7. Hukuk Dairesi 2023/5150 E. , 2023/6360 K. MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/102 E., 2023/121 K. KARAR : Bir kısım davalılar yönünden karar verilmesine yer olmadığına, bir kısım davalılar yönünden davanın kabulüne Taraflar arasındaki satış vaadi sözleşmesine dayalı tapu iptali ve tescil davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay (Kapatılan) 14. Hukuk Dairesince Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece boz…
**7. Hukuk Dairesi 2023/5150 E. , 2023/6360 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/102 E., 2023/121 K. KARAR : Bir kısım davalılar yönünden karar verilmesine yer olmadığına, bir kısım davalılar yönünden davanın kabulüne Taraflar arasındaki satış vaadi sözleşmesine dayalı tapu iptali ve tescil davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay (Kapatılan) 14. Hukuk Dairesince Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; bir kısım davalılar yönünden karar verilmesine yer olmadığına, bir kısım davalılar yönünden davanın kabulüne karar verilmiştir. Mahkeme kararı bir kısım davalılar vekili ile davalı ... tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davacı ile ölü ... mirasçıları arasında 124, 209 ve 210 sayılı parseller hakkında 30.05.2007 tarih ve 15603 yevmiye sayılı gayrimenkul satış vaadi sözleşmesi, 18.02.2011 tarih ve 5305 yevmiye sayılı gayrimenkul satış vaadi sözleşmesi ile 18.02.2011 tarih ve 5312 yevmiye sayılı gayrimenkul satış vaadi sözleşmesi düzenlediğini ve bu sözleşmeler uyarınca hisse satın aldığını, satış bedelinin davalı tarafa ödendiğini, taşınmazları davacının kullandığını, tapu kaydının muris adına kayıtlı iken mahkeme kararı ile elbirliği mülkiyetinin müşterek mülkiyete çevrildiğini ve kararın kesinleştiğini, bir kısım davalılar tarafından müşterek mülkiyete çevirmeden hemen sonra danışıklı olarak hisselerinin devredildiğini ve satışın muvazaalı olduğunu belirterek 124, 209 ve 210 No.lu parsellerde davalılar adına kayıtlı hisselerin iptali ile davacı adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP 1. Davalılardan ..., ..., ..., ..., ... ve ... taşınmazların satış bedellerinin kendilerine ödenmediğini ve bu yüzden satış vaadi sözleşmelerini feshettiklerini belirterek davanın reddine karar verilmesini savunmuşlardır. 2. Davalılardan ... ve ..., tapuda sorun yaşamaksızın dava konusu taşınmazlardaki bazı hisseleri bedelleri karşılığında satın aldıklarını belirterek davanın reddini istemişlerdir. III. MAHKEME KARARI Mahkemenin 09/03/2016 tarih ve 2014/1008 Esas, -2016/107 sayılı Kararı ile davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1. Mahkemenin 09/03/2016 tarih ve 2014/1008 Esas, 2016/107 sayılı Kararına karşı süresi içinde davacı vekili, bir kısım davalılar vekili ve bir kısım davalılar temyiz isteminde bulunmuşlardır. 2. Yargıtay (Kapatılan) 14. Hukuk Dairesinin 16.09.2020 tarih ve 2016/15480 Esas, 2020/5051 Karar sayılı ilâmında; "..Davaya konu 124, 209 ve 210 parsel sayılı taşınmazlardaki bir kısım hisselerin satış vaadi sözleşmelerinden sonra vaad borçlularınca temlikinin muvazaalı olduğu iddia edildiğinden TMK’nın 1023 üncü maddesi uyarınca bu konudaki taraf delillerinin toplanması, gerek görüldüğünde mahkemece resen araştırılması, taraf tanıklarının taşınmaz başında dinlenmek suretiyle davalıların satış vaadine konu bu taşınmazları temlik aldıklarında sözleşmeden haberdar olup olmadıkları ve sözleşmelerin yerine getirilmesine engel olmak amacıyla vaad borçlusuyla el ve iş birliği içerisinde olup olmadığının şüpheye yer vermeyecek şekilde saptanması, taşınmazların değerleri tespit edilerek satış bedeli ile arasında önemli nispetsizlik bulunup bulunmadığı değerlendirilmek suretiyle karar verilmesi gerekirken eksik araştırma ile hüküm kurulması doğru görülmemiştir..." gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir. B. Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin yukarıda tarih ve numarası belirtilen kararı ile; davalılar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., , ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ...'nun hisselerinin iptali ve davacı adına kayıt ve tesciline karar verildiği ve buna dair hüküm bozma kapsamı dışında kaldığından ve kesinleştiğinden bu konuda karar verilmesine yer olmadığına, davalılar ..., ..., ... ve ... adlarına kayıtlı Diyarbakır ili, ... ilçesi, ... Mahallesi, 124, 209 ve 210 parsel sayılı taşınmazlardaki hisselerin tapu kayıtlarının iptali ile davacı adına kayıt ve tesciline karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde bir kısım davalılar vekili ile davalı ... temyiz isteminde bulunmuşlardır. B. Temyiz Sebepleri 1. Davalılar ..., ..., ..., , ... vekili; satış vaadi sözleşmesinin asıl unsuru olan taşınmazın bedelinin ödenmediğini, davalının satış vaadi sözleşmesinin tarafı olmadığı halde bu dosyaya taraf olarak eklendiğini, dava konusu satış vaadi sözleşmelerinin şekli unsurlar itibari ile geçerli olmadığını, sözleşmelerin zamanaşımına uğradığını ve müvekkillerinin tapu kaydına güvenerek hisseleri devralan iyi niyetli üçüncü kişiler olduğunu beyanla hükmü temyiz etmiştir. 2. Davalı ...; mahkemece Belediye rayiç bedeline uygun şekilde yapılan satışın, taşınmazların piyasa değerinin oldukça altında kalmasının tek başına muvazaayı kanıtlamadığını, tapuda düşük bedelli satışların hayatın olağan akışına uygun olduğunu, mahkemece sırf bilirkişi raporuna atıf yapılarak kurulan hükmün gerekçeden yoksun olduğunu, beyan ederek Mahkeme kararının bozulması talebiyle temyiz yoluna başvurmuştur. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, taşınmaz satış vaadi sözleşmesine dayalı tapu iptal ve tescil istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 297/2 inci maddesi gereğince, hükmün sonuç kısmında gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir. 2. Bu biçim, yargıda açıklık ve netlik prensibinin gereğidir. Aksi hal, yeni tereddüt ve ihtilaflar yaratır, hükmün hedefine ulaşmasını engeller, kamu düzeni ve barışı oluşturulamaz. Bozma kararı ile ilk hüküm hayatiyetini ve ifa kabiliyetini yitirir. 3. Bozma kararından sonra bozmaya uyularak verilen hüküm, yeni bir hükümdür ve hüküm bir bütündür. 3. Değerlendirme Somut olaya gelince; bozma ilamına uyulmasından sonra Mahkemece her bir davalı hakkında davacının tüm taleplerini karşılar şekilde hüküm kurulması gerektiğinden ve önceki bozma ilamında açıkça onama kararı verilmediğinden, davalılar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., , ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... yönünden karar verilmesine yer olmadığı kararı verilerek hüküm tekrarı yapılmaması ve davalı ... yönünden olumlu veya olumsuz bir karar verilmemesi doğru görülmemiş, yanılgılı değerlendirmeye dayalı hükmün bozulması gerekmiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının usulden BOZULMASINA, Bozma nedenine göre sair hususların şimdilik incelenmesine yer olmadığına, Peşin yatırılan harcın istek halinde yatırana iadesine, Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine, Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere,18.12.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.