10. Ceza Dairesi 2007/15172 E., 2007/14120 K. 10. Ceza Dairesi 2007/15172 E., 2007/14120 K. - KULLANMAK İÇİN UYUŞTURUCU VEYA UYARICI MADDE BULUNDURMA - LEHE KANUN UYGULAMASI- 5237 S. TÜRK CEZA KANUNU [ Madde 191 ] Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurmak suçundan sanık Muzafferin 5237 sayılı TCK'nın 191/1. maddesi uyannca 1 yıl hapis cezası ile cezalandırmasına ve aynı maddenin 2. fıkrası uyarınca hakkında tedavi ve denetimli serbestlik tedbirlerinin uygulanmasına ilişkin …
10. Ceza Dairesi 2007/15172 E., 2007/14120 K. **10. Ceza Dairesi 2007/15172 E., 2007/14120 K.** **- KULLANMAK İÇİN UYUŞTURUCU VEYA UYARICI MADDE BULUNDURMA - LEHE KANUN UYGULAMASI**- 5237 S. TÜRK CEZA KANUNU [ Madde 191 ] **"İçtihat Metni"** Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurmak suçundan sanık Muzafferin 5237 sayılı TCK'nın 191/1. maddesi uyannca 1 yıl hapis cezası ile cezalandırmasına ve aynı maddenin 2. fıkrası uyarınca hakkında tedavi ve denetimli serbestlik tedbirlerinin uygulanmasına ilişkin (Tekirdağ İkinci Asliye Ceza Mahkemesi)'nin 01.12.2005 gün ve 2005/377 esas, 2005/586 karar sayılı hükmünün infazı aşamasında, 5560 sayılı Kanun ile TCK'nın 191. maddesinde yapılan değişikliğin yürürlüğe girmesi nedeniyle yeniden değerlendirme yapılması yönünden C.Savcılığı'nca yapılan başvuru üzerine aynı mahkemece 14.05.2007 gün ve 2007/111 müteferrik sayılı ek kararı ile 5560 sayılı Kanun ile yapılan düzenlemenin kesinleşmeyen ve görülmekte olan davalar hakkında uygulanabileceği, kesinleşen hükümler ile ilgili lehe bir düzenleme getirmediği gerekçesi ile yeniden karar verilmesine yer olmadığına ve hükmün aynen infazına karar verildiği; C.Savcılığı'nca yapılan itiraz nedeniyle, itirazın reddine ilişkin Tekirdağ Ağır Ceza Mahkemesi'nin 28.05.2007 tarih ve 2007/653 müteferrik sayılı kararı aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığı'nın Ceza İşleri Genel Müdürlüğü ifadeli 31.08.2007 gün ve 44452 sayılı kanun yararına bozma talebi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 24.09.2007 gün ve 2007/181709 sayılı tebliğnamesi ile dosya Dairemize gönderilmekle incelenip, gereği görüşülüp düşünüldü: Kanun yararına bozma talebi ve tebliğnamede, "5237 sayılı Kanun'un 7. maddesinin bir ve ikinci fıkralarında "(1) İşlendiği zaman yürürlükte bulunan kanuna göre suç sayılmayan bir fiilden dolayı kimseye ceza verilemez ve güvenlik tedbiri uygulanamaz. İşlendikten sonra yürürlüğe giren kanuna göre suç sayılmayan bir fiilden dolayı da kimse cezalandırılmaz ve hakkında güvenlik tedbiri uygulanamaz. Böyle bir ceza veya güvenlik tedbiri hükmo-lunmuşsa infazı ve kanuni neticeleri kendiliğinden kalkar. (2) Suçun işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanun ile sonradan yürürlüğe giren kanunların hükümleri farklı ise, failin lehine olan kanun uygulanır ve infaz olunur." hükmünün yer aldığı, 5560 sayılı Kanunla değişik 5237 sayılı Kanun'un 191/2. maddesiyle "Bu suçtan dolayı açılan davada mahkeme, birinci fıkraya göre hüküm vermeden önce uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanan kişi hakkında, tedaviye ve denetimli serbestlik tedbirine; kullanmamakla birlikte, kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alan, kabul eden ve bulunduran kişi hakkında, denetimli serbestlik tedbirine karar verilebilir." şeklinde düzenleme getirildiği ve bu düzenlemenin de sanık lehine olduğu ve uygulanması gerektiği, aksine yorumun aynı nitelikte olan davalarda yargılaması daha önce bitirilen ve kararı kesinleşen kişilerin aleyhine, ancak kanuni herhangi bir sebeple yargılaması uzayan, bu nedenle hakkında henüz bir karar verilemeyen kişilerin lehine hukuki bir durumun oluşmasına sebep olacağı da dikkate alınmak suretiyle itirazın bu bakımdan kabulüne karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir." denilerek, Tekirdağ Ağır Ceza Mahkemesi'nin anılan kararının bozulması istenmiştir. Kanun yararına bozma talebine dayanan ihbarnamede ileri sürülen düşünce yerinde görüldüğünden; Tekirdağ Ağır Ceza Mahkemesi'nin 28.05.2007 tarih ve 2007/653 müteferrik sayılı kararının 5271 sayılı CMK'nın 309. maddesi uyannca (BOZULMASINA); aynı Kanun'un 309/4-a maddesi uyarınca, dosyanın müteakip işlemlerin yapılması için anılan mahkemeye gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı makamına tevdiine, 03.12.2007 tarihinde oybirliği ile karar verildi.