T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 22. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2023/1781 - 2026/158 T.C. A N K A R A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ 22. H U K U K D A İ R E S İ ESAS NO : 2023/1781 (KABUL KALDIRMA) KARAR NO : 2026/158 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 19/09/2023 ESAS-KARAR NO : 2021/10 E - 2023/567 K DAVANIN KONUSU : Alacak KARAR TARİHİ : 20/02/2026 YAZILDIĞI TA…
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 22. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2023/1781 - 2026/158 T.C. A N K A R A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ 22. H U K U K D A İ R E S İ ESAS NO : 2023/1781 (KABUL KALDIRMA) KARAR NO : 2026/158 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 19/09/2023 ESAS-KARAR NO : 2021/10 E - 2023/567 K DAVANIN KONUSU : Alacak KARAR TARİHİ : 20/02/2026 YAZILDIĞI TARİH : 12/03/2026 Taraflar arasında yukarıda bilgileri belirtilen kararın Dairemizce incelenmesi davalı ... Petrol Tic. ve Tur. Limited Şirketi vekili tarafından istenmiş, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca, yapılan ön inceleme sonucu, istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği ve eksiklik bulunmadığı anlaşıldığından inceleme aşamasına geçilmiştir. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildi. GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ İDDİANIN ÖZETİ Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirket ile davalı şirket arasında iki (2) adet akaryakıt istasyonu için iki (2) adet bayilik sözleşmesinin imzalandığını, davalı ...'ın ve davalı ...'ın ise sözleşme ekinde imzaladıkları kefaletname ile kefalet limiti kapsamında bahsi geçen sözleşmelere müştereken ve müteselsilen kefil olduklarını, davalı şirket ile akaryakıt istasyonu için imzalanan 14/02/2018 tarihli beş yıllık akaryakıt bayiliği sözleşmesi gereğince davalı şirketin birinci istasyon için yıllık 100 m3 (84 ton) beyaz ürün, ikinci istasyon için ise yıllık 500 m3 (420 ton) beyaz ürün satın almayı üstlendiğini, ancak davalı şirketin sözleşmenin akdedildiği tarihten lisansının sonlandırıldığı tarihe kadar toplam 56,11 ton beyaz ürün satın aldığını ve 2.463,89 ton açığının bulunduğunu, davalı şirketin, sözleşme gereğince yerine getirilmeyen taahhüdün her bir tonu için TCMB döviz satış kuru üzerinden hesaplanmak üzere 150.00 USD karşılığı TL kar kaybı olarak ödemeyi taahhüt ettiğini, davalı şirketin bu şekilde 369.583,50 USD (ihtar tarihi itibarıyla 2.690.567,88 TL) USD kar kaybına neden olduğunu, ayrıca taahhütnamelerin 13. maddesi gereğince akaryakıt istasyonunun terk edilmesi, sözleşmenin devamının davacının kusurundan kaynaklamayan nedenlerle çok zor veya imkansız hale gelmesi ya da sözleşmenin haklı sebepleve tek taraflı feshedilmek zorunda kalınması gibi durumlarda tüm zararların tazmini için 100.000,00 USD'nin veya ödeme tarihindeki TCMB döviz satış kuru üzerinden Türk lirası karşılığı cezai şartın davalı tarafça ödeneğinin hüküm altına alındığını, söz konusu sözleşmenin, müvekkil şirketin kusuru dışında sonlandırıldığını belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla kar mahrumiyetinden kaynaklı zararlar yönünden şimdilik 5.000,00 TL bedelin ve cezai şart yönünden şimdilik 5.000,00 TL bedelin ihtarnamenin tebliğ tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalı yandan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, 02/05/2023 tarihinde Uyap sistemi üzerinden mahkemeye gönderdiği ıslah dilekçesiyle talebini kar mahrumiyeti için 175.000,00 TL ve cezai şart için 175.000,00 TL olarak ıslah ettiği anlaşılmıştır SAVUNMANIN ÖZETİ Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; sözleşmelere konulan azami alım taahhütlerinin, merkezi ve işlek olmayan, nüfus yoğunluğunun az olduğu bir bölgede bulunan dava konusu akaryakıt istasyonları için çok yüksek nitelikte olduğunu, müvekkil şirketin, imzalanan sözleşmede yer alan miktarda beyaz ürün satmasının fiilen imkansızlık içerdiğini, 6098 sayılı TBK'nın 27. maddesine göre konusu imkansız olan sözleşmelerin kuruldukları andan itibaren kesin olarak hükümsüz olduğunu, kaldı ki bu hususun adap ve ahlâka aykırı bulunduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ Mahkemece, toplanan delillere ve tüm dosya kapsamına göre, konuya ilişkin olarak alınan 18/07/2022 tarihli bilirkişi raporunda davalı şirketin beş (5) yıllık sözleşme süresi ve her iki istasyon için bu süre içinde alması gereken beyaz ürün dikkate alınarak hesaplama yapıldığı, ancak davalı şirkete ait sözleşmeye konu istasyonların lisanslarının 26/06/2019 tarihinde ve 12/06/2019 tarihinde sonlandırıldığı, buna göre lisansların sonlandırıldığı tarihten sonra davalı şirketin bu istasyonlar için akaryakıt almasının fiilen imkansız hale geldiği, dolayısıyla sözleşme tarihinden lisansların sonlandırıldığı tarihe kadar davalı şirketin alması gereken toplam beyaz ürün miktarının 504 ton olduğu, bunun 75.70 tonluk kısmının alındığı, taahhüt edilip alınmayan kısmın 428,30 ton şeklinde belirlendiği, bu durumda davacının kar kaybının 64.245 USD olduğu ve dava tarihi itibarıyle de bu bedelin 467.703,60 TL hesaplandığı, o halde, davalı şirketin her iki istasyon için yıllık almayı taahhüt ettiği mal miktarını almadığı gözetildiğinde, davalı şirketin taahhüdünde eksik alınan ton başına 150 USD kâr mahrumiyeti ve 100.000,00 USD cezai şart ödeyeceğinin kabulü gerektiği, diğer yandan davalı ... yönünden kefaletnamede kefalet tarihinin bulunmadığı, ayrıca ismi geçenin müteselsil kefil konumunda olduğuna dair bir ibarenin kefilin el yazılı ile yazılmadığı, bununla birlikte davalı ... yönünden, kefalet sözleşmesinde kefalet tarihinin el yazısı ile yazılmasına karşın müteselsil kefil olduğuna dair kefilin el yazısı ile yazılan bir ifadenin bulunmadığı, bu durumda kefelet sözleşmelerinin TBK'nın 581. ve devamı maddeleri gereğince geçersiz olduğu gerekçesiyle, davalı ... Petrol Tic. ve Tur. Limited Şirketi hakkında açılan davanın kabulüne, davalı ... ve ... hakkında açılan davanın ise reddine karar verilmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİ Davalı ... Petrol Tic. ve Tur. Limited Şirketi vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; iki (2) ayrı akaryakıt istasyonu için iki (2) ayrı bayilik sözleşmesi imzalandığını, ancak akaryakıt istasyonlarının, merkezi ve işlek olmayan, nüfus yoğunluğunun az olduğu bir bölgede bulunması nedeniyle sözleşmelere konu azami alım taahhütlerinin yerine getirilemediğini, bu kapsamda sözleşmelerin kuruldukları andan itibaren geçersiz olduklarını, davacı şirketçe, sözleşmenin imzalanmasını müteakip henüz alacak muaccel olmadan taahhüdün gerçekleşmeyeceği gerekçesiyle ödeme yapılmasının istenildiğini, müvekkil şirkete ait lisansların 2019 yılında sonlandırıldığını, yeterli inceleme yapılmadan hüküm tesis edildiğini, istasyonların bulunduğu bölgede sözleşmelerde yazılı tutar kadar satış yapılıp yapılamayacağının araştırılmadığını, davalı şirketin ticari defterleri incelenmek suretiyle uygulanan yaptırımların ekonomik ve mali yönden müvekkil şirketin mahvına sebep olup olmayacağının değerlendirilmesi gerektiğini, bu hususta yapılan itirazların dikkate alınmadığını belirterek, mahkeme kararının kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. UYUŞMAZLIK KONUSU OLAN HUSUSLAR Uyuşmazlık, bayilik sözleşmeleri gereğince imzalanan asgari alım taahhüdüne aykırılık nedeniyle kar kaybı ve cezai şart için gerekli koşulların oluşup oluşmadığı, kar kaybının ve cezai şartın davalı şirketin mahvına neden olup olmayacağı, tenkisinin gerekip gerekmeyeceği noktalarında toplanmaktadır. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE Dava, asgari alım taahhüdüne aykırılık nedeniyle kar kaybı ve cezai şart talebine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK’nin 355. maddesi uyarınca istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle sınırlı, ancak kamu düzenine ilişkin nedenler resen göz önünde tutularak yapılmıştır. Mahkemece, bir mali müşavir ve bir avukat bilirkişinden alınan raporda özetle; taraflar arasında düzenlenen bayilik sözleşmelerine göre, davalı şirketin iki (2) istasyon için toplam beş yıllık 2520 ton beyaz ürün (motorin ve benzin) alımı taahhüdünde bulunduğu, davalı şirketin, 2520 tonun 75,70 tonluk kısmı kadar alım yaptığı, ancak 2444,30 ton beyaz ürün alım taahhüdünü davalı şirketin yerine getirmediği, yerine getirilmeyen eksik beher ton bedelinin (150,00 USD x 2.444,30 ton) 366.645 USD olduğu, rapor tarihindeki TCMB döviz kurunun 14,87 TL bulunduğu, bu durumda davacının rapor tarihi itibariyle kar kaybının (366.645*14,87) 5.452.011.15 TL şeklinde hesaplandığı, yine huzurdaki davanın 07/01/2021 tarihinde açıldığı ve söz konusu tarihte TCMB döviz kurunun 7.28 TL olduğu, o halde davacı şirketin dava tarihi itibariyle kar kaybının (366.645*7,28) 2.669.175,60 TL şeklinde belirlendiği görüş olarak bildirilmiş, ek rapor ile de, 14/02/2018 tarihli bayilik sözleşmesi ekinde yer alan taahhütnamelerin 3. maddesinde cezai şartın her bir istasyon için 100.000,00 USD (Amerikan Doları) olarak açıklandığı, her iki istasyon için toplam cezai şart tutarının 200.000,00 USD olduğu, rapor tarihi itibari ile 200.000,00 USD cezai şartın Türk Lirası karşılığının (1 USD = 18,79 TL) 3.758.000,00 TL şeklinde olduğu görüş olarak ifade edilmiştir. Ne var ki, hükme esas bilirkişi raporunda, dava konusu bayilik sözleşmeleri kapsamında asgari alım taahhüdüne aykırılık nedeniyle uygulanacak olan kar kaybının ve cezai şartın davalı şirketin ekonomik yönden mahvına neden olup olmayacağının tartışılmadığı, dolayısıyla raporun bu hali ile hüküm kurmaya elverişli olmadığı anlaşılmıştır. O halde, yukarıda yapılan açıklamalar doğrultusunda somut olayda, davacının, davalı şirket ile imzalanan ve davalı ... ile ...'ın kefili olduğu bayilik sözleşmeleri ile taahhüt edilen asgari alım tutarlarının gerçekleşmediği, bu nedenle kar kaybının bulunduğu ve cezai şart uygulanması gerektiği yönündeki iddiaları ile davalıların, sözleşmelere konulan azami alım taahhütlerinin, merkezi ve işlek olmayan, nüfus yoğunluğunun az olduğu bir bölgede bulunan akaryakıt istasyonları için çok yüksek nitelikte olduğuna, imzalanan sözleşmelerde yer alan miktarda beyaz ürün satılmasının fiilen imkansızlık içerdiğine, ayrıca cezai şartın ekonomik olarak mahva yol açacak derecede ağır ve yüksek olduğuna ilişkin aksi yöndeki savunmaları esas alınarak, mahkemece; sözleşmelerin düzenlendiği tarih itibariyle, davalı şirketin iktisadi durumunun tespiti ile ödeme gücü ve kabiliyeti göz önüne alınarak, uygulanacak olan kar kaybı ve cezai şart miktarının davalı şirketin ekonomik mahvına sebep olup olmayacağının ve ticari hayatını sürdürmesine engel teşkil edip etmeyeceğinin tespiti açısından davalı şirkete ait defter ve kayıtların incelenmesi ile taraf, mahkeme ve kanun yolu denetimine elverişli olacak şekilde rapor/ek rapor alınması suretiyle hasıl olacak sonuca uygun karar verilmesi gerekmektedir. Hal böyle olunca mahkemece, tüm delillerin toplanıp değerlendirilmesi ve bu kapsamda sonuca gidilmesi gerekirken eksik araştırmaya dayalı olarak verilen kararda isabet bulunmamıştır. Dava dosyası kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri birlikte değerlendirildiğinde, HMK'nın 355. maddesi gereğince istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan inceleme neticesinde; tarafların iddia ve savunmalarının esaslı unsurlarını oluşturan ve eldeki davanın niteliği itibariyle mahkemenin hüküm kurmasını sağlayacak olan tüm esaslı delillerin toplanmamış ve mahkemece değerlendirilmemiş olması nedeniyle HMK'nın 353/1-a.6 maddesinde öngörülen şartlar gerçekleştiğinden davalı ... Petrol Tic. ve Tur. Limited Şirketi vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile mahkemece verilen kararın kaldırılmasına karar verilmiştir. HÜKÜM :Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davalı ... Petrol Tic. ve Tur. Limited Şirketi vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile; Ankara 11. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin, 2021/10 Esas, 2023/567 Karar sayılı ve 19/09/2023 tarihli kararının KALDIRILMASINA, 2-HMK'nın 353/1-a-6. maddesi uyarınca davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye GÖNDERİLMESİNE, 3-İstinaf başvurma harcı dışında alınan istinaf karar ilam harcının istek halinde davalı yana İADESİNE, 4-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından istinaf kanun yoluna başvuran lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 5-Davalı yan tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince verilecek nihai kararda dikkate alınmasına, 6-Kararın tebliğinin ilk derece mahkemesince yapılmasına, HMK'nın 362/1-g maddesi gereğince kesin olmak üzere dosya üzerinden yapılan inceleme sonucu 20/02/2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi. Başkan e-imzalıdır Üye e-imzalıdır Üye e-imzalıdır Katip e-imzalıdır NOT: BU BELGE ELEKTRONİK İMZA İLE İMZALANMIŞ OLUP, AYRICA FİZİKİ OLARAK İMZALANMAYACAKTIR. "5070 sayılı Kanun m. 5 ve 6098 sayılı TBK m. 15. uyarınca elektronik imza ile oluşturulan belgeler elle atılan fiziki imza ile aynı sonucu doğurur."