TÜRK MİLLETİ ADINA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2024/261 Esas KARAR NO : 2026/121 HAKİM : KATİP : DAVACI : 1- ... VEKİLLERİ : Av. DAVACI : 2- ... ... - VEKİLLERİ : Av. DAVALI : ... VEKİLİ : Av. FERİ MÜDAHİL : ... VEKİLİ : Av. DAVA : Genel Kurul Kararının İptali (Kooperatif Genel Kurul Kararının İptali) DAVA TARİHİ : 17/09/2021 KARAR TARİHİ : 04/02/2026 KARAR YAZIM TARİHİ : 04/02/2026 Mahkememizde görülmekte olan Genel Kurul Kararının İptali (Kooperati…
T.C. KAYSERİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2024/261 Esas - 2026/121 T.C. KAYSERİ TÜRK MİLLETİ ADINA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2024/261 Esas KARAR NO : 2026/121 HAKİM : KATİP : DAVACI : 1- ... VEKİLLERİ : Av. DAVACI : 2- ... ... - VEKİLLERİ : Av. DAVALI : ... VEKİLİ : Av. FERİ MÜDAHİL : ... VEKİLİ : Av. DAVA : Genel Kurul Kararının İptali (Kooperatif Genel Kurul Kararının İptali) DAVA TARİHİ : 17/09/2021 KARAR TARİHİ : 04/02/2026 KARAR YAZIM TARİHİ : 04/02/2026 Mahkememizde görülmekte olan Genel Kurul Kararının İptali (Kooperatif Genel Kurul Kararının İptali) davasının yapılan açık yargılaması sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; T.C. Uyuşmazlık Mahkemesi Hukuk Bölümü'nün Esas No: 2015 / 264, Karar No : 2015/283 ve 04.05.2015 tarihli kararı olduğunu, davacı ile davalı arasında 2001 yılında parsel tahsis sözleşmesi imzalanmış, sözleşmenin imzalanmasında sonra 02/01/2018 tarihinde inşaat yapı ruhsatı alınmak sureti ile inşaat çalışmalarına başlanmış olduğunu, davalı kurumun bu tarihe kadar kimseye herhangi bir işlem başlatmadığı için davacıya da başlatmamış olduğunu, yani sürecin herkese uygulandığı gibi devam etmiş olduğunu, ancak ruhsattan alınmasından itibaren belirlenen sürede işin tamamlanması mümkün olmayınca mecburen davacı tarafından Organize Sanayi Bölgesi yönetim kurulundan süre uzatım talebinde bulunulmuş olduğunu, sorunların burada başlamış olduğunu, benzer şekilde süre talep eden tüm şirketlerin talepleri kanuna ve hakkaniyet uygun bir şekilde uzatılmış iken davacıya onlardan çok daha kısa bir zaman dilimi için süre uzatımı verilmiş olduğunu, davacıya ilk süre uzatımı 02/01/2020 tarihinden sonra 1 yıl için verildiğini ve daha sonra bu 1 yıl sonunda süreye 6 ay daha eklemiş olduğunu, sorunun buradan kaynaklanmakta olduğunu, taraflarınca şifai yapılan araştırmalarda başkaca şirketlere hiç ihtar dahi çekilmeden tahsis olunan arsa üzerinde dilediği zaman inşaata başlaması için serbestiyet tanındığı bilgisi alınmış ayrıca süre uzatımı verilen şirketlere de davacıdan daha uzun süre uzatımları verildiği bilgisi alınmış olduğunu, ancak davacının yine de kötü düşünmek istememiş bugüne kadar şirketlere verilen bütün süre uzatımlarının listesi talep edilmiş ancak ilgili osb verileri paylaşmaktan imtina etmiş olduğunu, olayların gelişimine ilişkin kronolojik sırayı dilekçelerinde açıkladıklarını, kayseri ... Organize Sanayi Bölgesi Sınırları İçerisinde bulunan 969 ada 1 parselde bulunan taşınmaz 2001 yılında davacı adına tescil edilmiş olduğunu, davacının tescilden sonra üzerine düşen bütün sorumlulukları eksiksiz yerine getirmiş olduğunu, Kayseri - ... Organize Sanayi Bölgesi halen gelişmekte olan ve gelişimini henüz tam manası ile tamamlayamamış bir sanayi bölgesi olduğunu, imzalanan tahsis sözleşmesinden sonra davacıdan talep olunan aidat , yol katılım katılım bedelleri, alt yapı bedelleri vs. tam ve eksiksiz olarak ödenmiş olduğunu, müdürlük bölgesi kapsamında bulunan Organize Sanayi Bölgesinin davacı ve davacı gibi yatırımcılar sayesinde belirli bir konuma gelmiş ve halen de gelişmeye devam etmekte olduğunu, davacı tarafından ilgili bölge müdürlüğüne ödenen tüm bedellerin toplamının güncel arsa tahsis bedellerinin dahi üzerinde olduğunu, davacının söz konusu arsada Ticari Faaliyet ve yatırım niyetinden başka herhangi bir amacı bulunmadığını, zaten almış olduğu yatırım teşvik belgesi ve projelerin iddiayı destekler nitelikte olduğunu, davacı tarafından 02.01.2018 tarihinde müdürlük bölge sahası içerisinde bulunan davacıya ait arsa üzerinde inşaat maksadı ile ruhsat çıkarılmış ve müdürlüğe sunulmuş ve projeler müdürlük tarafından kabul edilmiş olduğunu, kabulden sonra davacı tarafından Yatırım Teşvik Belgesi dahil evrakları tedarik etme girişiminde bulunmuş ve evraklar hazırlanmış olduğunu, davacının bu girişimlerde bulunduktan sonra Covid 19 salgını başlamış yaklaşık 7-8 ay gibi bir dönem ülke genelinde bütün yatırımlar durdurulmuş insanlar ticaret yapamaz hale gelmiş olduğunu, bütün bunlara rağmen davacının elinden geldiğince kendisine tahsis edilen arsa üzerinde inşaat ve üretim faaliyetlerine başlamak için çalışmalarına devam etmiş olduğunu, davacıya 02.01.2018 tarihinde 1 yıl süre uzatımı veren idare başkaca firmalara çok daha uzun süre uzatımları verdiği bilgisini almış bulunmakta olduklarını, 1 yılın sonunda davacının yatırım faaliyetlerine devam etmek üzere ilgili bölge müdürlüğü den süre talep etmiş 02.01.2021 tarihinde davacıya gönderilen karar ile davacıya verilen sürenin 6 Ay daha uzatıldığı taraflarına bildirilmiş olduğunu, OSB Yönetmeliğinin 60. Maddesi b bendi uyarınca Yapı Ruhsatı Alındığı Tarihten İtibaren 2. Yıl İçinde iş yeri açma ve çalışma ruhsatı almayanlar makul sebeplerin varlığı halinde toplamda 2 yılı geçmemek üzere ek süre alabilir hükmü bulunmakta olduğunu, taraflarına verilen 6 aylık süre uzatımı hakkaniyetten ve iyi niyetten uzak bulunmakta olduğunu, kaldı ki davacı ile aynı konumda bulunan diğer yatırımcılara 2 yıldan daha uzun sürelerde süre uzatımı verildiği bilgisine sahip olduklarını, davacının yukarıda bahsi geçen süre zarfında projelerini çizidirmiş, yatırım teşvik belgelerini almış, makinaların siparişlerini vermiş olduğunu, zaten bütün bunların yapılması dahi ciddi bir zaman almaktad olduğunu, ayrıca davacı çin gibi yabancı ülkelerden getirdiği makinaları milli teknolojiler ile koordine ederek milli ürünler üretme çabasında olduğunu, davacıya karşı böyle bir uygulama yürüten ... organize sanayi bölgesinin amacının gerçekten bölgeyi kalkındırmak olsaydı davacının bütün çabası ve masraflarını tek kalemde silmeyeceğini,, yeni verilen yatırımcının bütün bu süreci tamamlaması da zaten çok ciddi zaman alacak olduğunu, amacın ne olduğunun anlaşılamamış olduğunu, Kanun metnine göre idareye bu konuda bir takdir yetkisi tanınmış olduğunu, ancak bu takdir yetkisinin olması bu yetkiyi dilediğiniz gibi kullanabileceği anlamına gelmemekte olduğunu, Anayasamızın 10'uncu maddesinin ilk fıkrasında yer alan “herkes dil, irk, renk, cinsiyet, siyasi düşünce, felsefi inanç, din, mezhep ve benzeri sebeplerle ayırım gözetilmeksizin kanun önünde eşittir” eşitlik ilkesine aykırı bir şekilde ret edilmiş, Yetkiyi kullanırken bütün yatırımcılara Anayasa 10. Maddesinde belirtilen “Herkes din, Dil, Irk, Cinsiyet, Siyasi Düşünce , Felsefi İnanç , Din, Mezhep vb. sebepler ile ayrım gözetilmeksizin kanun önünde eşittir” hükmüne uygun kullanmak zorunda olduğunu, Bu husus ile alakalı davacı ile aynı durumda süre uzatımı alan firmalar'ın bilgilerini ve özelliklerini ne kadar süre uzatımı aldıklarının tarafımıza bilgi edinme kanunu kapsamında bildirilmesini talep ettiklerini ancak ilgili OSB yönetimi şifaen bu talebimizi kabul etmemiş olduğunu, davacı ilgili Organize Sanayi Bölgesi tarafından Kayseri 7. Noterliği vasıtası ile 16630 yevmiye numaralı ihtarname gönderilmiş olduğunu, İlgili ihtarnamede tahsis edilen parselin zamanında bitirilmediği 28/07/2021 tarihli yönetim kurulu toplantısı ile davacıya ait parsel tahsisinin iptal edildiğinin kaleme alınmış olduğunu, ancak ne yazılan ihtarname içerisinde ne de ihtarname ekinde herhangi bir karara rastlanmamış olduğunu, davacının bu kararın varlığından dahi şüphe duymakta olduğunu, davacının ihtarnameyi aldıktan sonra davacıya idare tarafından şu ifadeler kullanılmış olduğunu, “biz sizin parsel iptalini yaptıktan sonra itiraz etmeyin yeni bir başvuru yapın bu başvuruyu da ... Ambalaj Dayanıklı Tüketim Malları Ambalaj San. Tic. Ltd Şti adına yapın siz nasılsa oranın yetkilisisiniz biz tekrardan size daha önce tahsis olunmuş olan parseli yeniden tahsis edelim,” şeklinde cümleler kurulmuş ve davacının ikna edilmiş olduğunu, davacının belli bir süre tekrar başvuru yapmak için beklemiş ancak davacının başvuru yapacağı daha önce kendi adına tahsis olunan dava konusu arsa için herhangi bir başvuru ekranı açılmamış olduğunu, davacının ( müdürü olduğu şirketi adına) tekrar ilgili osb yönetim kuruluna telefon etmek suretiyle ulaşmış ilgili osb davacıya hitaben siz e devlet üzerinden başvurunuzu yapın biz değerlendireceğiz şeklinde cümleler kurmuş olduğunu, davacının da ortağı olduğu ... Dayanıklı Tüketim Malları Ltd. Şti. adına e devlet üzerinden başvurusunu yapmış olduğunu, yatırım yapacağı konular ve niteliklerini gösterir evrakları sunmak için beklemeye geçmiş ve davacı başvuru yaptıktan sonra kendisine başvuru sonucu ile alakalı herhangi bir bilgi verilmemiş olduğunu, davacının bunun ilgili Osb. Yönetim kurulu başkanı ile ... Ambalaj “m sabit telefon numarasından irtibat kurmuş ve ... Ambalaj firma yetkilisi Sabri Mete ile ... Organize Sanayi Bölgesi Başkanı arasında geçen telefon görüşmesinde yetkiliye hitaben şu cümleler kullanılmış olduğunu, “Arsa üzerinde hali hazırda daha nitelikli yatırım yapabilecek yatırımcılar bulunduğu, bunun değerlendirmesinin Osb yönetim kurulu tarafından yapıldığı ve değerlendirme sonucunda arsanın başkaca yatırımcılara tahsis edildiği, davacının da isterse sonra yeni alanlarından arsa tahsisi alabileceği” beyan edilmiş olduğunu, ... Osb başkanı tarafından dile getirilen bu sözler tarafımızca anlaşılamamış sanki Organize Sanayi Bölge Müdürlüğü ile değil de iki özel hukuk kişisinin arsa üzerinde konuşma yapması şeklinde bir ortam oluşmuş olduğunu, davacının yaşananlar karşısında adeta şok geçirmiş olduğunu, bir anda senelerce dişinden tırnağından artırarak aldığı ve masraflarını ödediği arsasının haksızca elinden alınacağı korkusunu yaşamaya başlamış olduğunu, (ihale şartları ve ilan süreci kesinlikle doğru uygulanmamıştır) bu şartlar yerine getirilmediği ve davacının haksızca saf dışı bırakıldığı için eğer 3. şahsa ilişkin tahsis kararı verildi ise bu kararında iptalini talep ettiklerini, davacının vekili aracılığı ile tel ... Organize Sanayi Bölge Müdürlüğüne gitmiş ve Osb Yönetmeliği 60. Maddesinin devamına göre“ (3) İkinci fıkranın (b) bendinde belirtilen sürede de inşaata başlanmış ve (Değişik ibare:RG-16/4/2020-31101) iş yeri açma ve çalışma ruhsatı alamamış katılımcılar için ise bu süre toplamda (Değişik ibare:RG-3/7/2020-31 174) 2 yılı geçmemek üzere Bakanlık tarafından uzatılabilir. “hükmü uyarınca süre uzatımı talep edeceğini artık bundan sonra sayın bakanlığı muhatap alacağını hem şiafen hem de 26.08.2021 tarihli resmi yazısında bildirmiş olduğunu, buna karşılık aşağıda yazılı olan ihtarnamede ki cevapları sunmuş olduklarını, Kayseri 13. Noterliği aracılığı ile 22881 yevmiye numarası ile gönderilen ihtamamede özetle davacı ile yaşanan süreç hakkında bilgi verilmiş hatta ilk tahsis tarihinin ne zaman yapıldığına ilişkin araştırmada yapılmadan genel geçer bir tarih yazılmış olduğunu, sırf bu husus dahi taraflarına karşı takınılan ciddiyetten uzak uygulama açıkça gözükmekte olduğunu, Davalı ihtarnamenin devamında Sayın Sanayi Ve Teknoloji Bakanlığımıza yapılacak olan başvurunun dahi sonucunu beklemeyceklerini zaten buraya yapılan başvurudan da herhangi bir sonuç alınamayacağını kaleme almış olduğunu, ... Organize Sanayi Bölgesi Yönetim Kurulu kendisinden o kadar emin bir şekilde hareket etmektedir ki bakanlığın koyacağı iradeyi dahi önceden kestirerek davacıya tahsis edilen arsayı davacının elinden alma çabasına girmiş olduğunu, eğer ilgili idare kendisini net bir şekilde haklı görüyor olsaydı talep edilen evrakları ve kararları taraflarına paylaşır kafalarda ki soru işaretlerini giderecek olduğunu, bunu yapmayan idare sayın bakanlık yetkililerinin ortaya koyacağı kararı dahi beklememe özgürlüğünü kendisinde hissetmekte olduğunu, bununla birlikte ilgili ihtamamede şu husus dikkati çektiğini, Davalı "İnşaata başlamış olanlar ile hiç başlamamış olan firmalar arasında mevzuattan da gelen bir uygulama farklılığı olmaktadır" cümlesini kullanmış olduğunu, bu çümlenin kullanılma maksadının merak edildiğini, Organize Sanayi Bölgeleri Uygulama Yönetmeliği madde 60 açık ve organize sanayi bölgelerinin süre uzatımına ilişkin uygulama şekli belirlenmiş olduğunu, İlgili maddeye göre Organize Sanayi Bölgeleri sadece ve sadece süre uzatımı verirken hem herkese eşit uygulama yapmak zorunda hemde maddeye göre yapı ruhsatı alının alınmadığına dikkat etmesi gerektiğini, İnşaata başlamış olması veya inşaata başlanmasının İlgili maddeye göre Organize Sanayi Bölgeleri sadece ve sadece süre uzatımı verirken hem Herkese eşit uygulama yapmak zorunda hemde maddeye göre yapı ruhsatı alınıp alınmadığına dikkat etmesi gerektiğini, inşaata başlamış olması veya inşaata başlanmasının hangi kriterler ile belirleneceği sayın Sanayi Ve Teknoloji Bakanlığı'nın yetki alanında olduğunu, davalı taraf her cümlesinde şüpheleri kuvvetlendirmekte olduğunu, davacının 01/09/2021 tarihinde Türkiye Cumhuriyeti Sanayi ve Teknoloji Bakanlığına yönelik iki adet dilekçe kaleme almış olduğunu, İlk dilekçede davacı OSB Uygulama Yönetmeliği'nin 60. Maddesinin devamına göre * (3) İkinci fıkranın (b) bendinde belirtilen sürede de İnşaata başlanmış ve (Değişik ibare:RG-16/4/2020-31101) iş yeri açma ve çalışma ruhsatı alamamış katılımcılar için ise bu süre toplamda (Değişik ibare:RG-3/7/2020-31174) 2 yılı geçmemek üzere Bakanlık tarafından uzatılabilir. “hükmü uyarınca süre uzatımı talep edilmiş olduğunu, İkinci dilekçede ise ilgili Osb tarafından davacıya karşı başlatılan haksız eylemlerden dolayı müfettiş talep edilmiş olduğunu, hatta bakanlık ile yapılan telefon görüşmesinde ... Organize Sanayi Bölgesi hakkında yakın zamanlarda bir kaç defa daha müfettiş görevlendirilerek denetim yapıldığı bilgisi verilmiş olduğunu, davacının son olarak 01.09.2021 tarihinde davalı idareye Kayseri 13. Noterliği vasıtası ile 22881 yevmiye numaralı ihtarnamesini göndermiş olduğunu ... Organize Sanayi Bölgesi her zaman yaptığı gibi bu talepleri de görmezden gelmiş hatta cevap dahi vermemiş olduğunu, davacının son çare olarak mahkemede hakkını arama girişiminde bulunmakta olduğunu, öncelikle davacının çok daha büyük hak kaybına uğramasının engellenmesi açısından ... Organize Sanayi Bölgesi iş sahası içerisinde bulunan 969 ada 1 parsel üzerinde işlem yapılması önleyici teminatlı/teminatsız olarak tedbir şerhi işlenmesini ayrıca arsa tapusu henüz ... Organize Sanayi Bölgesi Uhdesinde bulunduğu için İlgili Osb 'ye hitaben arsa üzerinde İhtiyati Tedbir Kararı tahsis edildiği bu sebepten dava sonuna kadar herhangi bir işlem yapılmamasının bildirilmesi, ... Organize Sanayi Bölgesi Müdürlüğü tarafından taraflarına gönderilen 02/08/2071 tarihli ihtarnamede belirtilen ancak taraflarına tebliğ edilmeyen ... Organize Sanayi Bölgesi Müdürlüğü tarafından 26.08.2021 tarihinde taraflarınca yapılan başvurunun reddine ilişkin var olduğu iddia olunan 01/09/2021 tarihli yönetim kurulu kararının mevcut olması halinde iptaline, ayrıca davacıya ait arsanın haksız olarak bir başka kişiye tahsis edilmiş olması halinde bu tahsise ilişkin kararın ihtiyati tedbir verilmek suretiyle durdurulması ve dava sonunda yapılan tahsis İşleminin iptal edilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı ... ..., davalı ... OSB Bünyesinde arsa tahsis talebinde bulunmuş olduğunu, davacının bu talebinin 25.12.2001 tarihli Yönetim Kurulu kararı ile uygun bulunmuş ve taraflar arasında yaklaşık..:20 yıl” önce 8.02.2002 tarihli tahsis sözleşmesi imzalanmış olduğunu, sonrasında davalı tarafından davacı Âli Osman ...'na muhtelif tarihlerde (Örn; 18.05.2010 , 31.10.2011 , 19.12.2011 ,09;07.2012-; 19;12.2011 ,13.05.2014 gibi) defalarca gerek sözlü gerek yazılı uyarılarda bulunulmuş ve” parsel üzerinde hiçbir yatırım gerçekleştirmemiş olduğu hususu hatirlatılmış olmasına rağmen davacı uzun süre söz konusu parselde hiçbir yatırım girişiminde bulunmamış olduğunu, davacı söz konusu arsada nasıl bir yatırım yapacağına dair bilgi talebine 24.07.2011 tarihinde faks yolu ile genel geçer ve “soyut bir tarzda Cevap yermiş ve arsayı üretim ve imalatta kullanılmak üzere sanayi parseli olarak kullanmak istediğini söylemekle yetinmiş olduğunu, bu husustaki beyanlarının yetersizliği kendisine bildirildiğinde ise 14.12.2011 tarihli başka bir dilekçe vermiş ve söz konusu arsa üzerinde 2 yıl içinde oluklu mukavva ve ambalaj tesisi kurmayı düşündüğünü söylemiş olduğunu, davacı ödemesi gereken aidat bedellerini gönderilen ihtarlara rağmen ödemediği için hakkında Kayseri 8. İcra Müdürlüğünün 2017/6457'B'sayılı dosyası ile takip başlatılmış ve davacı cebri icra ile aidat ödeme yükümlülüklerini yerine getirmiş olduğunu, tüm uyarılara rağmen davacı 02.01.2018 tarihinde ancak ve sadece yapı ruhsatını almakla yetinmiş olduğunu, davacı ruhsat almanın ötesinde yine hiçbir yatırım faaliyetine başlamamış ve 02.01.2020 tarihinde de ruhsat süresi sona ermiş olduğunu, bu süreçlerin tarih itibariyle pandemi ile hiçbir ilgisinin olmadığı da açık olduğunu, ruhsat süresi bittikten sonra davacı ekonomik nedenlerden dolayı yatırımını süresinde tamamlayamadığını belirterek 1 yıl ek süre talebinde bulunmuş olduğunu, 15.01.2020 tarih 2020/01 numaralı Yönetim Kurulu kararı ile davacıya 1 yıllık ek süre verilmiş olduğunu, ne yazık ki bu süre içerisinde de işbu davaya konu parsel üzerinde davacı tarafından herhangi bir yatırım yapılmamış olduğunu, 2020 yılında davacıya yıllık yönetim aidatlarının, elektrik, su ve doğalgaz bedellerinin ödenmesine dair yine ihtar gönderilmiş olduğunu, Davacı ... ... verilen 1 yıllık sürenin sonunda 24.12.2020 tarihli dilekçesi ile tekrar süre uzatım talebinde bulunmuş ve bu süre uzatım talebi de bir önceki süre uzatım talebi ile aynı gerekçelere dayandırılmış olduğunu, davacının süre uzatım talep dilekçesinde dahi gerekçe olarak yer almamasına rağmen 30.12.2020 tarihli 2020/27 sayılı Yönetim Kurulu toplantısında davacı gibi ek süre talebinde bulunan diğer katılımcılara mevcut ekonomik şartlar ve pandemi nedeniyle ek süre verilmiş olduğunu, ancak bölgeye olan arsa taleplerindeki artış ve yatırım yapmayanların yerine yatırım yapacak olanlara arsa tahsislerinin yapılmasını sağlamak amacıyla talep sahiplerinin ciddiyetini de belirlemek için ek süre taleplerinin 1 yıl olarak değil 6 ay olarak verilmesine ve bu süre içinde ruhsatı olanların inşaata başlamaması veya ruhsatı olmayanların da ruhsat almaması halinde tekrar ek süre verilmeyeceğinin bildirilmesine karar verilmiş olduğunu, davacı ... ...'na 1 yıl değil 6 aylık ek süre verildiği hususu ve bu süre içinde inşaata başlanmaması halinde tahsisin iptal edileceği hususu 31.12.2020 tarihli yazı ile açık bir şekilde bildirilmiş olduğunu, bu süre içinde de davacının herhangi bir yatırım faaliyeti olmadığı gibi ayrıca bir ilave süre talebi de olmamış olduğunu, artan talepler karşısında atıl kalan parsellerin biran önce yatırıma geçebilmesi ve OSB kuruluş amacının da gerçekleşebilmesi için mevzuatta belirtilen şekilde tahsis iptal işlemleri gerçekleştirilmiş olduğunu, 28.07.2021 tarihli Yönetim Kurulu Kararında davacının tahsis iptali ile ilgili belirtilen şekilde karar alınmış olduğunu, tahsis iptal kararı ile ilgili olarak da Kayseri 7. Noterliği' nin 02.08.2021 tarih ve 16630 Yevmiye Numaralı ihbarı davaciya gönderilmiş olup 04.08.2021 tarihinde de bu ihbar davacıya tebliğ edilmiş olduğunu, iptal edilen parseller ile ilgili duyurular gerek davalıya ait internet sitesi gerek sosyal medya hesapları üzerinden paylaşılmakta olup tahsis iptali nedeniyle boşalan 969 ada 1 parsel numaralı sanayi parseli için MEYDİP Sistemi üzerinden 19 başvuru yapılmış olduğunu, bu başvuruların incelenmesi sonucu 10.08.2021 tarihli yönetim kurulu toplantısında en kısa zamanda inşaata başlayarak üretime geçeceği kanaatine varılan ... Mühendislik Ltd. Şti'ne arsanın tahsis edilmesine karar verilmiş olduğunu, davacı ... ... adına vekaleten avukatı Anıl Şenkaya tarafından verilen 26.08.2021 tarihli dilekçede; davacı tarafından davalı ... OSB” nin 28.07.2021 tarihli yönetim kurulu kararı ile tahsisin iptaline dair alınmış olan karara itiraz edildiği, Bakanlığa süre uzatım talebinde bulunulacağı ve başvuru sonucunun beklenmesi ile tahsisi iptal edilen parselin 3. Kişilere tahsis edilmemesi talep edilmiş olduğunu, 01.09.2021 tarihli yönetim kurulu toplantısında davacının 26.08.2021 tarihli dilekçesi ile ilgili değerlendirme yapılmış ve belirtilen şekilde karar alınmış olduğunu, yine davacıya 02.09.2021 tarih 19502 yevmiye numaralı yazı cevabi olarak noter kanalı ile gönderilmiş ve 01.09.2021 tarihli yönetim kurulu toplantısında taleplerinin reddedildiği bildirilmiş olduğunu, davacı, davalı tarafından yapılan işlemler ile ilgili 01.09.2021 tarihinde iki farklı dilekçe ile de CİMER'e başvuruda bulunmuş olup bu başvuru ile ilgili olarak da Bakanlık tarafından davalıdan bilgi talep edilmiş, CİMER başvurusuna da davalı tarafından cevap ve istenilen belgeler gönderilmiş olduğunu, davacı yine 01.09.2021 tarih ve 22881 yevmiye numarası ile davalının 02.08.2021 tarihli ihtarına cevap göndermiş olup bir önceki yazılarında belirtilen hususların tekrarından ibaret olan bu dilekçe ile ilgili olarak da 15.09.2021 tarihli yönetim kurulunda belirtilen şekilde karar alınmış olduğunu, davacıya tahsis iptali yönündeki işleme dâir değişiklik yâpılmayacağı bildirilerek, davacıdan davalı kuruma olan borçları düşüldükten sonra ödenmesi gereken tahsis bedeli ile ilgili olarak iban numarası talep edilmiş: ancak kendisi Banka hesap bilgilerini paylaşmaktan da imtina etmiş olduğunu, bu nedenle Kayseri 7. Noterliği'nin 02.09.2021 tarih ve 19502 yevmiye nolu ihtarnamesinde davacıdan banka hesap numarasını da bildirmesi talep edilmiş, davacının hesap bilgilerinin bildirmemesi nedeniyle davalı adına Kayseri 1.Sulh Hukuk Mahkemesinin 2021/54 D.İş sayılı dosyası ile tevdi mahal tayini talebinde bulunulmuş ve tahsis iptali nedeni ile yapılması gereken iade ödemesi de bu şekilde gerçekleştirilebilmiş olduğunu, hukuki yarar yokluğundan davanın reddini talep ettiklerini, davalı OSB halen Müteşebbis Heyet tarafından yönetilmekte olup henüz Genel Kurul teşkil safhasına da gelmemiş olduğunu, Organize Sanayi Bölgeleri Mevzuatında Genel kurul kararları aleyhine dava açılması mümkün iken tahsis sahibi ya da tahsis talebinde bulunan kişiler tarafından yönetim kurulu kararlarının iptalini talep etmeyi mümkün kılacak bir yasal düzenleme bulunmamakta olduğunu, Yine 01.07.2017 tarihine kadar 4562 sayılı Yasanın 25. Maddesinde “Genel kurulun teşkilini müteakip bu Kanunda aksine bir hüküm bülunmadiğı takdirde, Ö$B'lerin organları ile ilgili olarak Türk Ticaret Kanununun anonim şirketlerin “organları: ile ilgili hükümleri kıyasen uygulanır.” Hükmü bulunmakta iken 01.07.2017 tarihinde::yayımlanan 7033 sayılı yasa sonrası bu hüküm madde metninden çıkartılmış ve “OSB'lerde: tutulacak - defterler. ve genel kurul toplantılarında görevlendirilecek Bakanlık temsilcisi konularında OSB mevzuatında hüküm bulunmayan hallerde 13/1/2011 tarihli ve 6102 sayılı Türk Ticaret; Kanununun “anonim şirketlere ilişkin hükümleri uygulanır.” olarak yeniden düzenlenmiş ve anonim 'şirket organları ile ilgili yapılan atıf da yürürlükten kalkmış olduğunu, 6102 sayılı Yasa hükümlerinde dahi anonim şirket yönetim kurulu kararlarının iptali ile ilgili sınırlı düzenlemeler bulunmakta iken 6102 sayili yasaya göre Özel kanun hükmünde olan 4562 sayılı Yasa hükmünde hiçbir şekilde Yönetim Kurulu kararlarının “iptaline imkan veren istisnai bir Yasa hükmünde hiçbir şekilde Yönetim Kurulu kararlarının iptaline imkan veren istisnai bir düzenlemenin dahi olmaması karşısında iş bu dayanak iptal taleplerinin herhangi bir yasal dayanağı bulunmadığından hukuki yarar yokluğundan davanın reddini talep ettiklerini, yetki ilk itirazlarının bulunmakta olduğunu, davalı tarafından yürütülen tahsis iptali ve boş parselin başka bir yatırımcıya tahsisi hususundaki tüm işlemler hukuka ve mevzuata uygun şekilde gerçekleştirilmiş olduğunu, davacının delil listesine bakıldığında da iptal edilen parselde davacının iddia ettiği gibi yatırım gerçekleştirebileceğini gösteren hiç bir somut delil de bulunmamakta olduğunu, davacının, yönetim kurulu kararları resmi şekilde kendisine tebliğ edilmesine rağmen, kararın kendisine tebliğ edilmediğini bu nedenle kararların varlığından şüphe ettiğini iddia etmekte olduğunu, 28.07.2021 tarihli Yönetim Kurulu Kararı ile de başvurucunun tahsisi iptal edilmiş olup bu durum Kayseri 7. Noterliği” nin 02.08.2021 tarih ve 16630 Yevmiye Numaralı ihbarı ile resmi şekilde kendisine bildirilmiş olduğunu, nasıl ki tahsis yapıldığında da tahsise dair yönetim kurulu kararı değil kararın içeriği kendisine bildirilmiş ise tahsis iptalinde de karar tarihi ve içeriği hakkında kendisine bildirimde bulunulmuş olduğunu, davacının kendisine Noter vasıtası ile bildirilen hususlara dair şüphe içinde olduğunu söylemesine de hukuken hiçbir anlam verilememekte olduğunu, bugüne kadar OSB'lerde tahsisi iptal edilen her katılımcıya bu durum nasıl bildiriliyor ise davacıya da bu şekilde bildirilmiş olduğunu, davalı ... OSB de tıpkı diğer Organize Sanayi Bölgeleri gibi kuruluş amaçlarını gerçekleştirmek için atıl kalan parsellerin bir an önce “yatırıma geçmesini sağlamaya çalışmakta olduğunu, bu nedenle mevzuatta belirtilen şekilde tahsis iptal işlemleri gerçekleştirilmekte olduğunu, Davacının dava dilekçesinde, işbu davaya konu arsada ticari faaliyet ve yatırımdan başka amacı olmadığını, aldığı yatırım teşvik belgesi ve projelerinde bu hususu doğruladığını iddia etmekte olduğunu, davacı tarafından tahsis iptal tarihine kadar hiç bir şekilde bahsi dahi geçmemiş davalıya sunulmamış olan ve davalı ancak tahsis iptali sonrasında 26.08.2021 tarihli yazının ekinde gönderilmiş olan yatırım teşvik belgesi incelendiğinde bu belgenin de ... OSB'deki parselle ve katılımcı ... ... ile ilgisinin olmadığı, ... Dayanıklı Tüketim Malları: Ltd Şti'nin Kayseri 1. OSB'deki hali hazırda mevcut olan tesisi ile ilgili revizyon ve iyileştirme çalışmaları için olduğu görülmekte olduğunu, Davacı ... ... bilgi edinme talebinde bulunduğunu ancak davalı ... OSB tarafından yerine getirilmediğini iddia etmiş ise de davacının taleplerinin bilgi edinme kanunu çerçevesinde değerlendirilmesi mümkün olmadığını, davacı kendi içinde çelişkiye düşmekte olduğunu, bir taraftan ihtar ve dava dilekçesinde diğer firmalara çok daha uzun süre uzatım verildiği bilgisine ulaştığını söylemesine rağmen bu hususta hiç bir somut bilgi, belge sunmamakta ve sadece soyut varsayımlar ile asılsız ithamlarda ve suçlamalarda bulunmakta olduğunu, dava dilekçesinde yer alan; davalı tarafından aynı durumda olan katılımcılara farklı muameleler yapıldığı, davalının Anayasa'nın 10. Maddesinde yer alan eşitlik ilkesine aykırılık teşkil eden işlemlerinin bulunduğu iddiaları gerçeği yansıtmamakta olup nitekim davacı da iddialarını somutlaştıracak hiç bir delil sunmamış olduğunu, başvurucu kendisinin: mevzuata (aykırı hareket etmesini bir tarafa bırakıp 20 yıldır' atıl vaziyette biraktığı tahsis ile ilgili tahsis iptali kararı sonrasi asilsız ve iftira boyutunda iddialar ortaya atmakta olduğunu, davacı tahsis iptali bildirimi yapıldıktan sonra 26.08.2021 tarihli dilekçesi ile bakanlığa başvurarak süre uzatım talebinde bulunacağını bildirmiş; bakanlık başvurusunun beklenmesini, tahsisi iptal edilen parselin 3. kişilere tahsis edilmemesini talep etmiş olduğunu, 01.09.2021 tarihli yönetim kurulu kararı'nın dilekçede belirtilen şekilde olduğunu, davacı, tahsis iptaline konu arsanın haksız olarak başka bir kişiye tahsis edilmiş olması halinde bu tahsise ilişkin kararın ihtiyati tedbir kararı verilmek suretiyle durdurulması ve dava sonunda yapılan tahsis işleminin iptalini talep etmekte olduğunu, hukuka uygun şekilde gerçekleştirilen tahsis iptali sonrasında söz konusu parsel yönetim kurulu kararı ile hukuka uygun şekilde başka bir yatırımcıya tahsis edilmiş olduğunu, mevzuatın yönetim kuruluna verdiği bir yetki ve sorumluluk dahilinde işlemler yapılmış olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. YARGILAMA VE GEREKÇE Dava, davalı OSB'nin 28/07/2021 tarihli, 01/09/2021 tarihli yönetim kurulu kararının iptali, dava konusu taşınmazın (arsanın) başka bir kişiye tahsisi yapılmışsa tahsise ilişkin işbu kararın/işlemin de iptali taleplerine ilişkindir. ... Organize Sanayi Bölgesi'ne, Kayseri ... Tapu Müdürlüğü'ne, Kayseri 13. Noterliği'ne, Kayseri 7. Noterliği'ne, Kayseri İl Sanayi ve Teknoloji Müdürlüğü'ne, Kayseri 1. Sulh Hukuk Mahkemesi'ne, Kayseri Genel İcra Dairesi'ne yazılan müzekkerelere cevap verildiği ve ilgili evrakların dosya arasına alınmış olduğu görülmüştür. Kayseri 1.Sulh Hukuk Mahkemesinin 2021/54 D.İş sayılı dosyasının Uyap'tan celbi ile tetkikinde; Talep edenin ... Organize San. Bölgesi Müteşebbüs Teşekkül olduğu, karşı tarafın ... ... olduğu, talep edenin tevdii mahali tayini talebinde bulunduğu, Mahkemece 05/10/2021 tarihli 2021/55 karar sayılı kararı ile talebin kabulüne karar verilmiş olduğu görülmüştür. Davacının dava dilekçesi ile, dava konusu taşınmazın/arsanın üzerinde işlem yapılmasını önleyici nitelikte, teminatlı/teminatsız olarak ihtiyati tedbir şerhi işlenmesine karar verilmesini tedbir olarak talep etmiş, mahkememizce 22/12/2021 tarihli ara karar ile, 50.000 TL teminat karşılığında, davaya konu taşınmazın tapu kaydına ihtiyati tedbir konulmasına, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir. Yargılama devam ederken davacı vekili 11/01/2022 tarihli dilekçesi ile, dava konusu taşınmaz yönünden yeniden ihtiyati tedbir talep etmiş, tedbir talebini yinelemiş ve mahkememizce 11/01/2022 tarihli ara karar ile, HMK 389 v.d. Maddesi gereğince aranan gerekli ve yaklaşık ispata yeterli koşulları bulunduğundan bahisle 50.000 TL teminat karşılığında davaya konu taşınmazın tapu kaydına ihtiyati tedbir konulmasına karar verildiği, davacı tarafça teminat mektubunun dosyaya sunulması ile Kayseri ... Tapu Müdürlüğü'ne müzekkere ile ihtiyati tedbir kararının bildirilmiş olduğu görülmüştür. Yine yargılama devam ederken davalı tarafça Mahkememizce 11/01/2022 tarihli ara karar ile verilen ihtiyati tedbir kararına itiraz edildiği, itirazın duruşmalı olarak değerlendirildiği ve Mahkememizce 04/03/2022 tarihli ara karar ile itirazın reddine karar verildiği, yine davalı tarafça Mahkememizce 04/03/2022 tarihli ara karar ile verilen ihtiyati tedbir kararına itirazının reddine ilişkin kararın istinaf edilmiş, Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi'nin 2022/1493 Esas, 2022/1469 Karar sayılı kararı ile davalı tarafın istinaf talebinin reddine karar verilmiştir. Mahkememizce 27/05/2022 tarihinde Mahallinde keşif yapıldığı, yapılan keşif sonucunda İnşaat Mühendisi, Gayrimenkul Değerlendirme Uzmanı ile Nitelikli Hesap Uzmanı Bilirkişi heyetinden alınan 18/07/2022 havale tarihli raporda; Kayseri /... İlçesi, Sultansazı Mahallesi, 969 ada -1 parsel üzerinde bulunan 30.971,42 m² yüzölçümlü “Arsa" vasfındaki taşınmazın dava tarihi olan 17/09/2021 itibariyle değerinin 1.238.856,80 TL olduğuna, davaya konu taşınmazın 2001 yılında tahsis edildiği, taşınmazın hali hazırda ham toprak olarak bulunduğu, ruhsat tarihi olan 02.01.2018 tarihinden beri iki defa (ilki iki yıl, ikincisi ise altı ay olmak üzere toplamda 2,5 yıl) ek süre verilmiş olmasına rağmen inşaat aşamasına geçilmediği bu nedenle OSB Kanunu Uygulama Yönetmeliği gereği tahsis iptaline dair şartların mevcut olduğunun değerlendirilebileceği, ... OSB müteşebbis heyeti tarafından alınan tahsis iptal kararının eşitlik ilkesine aykırı olduğu ifadesinin raporda yapılan açıklamalar ışığında Mahkemenizin takdir yetkisinde olduğu kanaatine varıldığının bildirildiği anlaşılmıştır. Mahkememiz 2021/612 Esas sayılı dosyasında 21/09/2022 Tarihli kararı ile davanın reddine dair karar verildiği, davacı vekili tarafından dosyanın 15/11/2022 Tarihli istinaf başvuru dilekçesi sunulduğu, dosyamızın Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesine gönderildiği, Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesinin 2022/2779 Esas 2022/2775 Karar sayılı ilamı ile "Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin istinafa konu edilen 21/09/2022 tarih ve 2021/612 E. - 2022/678 sayılı nihai kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşılmakla davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince Esastan Reddine" dair Yargıtay Temyiz yolu açık olmak üzere karar verildiği, davacı vekili tarafından 10/01/2023 Tarihli Temyiz Başvuru dilekçesi sunulduğu, dosyanın Yargıtay 3. Hukuk Dairesine gönderildiği, Yargıtay 3. Hukuk Dairesinin 2023/1438 Esas 2024/641 Karar sayılı ilamı ile "Davacı ...'ın temyiz itirazlarının REDDİNE, Davacı şirketin temyiz talebinin kabulü ile temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 373 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca ORTADAN KALDIRILMASINA, İlk Derece Mahkemesi kararının aynı Kanun'un 371 inci maddesi uyarınca davacı şirket yararına BOZULMASINA," dair karar verildiği, bozulan dosyamızın iş bu esasa kaydının yapıldığı görülmüştür. 15/01/2025 Tarihli celsenin 2 Nolu ara kararı gereğince ek rapor alınmasına karar verildiği, bilirkişi heyet ek raporunun 28/04/2025 Tarihinde dosyamıza sunulduğu, incelenmesinde özetle; "Davacı şirketin tahsisin iptali işleminden sonra parselin tarafına tahsisi yönündeki başvurusunun davalı tarafça değerlendirilmediği hususunda davacı ... DTM tarafından 07.08.2021 tarihinde yapılan başvuru şirket ortaklık yapısında ... ... olması nedeni ile reddedilmiştir. Yeniden tahsis yapılan firmanın yetkinliğinin olup olmadığı, bu hususta inceleme yapılırken OSB 10.08.2021 tarihli 2021/15 numaralı kararı nazara alındığında 19 ayrı firmanın başvuruda bulunmuş olduğu ancak bu hallerde değerlendirme yapılırken yatırım sektörü, teknolojik sınıfı, yatırımın tutarı, sağlanacak istihdam, ihracat v.b. kriterler dikkate alınarak Yönetim Kurulunca tahsis yapılmakta olduğu belirtilmiştir. Şartların doğru bir şekilde uygulanıp uygulanmadığı, hususunda ise ... OSB Yönetim Kurulu'nun 10.08.2021 tarih ve 2021/15 Sayılı kararında; feri müdahile taşınmazın tahsis edildiği, ruhsat onay tarihinin ise 23.03.2022 olduğu görülmektedir. Davaya konu taşınmazın, Kayseri / ... İlçesi, Sultansazı Mahallesi, 969 ada - 7 (eski969/1) parsel üzerinde bulunan 40.228,87 m² yüzölçümlü “Arsa” vasfındaki taşınmaz olduğu, Davayı konu taşınmazın feri müdahile 2021 yılında tahsis edildiği, ruhsat tarihi olan 23.03.2022 tarihinde yapı ruhsatı almış olduğu, taşınmazın hali hazırda üst yapı öncesi ankraj temel betonunun atıldığı ancak başkaca faaliyet bulunmadığı, parsel içerisinde inşaatın devamını sağlayacak herhangi bir malzeme olmadığı tespit edilmiştir. Dosyada yer alan veriler incelendiğinde feri müdahilin süre uzatım talebinde bulunup bulunmadığı, kendisine ek süre tanınıp tanınmadığı hususlarının tespiti mümkün olmamıştır. Ancak bu hali ile feri müdahilin Organize Sanayi Bölgeleri Kanunu Uygulama Yönetmeliği 60/b.Maddesi kapsamında yapı ruhsatını almış olmasının söz konusu olamayacağı zira arsa üzerinde herhangi bir yapının mevcut olmadığı tespit edilmiştir." şeklinde rapor tanzim edildiği görülmüştür. Davacı vekili tarafından 29/09/2024 Tarihli Hakimin reddi talebini içerir dilekçe sunduğu, reddi hakim talebi üzerine mütalaa düzenlenerek dosyanın reddi hakim talebinin değerlendirilmesi için Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi Heyetine gönderildiği, Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2024/528 D.iş Esas 2024/530 D.iş Karar sayılı heyet kararı ile Reddi hakim talebinde bulunan davacı vekilinin talebinin REDDİNE, dair karar verildiği, davacı vekili tarafından Değişik iş kararına karşı itiraz dilekçesi sunulduğu ve reddi hakim talebinin değerlendirilmek üzere dosyanın Kayseri Bölge Adliye Mahkemesine gönderildiği, Kayseri Bölge Adliye Mahkemesinin 4. Hukuk Dairesinin 2024/1813 Esas 2024/1183 Karar sayılı ilamı ile Davacı vekilinin istinaf başvurularının HMK'nın 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE karar verildiği görülmüştür. 14/05/2025 Tarihli celsenin 2 nolu ara kararı gereği dosyanın yeniden bilirkişi heyetine tevdii ile yapılan itirazlar doğrultusunda ek rapor alınmasına dair karar verildiği, bilirkişi heyetinin ek raporunun 10/07/2025 Tarihinde dosyamıza sunulduğu, incelenmesinde özetle; "Davalı ... OSB Müteşebbis Heyeti İlke Kararlarının dosyaya ibrazı halinde bilirkişi heyeti ek raporu düzenlenmesi söz konusu olacağından ilk etapta bu kararların dosyaya kazandırılması sonrasında rapor tanzim edilebilecektir." şeklinde rapor düzenlendiği, bunun üzerine eksikliklerine giderildiği ve dosyanın yeniden bilirkişi heyetine tevdiine karar verildiği, bilirkişi heyet raporunun 08/12/2025 tarihinde dosyamıza sunulduğu, incelenmesinde özetle; "Yeniden tahsis yapılan (fer'i müdahil) firmanın yetkin olup olmadığı hususunda; başvurunun MEYDİP üzerinden 01.08.2021 tarihinde yapılmış olduğu hal böyleyken ilk incelemenin ... OSB tarafından yapılmış olduğu anlaşılmaktadır. (OSB uygulama yönetmeliği 23.maddesinde yer alan Müteşebbis heyet ve genel kurulun görev ve yetkileri başlıklı maddenin "ş" bendi kapsamında ilke kararlar doğrultusunda) Bunlardan ilki tahsis talep eden firmanın, OSB” nin karşılayacağından daha fazla altyapı, su, elektrik, doğalgaz ile atık su miktarı talep etmemesi gerekeceği olup ikinci ise OSB'de kurulamayacak firmalardan olup olmadığı hususunun değerlendirilmesi olacaktır. Başvurucu tarafından talep edilen altyapı, su, elektrik, doğalgaz ile atık su miktarı sayısal veriler olup sistem üzerinden değerlendirilmektedir. İştigal konuları itibariyle tahsis mümkün olmayan firmaların başvuruları kabul edilmemektedir. İştigal konuları her OSB için farklılık arz etmekte olup fer'i müdahilin iştigal konularının ... OSB tarafından yayımlanan ve tahsise engel kabul edilen alanlarda olmadığı tespit edilmiştir. Sonrasında ise tahsis başvuruları incelenmesi maksadı ile Sanayi ve Teknoloji Bakanlığına gönderilmektedir. Bakanlığın onayı ile tahsis işlemi için ilgili OSB işlemleri başlatmaktadır. Bu yönü ile de usulü işlemlere dair gerekli sürecin tamamlanmış olduğu anlaşılmaktadır." şeklinde rapor tanzim edildiği görülmüştür. Yargıtay 3. Hukuk Dairesinin 2023/1438 Esas, 2024/641 Karar sayılı bozma ilamı üzerine Mahkememizce davalıya müzekkere yazılarak davacı şirketin talebi hakkında yapılan işlemlere ilişkin belgeler istenmiş ve bilirkişi heyetinden 28/04/2025 tarihli ek rapor, itirazlar üzerine 08/07/2025 tarihli ek rapor ve belge temini ile 05/12/2025 tarihli ek raporlar alınmıştır. 05/12/2025 tarihli ek raporda genel olarak belirtildiği üzere, davacı şirketin başvurusunun değerlendirildiği görülmüş, feri müdahil şirkete tahsis yapılmasına ilişkin kararın söz konusu şirketin tahsis tarihi itibari ile davalı OSB’NİN yönetmeliğinde belirtilen şartlara uygun iştigal konusu ile kapasitesi ve yetkinliğinin olması sonucu yerinde olduğu dikkate alınarak davacının davasını ispat edemediği değerlendirilmiş, bilirkişi ek raporunun yeterli olması ile rapora itibar edilmiş ve böylece, davanın reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenler ile; 1-Davanın REDDİNE, 2-492 sayılı Harçlar Kanunu'na ekli (1) sayılı tarife gereğince alınması gereken 732,00-TL maktu karar ve ilam harcından dava açılırken peşin olarak 59,30-TL harcın mahsubu ile bakiye 672,70-TL'nın davacıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, 4-Davacı tarafından yapılan tüm yargılama giderlerinin kararın mahiyeti gereği davacı taraf üzerine bırakılmasına, 5-Davalı tarafça yargılama boyunca yapılan 400,00-TL yargılama giderinin davacılardan alınarak davalıya verilmesine, 6-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. gereğince hesap edilen 45.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 7-6100 sayılı HMK 120 ve 333. maddeleri gereğince taraflarca yatırılan gider avansının kalan kısmının kararın kesinleşmesi halinde tarafça numarası bildirilen veya bildirilecek hesaba, hesap numarası bildirilmediği takdirde adreslerine ödemeli olarak re'sen gönderilmesine, 8-Bölge Adliye ve Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Cumhuriyet Başsavcılıkları İdari ve Yazı İşlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmeliğin 203. maddesi uyarınca dosyanın tarih ve işlem sırasına düzenlenip dizi listesine bağlanmasına, Yazı İşleri Müdürü tarafından kontrolü yapıldıktan sonra İstinafa gönderilmesine veya arşive kaldırılmasına, Dair, davacı, davalı vekillerinin yüzüne karşı, kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde Yargıtay'a temyiz yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup anlatıldı. 04/02/2026 Katip e- imzalıdır Hakim e- imzalıdır