7. Hukuk Dairesi 2023/2831 E. , 2024/4738 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/2941 E., 2023/182 K. DAVALILAR : ... vd. Vekilleri Avukat ... DAVA TARİHİ : 06.02.2020 KARAR : Esastan reddine İLK DERECE MAHKEMESİ: Tokat 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2020/52 E., 2022/197 K. Taraflar arasındaki meraya el atmanın önlenmesi, kal ve eski hale getirme bedelinin tahsili davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın
**7. Hukuk Dairesi 2023/2831 E. , 2024/4738 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/2941 E., 2023/182 K. DAVALILAR : ... vd. Vekilleri Avukat ... DAVA TARİHİ : 06.02.2020 KARAR : Esastan reddine İLK DERECE MAHKEMESİ: Tokat 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2020/52 E., 2022/197 K. Taraflar arasındaki meraya el atmanın önlenmesi, kal ve eski hale getirme bedelinin tahsili davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabul, kısmen reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili, davalı ..., ... vekili ile davalı ...' tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili ve davalı ... tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili; davalıların mera parseline işgal ve tecavüzlerinin bulunduğunun tespit edildiğini, meraların Devletin hüküm ve tasarrufu altında olduğunu, ilgili taşınmazın davalılar tarafından hiçbir hakka dayanmaksızın işgal edilerek haksız olarak fuzuli şagil sıfatıyla kullanıldığını, bu nedenle mera parseli üzerindeki haksız müdahalenin men'ine, mera üzerine yapılan yapıların kal'ine ve müdahalenin yapıldığı tarihten itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte meraların eski hale iade bedelinin tazminine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. II.CEVAP 1. Davalı ...; dava dilekçesinden aleyhe olan hususları kabul etmediğini, davacının davasında haksız olduğunu, maddi gerçeği olmayan mesnetsiz davanın reddini, davaya konu olayda dava konusu taşınmazı kesinlikle kullanmadığını, tecavüzün söz konusu olmadığını, dava konusu taşınmaz hakkında daha önceden kullandığı için ceza davası açıldığını, yapılan keşiften sonra dava konusu yerlerin dededen ve babadan kalma yerler olmadığını öğrendikten sonra keşif tarihinden itibaren kullanmayı ve müdahaleyi bıraktıklarını, 5 yıla yakındır kullanmadıklarını ve terk ettiklerini, davacının haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davasının reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. 2. Davalı ... vekili; davalının 140 dönüm yeri bulunduğunu, davalının 20 yıl öncesinde 30 dönüme yakın yeri satın aldığını, satın almış olduğu yer içerisinde dava konusu gayrimenkulün de bulunduğunu, söz konusu yer davalının tarlasının kuzey alt tarafında kaldığını, davalı dava dilekçesinde bahsediliği gibi buğday ekimi yapmadığını, arazi niteliği gereği de çorak tabir edilen tür olduğunu, ekime elverişli bir yer olmadığını, davacının haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davasının reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. 3. Davalı ...; açılan davanın tarafı olmadığını, husumet itirazı olduğunu, tapulu veya tapusuz ekip biçtiği yerinin olmadığını, büyükbaş hayvancılık ile uğraştığını, köylerinde kendisinden başka bir ... isimli şahıs daha olduğunu, onun söz konusu yerde arazisinin olduğunu, davacı tarafın husumeti yanlış gösterdiğini, aleyhine açılan davanın reddine karar verilmesini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesini talep etmiştir. 4. Davalı ...; dava konusu taşınmazı kullanmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur. III.İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen esas ve karar sayılı kararıyla; davalı ..., ..., ..., dahili davalılar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... yönünden davanın reddine, diğer davalılar yönünden davanın kabulüne karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili, davalı ..., ... vekili ile davalı ... istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen esas ve karar sayılı kararıyla; davacı vekili, davalı ..., ... vekili ile davalı ...'in istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve davalı ... temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri 1.Davacı ... vekili, Mahkemece verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, yerel mahkemece eksik inceleme yapılarak karar verildiğini belirterek, hükmü temyiz etmiştir. 2.Davalı ... ; Mahkemece verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, yerel mahkemece eksik inceleme yapılarak karar verildiğini, kendisinin 1970 yılında Tokat ili ... ilçesi ...köyünde doğduğunu, 1989 yılına kadar orta öğrenimine devam ettiğini, 1989 yılında 18 yaşında Jandarma teşkilatına katıldığını, 2016 yılında Jandarma Astsubay Kıdemli Başçavuş rütbesiyle emekli olduğunu ve hala Sakarya ilinde ikamet ettiğini, Jandarmaya katıldığı 1989 yılından beri Tokat ilinde hiç ikamet etmediğini, Mera ya da tapulu herhangi bir araziyi işlemediğini, ekmediğini, biçmediğini, hayvancılık yapmadığını, hiç hayvanı olmadığını, yonca ekildiği iddia edilen yer ile alakası olmadığını belirterek, hükmün bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, meraya el atmanın önlenmesi, kal ve eski hale getirme bedelinin tahsili istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk Mera, bir veya birden fazla köy veya kasaba halkına bağımsız veya birlikte tahsis edilmiş ya da kadimden beri hayvan otlatmak amacıyla kullanılan, hak sahiplerinin üzerinde intifa ... olan arazi parçasıdır. Devletin hüküm ve tasarrufu altında olan mera, yaylak ve kışlaklar özel mülkiyete geçirilemez, amacı dışında kullanılamaz, zamanaşımı uygulanamaz, sınırları daraltılamaz (4342 sayılı Mera Kanunu m.3,4). Kural olarak, meraların kuru mülkiyeti Hazineye, yararlanma ... köy ve belediyelere aittir. Meradan yararlanma ... olan köy ve belediyeler yoksun kaldıkları yararlanma nedeniyle haksız elatmanın kaldırılmasını, hayvanlarının yararlanamaması sebebiyle ot bedelini, mülkiyet ... sahibi olan Hazine ise, haksız el atmanın giderilmesi ve bunun dışında 4342 sayılı Mera Kanunu'nun 4/4 ünü maddesine dayanarak meralarda meydana gelen tahribat sebebiyle eski hale getirme masraflarının tahsilini haksız eylem sahibinden isteyebilir. Başka bir ifade ile köy ve belediyelerin eski hale getirme masraflarını, Hazinenin de ot bedelinin tahsilini talep etmesine olanak yoktur. 3. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili ve davalı ...’in yerinde temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Harçlar Kanununun 13/j maddesi gereğince Hazine harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 22.10.2024 tarihinde kesin olmak üzere oy çokluğu ile karar verildi. (Muhalif KARŞI OY Mahallinde yapılan keşif sonunda İnşaat Yük.Müh. Hatice ... tarafından hazırlanarak mahkemeye sunulan 26.01.2021 tarihli raporda; ...Köyü, 110 ada 131 parsel sayılı taşınmaz üzerinde 61,88 m2 alan üzerinde davalı ... tarafından yapılan yapının tek katlı, samanlık niteliğinde yapı olduğu, 51-75 yaşında olduğu, yıpranma payının %85 olduğu belirtilmiştir. Dosyaya kazandırılan fotoğraftan, samanlık olduğu ileri sürülen yapının çatısının büyük oranda çöktüğü, duvarının da çatladığı, bu hali ile metruk bir bina olduğu rahatlıkla anlaşılmaktadır. Fen Bilirkişisi ...ve Harita Mühendisi ...... tarafından hazırlanarak mahkemeye sunulan 04.01.2024 tarihli raporda ise; ... tarafından kullanıldığı iddia edilen yerin 76 no'lu parsel değil, 65 no'lu parsel olduğu, 413,24 m2 lik alana tel örgü çekmek ve samanlık yapmak suretiyle tecavüzde bulunulduğu belirtilmiştir. Davalı ..., istinaf başvuru dilekçesinde ve temyiz dilekçesinde; 1970 doğumlu olduğu, babası ile aynı isim ve soyismi taşıdığı, 1989 yılında Jandarma teşkilatına katılarak Tokat'dan ayrıldığı, o tarihten bu yana Tokat'da ikamet etmediği, halen de Sakarya İlinde ikamet ettiği, iddia edildiği gibi merayı ya da tapulu bir araziyi işlemediği, yonca ektiği iddia edilen yerin Turhal ilçesinde başka bir kişi tarafından ekildiğini tesbit ettiği savunmasında bulunmuştur. Yukarıda özetlenen inşaat bilirkişisinin raporunda, davalı ... tarafından yapıldığı iddia edilen samanlığın 51-75 yaşında olması, samanlığın metruk bir halde olması, nüfus kayıt örneğine göre davalının 1970 doğumlu olması, yani samanlığın yapıldığı tarihte doğmadığı ya da çocuk yaşta olduğu, yonca ekildiği iddia edilen yerin yözölçümü dikkate alındığında, başka bir ilde yaşayan bir kişinin bu kadar küçük bir araziyi ekip kullanmasının ya da başka birisine kiraya vermesinin ekonomik olmayacağı dikkate alındığında, davalı ...'in savunmasına itibar edilerek, bu davalı hakkında da davanın reddine karar verilmesi gerekirken, hakkında açılan davanın kabulüne karar verilmesi, dosya kapsamında toplanan delillere uygun değildir. Davalının temyiz talebinin kabulü ile, bu davalıya münhasır olmak üzere davanın reddine karar verilmesi için istinaf mahkemesinin kararının bozulması gerektiği kanaatindeyim. Bu nedenle, sayın çoğunluğun onama yönündeki kararına iştirak etmiyorum.