12. Hukuk Dairesi 2015/18751 E. , 2015/30095 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İcra Hukuk Mahkemesi . Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki borçlular tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü : Sair temyiz itirazlarının reddi ile; Alacaklı
**12. Hukuk Dairesi 2015/18751 E. , 2015/30095 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : İcra Hukuk Mahkemesi . Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki borçlular tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü : Sair temyiz itirazlarının reddi ile; Alacaklı tarafından bonoya dayalı olarak kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile icra takibine başlandığı, örnek (10) nolu ödeme emrinin tebliği üzerine borçluların yasal sürede icra mahkemesine yaptıkları başvuruda, imzaya ve faize itirazlarının yanı sıra takip dayanağı bonoların satış sözleşmesi nedeniyle verildiğini ve alacaklının edimini yerine getirmediğini ileri sürerek takibin iptalini istedikleri, mahkemece, davanın reddine karar verildiği anlaşılmıştır. 6102 sayılı TTK'nun 776/1. maddesinin (b) bendinde bono veya emre yazılı senedin kayıtsız ve şartsız belirli bir bedeli ödemek vaadini içermesi gerektiği, 777. maddesinde de bu unsuru içermeyen bir senedin bono sayılmayacağı hükme bağlanmıştır. Somut olayda, alacaklının 02.09.2014 tarihli dilekçesinde; takibe konu bonoların borçlular ile aralarında bulunan satım akdi dolayısıyla satılan mal bedeli olarak şirkete olan borç nedeniyle verildiğini, kendi edimini ise eksiksiz yerine getirdiğini beyan etmiş, borçlu ise satış sözleşmesine konu malların borçlu şirkete teslim edilmediğinden dolayı bonolardan doğan borcun bulunmadığını ileri sürmüştür. Bu durumda, bonolarda keşideci ve aval verenlerin borçlu, lehtarın ise alacaklı konumunda olup taraflar arasında satım sözleşmesi bulunduğu ve bonoların bu nedenle verildiği tartışmasızdır. Sözleşme, taraflara karşılıklı edimler yüklediğinden alacağın varlığı ve miktarı yargılamayı gerektirir. Dar yetkili icra mahkemesinde bu konunun incelenmesi ve değerlendirilmesi mümkün değildir. O halde mahkemece, davanın kabulü yerine reddine karar verilmesi isabetsizdir. SONUÇ : Borçluların temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK'nun 366 ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), peşin alınan harcın istek halinde iadesine, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 01/12/2015 gününde oybirliğiyle karar verildi. GB