11. Hukuk Dairesi 2009/2900 E. , 2010/2557 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada İzmir 3. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 19.11.2007 tarih ve 2006/153 - 2008/569 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili ile katılma yoluya davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, la
**11. Hukuk Dairesi 2009/2900 E. , 2010/2557 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada İzmir 3. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 19.11.2007 tarih ve 2006/153 - 2008/569 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili ile katılma yoluya davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, müvekkilinin davalı nezdinde sigortalı işyerinde 04.01.2004 tarihinde hırsızlık meydana geldiğini, yaklaşık 20.500,00 YTL değerindeki malının çalındığını, davalıya 05.01.2004 tarihinde ihbarda bulunulmasına rağmen ödeme yapılmadığını, müvekkilinin zararının sigorta kapsamında olduğunu ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile 2.000,00 YTL’nin temerrüt tarihi olan 13.01.2004 tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile birlikte tahsilini, ıslahla toplam 20.000,00 YTL’nin tahsilini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, yapılan incelemelere göre davacıya ait işyerinin gayri faal bulunduğunu, işyerindeki yazar kasadaki kanuni değişikliklerin yapılmadığını, işyerinde meydana gelen hırsızlık olayından çok kısa bir süre önce işyerinin faaliyetlerinde artış olduğunu, davacının fatura karşılığı aldığını iddia ettiği malların sevk irsaliyeleri, ambar sevk fişleri ve ambar tesellüm belgelerini ibraz etmediğini, çalındığı iddia edilen malların sigortalı işyerine hiç girmediğini savunarak, davanın reddini istemiştir. Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamına göre, davacının işyerindeki hırsızlık nedeniyle davalıdan talep edebileceği tutarın 18.855,00 YTL olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 2.000,00 YTL’nin 19.03.2004, 16.855,00 YTL’nin 03.01.2006 tarihinden itibaren değişen oranlardaki reeskont faizi ile beraber davacıdan alınıp davalıya verilmesine, davacının fazlaya ilişkin istemlerinin reddine karar verilmiştir. Kararı, davalı vekili ve katılma yoluyla davacı vekili temyiz etmiştir. 1-Dava, işyeri sigorta poliçesine dayalı tazminat istemine ilişkindir. Taraflar arasındaki ihtilaf hasar miktarında toplanmıştır. Mahkemece görevlendirilen bilirkişi kurulu 06.09.2007 tarihli raporunda, davacının incelenen defter ve kayıtlarına göre işletmenin 2003 yılında 1.307.279.076 TL zarar beyan ettiği, hırsızlık tarihine kadar 50,00 YTL’lik satış gözüktüğü, yine işletme defterine kayıt edilmiş olduğu şekli ile 31.12.2003 tarihi itibariyle dönem sonu stoğunun 24.780,00 TL olduğu, davacının zararının 18.855,00 YTL olduğu, işletme defteri ve ticari kayıtlarının tetkikinden anlaşılan ve neredeyse 2003 yılında hiç satış yapılmayan işletmeye, hırsızlık tarihinden çok kısa bir süre öncesinde 20.000,00 YTL’lik emtia girişinin olmasının dikkat çekici bulunduğu bildirilmiştir. 16.02.2004 tarihli expertiz raporuna göre ise işyerinin gayrı faal olduğu, yazar kasa KDV oranlarının dahi değiştirilmediği, %17 olarak kaldığı, 2002 yılında hiçbir hareket olmadığı, 2003 yılında da aynı durumun devam ettiği, 2003 yılı Aralık ayı ortalarında hırsızlık tarihinden yaklaşık 15-20 gün önce bir kısmı açık bir kısmı kapalı kesilmiş faturalarla mal alımı olduğu, alış faturalarını tanzim eden firmaların araştırılmasında fatura sahibi ... Tekstil isimli firmaya telefon ile ulaşılmaya çalışıldığı ulaşılamayınca adresine gidildiğinde Maz Tekstil isimli bir firmanın mevcut olduğu, Kıymet Deri isimli firma yetkilisi ile telefonla yapılan görüşmede davacı tarafından mal alımı yapıldığı, malların ambar fişi ile müşteriye gönderildiği ifade edilmesine karşın ambar fişlerinin davacı tarafça ibraz edilmediği, ...Deri Tekstil isimli firma ile irtibat kurulamadığı, ... Tekstil isimli firma yetkilisi ile yapılan görüşmede ise davacıya mal satışı yapıldığı, parasının peşin ödendiği, malın davacı tarafça kendi imkanları ile götürüldüğünün beyan edildiği bildirilmiştir. Bu durumda, rizikonun gerçekleştiği tarihte iddia olunan miktarda malın işyerinde bulunduğunu ispat külfetinin TMK’nun 6 ncı maddesi gereğince davacıda olduğu da gözetilerek iddia edilen miktarda malın işyerinde bulunmasının mümkün olup olmadığının tesbiti, delil olarak ibraz edilen firmalara ait faturalarda gönderilmek suretiyle bu faturalara ait KDV beyannamelerinin verilip verilmediği, Mükellef Hizmetleri KDV Grup Müdürlüğü’nce bu firmalarla ilgili olarak herhangi bir işlem yapılıp yapılmadığının araştırılması ve davacının delil olarak ibraz ettiği mal alım faturalarının gerçek alımları yansıtıp yansıtmadığı üzerinde yeterince durularak oluşacak sonuç çerçevesinde bir karar verilmek gerekirken, anılan hususlar nazara alınmadan yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiş kararın davalı yararına bozulması gerekmiştir. 2-Kabul şekli itibariyle de faiz başlangıcının ıslah edilen miktar için de temerrüt tarihi olan 19.03.2004 tarihi esas alınarak hüküm tesis edilmesi gerekirken, ıslah edilen miktar yönünden faiz başlangıcının ıslah tarihi olarak esas alınması doğru olmamış kararın bu nedenle davacı yararına bozulması gerekmiştir. SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödedikleri temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edenlere iadesine, 08.03.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.