T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 14. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2019/2684 KARAR NO : 2026/110 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 18. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 17/10/2019 NUMARASI : 2018/656 Esas - 2019/858 Karar DAVANIN KONUSU : Alacak (İşletme devir sözleşmesinden kaynaklı) (Davalının iflası nedeniyle kayıt- kabul davasına dönüştü) Taraflar arasındaki alacak davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargıla…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 14. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2019/2684 KARAR NO : 2026/110 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 18. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 17/10/2019 NUMARASI : 2018/656 Esas - 2019/858 Karar DAVANIN KONUSU : Alacak (İşletme devir sözleşmesinden kaynaklı) (Davalının iflası nedeniyle kayıt- kabul davasına dönüştü) Taraflar arasındaki alacak davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle davanın kabulüne dair verilen karara karşı, davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine, Dairemize gönderilmiş olan dava dosyasında; istinaf incelemesi sırasında davalının iflası nedeniyle kayıt kabul davasına dönüşmesi nedeniyle duruşma açılarak yapılan istinaf incelemesi sonucunda, dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; taraflar arasında yapılan Beyoğlu 31. Noterliğinin 03/04/2007 tarih, ... yevmiye sayılı işlemiyle onaylı İskenderun ... tesisleri işletme hakkı devri sözleşlmesinden dolayı 260.250,00 TL damga vergisi alındığını, Adalet Başmüfettişliğinin 06/11/2008 tarihli yazısıyla beyoğlu 31. Noterlik dairesinin damga vergisi ve harç yönünden eksik ikmal olunduğunu tespit edildiği gerekçesiyle Maliye Bakanlığı Vergi Denetim Kurulu tarafından sözleşmenin tabi olduğu damga vergisi açısından inceleme yapıldığını, 16/12/2012 tarihli rapor tanzim edildiğini, bu rapor doğrultusunda vergi dairesiyle yapılan uzlaşma görüşmeleri neticesinde tahakkuk eden 969.379,20 TL vergi aslı ve 1.363.431,84 TL gecikme faizi olmak üzere toplam 2.332.811,04 TL'nin müvekkili tarafından ödendiğini, sözleşmenin 20.1 maddesine göre iş bu sözleşmenin imzalanmasından doğacak damga vergisi işletici ve gübre taş tarafından müştereken ödenecektir denildiğini, Beyoğlu 44. Noterliğinin 21/03/2013 tarih, ... yevmiye nolu işlemiyle onayla ihtarname ile davalı şirkete ödenmesi gereken 1.166.405,52 TL'nin en geç son ödeme tarihi olan 06/04/2013 tarihine kadar ödenmesinin ihtar edildiğini fakat herhangi bir ödeme yapılmadığını, bunun üzerine davalı aleyhine İstanbul 11. İcra Müdürlüğünün ... E.sayılı dosyasıyla icra takibi başlatıldığını, davalı tarafın itiraz ettiğini, aynı zamanda icra hukuk mahkemesine takiple ilgili şikayette bulunulduğunu, şikayetin reddedildiğini, itiraz tarihinden itibaren 1 yıllık süreden fazla geçtiği için itirazın iptali davası değil alacak davası açmak durumunda kaldıklarını belirterek tahakkuk ettirilen damga vergisinin 1/2 payına isabet eden 1.166.405,52 TL'nin müvekkilince vergi dairesine ödendiği, 06/04/2013 tarihinden itibaren avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili savunmasında özetle; sulh hukuk mahkemesinin görevli olmadığını, asliye ticaret mahkemesinin görevli olduğunu, aynı zamanda yetkili mahkemenin de sözleşmenin 19. Maddesi gereğince İstanbul olduğunu, müvekkilinin imzalanan sözleşme gereğince tüm yükümlülüklerini yerine getirdiğini, müvekkili şirketin davacıyla imzalanan sözleşmeye göre sözleşmenin ana konusu olan yatırımlara yönelik çalışmalarını 2010 senesi sonunda tamamlayarak ek sözleşmelerle de kapasitesini arttırarak ...'in en büyük liman projesi olarak gerçekleştirme aşamasına geldiğini, müvekkilinin hazır hale getirdiği tesislerin deniz tarafından bulunan ve müvekkili şirketin 1.000.000,00 USD bedelli işletme hakkı bedeli/kira ödemesine mesnet teşkil eden alanın davacıya ait olmadığı kıyı kanunu gereğince kıya kenar çizgisi deniz tarafında şahsi mülkiyet olamayacağı, bu alanın hazineye ait olduğu nedeniyle tapuların hazineye terkin edilmesini, aksi takdirde faaliyet yapılmasına Milli Emlak Genel Müdürlüğünce izin verilmeyeceğinin bildirildiğini, bu durumun ...'a bildirildiğini, ancak tapu terkinini yapmadığını, bunun üzerine İskenderun Mal Müdürlüğü tarafından İskenderun 3. ASliye Hukuk Mahkemesinde 2011/76 E.sayılı dosyasında tapu terkin ve hazine adına tescil davası açıldığını ve tapular üzerine tedbir konulduğunu, davaların derdest bulunduğunu, akabinde ...'ın Beyoğlu 31. Noterliğinin 08/06/2012 tarih, ... yevmiye numaralı ihtarnamesiyle sözleşmenin tek taraflı feshedildiğini bildirildiğini bildirdiğini, ...'ın ayrıca müvekkili şirket aleyhine İstanbul 8 ve 16. Sulh Hukuk Mahkemelerinde tazminat ve sözleşmenin feshi, tahliye talepli davalar açtığını, İstanbul 16. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2013/762 Es sayılı dosyasından verilen tahliye kararına istinaden cebri icra yoluyla müvekkilinin tesisten tahliye edildiğini, davaya konu vergi denetim raporu tarihinin 16/12/2012 olup, sözleşmenin feshedilmesinden 6 ay sonra verilen bir rapor olduğunu, davacı taraf müvekkili şirketin sözleşme bakımından tüm vergi ve harç sorumluluklarını yerine getirdiğini, sözleşmenin imzalandığı sırada damga vergisi matrahı hesabında 25 yıllık sürenin dikkate alındığını, bu doğrultuda sabit bedel üzerinden hesaplama yapıldığını ve müvekkilinin hesaplanan damga vergisinin yarısını ödediğini, vergi tahriyatına gerekçe olarak gösterilen ana başlangıç taahhüdünün 450,000 ton olup seneler içerisinde 520.000 bin tona kadar çıkmasına taahhüt edilmiş ise de ... tarafından bu taahhüdün hiç bir zaman yerine getirilmediğini, 2012 senesinin haziran ayında da sözleşmeyi tamamen feshettiğini belirterek açılan davanın reddine karar verilmesini istemiştir. İİLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; "...Mahkememizce taraflara ait tüm deliller toplanarak dosya bilirkişiye tevdi edilmiş, bilirkişi heyeti 29/07/2019 tarihli raporlarında taraflar arasında imzalanan sözleşmenin 20.1 maddesine göre sözleşmenin imzalanmasından doğacak damga vergisi, işletici ve ... tarafından müştereken ödenecektir. Adalet Başmüfettişliğinin 06/11/2008 tarihli yazısıyla ilgili işlemlerin incelenerek eksik harç ve verginin ikmali hususunda Adalet Bakanlığı teftiş kurulu başkanlığına ihbar edilmiştir. Maliye Bakanlığı Vergi Denetim Kurulu 16/12/2012 tarihli vergi inceleme raporunda davacı ...'ın 2007/04 dönemi damga vergisi bulunan matrah farkı 161.563.200,00 TL , bulunan vergi farkı 1.211.724,00 TL olarak tespit edilmiştir. Uzlaşma yapılması neticesinde ödenecek damga vergisi 969.379,20 TL, gecikme faizi de 1.363.431,84 TL olmak üzere toplam 2.332.811,04 TL olarak davacı şirket adına tahakkuk etmiştir. Davacı şirket 05/04/2013 tarihli yazısıyla KDV ihalesinden dolayı bulunan 1.226.849,10 TL iade alacağını vergi borçlarının mahsup edilmesini istemiştir. Büyük Mükellefler Vergi Dairesinin 05/04/2013 tarihli 3 adet mahsup alındısıyla 509.806,40 TL damga vergisi, 717.042,70 TL gecikme faizi olmak üzere toplam 1.226.849,10 TL tutarının tahsil edilmiş olduğu, yine vergi dairesinin 08/04/2013 tarihli alındısına göre 459.572,80 TL damga vergisi ve 646.389,14 TL faizin tahsil edildiği görülmektedir. Buna göre davacı şirket tarafından toplam 2.332.811,04 TL vergi dairesine ödenmiştir. Uzlaşma neticesinde indirilen 969.379,20 TL'ye sözleşme ve uzlaşma tarihi arasında 6183 sayılı kanuna göre uygulanan gecikme faizi hesaplandığında gecikme faizi bilirkişilerce 1.363.431,84 TL olarak bulunmuştur. Sözleşmeye göre 1/2'sinin davalı taraça ödenmesi gerektiğinden bu miktar 1.166.405,52 TL olarak hesaplanmıştır. 488 sayılı damga vergisi kanunun 3.maddesine göre damga vergisinin mükellefleri kağıtları imza edenlerdir. Yine aynı kanunun 24.maddesine göre vergiye tabii kağıtların damga vergisinin ödenmemesinden veya noksan ödenmesinden dolayı alınması lazım gelen vergi ve cezadan mükelleflere rücu hakkı olmak üzere kağıtları ibraz edenler sorumludur. Birden fazla kişi tarafından imza edilen kağıtlara ait vergi ve cezanın tamamında imza edenler müteselsilen sorumludurlar. Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 2015/5301 E., 2016/2248 Karar nolu ilamına göre müteselsil sorumluluktan kaynaklanan rücu talebinin damga vergisi kanunun 3,24.maddeleri ile 818 sayılı Borçlar Kanunun 146(TBK'nın 167.) maddelerine göre değerlendirilesi gerekmektedir. Ayrıca taraflar arasında yapılan sözleşmede de damga vergisinin yarı yarıya işletici ve ... tarafından ödeneceği anlamına gelen 20.1maddesi mevcuttur. Yargıtay 19. Hukuk Dairesinin 2015/11235 E., 2016/2005 Karar sayılı ilamına göre damga vergisiyle ilgili sözleşme hükmünün esas alınması gerekmektedir. Maliye Bakanlığı Vergi Denetim Kurulu tarafından yapılan inceleme neticesinde damga vergisine esas alınacak matrahın yeniden hesaplanması sonucunda öncekine nazaran fark olduğu tespit edilerek hesaplama yoluna gidildiği.." gerekçesiyle, davanın kabulü ile 1.166.405,52TL'nin 01/08/2013 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, karar verilmiştir. Bu karara karşı, davalı vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Davalı vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin davacı tarafın kusuru nedeniyle meydana gelen maddi zararlardan ve hiç bir şekilde katılmadığı vergi tarhiyat süreci sonunda belirlenen tutarlardan sorumlu tutulmasının mümkün olmadığını, davacının talebine dayanak yaptığı İskenderun Sarıeski tesisleri İşletme hakkı Devir Sözleşmesinin noterce onaylanarak yine noterin bildirdiği damga vergisi tutarının yarısını davacıya ödediklerini ve böylece sözleşmeden kaynaklanan damga vergisi ödeme borcunu yerine getirdiğini, damga vergisi miktarının davacı ... tarafından yanlış hesaplanması nedeniyle T.C. Maliye Bakanlığı Vergi Denetim Kurulu tarafından geriye dönük olarak yapılan inceleme sonucunda ilave vergi tarhiyat ve gecikme faizine sebep olunmasında müvekkilinin bir kusurunun bulunmadığını, davacının doğru hesaplama yapma yükümlülüğüne aykırı davranması sonucu ortaya çıkan zararda müvekkilinin sorumlu olmadığını, dosyaya sunulan dilekçe ve beyanlardan da anlaşılacağı üzere Maliye Bakanlığı tarafından düzenlenen raporun, davacı tarafından sözleşmenin feshinden altı ay sonra müvekkilinin bilgisi dışında yapıldığını ve raporun düzenlenmesinden yaklaşık bir ay sonra Beyoğlu 44. Noterliğinin 08.01.2013 tarihli ihtarnamesi ile haberdar edildiklerini, müvekkilinin karşı ihtarname ile sorumluluğunun bulunmadığını bildirdiğini; müvekkilinin sözleşmeden doğan tüm yükümlülüklerini eksiksiz ve zamanında tam olarak yerine getirdiğini, fazla tarhiyattan müvekkilinin değil davacının sorumlu olduğunu, sözlemeye aykırı davranışlarla sözleşmeyi haksız şeklide fesheden davacının ayrıca kendi kusurundan kaynaklanan vergi ödemesinden davalıyı sorumlu tutmasının mümkün olmadığını, bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının usulE ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Davacı vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; dosyada alınan bilirkişi raporu ile ve davanın haklılığının ispat edildiğini, taraflar arasında imzalanan Beyoğlu 31. Noterliğinin 03.04.2007 tarihli ve ... yevmiye nolu işlemi ile onaylanan İskenderun ... Tesisleri İşletme Hakkı Devri Sözleşmesi imzalandığını, bu sözleşmenin 20.1 maddesi uyarınca sözleşmenin imzalanmasından doğacak damga vergisinden her iki tarafın müştereken sorumlu olacaklarının kararlaştırıldığını, Maliye Bakanlığı Vergi Denetim Kurulunun 16.12.2012 tarihli vergi inceleme raporunda davacının 2007/04 dönemi damga vergisi bulunan matrah farkının 161.563.200,00 TL olan vergi farkının 1.211.274,00 TL olarak tespit edildiği, bu tutarın %80 uzlaşma oranı ile 06.03.2013 tarihinde 969.379,20 TL olarak hesaplandığı, bu tutar üzerinden 213 sayılı VUK 112 maddesine göre geçen süreler için 1.363.431,84 TL gecikme faizi hesaplandığı, sunulan makbuzlardan da anlaşılacağı üzere damga vergisi ve gecikme faizi ile birlikte toplam 1.226.849,10 TL ödemenin müvekkili tarafından vergi dairesine yapıldığını, Büyük Mükellefler Vergi Dairesinin 08/04/2013 tarihli vergi dairesi alındıları ile 459.572,80 TL damga vergisi ile 646.389,14 TL gecikme faizi olmak üzere toplam 1.105.961,94 TL'nin müvekkili tarafından ödenmiş olduğunu, buna göre davacı şirket tarafından ödenen toplam 969.379,20 TL damga vergisi ve 1.363.431,84 TL gecikme faizi olmak üzere toplam 2.332.811,04 TL'nin % 50'si olan 1.166.405,52 TL'den davalının davacıya karşı sorumlu olduğunu, mahkemece de haklı davanın kabulüne karar verildiğini, davalının istinaf başvurusunda ileri sürdüğü hususların haksız olduğunu, sözleşme hükmü uyarınca tarafların damga vergisinden eşit sorumluluklarının bulunduğunu, damga vergisinin eksik hesaplanmasından davalının da sorumlu olduğunu, davalının sözleşmenin feshine ilişkin iddialarının bu davayla ilgisinin olmadığını, zira eldeki davadaki talebin sözleşmenin feshi ile ilgisi olmayıp sözleşmenin kuruluşu aşamasındaki damga vergisi ile ilgili olduğunu belirterek, davalının istinaf başvurusunun reddine karar verilmesini talep etmiştir. İNCELEME VE GEREKÇE Dava işletme hakkı devir sözleşmesi gereğince, sözleşmenin kuruluşu aşamasında ödenmesi gereken ve sonradan davacı tarafından vergi dairesine ödenmiş olan damga vergisi tutarının yarısının davalı taraftan rücuen tahsili istemiyle açılmış bir alacak davasıdır. İlk derece mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiş; bu karara karşı, davalı vekili tarafından, yasal süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355.maddesi uyarınca, ileri sürülmüş olan istinaf nedenleriyle ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.İstinaf incelemesi sırasında davalı şirketin iflasına karar verilmiş olmakla eldeki dava, İİK'nın 235. maddesi anlamında sıra cetveline itiraz (kayıt kabul) davasına dönüşmüştür. İİK'nın 194. maddesi uyarınca, davalı hakkındaki iflas kararının kesinleşmesini takip eden on gün sonrasına kadar yargılama durdurulmuş ve yasal şart gerçekleştikten sonra yargılamaya kayıt kabul davası olarak Dairemizce devam edilmiştir. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sırasında, taraflar arasında imzalanan İskenderun ... Tesisleri İşletme Hakkı Devir Sözleşmesi incelenmiş, bilirkişi raporları alınmak ve vergi dairesine yapılan ödeme makbuzları celpedilmek suretiyle davanın kabulüne karar verildiği anlaşılmıştır. Eldeki davada davacı yukarıda anılan işletme hakkı devir sözleşmesi uyarınca vergi dairesine ödenen damga vergisinin davalıya isabet eden kısmını talep etmektedir. Taraflar arasında imzalandığı ihtilafsız olan işletme hakkı devir sözleşmesinin 20.1 maddesi uyarınca, bu sözleşmenin imzalanmasından kaynaklanan damga vergisinden her iki tarafın eşit oranlarda sorumlu olduğu kararlaştırılmıştır. Sözleşmenin kuruluşu aşamasında beyan edilen değerler üzerinden taahhuk eden damga vergisinin, her iki tarafça eşit olarak ödendiği ihtilafsızdır. İhtilaf ise vergi dairesince daha sonra yapılan denetimler sırasında ortaya çıkan eksik damga vergisi tarhiyatından kaynaklanmaktadır. Vergi denetimleri sonucunda sözleşme uyarınca işletme hakkının devri aşamasında ödenmesi gereken damga vergisinin eksik hesaplandığı ve bunun sonucunda ödemenin eksik olduğu belirlenmiş ve yapılan tarhiyat sonrasında davacı tarafından vergi dairesine gecikme cezaları ile birlikte toplam 2.332.811,04 TL ödendiği sabittir. Bu husus bilirkişi raporu ve vergi dairesinden celp edilen tahsilat makbuzları ile de doğrulanmıştır. Davacının ödediği bu damga vergisi ve ferileri, taraflar arasında imzalanan işletme hakkı devir sözleşmesinin kuruluşu aşamasında ödenmesi gereken vergi olup, devir sözleşmesinin 20.1 maddesi uyarınca davacı ve davalı eşit miktarlarda sorumlu oldklarından, ilk derece mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiş olmasında hukuka aykırılık görülmemiş, davalı vekilinin istinaf başvuru sebeplerinin reddi gerekmiştir. Dava sırasında davalının iflası sonucu eldeki dava iflasta kayıt kabul davasına dönüştüğünden, davalının iflas kararı kesinleştikten ve ikinci alacaklılar toplantısı beklendikten sonra, istinaf sebeplerinin değerlendirilmesi ve kayıt kabule esas alacak tutarının hesaplanması bakımından 16.07.2025 tarihli ara karar oluşturulmuş ve dosya resen seçilen bilirkişiye tevdi edilmiştir. Ayrıntısı bilirkişi tarafından düzenlenen 15.12.2025 tarihli raporda gösterildiği üzere, iflas tarihi itibariyle 1.166.402,52 TL asıl alacak, 1.070.509,86 TL iflas tarihine kadar işlemiş temerrüt faizi olmak üzere toplam 2.236.912,38 TL kayıt kabule esas alacak miktarı hesaplanmış ve bu tutar üzerinden davanın kabulü gerekmiştir.Açıklanan bu gerekçelerle, HMK'nın 356. maddesi uyarınca duruşmalı olarak yapılan istinaf incelemesi sonucunda, davalı vekilinin istinaf nedenleri yerinde görülmemekle birlikte, davalının istinaf incelemesi sırasında iflas etmiş olması nedeniyle dava iflasta sıra cetveline itiraz (kayıt-kabul) davasına dönüşmüş olup bu konuda yeniden hüküm kurulması gerektiğinden, ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının kaldırılmasına, kayıt kabul davası niteliği ile davanın esası hakkında Dairemizce yeniden hüküm kurulmasına ve neticede davanın kabulüne dair aşağıdaki hüküm verilmiştir. HÜKÜM : Yukarıda açıklanan gerekçelerle; Davalı tarafından ileri sürülen istinaf başvuru nedenleri yerinde görülmemekle birlikte, davalının iflası nedeniyle dava kayıt kabul davasına dönüşmekle, dava hakkında yeniden karar verilmesi gerektiğinden, ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının kaldırılmasına, davanın esası hakkında Dairemizce yeniden karar verilmesine, bu doğrultuda; 1-Davanın kayıt kabul davası olarak kabulü ile 1.166.402,52 TL asıl alacak, 1.070.509,86 TL iflas tarihine kadar işlemiş temerrüt faizi olmak üzere toplam 2.236.912,38 TL davacı alacağının, davalı müflisin masasında düzenlenecek sıra cetvelinin 4. sırasına adi alacak olarak kaydedilmesine, 2-Alınması gerekli 732,00 TL karar ve ilam harcının, peşin alınan 19.919,29 TL harçtan mahsubu ile artan 19.187,29 TL harcın, karar kesinleştikten sonra ve talebi hâlinde davacıya iadesine, 3-Davacı taraf kendini vekil ile temsil ettirdiğinden, 45.000,00 TL maktu vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 4-Davacı tarafından ilk derece aşamasında sarf edilen 2.200,00 TL bilirkişi ücreti, 640,60 TL tebligat, tezkere ücreti, 16,90 TL ilk masraf olmak üzere toplam 2.857,50 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5-Taraflarca yatırılan gider ve delil avansları bakiyelerinin, karar kesinleştikten sonra, yatıran taraflara iadesine, 6-İstinaf aşamasındaki yargılama giderleri yönünden; a-Davalı tarafından yatırılan istinaf başvuru harcının Hazineye gelir kaydına; davalı tarafından yatırılan istinaf peşin karar harcının, karar kesinleştikten sonra ve talep hâlinde, ilk derece mahkemesince davalıya iadesine, b-Davalının sarf ettiği kanun yolu giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, c-İstinaf incelemesi duruşmalı yapıldığından ve birden fazla duruşma icra edildiğinden; AAÜT hükümlerine göre belirlenen 42.000,00 TL maktu avukatlık ücretinin davalıdan alınıp davacıya verilmesine, d-Davacı tarafından istinaf aşamasında sarf edilen bilirkişi ve posta gideri olmak üzere toplam 1.570 TL kanun yolu giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 8-Gerekçeli kararın Dairemiz Yazı İşleri Müdürlüğünce taraf vekillerine tebliğine, 9-Dosyanın, karar kesinleştikten sonra, kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine dair; Taraf vekillerinin yüzlerine karşı, gerekçeli kararın taraf vekillerine tebliğ tarihlerinden itibaren ikişer haftalık süreler içinde temyiz yolu açık olmak üzere ve oy birliği ile verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 28/01/2026 KANUN YOLU :HMK'nın 361.maddesi uyarınca, iş bu gerekçeli kararın taraf vekillerine tebliğ tarihinden itibaren iki haftalık süre içinde temyiz yolu açıktır.