T.C. KONYA BAM 3. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: ... - ... T.C. KONYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 3. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : ... KARAR NO : ... KARAR TARİHİ : 25/12/2025 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I BAŞKAN : ... (...) ÜYE : ... (...) ÜYE : ... (...) KATİP : ... (...) İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : Konya .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ KARAR TARİHİ: 15/10/2025 NUMARASI : ... Esas ... Karar DAVACI : ...... VEKİLLERİ : Av...Av...Av... DAVALI : HASIMSIZ MÜDAHİ…
T.C. KONYA BAM 3. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: ... - ... T.C. KONYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 3. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : ... KARAR NO : ... KARAR TARİHİ : 25/12/2025 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I BAŞKAN : ... (...) ÜYE : ... (...) ÜYE : ... (...) KATİP : ... (...) İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : Konya .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ KARAR TARİHİ: 15/10/2025 NUMARASI : ... Esas ... Karar DAVACI : ...... VEKİLLERİ : Av...Av...Av... DAVALI : HASIMSIZ MÜDAHİLLER : 1-... VEKİLİ : Av... 2-...... VEKİLİ : Av... 3-... VEKİLİ : Av... 4-...... VEKİLİ : Av... 5-...... VEKİLLERİ : Av... Av... GEÇİCİ KONKORDATO KOMİSERİ : ...... DAVA : ADİ KONKORDATO İSTİNAF KARAR TARİHİ : 25/12/2025 İSTİNAF KARAR YAZIM TARİHİ : 25/12/2025 Yukarıda bilgileri yazılı mahkemece verilen karara ilişkin istinaf talebi üzerine mahkemece dosya istinaf incelemesi yapılmak üzere dairemize gönderildiğinden yapılan ön inceleme ve incelemeyle heyete tevdi olunan dosyanın gereği görüşülüp aşağıdaki karar verilmiştir. TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ : Davacı vekili 25/07/2025 tarihli dilekçesiyle; davacının borçlarını ödeme güçlüğü içerisine düştüğünü beyan ederek, 2004 s. İİK.nin 285 vd. maddeleri gereğince davacı lehine 3 aylık konkordato geçici mühleti verilmesini ve davacı lehine tedbirlere hükmedilmesini dava ve talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : İlk derece mahkemesi gerekçeli kararında özetle; "Davacının kendi adına kayıtlı 11 adet taşınmaz üzerinde ipotek bulunduğu, ön projede bu taşınmazların satışının değil, kira gelirlerinin ödeme kaynağı olarak gösterildiği, geçici mühlet içerisinde sadece 3 taşınmazdan kira geliri geldiği, taşınmazlardan bir tanesinde davacının kendisinin, diğerinde annesinin oturduğu, kalan 6 taşınmaz yönünden bir kira geliri tespit edilemediği, davacının dava dışı ...... A.Ş'ye danışmanlık hizmeti verdiğini iddia etmesine ve bu şirkete bir miktar para gelmesine rağmen, ...... A.Ş. tarafından bu hususunun kabul edilmeyip, geçici konkordato komiserine davacının kendilerinin sigortalı işçileri olduğunu beyan ettikleri, kendi şirketi olan davacının başka bir şirkette iş akdiyle çalışmasının hayatın olağan akışına aykırı olduğu, bu husunun şirket sahiplerinin (karşılıklı olarak) kendilerini başka bir şirkette işçi gibi göstererek eski sisteme göre Bağ-Kur emekliliği yerine, SGK emekliliğini tercih etmelerinden kaynaklanan işlemler olabileceği, davacının son duruşmada bir kaç ay içerisinde taşınmaz satarak borç ödeme beyanının da proje ile uyumsuz son anda yapılmış soyut beyanlar olduğu, 2027 yılı Eylül ayından başlayarak 2 yıllık dönemde ve sadece ana para borçlarının ödenmesinin vaad edilmesinin bugünkü ekonomik koşullarda ciddi, iyi niyetli ve samimi bir borç tasfiye iradesi olarak görülemeyeceği, davacının malvarlığının önemli miktarda borca batık olduğu hususları birlikte değerlendirildiğinde, davacının projesinin uygulanabilir olmadığı, yukarıda yazılı İzmir BAM 17. HD'nin emsal kararında da belirtildiği üzere, konkordatonun finansal bir enstrüman olarak kullanıldığı, bunun iyi niyet prensipleri ile de bağdaşmadığı, diğer yandan davacının sahibi olduğu dava dışı asıl borçlu şirketin borcu ödemesi halinde davacının kefil olduğu borçların sona ereceği beklentisinin davacının kendi kefalet yükümlülüğü ve konkordatonun amacıyla bağdaşmadığı sonucuna varılmış, bu nedenle kesin mühlet aşamasına geçilmesi talebi de kabul edilmeyerek, davacının konkordato davasının 2004 s. İİK'nin 292/1-b maddesi gereğince reddine karar vermek gerekmiş, davacının tacir olmadığı anlaşıldığından iflas kararı verilmemiş ve oluşan vicdani kanaat ile; ...... T.C. Kimlik nolu davacı ......'un konkordato davasının İSPAT EDİLEMEMESİ NEDENİYLE REDDİNE, Kararın kesinleşmesi beklenmeksizin, Mahkememizin 30/07/2025 gün ve ... E. sayılı ara kararı verilen geçici mühletin derhal kaldırılmasına, Kararın kesinleşmesi beklenmeksizin, Mahkememizin 30/07/2025 gün ve ... E. sayılı ara kararı verilen BÜTÜN İHTİYATİ TEDBİRLERİN ve KONKORDATO ŞERHLERİNİN derhal KALDIRILMASINA, Geçici konkordato komiseri ......'nin görevinin bugün (15/10/2025 tarihi) itibariyle son bulmasına ve kendisine bu tarihe kadar olan hizmetine yönelik olarak takdir edilen ücretin gün hesabıyla ödenmesine, Konkordato davasının reddedilip, bütün ihtiyati tedbirlerin ve konkordato şerhlerinin de derhal kaldırıldığının ve konkordato komiseri ......'nin görevinin 15/10/2025 tarihi itibariyle son bulduğunun daha önce müzekkere yazılan ilgili yerlere müzekkereyle bildirilmesine ve ayrıca gerekli ilanların yapılmasına" karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; müvekkilinin konkordato projesini gerçekleştirmek için sunduğu gelirler arasında kira gelirleri ve başka bir şirkette danışman olarak çalışmasına ilişkin maaşının olduğunu, komiser raporunda ise özellikle sonuç bölümünde müvekkilinin ......'den bağımsız hiçbir mali faaliyetinin olmadığının tekrar edilerek gelirlerinin ve projesinin asli unsurlarının görmezden gelindiğinin görüldüğünü, mahkemece de bu konuda müvekkilinin sahip olduğu 11 adet taşınmazdan geçici mühlet süresince 6 tanesinden kira geliri elde edilemediği gerekçesiyle gelir kaynağı olarak değerlendirilmeyeceği kanaatinin sunulduğunu ancak müvekkilinin taşınmazların kiralanmasına ilişkin çalışmalarının devam ettiği ve kiralanan taşınmazlarına ilişkin alacaklarının da bulunduğunu, müvekkilinin ...... Firmasında danışman olarak çalışmasından kaynaklı aylık 100.000,00 TL gelirinin mahkeme tarafından hayatın olağan akışına aykırı bulunduğunu fakat hiçbir somut gerekçe gösterilmediğini, müvekkilinin konkordato projesinden beklenen fayda dava dilekçesinde açıklandığını ancak inceleme konusu edilmediğini, konkordato sürecine dahil olan ticari şirketin tek ortağı ve yöneticisi konumunda olan gerçek kişinin konkordato müracaatının mümkün olmayacağı yönünde bir yargının mümkün olmadığını, kararın kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE : 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 341 ve devamı maddeleri uyarınca ve özellikle istinaf incelemesinin kapsamının öngörüldüğü 355. maddeye göre re'sen gözetilecek kamu düzenine aykırılık halleri dışında istinaf incelemesi istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılır. HMK'nun 355. Maddesi gereğince istinaf incelemesi istinafa başvuran tarafların dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine ilişkin hususlarda re’sen gözetilerek yapılmıştır. Dava, borçlarını ödeme güçlüğü içinde olduğunu ileri süren davacının İİK'nun 285 vd. maddeleri gereğince geçici ve kesin mühlet kararı verdikten sonra ileri sürdüğü vade konkordatosunun tasdiki istemine ilişkindir. Konkordato bir borçlunun alacaklılarının kanunda öngörülen çoğunluğunun kabulüyle borçlarını belirli bir oranda ve/veya vadelerle ödemesini öngören, borçların yapılandırılmasını sağlayan bir cebri icra türüdür. Borçlu ile alacaklılar arasındaki bir çeşit sulh sözleşmesi niteliğinde olan konkordato, elinde olmayan nedenlerle işleri iyi gitmeyen ve mali durumu bozulmuş olan, dürüst borçluları korumak amacıyla getirilmiş bir müessesedir. Bu durumdaki bir borçlunun iflas etmesi, faaliyetlerinin tümüyle sona ermesine ve alacaklıların alacaklarını büyük oranda tahsil edememelerine neden olur. Borçlarını vadesi geldiği halde ödeyemeyen veya vadesinde ödeyememe tehlikesi altında bulunan herhangi bir borçlu vade verilmek veya indirim yapılmak suretiyle borçlarını ödeyebilmek veya muhtemel bir iflastan kurtulmak için konkordato talep edebilir. İçinde bulunduğu mali koşullara göre borçluya borçlarını belirli bir oran veya vadeyle ödeme imkânı verilmesi hem borçlu bakımından ve hem de alacaklılar bakımından olumlu sonuçlar doğurur. Alacaklılar arasında eşitlik esasına dayalı bir ödeme sağlanır ve borçlu iktisadi faaliyetlerine devam eder. Böylece borçlu piyasadaki varlığını sürdürürken, piyasadaki istikrar ve istihdam imkânları da korunmuş olur. Konkordatonun tasdikinin şartları, talep tarihinde yürürlükte bulunan İİK'nın mülga 297 ve 298. maddesi hükümlerinde sayılmış olup, buna göre yasada açıkça belirtilmese de öncelikle borçlunun dürüst olması, daha sonra, teklif olunan meblağın borçlunun kaynakları ile orantılı olması, konkordatonun 297/1. maddesi uyarınca alacaklıların yarısı ve alacakların üçte ikisini aşan çoğunlukla kabul edilmesi, borçlunun konkordato işlemlerinin yerine getirilmesi, alacakları kabul edilmiş olan imtiyazlı alacakların tamamen ödenmesi ve mühlet sırasında komiserin onayı ile akdedilmiş borçların ifasını sağlamak için yeterli teminatı göstermesi, konkordatonun tasdikinin gerektirdiği, yargılama masrafları ve ilam harçlarının tasdik kararından önce, borçlu tarafından mahkeme veznesine depo edilmiş olması gerekir. (AYNI YÖNDE BAKINIZ YARGITAY 23 HK DAİRESİNİN 2019/3021 ESAS , 2020/292 KARAR SAYILI İLAMI) Konkordato, belli (nitelikli) bir alacaklı çoğunluğunun muvafakat etmesi halinde borçlunun ekonomik faaliyetine devam etmesine imkan vererek mallarının cüz’i veya külli icra yoluyla paraya çevrilmesine engel olan özel bir cebri icra alternatifi teşkil etmektedir. Öyle ki, bu cebri icra aracı, konkordatoya muvafakat etmeyen alacaklıları da bağlamakta ve resmi organların katılımıyla cereyan etmektedir. Konkordato vade verilmesi, tenzilat yapılması ve bu ikisinin birlikte istendiği kombine/karma konkordato şeklinde olabilir. Borçlu bu seçenekleri değerlendirirken alacaklılar arasındaki eşitliği ya da en azından denkliği sağlayacak ve onların kabul oyunu alacak uygun bir kombinasyona ulaşmaya çalışacaktır. Somut dosyamızda; 25/07/2025 tarihinde istemde bulunulduğu, mahkemece 30/07/2025 tarihinde 3 ay geçici mühlet kararı verildiği, Davacı borçlu ......'un kendi nam ve hesabına çalışacak şekilde aktif vergi mükellefi olmadığı ve Tacir sıfatına ahiz olmadığı ticari faaliyet içinde bulunduğu hususunda bir tespit ya da beyan olmadığı, davacının kendi borçları nedeniyle konkordato talep ettiği, dosya komiserinin verdiği raporunda “Davacı borçlunun aktif faaliyetinin bulunmaması, borçlunun sorumlu olduğu borçlarının varlıklarından çok fazla olması, gelir kalemleri açısından; projenin olumlu sonuçlanmasının bir başka konkordato projesinin gerçekleştirilmesine bağlı olması, bazı gelir kalemlerinin gerçeği yansıtmadığı hususunda kanaat sahibi olunması, mesken nitelikli varlıkların öncelikle satışının düşünülmemesi, elde edilecek kira gelirlerinin geçici mühlet döneminde çok sınırlı olarak gerçekleşmesi, projede ödemesiz 1 yıllık dönem öngörülmesi, borcun önemli kısmının imtiyazlı alacak olması nedeniyle faiz yükünün de gelecek olması, Davacı borçlu şahsın projesinin gelir unsurları açısından tek ortağı olduğu ...... Firmasının ayakta kalarak konkordato projesinin gerçekleştirilmesi ve iyileşme sürecinin olumlu sonuçlanmasına bağlı olarak, projesinin "Yaslandırma Projesi" olarak değerlendirilebilecek bir proje olduğu hususunda kanaat sahibi olunması nedenleriyle dolayısıyla, konkordato ön projesinin uygulanabilir olmadığı ve başarı şansının bulunmadığı kanaatine varılmıştır.” konkordatonun başarıya ulaşmayacağının anlaşılması gereğince İİK'nın 292/1-b maddesi hükmü uyarınca davacıya verilen konkordato Geçici mühletinin kaldırılarak, 15/10/2025 tarihinde konkordato isteminin REDDİNE karar verildiği anlaşılmıştır. Gerekçeli karar Borçlu vekiline 29/10/2025 tarihinde tebliğ edilmiş olup İİK 308/a maddesi gereğince iki hafta süre içinde 12/11/2025 tarihinde istinaf edildiğinden istinafın süresinde olduğu anlaşılmıştır. Yukarıda anılan Yasa'nın "Kesin Mühlet İçinde Konkordato Talebinin Reddi ile İflâsın Açılması" başlıklı 292. maddesi gereğince: "İflâsa tabi borçlu bakımından, kesin mühletin verilmesinden sonra aşağıdaki durumların gerçekleşmesi hâlinde komiserin yazılı raporu üzerine mahkeme kesin mühleti kaldırarak konkordato talebinin reddine ve borçlunun iflâsına resen karar verir: a)Borçlunun malvarlığının korunması için iflâsın açılması gerekiyorsa, b)Konkordatonun başarıya ulaşamayacağı anlaşılıyorsa, c)Borçlu, 297 nci maddeye aykırı davranır veya komiserin talimatlarına uymazsa,(Ek:06/12/2018-7155/m.16) ya da borçlunun alacaklıları zarara uğratma amacıyla hareket ettiği anlaşılıyorsa. d)Borca batık olduğu anlaşılan bir sermaye şirketi veya kooperatif, konkordato talebinden feragat ederse, İflâsa tabi olmayan borçlu bakımından ise birinci fıkranın (b) ve (c) bentlerindeki hâllerin kesin mühletin verilmesinden sonra gerçekleşmesi durumunda, komiserin yazılı raporu üzerine mahkeme kesin mühleti kaldırarak konkordato talebinin reddine re'sen karar verir. Mahkeme, bu madde uyarınca karar vermeden önce borçlu ve varsa konkordato talep eden alacaklı ve alacaklılar kurulunu duruşmaya davet eder; diğer alacaklıları ise gerekli görürse davet eder." hükmü emredicidir. İİK m. 292. madde gereğince konkordato mühleti içerisinde maddede öngörülen şartların gerçekleşmesi halinde mühlet kararı kaldırılarak iflasa tabi borçlunun iflasına karar verilecektir. Yani İİK’nın 292. Maddesi1,b,c bendi uyarınca, iflas kararı verilebilmesi için şirketin borca batıklık şartının aranmasına gerek yoktur. Konkordatonun tasdik edilmemesi ile birlikte derhal borçlunun iflasına karar verecek ve bu karar ile birlikte iflasa bağlanan sonuçlar ortaya çıkacaktır. (AYNI YÖNDE BAKINIZ YARGITAY 23 HK DAİRESİNİN 2019/2690 ESAS, 2021/117 KARAR SAYILI İLAMI) Davacı gerçek kişinin kendilerine özgü konkordato tedbiri ve hedefi içermediği, bu açıdan da ön projelerin uygulanabilir olmasının mümkün gözükmediği, borçlunun, sadece alacaklıların icra tehdidinden kurtulmak amacı ile konkordato talep etmelerinin bu müessesenin amaçlarına uygun düşmediği anlaşılmakla ilk derece mahkemesince davanın reddine dair verilen karar esas ve usul yönünden hukuka uygun olduğundan, İstemde bulunan gerçek kişinin, istinaf sebeplerin yerinde olmadığı anlaşılmıştır. Bu açıklamalara ve dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, İlk Derece Mahkemesi kararının gerekçesindeki hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, kamu düzenine aykırılığın da tespit edilmemesine göre, HMK.'nın 353/(1)-b.1 maddesi uyarınca itirazın esastan reddine dair aşağıdaki hükmün kurulmasına karar vermek gerekmiştir. H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-İlk Derece Mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığından davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nun 353/1-b-1 maddesi gereği ESASTAN REDDİNE, 2-Davacı tarafınca yatırılan harçlar yeterli olduğundan yeniden harç alınmasına yer olmadığına, 3-Davacı tarafınca yapılan yargılama giderlerinin üzerlerinde bırakılmasına, 4-İstinaf yargılaması aşamasında duruşma açılmadığından istinaf vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Dair dosya üzerinde yapılan inceleme neticesinde, İİK m. 308/a gereğince kararın tebliğ tarihinden itibaren İKİ HAFTA İÇİNDE , kararı veren bölge adliye mahkemesi hukuk dairesine yahut temyiz edenin bulunduğu yer bölge adliye mahkemesi hukuk dairesine veya ilk derece mahkemesine verilebilecek bir dilekçe ile Yargıtay nezdinde TEMYİZ YOLU AÇIK olmak üzere, OYBİRLİĞİ ile karar verildi.25/12/2025 ... Başkan ... e-imzalı ... Üye ... e-imzalı ... Üye ... e-imzalı ... Katip ... e-imzalı Bu evrak 5070 sayılı Yasa kapsamında elektronik imza ile imzalanmıştır.