indirim yapılması veya tazminatın ödenmemesi gerektiğine dair bir iddianın ileri sürülmediği ve ispatlanmadığı, bu nedenle davalının aksi yöndeki istinaf sebebinin yerinde olmadığı anlaşılmıştır.Sonuç olarak, dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere göre, davalının istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir. HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davalının istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına, 3-Karar tarihi itibariyle Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 958,96 TL istinaf karar harcından istinaf eden tarafından peşin olarak yatırılan 240,00 TL harcın mahsubu ile bakiye 718,96 TL'nin davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 4-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf talep eden üzerinde bırakılmasına, 5-Artan gider avansı bulunması ve talep halinde yatıran tarafa iadesine, 6-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğe gönderilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 29/01/2026 tarihinde HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince kesin olarak oy birliği ile karar verildi.