11. Hukuk Dairesi 2011/199 E. , 2012/21139 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada Eskişehir Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 20/10/2010 tarih ve 2009/325-2010/365 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davacılar vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 18/12/2012 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davacı- asil ... ile tüm davacılar vekili Av. ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve sür
**11. Hukuk Dairesi 2011/199 E. , 2012/21139 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada Eskişehir Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 20/10/2010 tarih ve 2009/325-2010/365 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davacılar vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 18/12/2012 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davacı- asil ... ile tüm davacılar vekili Av. ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacılar vekili, müvekkillerininde ortağı olduğu davalı şirketin 09.05.2009 tarihli genel kurulunun açılışına ilişkin olarak çeşitli usulsüzlükler yaşandığını ve davacıların toplantıya alınmadıklarını ileri sürerek, anılan genel kurulun ve alınan kararlarının iptalini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, davacı ortakların TTK.nun 360/3 ncü madde hükmündeki yükümlülüklerini yerine getirmediklerini, bu nedenle genel kurula katılamayacaklarını, hamiline yazılı hisse senedi sahiplerinin TTK.nun 360/3 ncı maddesi uyarınca genel kurulda oy haklarını kullanabilmek için hisse senetlerini veya bunlara mutasarrıf olduklarını gösteren vesikaları toplantı gününden bir hafta önce şirkete teslim etmek zorunda olduklarını savunarak, davanın reddini istemiştir. Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna göre, davalı şirketin ödenmiş sermaye kısmı için hamiline yazılı pay senedi bastırıp bunu hak sahiplerine tevdii ettiği,davacıların TTK.nun 360/3 ncü hükmüne göre hamiline basılı hisse senetlerini şirkete tevdii edip katılım belgesi almadıkları gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Kararı, davacılar vekili temyiz etmiştir. Dava, davalı şirketin 09.05.2009 tarihli genel kurul toplantısında alınan kararların iptali istemine ilişkindir. Genel kurul toplantısından önce hazirun cetveli yönetim kurulu tarafından hazırlanır. Cetvele nama yazılı pay sahipleriyle henüz senede bağlanmamış payların sahiplerinin tamamı ve hamiline senet sahiplerinden bir hafta önce ortaklığa veya bir bankaya hisse senedi tevdi ederek adres bırakalanlar yazılır. Cetvelin anonim ortaklık defterlerine uygunluğu yönetim kurulunca onaylanır. Genel kurul toplantılarında yetkili kişilerin oy kullanmalarını sağlamak amacıyla alınması gerekli tedbirleri TTK göstermemiş olup sadece bu görevi yönetim kuruluna vermiştir. Tedbirlerin başında hazirun cetveli gelir. Hazirun cetveli toplantıya katılmaya hak kazanıp da katılmış olanların listesidir (TTK.madde 376) (Poroy/Tekinalp/Çamoğlu, Ortaklıklar ve Kooperatifler Hukuku, 11.Basım, sh.419-420). Öte yandan, hamile yazılı pay senetlerinin TTK.nun 360 ncı maddesi hükmü uyarınca tevdiinin amacı, genel kurul toplantısı sırasında pay senetlerinin el değiştirmesi ve hileli durumun önlenmesidir. TMK'nun 2 nci maddesi hükmünce de, herkes, haklarını kullanırken ve borçlarını yerine getirirken dürüstlük kurallarına uymak zorunda olup, bir hakkın açıkça kötüye kullanılmasını hukuk düzeninin korumayacağı kuşkusuzdur. Bu bağlamda, dava konusu genel kurul toplantısına katılmak istemelerine karşın toplantıya katılarak oy kullanmalarına izin verilmeyen davacılar her ne kadar TTK'nun 360/3 ncü maddesi gereğince sahip oldukları hamiline yazılı hisse senetlerini veya bunlara mutasarrıf olduklarını gösteren vesikaları toplantı gününden bir hafta önce şirkete tevdi ederek toplantıya katılabileceklerine ilişkin makbuz almamışlarsa da, şirket yönetim kurulunca, şirket ortaklarının adı, soyadı, ikamet adresleri ve hisse miktarlarını gösteren hazirun listelerini hazırlanmış, "hazirun cetvelinde gösterilen ortaklık ve sermaye yapısı şirket pay defterine ve kayıtlara uygundur" ibaresi ile hazirun listeleri onaylanmış, hazirun cetvelinin divan başkanı ve hükümet komiseri tarafından dahi imzalanmış bulunması karşısında, artık TTK'nun 360/3 ncü maddesinin düzenlenme amacı da nazara alındığında, davacıların dava konusu toplantıya katılmalarına engel çıkartılması hukuken himaye edilemez. Bu durumda ve ayrıca sermayenin artan kısmı tamamen ödenmeden davalının hamiline hisse senedi çıkarma hakkının bulunmadığı da saptandığına göre mahkemece, dava konusu uyuşmazlığın yukarıda açıklanan ilkeler doğrultusunda ele alınması ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirmeye ve isabetli görülmeyen yazılı gerekçeye dayalı hüküm tesisi doğru görülmemiş, kararın davacılar yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir. SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle davacılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacılar yararına BOZULMASINA, takdir olunan 900,00 TL duruşma vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacılara verilmesine, ödedikleri temyiz peşin harcın istekleri halinde temyiz edenlere iadesine, 18/12/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.