T.C. ADANA BAM 3. HUKUK DAİRESİ T.C. ADANA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 3. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2025/2051 KARAR NO : 2025/2872 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I BAŞKAN : ... (...) ÜYE : ... (...) ÜYE : ... (...) KATİP : ... (...) İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İSKENDERUN ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 22/04/2025 NUMARASI : 2023/... Esas, 2025/... Karar DAVACI : ... - ... VEKİLLERİ : Av. ... - Av. ... - DAVALI : ... - VEKİLİ : …
T.C. ADANA BAM 3. HUKUK DAİRESİ T.C. ADANA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 3. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2025/2051 KARAR NO : 2025/2872 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I BAŞKAN : ... (...) ÜYE : ... (...) ÜYE : ... (...) KATİP : ... (...) İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İSKENDERUN ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 22/04/2025 NUMARASI : 2023/... Esas, 2025/... Karar DAVACI : ... - ... VEKİLLERİ : Av. ... - Av. ... - DAVALI : ... - VEKİLİ : Av. ... - DAVA : Ölüm ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat KARAR TARİHİ : 22/12/2025 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 22/12/2025 İskenderun Asliye Ticaret Mahkemesinin 17/05/2019 tarih ve 2023/... Esas, 2025/... Karar sayılı kararına yönelik olarak istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla Dairemize gönderilen dosyanın yapılan incelemesinde; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 05.01.2018 tarihinde, dava dışı ...’ın sürücüsü davalı Şirketin KZMMS poliçesi ile sigortacısı olduğu ... plakalı araç ile yaya olarak karşıdan karşıya geçmekte olan davacıya çarpması şeklinde meydana gelen trafik kazası sonucu davacının yaralandığını, kaburga kemikleri, sağ ve sol ayaklarının kırıldığını, dalağının alındığını, ciğerlerinin zarar gördüğünü, işitme kaybına uğradığını, hâlen yürümekte zorluk çektiğini, gündelik işlerini dahi yapamadığını, tedavilerinin devam ettiğini, kazanın meydana gelmesinde davalı sigortalı araç sürücüsünün kusurlu olduğunu, olay ile ilgili olarak İskenderun 2. ACM 2018/... Esas sayılı ceza davası açıldığını, emekli ev hanımı olan davacının daimi ve geçici iş gücü kaybına uğradığını, ev işlerini yapamadığını ve bakmakla yükümlü olduğu kişilerin bakımını yapamadığını, ev işlerinin başkası tarafından yapılması hâlinde ücret ödeyeceğinin aşikar olduğunu, bu işlerin bir başkası tarafından yapılması hâlinde ne kadar ücret ödeneceğinin tespit edilmesini talep ettiklerini, bakıcı gideri taleplerinin de olduğunu, dava tarihinden önce davalıya zararın tazmini için müracaat edildiğini ve davalı tarafından 26.293,85 TL ödeme yapıldığını, ödenen miktarın gerçek zarara göre az olduğunu, davalıya herhangi bir ibraname verilmediğini, arabuluculuk sürecinin de anlaşmazlık ile sonuçlandığını ileri sürerek ve FİHS tutularak HMK 107’nci md uyarınca belirlenecek daimi iş gücü kaybı zararı, sürekli iş görmezlik zararı, bakıcı gideri, geçici iş göremezlik zararı ve ekonomik sosyal geleceğin sarsılmasından doğan zarar kalemlerinin tespiti ile ileride artırılmak üzere şimdilik 5.000,00 TL maddi zararın 05.01.2018 tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine karar verilmesi talep ve dava olunmuştur. Davalı tarafından cevap dilekçesi sunulmamıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonucunda 24/06/2021 tarihli ilamda: "...İbraname olmadan dava tarihinden önce yapılan ödemenin ödeme tarihinden rapor tarihine kadar geçen sürede yasal faiz ölçüsünde güncellenmiş değerinin zarardan mahsubu neticesinde davacının bakiye maddi zararının bulunmadığı görülerek aktüer raporu da hükme esas alınmış ve davacının davasının reddine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur." şeklinde karar verildiği anlaşılmıştır. Tarafların istinaf başvurusu üzerine dava dosyası Dairemizin 23/05/2023 tarih, 2021/... Esas ve 2023/... Karar sayılı ilamı ile: "...kaza tarihinin 05.01.2018 olup mahkemesince hükme esas alınan 24.06.2020 tarihli Adli Tıp Kurumu 2. İhtisas Kurulu tarafından düzenlenen maluliyet raporunun, kaza tarihi olan 05.01.2018 tarihinde yürürlükte bulunan 30/03/2013 tarihli ve 28603 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan "Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik" hükümleri çerçevesinde düzenlenmiş ise de sadece dalağın alınmasına yönelik maluliyet oranı belirlendiği, davacının diğer kırık ve akciğer yaralanmasının, işitme kaybı bulunup bulunmamasının maluliyete etkisinin bulunup bulunmadığının belirtilmediği, sigorta şirketinin yaptığı ödemenin kalıcı yada geçici iş göremezlik sebebiyle olup olmadığının tespit edilerek hangi zarar kalemi için ödeme yapılmışsa o kalemden düşülmesi, geçici iş göremezlik yada bakıcı gideri ödenip ödenmediğinin tespit edilip sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hesap yapılıp karar verilmesi hatalı olduğundan kararın kaldırılarak dosyanın mahalline gönderilmesine " şeklinde karar verilmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile; 204.839,04 TL sürekli iş göremezlik, 3.264,55 TL geçici iş göremezlik ve 507,38 TL bakıcı gideri olmak üzere toplam 208.610,96 TL maddi tazminatın davalı ... Şirketinin 18/03/2019 temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen davalılardan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir. İSTİNAF NEDENLERİ: Karara karşı davalı ... vekili; müvekkili şirket tarafından yeterli ödeme yapıldığını, davacının geçici iş göremezlik hak edişinin bulunmadığını, davacının kaza tarihi itibariyle 63 yaşında olduğunu, pasif dönem olduğunu, davacının emeklilik aylığını almaya devam edeceğini ve bu nedenle geçici iş göremezlik zararı oluşmayacağını, itiraza konu raporda %10 arttırım, %10 iskonto ve TRH tablosu esas alınarak hesaplama yapılmasının kanuna aykırı olduğunu, temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faize hükmedilmesinin hatalı olduğunu belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, trafik kazasından kaynaklı kalıcı maluliyet ve geçici iş göremezlik tazminatı talebinden ibarettir. İlk derece mahkemesince, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Karar davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir. Davalı vekilinin hesap raporuna yönelik istinaf başvurusunun incelenmesinde; Davalı vekili hükme esas alınan hesap raporunda prograsif rant yöntemi kullanılmasının hatalı olduğunu, hesaplamanın TRH 2010 yaşam tablosu ve 1,8 teknik faize göre yapılması gerektiğini ileri sürmüş ise de, hükme esas alınan 08.10.2024 tarihli aktüer raporunun Anayasa Mahkemesinin 2019/... Esas-Karar sayılı 17/07/2020 günlü kararı, Danıştay 8. Dairesinin 2020/... sayılı dosyasında ZMMS genel şartlarının bazı maddelerine ilişkin verilen yürütmeyi durdurma kararı sonucu oluşan Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin kararları ile uyumlu şekilde TRH 2010 yaşam tablosu ve prograsif rant yöntemi kullanılmak sureti ile hazırlandığı anlaşılmakla davalı vekilinin bu yöndeki istinaf talebinin reddine karar vermek gerekmiştir. Yine sigorta şirketinin ödeme tarihi itibarı ile % 10 maluliyet oranı üzerinden ödemesi gereken sürekli iş göremezlik tazminatının 11.05.2021 tarihili hesap raporu ile 13.240,61 TL olarak hesaplandığı, maluliyet oranının % 28 olduğu, bu nedenle ödeme tarihi itibarıyla zararın 37.073,71 TL olduğu, sigorta şirketinin ödemesinin güncellenmiş değerinin 31.383,33 TL olup ödemenin zararın tamamını karşılamadığı, bu nedenle mahkemece karar tarihine en yakın tarih itibarıyla zararın hesaplanıp bakiye zararın tazminine karar verilmesinin yerinde olduğu anlaşılmakla davalı vekilinin bu yöndeki istinaf talebinin reddine karar vermek gerekmiştir. Davalı vekilinin geçici iş göremezlik ve bakıcı gideri tazminatından sorumlu olmadıklarına ilişkin istinaf başvurusunun incelenmesinde; Anayasa Mahkemesinin KTK 90/İ maddesinin iptali de göz önüne alınıp TBK'nın 54. maddesi ile KTK'nın 98. maddesi hükümleri birlikte değerlendirildiğinde, kazadaki yaralanmadan kaynaklanan geçici işgöremezlik zararından ve bakıcı gideri zararından sorumluluk, zarara neden olanlar ile bu kişilerin sorumluluğunu poliçe ile üstlenen sigorta şirketine, sigorta poliçesi yoksa Güvence Hesabına aittir. SGK'nın 20.06.2019 tarihli yazısına göre davacıya SGK tarafından kazaya bağlı herhangi bir ödemenin yapılmadığının bildirildiği anlaşılmıştır. Ancak, kaza nedeniyle geçici iş göremezlik zararından bahsedilebilmesi için davacının geçici iş göremezlik döneminde çalışamaması ve bu süre içinde önceki kazançlarından yoksun kalması gerekir. Geçici iş göremezlik talebinde bulunan davacının geçici iş göremezlik süresince SGK'nın geçici iş göremezlik ödemelerini, SGK hizmet dökümünü, maaş bordrolarını dava dosyasına sunmak ve geçici iş göremezlik talebinin haklılığı için geliri tam olarak elde etmediği veya eksik olarak elde ettiğini ispatla yükümlüdür. Dosya kapsamından ise davacının kaza tarihi itibarıyla emekli ev hanımı olduğu, 60 yaş üstü olup pasif dönemde olduğu, fiilen bir işte çalışmadığı, bu dönem için davacının geçici iş göremezlik zararı olmadığından bu yönlü talebin reddi gerekirken kabulü doğru olmamıştır. Her ne kadar bu dönem için sürekli iş göremezlik zararı talep edilebilir ise de davacının sürekli iş göremezlik talebinin 204.839,04 TL olduğu, bu miktar üzerinden bedel arttırım yaptığı anlaşıldığından bu miktar üzerinden davanın kabulüne karar verilmesi gerekmiştir. Yine bakıcı gideri gerçek zarardan olup teminat kapsamında ödenmesine karar verilmesi yerinde olmakla bu yöndeki istinaf yerinde görülmemiştir. Davalı vekilinin faizin türüne yönelik istinaf başvurusunun incelenmesinde; Davalı vekili istinaf dilekçesinde her ne kadar yasal faize hükmedilmesi gerektiğini ileri sürmüş ise de, davacının yaralanmasına sebebiyet veren ve davalı ... tarafından sigortalanan aracın ruhsat kaydına göre ticari kullanımda olduğu anlaşıldığından Mahkemesince hükmolunan tazminata avans faiz uygulanmasında herhangi bir yanlışlık bulunmamaktadır. Bu nedenle davalı vekilinin faizin türüne yönelik istinaf başvurusunun da reddine karar vermek gerekmiştir. HMK'nın 355. maddesi gereği, kamu düzenine aykırılık teşkil eden hususlar hariç tutularak, istinaf neden ve gerekçeleri ile sınırlı olmak üzere yapılan incelemede; Yukarıda açıklanan ve benimsenen nedenlerle dosya içeriğine, toplanan delillere, hükmün dayandığı yasal ve hukuksal gerekçeye göre, ilk derece mahkemesince geçici iş göremezlik yönünden davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olduğundan, davalı vekilinin istinaf başvurusunun bu yönüyle kısmen kabulü ile, HMK 353/1-b-2. maddeleri gereği ilk derece mahkemesi kararının yeniden hüküm kurulmak üzere ortadan kaldırılmasına karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun KISMEN KABULÜ ile; 2-6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-b/2. maddesi hükmü uyarınca düzelterek yeniden esas hakkında karar verilmek üzere İskenderun Asliye Ticaret Mahkemesinin 17/05/2019 tarih ve 2023/... Esas, 2025/... Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA, 3-Davanın KISMEN KABULÜ ile; 204.839,04 TL sürekli iş göremezlik tazminatı ve 507,38 TL bakıcı gideri olmak üzere toplam 205.346,42 TL maddi tazminatın 18/03/2019 temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalı ... şirketinden alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, 4-a-)Harçlar Kanunu uyarınca davalı taraftan alınması gereken 14.027,22 TL karar harcından, 44,40 TL peşin harç ve 3.479,00 TL tamamlama harcının mahsubu ile bakiye 10.548,22 TL harcın davalıdan alınarak Hazineye irat kaydına, b-)İlk derece mahkemesince 17.05.2019 günlü karar ile davalıdan tahsiline karar verilen harcın davalıdan tahsil edilmemiş olması ve fakat harç tahsil müzekkeresi çıkartılmış olması halinde söz konusu harç tahsil müzekkeresinin tahsil edilmeksizin iadesinin ilk derece mahkemesince istenilmesine, dairemiz kararına göre yeniden harç tahsil müzekkeresi yazılmasına, c-)Harç tahsil edilmiş ise tahsil edilen miktarın Dairemizce tahsiline karar verilen bakiye harçtan mahsubu ile bakiyesinin tahsilinin istenmesine, d-)Davalı tarafından yatırılan 44,40 TL peşin harç ve 3.479,00 TL tamamlama harcının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, 5-Davacı tarafından bilirkişi ücretleri, tebligat ve müzekkere gideri olarak yapılan 18.086,85 TL yargılama giderinden kabul ve red oranları göz önünde bulundurularak 17.803,00-TL'nin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, geri kalan masrafın davacı üzerinde bırakılmasına, 6-Davacı taraf kendisini vekil ile temsil ettirdiginden 45.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 7-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca reddedilen edilen miktar (3.264,55 TL) üzerinden hesaplanan 3.264,55 TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalıya ödenmesine, 8-Başvuru tarihi itibariyle Hazine tarafından karşılanan 1.320,00 TL arabulucu ücretinin kabul-red oranına göre hesaplandığında terkin sınırı altında kaldığından takdiren tamamının davalıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına, İstinaf giderleri açısından; 9-İstinaf aşamasında duruşma yapılmadığı için istinaf incelemesi için vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 10-Davalı tarafından yatırılan istinaf karar harcının kararın kesinleşmesi ve talep halinde davalı tarafa iadesine, 11-Davalı tarafından yapılan 580,00 TL istinaf yargılama ve dosya gönderme ücretinin davacıdan alınarak davalıya ödenmesine, Dair, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 361. maddesi gereğince; Dairemizin kararının taraflara tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içinde kararı veren Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi'ne, yahut temyiz edenin bulunduğu yer Bölge Adliye Mahkemesi ilgili Hukuk Dairesine veya Dairemize gönderilmek üzere İlk Derece Mahkemesi'ne verilebilecek bir dilekçe ile YARGITAY'A TEMYİZ YOLU AÇIK olmak üzere, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliği ile karar verildi.22.12.2025 ... ... ... ... Başkan ... Üye ... Üye ... Katip ... ¸e-imzalıdır ¸e-imzalıdır ¸e-imzalıdır ¸e-imzalıdır İş bu karar 5070 Sayılı Yasa hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır