11. Hukuk Dairesi 2010/16306 E. , 2012/6350 K. MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada Karşıyaka Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 13/10/2010 tarih ve 2008/389-2010/262 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelend…
**11. Hukuk Dairesi 2010/16306 E. , 2012/6350 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada Karşıyaka Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 13/10/2010 tarih ve 2008/389-2010/262 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, müvekkilinin İzmir-Çiğli OYAK BANK Atatürk Organize Sanayi Şubesi'nde hesabı bulunduğunu, 24.09.2007 tarihinde davacının bilgisi olmadan müvekkilinin şifresi kullanılarak hesabından 6.480,00 TL'nin Yapı Kredi Bankası İstanbul Pendik Şubesi'ndeki bir hesaba aktarıldığını, bankanın objektif sorumluluğunu yerine getirmediğini, belirterek 6.480,00 TL'nin temerüt tarihi olan 10.10.2007 tarihinden itibaren hesaplanacak avans faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili olayın banka dışında üçüncü kişiler tarafından işlenen haksız bir fiilden kaynaklandığını, bankanın bir kusurunun olmadığını, davacının güvenlik çemberinden yararlanmadığını, davacının bankacılık hizmet sözleşmesini imzalayarak şifresinin üçüncü kişiler tarafından kullanımının sonuçlarından sorumlu olduğunu, bu nedenle kararın bozulması gerektiğini savunarak, davanın reddini istemiştir. Mahkemece, iddia, savunma, toplanan deliller ve bilirkişi raporuna göre, olayda bankanın kusurlu bulunduğu sonucuna varılarak, 6.480,00 TL'nin 14/10/2007 tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlardaki avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir. Kararı, davalı temyiz etmiştir. Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 367,85 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 18/04/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.