T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 23. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2021/1530 - 2026/703 T.C. A N K A R A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ 23. H U K U K D A İ R E S İ (E S A S I İ N C E L E M E D E N K A R A R I N K A L D I R I L M A S I) ESAS NO : 2021/1530 KARAR NO : 2026/703 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN: MAHKEMESİ : Ankara 4. Asliye Ticaret Mahkemesi TARİHİ : 12/03/2021 ESAS-KARAR NUMARASI : 20…
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 23. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2021/1530 - 2026/703 T.C. A N K A R A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ 23. H U K U K D A İ R E S İ (E S A S I İ N C E L E M E D E N K A R A R I N K A L D I R I L M A S I) ESAS NO : 2021/1530 KARAR NO : 2026/703 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN: MAHKEMESİ : Ankara 4. Asliye Ticaret Mahkemesi TARİHİ : 12/03/2021 ESAS-KARAR NUMARASI : 2019/408E., 2021/181K. DAVA : Tazminat KARAR TARİHİ : 01/04/2026 YAZIM TARİHİ : 01/04/2026 Davacı vekili tarafından istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) 352. maddesi uyarınca yapılan ön inceleme sonucu eksiklik bulunmadığı anlaşılmakla, istinaf incelemesinin dosya üzerinde yapılmasına karar verilerek dosya incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : Davacı vekili özetle: Müvekkilinin 1991 yılından bu yana dava dışı ... Büyükşehir Belediyesi ile yapılan sözleşme uyarınca Ankaradaki parkların, piknik alanlarının, mezarlıkların, bitkisel yapı alanlarının tesisat bakım ve onarımı işlerini yaptığını ayrıca fuar işletmeciliği gibi konularda faaliyet gösterdiğini, faaliyet alanına giren bir kısım işlerin de taşeron firmalara yaptırıldığını, davalıların taşeron olarak çalıştığı dönemde, dava dışı ...’ın işçilik alacaklarının verilen İş mahkemesi kararlarına istinaden davacı tarafından ödendiğini ileri sürerek, ödenen 21.927,08 TL'nin ödeme tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ... Şirketi vekili: Davanın reddini istemiştir. Davalı ...vekili: Davanın reddini istemiştir. Diğer davalı, usulune uygun tebligata rağmen davaya cevap vermemiştir. İlk derece mahkemesince "...davacı vekilinin 05/08/2019 tarihli dava dilekçesinin deliller bölümünde 5 nolu bentte taraflar arasındaki hizmet alım sözleşmelerine ve eki teknik şartnamelere dayandığı ve “müvekkil şirketten istenecek” biçiminde şerh düştüğü ve buna göre de ilgili sözleşmeleri sunmadığı görülmektedir. Yukarıda anılan ön inceleme duruşmasında (07/07/2020 tarihli duruşmada verilen 3 nolu ara kararla) “Tarafların dilekçelerinde gösterdikleri, ancak henüz sunmadıkları belgeler varsa sunmaları veya başka yerden getirtilecek belgelerin getirtilebilmesi amacıyla gereken açıklamayı yazılı olarak yapmaları amacıyla HMK 140/5 maddesi uyarınca iki haftalık kesin süre verilmesine, bu süre içerisinde anılan eksikliklerin yerine getirilmemesi halinde HMK 94. madde uyarınca o işlemi yapma hakkının ortadan kalkmasına ve o delile dayanmaktan vazgeçmiş sayılmalarına,” karar verilmiş ve akabinde yapılan 20/10/2020 tarihli duruşmada da “Geçen celsenin 3 nolu ara kararı uyarınca herhangi bir beyan dilekçesini dosyaya sunulmadığı bilirkişiye tevdi edilmediği görüldü.” biçiminde mahkememizce duruşma zaptında belirlemeler yapılmıştır. Önemle ifade etmek gerekir ki, davacının dayandığı bu delil, davacının uhdesinde bulunması gereken ve davacı tarafından da sunulması mümkün bir delildir. Eş anlatımla, bu delile davacının ulaşamaması mümkün olmayıp, bu delilin dava dilekçesindeki ifadeye göre davacıdan mahkememiz aracılığıyla celbi de gerekmemektedir. Zira istisnalar dışında Usul Kanununda, 25. madde uyarınca “taraflarca getirilme ilkesi” benimsenmiştir. Buna göre “MADDE 25- (1) Kanunda öngörülen istisnalar dışında, hâkim, iki taraftan birinin söylemediği şeyi veya vakıaları kendiliğinden dikkate alamaz ve onları hatırlatabilecek davranışlarda dahi bulunamaz. (2) Kanunla belirtilen durumlar dışında, hâkim, kendiliğinden delil toplayamaz. Davanın tarafları arasında yapılan sözleşmeler ve eki şartnameler, dava dışı işçilere ödenen işçilik alacaklarından dolayı sorumluluğun hangi tarafta bulunduğunun varsa sorumluluk miktarlarının ne olduğunun belirlenmesi için eldeki dava dosyasında incelenmesi gerekli en önemli delil mahiyetindedir. Taraflarca getirilme ilkesi uyarınca davacı tarafından ön inceleme aşamasına kadar ve bu duruşmada 140/5 maddesi uyarınca verilen 2 haftalık sürede de sunulmayan ve mahkememizce celbi de gerekmeyen bu delilin incelenmesi imkanı ortadan kalktığından ve bu doğrultuda sunulan diğer delillerle de davacının davasını ispatlayamadığı görüldüğünden açılan davanın reddine..." karar verilmiştir. Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle: Taraflar arasında akdedilen hizmet alım sözleşmeleri ve şartnamelerin dosyaya kazandırılması hususunda gerekli tüm bilgilerin dosyaya sunulduğunu, herhangi bir ek açıklamaya ihtiyaç olmadığını, ilgili belgelerin celbinin hakimin davayı aydınlatma yükümü kapsamında zorunlu olduğunu, ilgili belgelerin yargılamanın ilerleyen aşamalarında taraflarınca dosyaya kazandırıldığını, taraflar arasında rücu ilişkisinin varlığı hususunda herhangi bir ihtilaf olmadığı ve taraflar arasında herhangi bir sözleşmenin bulunmadığı durumunda dahi müvekkili şirket ile davalılar arasında sorumluluğun yarı yarıya paylaştırılması gerektiği hususlarının sabit olduğunu belirterek; ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, HUKUKİ SEBEP VE GEREKÇE: Dava, taraflar arasında akdedilen hizmet sözleşmesi uyarınca rücuen alacak tazminat taleplidir. 6100 sayılı HMK`nın 139. maddesi hükmüne göre; mahkeme, dilekçelerin karşılıklı verilmesinden ve yukarıdaki maddelerde belirtilen incelemeyi tamamladıktan sonra, ön inceleme için bir duruşma günü tespit ederek taraflara bildirir. Çıkarılacak davetiyede, duruşma davetiyesine ve sonuçlarına ilişkin diğer hususlar yanında, taraflara sulh için gerekli hazırlığı yapmaları, duruşmaya sadece taraflardan birinin gelmesi ve yargılamaya devam etmek istemesi durumunda, gelmeyen tarafın yokluğunda yapılan işlemlere itiraz edemeyeceği ve davetiyenin tebliğinden itibaren iki haftalık kesin süre içinde tarafların dilekçelerinde gösterdikleri, ancak henüz sunmadıkları belgeleri mahkemeye sunmaları veya başka yerden getirtilecek belgelerin getirtilebilmesi amacıyla gereken açıklamayı yapmaları, bu hususların verilen süre içinde yerine getirilmemesi hâlinde o delile dayanmaktan vazgeçmiş sayılacaklarına karar verileceği ayrıca ihtar edilir. Yine 140. maddesi; Hâkim, ön inceleme duruşmasında, dava şartları ve ilk itirazlar hakkında karar verebilmek için gerekli görürse tarafları dinler; daha sonra, tarafların iddia ve savunmaları çerçevesinde, anlaştıkları ve anlaşamadıkları hususları tek tek tespit eder. Uyuşmazlık konularının tespitinden sonra hâkim, tarafları sulhe veya arabuluculuğa teşvik eder; bu konuda sonuç alınacağı kanaatine varırsa, bir defaya mahsus olmak üzere yeni bir duruşma günü tayin eder. Ön inceleme duruşmasının sonunda, tarafların sulh veya arabuluculuk faaliyetinden bir sonuç alıp almadıkları, sonuç alamadıkları takdirde anlaşamadıkları hususların nelerden ibaret olduğu tutanakla tespit edilir. Bu tutanağın altı, duruşmada hazır bulunan taraflarca imzalanır. Tahkikat, bu tutanak esas alınmak suretiyle yürütülür. Ön inceleme tek duruşmada tamamlanır. Zorunlu olan hâllerde bir defaya mahsus olmak üzere yeni bir duruşma günü tayin edilir. 139 uncu madde uyarınca yapılan ihtara rağmen dilekçelerinde gösterdikleri belgeleri sunmayan veya belgelerin getirtilmesi için gerekli açıklamayı yapmayan tarafın bu delillere dayanmaktan vazgeçmiş sayılmasına karar verilir hükmünü amirdir. Somut olayda, davacı vekilinin dava dilekçesinde, davalılar ile müvekkili arasında akdedilen hizmet alım sözleşmelerinin ve ilgili sözleşmelerin eki niteliğindeki teknik şartnamelerin müvekkilinden celbini talep ettiği, mahkemece davacı vekilinin 05/08/2019 tarihli dava dilekçesinin deliller bölümünde 5 nolu bentte taraflar arasındaki hizmet alım sözleşmelerine ve eki teknik şartnamelere dayandığı ve “müvekkili şirketten istenecek” biçiminde şerh düştüğü ve buna göre de ilgili sözleşmeleri sunmadığı davacının dayandığı bu delilin davacının uhdesinde bulunduğu davacı tarafından da sunulması mümkün bir delil olduğu mahkeme aracılığıyla celbinin gerekmediği ön inceleme duruşmada 140/5 maddesi uyarınca verilen 2 haftalık sürede de sunulmayan bu delilin incelenmesi imkanının olmadığı bu doğrultuda sunulan diğer delillerle de davacının davasını ispatlayamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. İddia ve savunma hakkı, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun hukuki dinlenilme haklı başlıklı 27. maddesi ile usul hukukumuza yansıtılmıştır. Anılan maddenin birinci fıkrasında davanın taraflarının kendi hakları ile bağlantılı olarak hukuki dinlenilme hakkına sahip oldukları belirtildikten sonra maddenin ikinci fıkrasında bu hakkın "açıklama ve ispat hakkı"nı da içerdiği vurgulanmıştır. Davanın taraflarının usul hukuku hükümlerine aykırı olarak açıklama ve ispat hakkını kullanmalarının kısıtlanması, iddia ve savunma hakkının kısıtlanması sonucunu doğurur. Anayasanın 36. maddesinde ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin 6. maddesinde düzenlenen adil yargılanma hakkının en önemli unsuru olan hukukî dinlenilme hakkı, adil yargılanma hakkı içinde teminat altına alınmıştır. Hâl böyle olunca; mahkemece davacı yanın dava dilekçesinde bildirdiği delillerinin usulünce toplanması, toplanan ve toplanacak deliller birlikte değerlendirilerek varılacak sonuç çerçevesinde bir hüküm kurulması gerekirken, eksik inceleme ile yetinilerek karar verilmiş olması doğru değildir. Dava dosyası kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri birlikte değerlendirildiğinde, HMK'nın 355. maddesi gereğince istinaf dilekçesinde belirtilen sebepler ile sınırlı olarak yapılan inceleme sonucunda; HMK'nın 353/1-a-6 maddesinde öngörülen şartlar gerçekleştiğinden davacının istinaf talebinin kabulüne karar verilmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere: 1-) Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK m. 353/1.a.6 gereğince kabulü ile: Ankara 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2019/408E., 2021/181K. sayılı 12/03/2021 tarihli kararın kaldırılmasına ve davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine, 2-) Peşin alınan istinaf karar harcının iadesine, 3-) İstinaf yasa yoluna başvuran tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin İlk Derece Mahkemesi tarafından hükümle birlikte değerlendirilmesine, 4-) HMK m. 359/4 gereğince kararın tebliği, harç tahsil müzekkeresi yazılması ve gider avansı iadesi işlemleri ile m. 302/5 gereğince kesinleşme kaydı ve kesinleşme kaydı yapılan kararların yerine getirilmesi için gerekli bildirimlerin ilk derece mahkemesi tarafından yapılmasına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK m. 353/1.a ve 362/1.g gereğince KESİN olmak üzere oybirliğiyle karar verildi. 01/04/2026 Başkan Üye Üye Katip