11. Hukuk Dairesi 2016/12319 E. , 2018/3585 K. "" MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ (ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ SIFATIYLA) Taraflar arasında görülen davada Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 10.05.2016 tarih ve 2014/180-2016/296 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, l…
**11. Hukuk Dairesi 2016/12319 E. , 2018/3585 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ (ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ SIFATIYLA) Taraflar arasında görülen davada Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 10.05.2016 tarih ve 2014/180-2016/296 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, davalının, müvekkili şirkette genel müdür olarak görev yaptığını, davalı tarafından işten haksız, yersiz ve geçersiz sebeple çıkarılan personelin feshin geçersizliği ve işe iade, fazla çalışma alacağı, yıllık ücretli izin alacağı, kıdem ve ihbar tazminatı alacağı için davalar açtıklarını, söz konusu davalardan sonra asıl alacakların yanında faiz, vekalet ücreti ve harçlar ile tazminatların müvekkili şirket tarafından ödendiğini, davalının, genel müdür olarak iş yerinde çalışan personeli haksız, yersiz ve geçersiz sebeplerle işten çıkarmakla görevini ve yetkilerini kötüye kullandığını, şirketin zarara uğramasına sebebiyet verdiğini, bu sebeple hizmet akdine son verme yetkisi bulunan şirket genel müdürü davalının sorumluluğunun eski Türk Ticaret Kanunu'nun 342. maddesinde düzenlendiğini, müvekkili şirket genel kurulunda davalı hakkında son iki yılda ödenen tazminatların rücuen tahsili için dava açılması kararı alındığını ileri sürerek şimdilik 117.240 TL'nin tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, yetki itirazında ve zamanaşımı definde bulunmuş, mahkemece verilen işe iade kararına rağmen işe başlatmayanın müvekkili olmadığını, mahkemece verilen kararın kesinleşme tarihinin müvekkilinin işten ayrılmasından sonra olduğunu, görevi döneminde fazla mesai yapan bir işçinin fazla mesai ücreti alması yasa gereği olup, bu ücretin müvekkilinin görev döneminde ödenmesi ile görev süresi sona erdikten sonra ödenmesi arasında bir fark bulunmadığına göre böyle bir ödemeden müvekkiline rücu edilmesinin yasal olarak mümkün olmadığını, müvekkilinin almış olduğu kararlar yönetim kurulu tarafından Genel kurula faaliyet raporu olarak sunulduğunu, bu faaliyetlerin tamamı Genel kurul tarafından ibra edilmiş olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.