T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 13. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2026/390 Esas KARAR NO: 2026/607 Karar T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ NUMARASI: 2025/511 Esas - 2025/989 Karar TARİH: 27/11/2025 DAVA: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) KARAR TARİHİ: 26/03/2026 İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf ka…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 13. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2026/390 Esas KARAR NO: 2026/607 Karar T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ NUMARASI: 2025/511 Esas - 2025/989 Karar TARİH: 27/11/2025 DAVA: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) KARAR TARİHİ: 26/03/2026 İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; taraflar arasında; iş güvenlik koruyucu malzemeleri, iş elbiseleri, iş güvenlik malzemeleri, paketleme bantları vb malzemelerin alım satımına yönelik ticari ilişki bulunduğunu, davalının 13/08/2024 tarihinde davacıya gönder-diği "... olarak ana yüklenicisi olduğumuz ...Projesi kapsamında malzeme tedariki için şirketinizden birim fiyat usulü teklif almaktan memnuniyet duyacağımızı bildiririz. " şeklindeki mail ile davacıdan talep edilen malzemeler için teklif vermesini istediğini, davacının verdiği teklifin kabul edilmesi üzerine taraflar arasında 15/08/2024 tarihli sözleşme bağıtlandığını, davacının sözleşmeden doğan edimlerini eksiksiz yerine getirdiğini, davalıya satılan ürünler karşılığında düzenlenen faturaların davalıya tebliğ edildiğini, faturalara itiraz etmeyen davalının herhangi bir ödeme yapmadığını, bunun üzerine davalı aleyhine ilamsız takip başlatıldığını, davalının takibe haksız itiraz ettiğini ileri sürerek; davalının borca yeter miktardaki malvarlığının ihtiyaten haczine, davanın kabulü ile davalının takibe itirazının iptaline, alacağın %20'sinden az olmamak üzere inkar tazminatı ile sorumlu tutulmasına, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının sunduğu sözleş-mede yetki şartı bulunduğunu, yetki sözleşmesine göre, bu sözleşmeden doğacak uyumazlıklarda İstanbul Mahkemeleri ve İcra Dairelerinin yetkili olduğunu, öncelikle yetki itirazlarının kabulü gerektiğini, aksi durumda davacının tüm taleplerinin reddi gerektiğini ileri sürerek; davanın esastan reddine ve davacının alacağın %20'sinden az olmamak kaydıyla kötü niyet tazminatı ile sorumlu tutulmasına yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı üzerine bırakılmasına, karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ: İlk Derece Mahkemesi 27/11/2025 tarih ve 2025/511 Esas - 2025/989 Karar sayılı kararında; " Dava, fatura alacağının tahsili amacıyla başlatılan icra takibine vaki itirazın İİK 67. vd maddeleri gereğince iptali talebine ilişkindir. Davacı, davalı ile aralarında cari alacağı sebebiyle ticari ilişki bulunduğunu, ticari ilişki kapsamında davalıya faturanın gönderildiğini, davalının faturaları ödemediğini, fatura alacağı için icra takibine geçildiğini, davalının haksız bir şekilde icra takibine itiraz ettiğini, davalının haksız itirazının iptali ile takibin devamına, davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.Davalı, taraflar arasındaki sözleşme gereğin ce İstanbul Merkez Mahkemelerinin yetkili kılındığını, mahkemenin yetkisiz olması sebebiyle yetkisizlik kararı verilerek dosyanın İstanbul Merkez Nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemelerine gönderilmesini, aksi halde davanın esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir.Davanın açıldığı tarihte yürürlükte bulunan usul hükümleri doğrultusunda basit yargılama usulüne tabi olarak oluşturulan tensibe istinaden yargılamaya başlanmış yöntemine uygun ön inceleme duruşması açılarak öncelikle dava şartları ve ilk itirazlar incelenmiş, hukuki ihtilaf noktaları belirlenmek suretiyle tahkikat aşamasında deliller toplanmış, İstanbul.... İcra Müdürlüğü’nün...Esas sayılı İcra Dosyası UYAP üzerinden dosya içerisine alınıp incelenmiş, ......den tarafların BA-BS kayıtları celp edilmiş, İstanbul Ticaret Odasından tarafların ticari sicil kayıtları dosya arasına alınmış ve dava sonuçlandırılmıştır. Eldeki davada, davalı tarafından takip dosyasına sunulan borca itiraz dilekçesinde açıkça icra dairesinin yetkisine itiraz edilmediği, davalı tarafça cevap dilekçesi ile mahkemenin yetkisi-ne itiraz ettiği anlaşılmaktadır. Davacı tarafından sunulan belgeler dikkate alındığında davacı ile davalı arasında 15/08/2024 tarihli sözleşmenin imzalandığı ve anılan sözleşmelerde İstanbul Merkez Mahkemelerinin yetkili kılındığı görülmektedir. 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun yetki sözleşmesini düzenleyen 17. maddesinde ise; "Tacirler veya kamu tüzel kişileri, aralarında doğmuş veya doğabilecek bir uyuşmazlık hakkında, bir veya birden fazla mahke-meyi sözleşmeyle yetkili kılabilirler. Taraflarca aksi kararlaştırılmadıkça dava sadece sözleşmeyle belirlenen bu mahkemelerde açılır" düzenlemesine yer verilmiştir. Görüldüğü üzere, yetki sözleşmesi düzenleyebilecek şahıslar sadece tacirler veya kamu tüzel kişileri olarak belirlenmiştir. (Yargıtay 12. HD. 2016/13884 Esas 2017/5971 Karar sayılı ilamı)Yetkinin kesin olmadığı ve birden fazla mahkemenin yetkili olduğu durumlarda kural olarak yetkili mahkemenin belirlenmesinde seçme hakkı davacıya aittir. Davacı tarafından yetkili mahkemede dava açılması halinde ilgili mahkeme yetkili hale gelmekte olup, davalı tarafından itiraz edilse dahi hukuken dinlenmesi söz konusu değildir. Ancak yetkinin kesin olmadığı ve birden fazla yetkili mahkemenin bulunduğu hallerde davacı tarafından yetkili mahkemede dava açılmaması halinde, seçim hakkı davalıya geçmekte olup, davalı tarafından belirtilen mahke-me yetkili hale gelmektedir. (Yargıtay 19. HD. 2016/14467 Esas 2017/8125 Karar sayılı ilamı) Somut olayda, taraflar tacir olup yapılan yetki sözleşmesi geçerli olduğundan, taraflar arasındaki uyuşmazlıklarda İstanbul Mahkemeleri münhasıran yetkilidir. İstanbul Mahkemelerinden maksat İstanbul (Çağlayan) Mahkemeleridir. (Yargıtay 5. HD. 2022/15049 Esas 2023/2677 Karar sayılı ilamı) Davacı tarafça münhasır yetkili kılınan mahkemelerde dava açılmadığından yetkili mahkemeyi seçme hakkı davalı tarafa geçmiş olup davalı taraflarca süresinde sunulan cevap dilekçesi ile yetkili mahkemenin İstanbul Asliye Ticaret Mahkemeleri belirtildiğinden anılan mahkeme iş bu uyuşmazlığı çözmeye yetkili mahkeme haline gelmiştir. Davalılar tarafından ileri sürülen yetki itirazının yerinde olması sebebiyle davaya konu uyuşmazlığı incelemeye yetkisinin İstanbul Nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemesi'ne ait olduğu anlaşılmış mahkememizin yetkisizliğine karar verilmiş, aşağdaki şekilde hüküm kurulmuştur."gerekçesi ile, '' 1-Davaya konu uyuşmazlığı incelemeye yetkisinin İstanbul Nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemesi'ne ait olduğu anlaşıldığından MAHKEMİZİN YETKİSİZLİĞİNE,'' karar verilmiş ve karara karşı davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; mahkemece icra dairesinin de yetkisiz olması nedeniyle, usulüne uygun bir icra takibi yapılmadığından davanın usulden reddedilmesi gerektiğini, zira dava şartlarının, ilk itirazlardan önce inceleneceğini (Yargıtay 19. HD.'nin 2014/17976 E., 2015/4243 K. sayılı 25.3.2015 tarihli kararı, Yargıtay 11. HD.'nin, 2015/12250 E., 2015/11342 K. sayılı 2.11.2015 tarihli kararı), mahkemece öncelikle dava şartlarının mevcut olup olmadığı-nın değerlendirilmesi gerekirken, bu husus göz ardı edilerek yetki sözleşmesine dayalı olarak mahkemenin yetkisizliğine karar verilmesinin hatalı olduğunu, İleri sürerek, izah olunan nedenlerle ve re’sen gözetilecek sebeplerle; ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın dava şartı yokluğundan usul-den reddine yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine, karar verilmesini talep etmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ: HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır. Dava; taraflar arasındaki ticari satış ilişkisine istinaden düzenlenen fatura alacağının tahsili amacıyla başlatılan ilamsız takibe vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. Mahkemece, davalının yetki itirazının kabulü ile mahkemenin yetkisizliğine karar verilmiş, karara karşı davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. Dava konusu takip dosyası kapsamından; davacının davalı aleyhine 16.09.2024 tarihli 440.571,12 -TL bedelli ve 25.11.2024 tarihli 515.657,20 -TL bedelli satış faturalarına dayalı olarak 956.228,32 TL asıl alacak, 80.803,27-TL işlemiş faiz toplamı 1.037.031,59 TL alacağın tahsili amacıyla davalı aleyhine ilamsız takip başlattığı, ödeme emrinin davalıya 01/04/2025 tarihinde tebliğ edildiği, davalının 07/04/2025 tarihli dilekçesi ile yasal sürede borca itiraz ettiği, mahkeme gerekçesinde belirtildiği üzere borca itiraz dilekçesinde, icra dairesinin yetkisine yönelik herhangi bir itiraz ileri sürülmediği, böylece icra dairesinin yetkili hale geldiği tespit edilmiştir. Bu durumda usulüne uygun bir takip başlatılmadığı gerekçesi ile davanın özel dava şartı noksanlığından usulden reddine karar verilmesi gerektiğine yönelik davalı istinafı yerinde değildir. Davalının süresinde ibraz ettiği cevap dilekçesi ile, davacı tarafından alacağın dayanağı olarak gösterilen sözleşmenin 15 inci maddesindeki münhasır yetki sözleşmesi nedeniyle, mahkemenin yetkisine itiraz etmiş olması, mahkeme gerekçesinde belirtildiği üzere tarafları tacir olan dava konusu sözleşmedeki mğnhasır yetki kaydının HMK'nun 17 maddesi uyarınca geçerli olması karşısında, davalının yetki ilk itirazının kabulüne dair verilen kararda usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı anlaşılmıştır. Sonuç itibariyle; ilk derece mahkemesi hüküm ve gerekçesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı gibi, kamu düzenine aykırılık da tespit edilmediğin den, davalının istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nun 353/1-b1 maddesi uyarınca esastan reddine karar vermek gerekmiştir HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davalının istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK' nın 353/1-b1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına, 3-Karar tarihi itibariyle Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 732,00-TL istinaf karar harcı istinaf eden tarafından peşin olarak yatırıldığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına, yatırılan harcın hazineye gelir kaydına, 4-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf talep eden üzerinde bırakılmasına, 5-Artan gider avansı bulunması ve talep halinde yatıran tarafa iadesine, 6-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğe gönderilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 26/03/2026 tarihinde HMK'nın 362/1-c maddesi gereğince kesin olarak oy birliği ile karar verildi.