7. Hukuk Dairesi 2024/2373 E. , 2025/920 K. MAHKEMESİ : Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/1646 E., 2024/350 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı…
**7. Hukuk Dairesi 2024/2373 E. , 2025/920 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/1646 E., 2024/350 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili ...'nin 15.04.2015 tarihinde ölen muris ...'in öz torunu ve yasal mirasçısı olduğunu, ...'ın 12.02.2014 tarihinde ... Noterliğinde düzenleme şeklinde vasiyetname düzenlettiğini, anılan vasiyetnameyle birlikte muris ...'in ... ilçesindeki bir kısım taşınmazlarını davalılar ..., ..., ..., ..., ... ve ...'a vasiyet ettiğini, ... Sulh Hukuk Mahkemesinin 14.06.2015 tarihli ve 2015/193 Esas sayılı dosyasıyla vasiyetnamenin açıldığını, dava konusu vasiyetname yapıldığı sırada 85 yaşında olan muris ...'ın alzheimer ve bipolar bozukluğu hastalığı olduğunu, müvekkilinin bu durumdan 2021 yılı içerisinde haricen haberi olduğunu, aldığı duyumları üzerine murisin kullandığı ilaçları araştırdığını, vasiyetname yapılırken akli melekelerinin yerinde olmadığını, noterin murisi hastaneye sevk edip rapor aldırması gerekirken lehine vasiyet edilenlerin yakınları olan tanıklar ile yetindiğini ileri sürerek vasiyetnamenin iptaline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; vasiyetnamenin sıhhat koşullarının yerinde olduğunu, noter huzurunda Medeni Kanun hükümleri çerçevesinde iki tanık huzurunda, sağlık raporu aldırılarak muris tarafından düzenlenildiğini, vasiyetname düzenlenirken, vasiyet edenin ayırt etme gücüyle ilgili bir sıkıntısının bulunmadığının sağlık raporuyla tescillendiğini, davacının 2015 yılında vasiyetnameden haberdar olduğunu, herhangi bir işlem yapıp hukuki yola başvurmadığını, vasiyetnamedeki şahitlerin müvekkilinin yakını olmadığını, tanık ... ile ortak akraba olduklarını belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, davacının murisin akli melekelerinin yerinde olmadığı, 2021 yılında haricen yapmış olduğu araştırmada öğrendiğini iddia ederek eldeki davayı açtığı, ... Sulh Hukuk Mahkemesinin 2015/193 Esas ve 2015/245 Karar sayılı vasiyetnamenin açılmasına ilişkin dosyada, dava konusu yapılan vasiyetnamenin 14.09.2015 tarihli karar ile açılıp okunduğunun tespitine karar verildiği, dosya içerisinde vasiyetnamenin iptali talepli davayı açan davacının tasarrufu aynı tarihli duruşmada öğrendiği, iptal sebebi olarak ileri sürülen ehliyetsizlik iddiasını 2021 yılında öğrendiğini beyan etmiş ise de dinlenen davacı tanıklarının murisin bir takım rahatsızlıkları olduğunu vasiyatnamenin düzenlendiği zaman bildiklerini beyan ettikleri, dinlenen davalı tanıkları da murisin akli melekelerinin yerinde olduğunu beyan ettiği, vasiyetnamenin davacı tarafça öğrenildiği 14.09.2015 tarihi ile davanın açıldığı 31.08.2021 tarihi arasında bir yıllık hakdüşürücü sürenin geçmiş bulunduğu, her ne kadar davacı yeni öğrendiğini beyan etmiş ise de bu iddiasını tanıklarının beyanları ile ispatlayamadığı gerekçesiyle davanın hak düşürücü süre içinde açılmadığı anlaşıldığından reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine ,Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile ... Sulh Hukuk Mahkemesinin 2015/193 Esas ve 2015/245 Karar sayılı vasiyetnamenin açılmasına ilişkin dosya içeriği nazara alındığında; dava konusu yapılan vasiyetnamenin 14.09.2015 tarihli karar ile açılıp okunduğunun tespitine karar verildiği, davacı ... ...'nün ilgili dosyada; "vasiyetnameyi kabul etmediğini, iptal davası açacağını" beyan ettiği, ancak vasiyetnamenin açılmasından sonra iptal davası açmadığı gibi ilgili dosyaya karşı kanun yoluna dahi başvurmadığı, bu şekilde davacının tasarrufu aynı tarihli duruşmada öğrendiği, iptal sebebi olarak ileri sürülen ehliyetsizlik iddiasını 2021 yılında öğrendiğini beyan etmiş ise de dinlenen davacı tanıklarının murisin bir takım rahatsızlıkları olduğunu vasiyatnamenin düzenlendiği zaman bildiklerini beyan ettikleri, davacının murisin torunu olduğu ve her ne kadar davacı iptal nedenini yeni öğrendiğini beyan etmiş ise de bu iddiası tanıklarının beyanları ile ispatlayamadığı gerekçesiyle esastan ret kararı verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; müvekkilinin murisin akıl sağlığının yerinde olmadığını 14.09.2015 tarihinde öğrenmesinin mümkün olmayacağını, babasının vefatı olan 2008 yılından sonra muris ile hiç görüşmediğini, murisin sağlık durumundan da haberdar olmadığını, murisin sağlığının kötüye gittiğinden haberdar olmadığı için murisin vasiyetnameyi yaparken akıl sağlığının yerinde olduğunu düşündüğünü, 2015/193 Esas sayılı vasiyetnamenin açılması dosyasında temyize gitmediklerini, davacı müvekkilinin murisin akıl sağlığının yerinde olmadığını öğrenmesinin 2021 yılında ...'ya bayram ziyaretine gittiği dönemde çevreden duyduğu dedikodular ile gerçekleştiğini, yaptığı araştırmalar neticesinde murisin bipolar bozukluk ve alzheimer hastalıklarının tedavisinde kullanılan ilaçlar kullandığını fark ettiğini, murisin akıl sağlığının yerinde olmadığına emin olarak davayı açmaya karar verdiğini, murisin akli dengesinin yerinde olmadığını 2021 yılında öğrendiğini ve hak düşürücü süre içerisinde vasiyetnamenin iptali davasını açtığını, açılan davanın hak düşürücü süre nedeniyle reddine karar verilmesinin hukuka aykırılık teşkil ettiğini beyan etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, vasiyetnamenin iptali istemine ilişkindir. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeple; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 20.02.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.