11. Hukuk Dairesi 2008/10400 E. , 2010/1407 K. MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada Erzincan 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 22/04/2008 tarih ve 2005/514-2008/166 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanaklar…
**11. Hukuk Dairesi 2008/10400 E. , 2010/1407 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada Erzincan 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 22/04/2008 tarih ve 2005/514-2008/166 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, müvekkilinin davalı bankanın Erzincan Şubesi’nde 09.02.1998 tarihinde 70 gün vadeli 1.585.000.000 TL’lik hesap açtığını, müvekkili Erzincan dışında ikamet ettiği için şubeye gelememesi halinde hesabın aynı şartlarda devam etmesi konusunda bankaya sözlü talimat verdiğini, davalı bankanın hesaba 1999-2000 ve 2001 yılına kadar aynı koşullarda vadeli faiz uyguladığını, sonraki yıllarda müvekkilinin talimatı olmadan vadesiz mevduat hesabına alındığını ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 6.500,00 YTL’nin gecikmiş faizleriyle birlikte hüküm altına alınmasına karar verilmesini talep etmiş ıslahla 49.768,28 YTL’nin tahsilini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, davacının vade bitim tarihinde hesabın ne şekilde devam edeceği yönünde her hangi bir talimatı olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir. Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamına göre,davacının davalı banka nezdinde 70 gün vadeli mevduat hesabı bulunduğu, 2001 yılına kadar hesabın vadeli olarak devamından sonra davalı bankanın hesabın vadeli olarak devamı hususunda davacının talimatı bulunmadığının farkedilmesi üzerine hesabı vadesiz hesaba çevirdiği, hesap cüzdanında vadenin bitiminden itibaren o an itibariyle geçerli faiz oranı üzerinden yenilenmesi hususunda bir ibare yok ise de davalı bankanın bir müddet bu duruma rağmen hesabı vadeli olarak işletmeye devam ettiği, daha sonra davacıya bildirimde bulunmadan vadesiz hesaba çevirdiği, davalı bankanın hesabı bu şekilde bir süre de olsa işletmesinin davacının sözlü talimatı olduğunu kabul ettiği anlamına geleceği, hesabın ne zaman vadesize çevrildiği yönünde yapılan yazışmalara bankanın taşınması nedeniyle bazı evrakların kaybolması gerekçe gösterilerek olumsuz cevap verildiği, davalı banka için bu tür gerekçelerin mazeret olarak kabul edilemeyeceği, davalı bankanın iyiniyetli olmadığı gerekçesiyle davanın kabulü ile 49.768,28 YTL alacağının dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir. Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir. Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 2.942.23 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 08.02.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.