TÜRK MİLLETİ ADINA KARAR İNCELENEN DOSYANIN MAHKEMESİ : ANKARA BATI 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 28/05/2025 NUMARASI : 2023/440 Esas 2025/597 Karar DAVA : Şirket Müdürünün Azli/Haksız Rekabetin Men'i DAVA TARİHİ : 01/05/2023 KARAR TARİHİ : 25/12/2025 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 25/12/2025 Taraflar arasındaki şirket müdürünün azli ve haksız rekabetin men'i istemine ilişkin davanın yargılaması sonunda ilamda yazılı gerekçelerle davanın aktif husumet yokluğundan …
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 21. HUKUK DAİRESİ 2025/1117 Esas 2025/1838 Karar T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 21.HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2025/1117 KARAR NO : 2025/1838 TÜRK MİLLETİ ADINA KARAR İNCELENEN DOSYANIN MAHKEMESİ : ANKARA BATI 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 28/05/2025 NUMARASI : 2023/440 Esas 2025/597 Karar DAVA : Şirket Müdürünün Azli/Haksız Rekabetin Men'i DAVA TARİHİ : 01/05/2023 KARAR TARİHİ : 25/12/2025 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 25/12/2025 Taraflar arasındaki şirket müdürünün azli ve haksız rekabetin men'i istemine ilişkin davanın yargılaması sonunda ilamda yazılı gerekçelerle davanın aktif husumet yokluğundan reddine yönelik olarak verilen hükme karşı davacı vekilince süresinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin ... Asansör Sanayi Tic. Ltd. Şti.ye murisi dolayısıyla ortak olduğunu, 2012 senesine dek kar eden şirketin daha sonrasında karının düştüğünü, şirkette usulüne uygun şekilde defter tutulmadığını, kar paylarının zamanında dağıtılmadığını, şirketin müşteri portföyünün ve ticari sırlarının kullanılarak ... Asansör Sanayi Tic. Ltd.nin rekabetini engelleyici nitelikte başka şirketlerin açıldığını limited şirket ortak ve müdürlerinin bağlılık yükümlülüğü ve rekabet yasağı olduğunu, ortaklardan ... ve ... ...'in ... Asansör Sanayi Tic. Ltd.'nin ticari sırlarını yakınlarının ve kendilerinin bağlantılı olduğu diğer davalı şirketlerde menfaat elde etmek amacıyla açıkladığını, ... ve ...'in ... Asansör Sanayi Tic. Ltd. İle aynı konuda faaliyet gösteren başkaca şirketlerde kendilerinin ve yakınlarının ortak olmasının sır saklama yükümlülüğünün ihlal edildiği yönünde karine teşkil ettiğini, ... ve ... ...'in ... Asansör Sanayi Tic. Ltd.'nin zararına olan işlerden kaçınma yükümlülüğü altında bulunduğunu, ... Asansör Sanayi yerine kendi şirketleri aracılığıyla iş ve işlem yürüttüklerini, ve şirketi yıllar geçtikçe daha da işlevsiz hale getirdiklerini, şirketin mal varlığını azaltma yoluna gittiklerini, müdür ...'in rekabet yasağı bulunduğunu, eşinin, oğlunun ve eşinin yeğeninin ortak olduğu davalı şirketler menfaatine iş ve işlemler gerçekleştirerek bu yasağı ihlal ettiğini, bu yasağın ihlalinin tazminat gerektirdiğini, ortak ... ...'in tazminat sorumluluğu olduğunu, bu sorumluluğun sır saklama ve şirketin zararına olan işlerden kaçınma yükümlülüğünden kaynaklandığını, müdür ...'in ... Asansör Sanayi Tic. Ltd. Şti.'de halen müdür olduğunu, 2022 senesine kadar da ... Asansör Pazarlama A.Ş'de eşinin yeğeni aracılığıyla şahsının ve yakınlarının menfaatine olarak ... Asansör Sanayi Tic. Ltd. Şti.'nin aleyhine olan iş ve işlemler yapması nedeniyle TTK'nin ilgili maddeleri gereğince azli gerektiğini iddia ederek davalı ...'in yöneticilikten azli ile şirkete kayyum atanmasına, TTK'nun 613. ve 626. maddeleri gereğince şimdilik 10.000,00 TL tazminatın davalılar ... ve ... ...'den tahsiline, davalılar ... Montaj San.Tic.Ltd.Şti., ... Asansör San. Tic. Ltd. Şti. ve ... Asansör Pazarlama A.Ş' nin ... Asansör Sanayi Tic. Ltd. Şti. ile rekabetten men'ine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP Davalı ... Asansör Üre. Pazarlama A.Ş. vekilinin cevap dilekçesinde özetle ; dava açılırken ara buluculuk yoluna başvurulmadığı için dava şartının eksik olduğunu, huzurdaki davanın zaman aşımına uğradığını, davacının Ankara Batı Asliye Ticaret Mahkemesinin 2018/256 E. Sayılı dosyasıyla ... Asansör Sanayi Tic. Ltd. Şti. aleyhine huzurdaki dava ile aynı iddia ve sebepler ile alacak davası açtığını, dolayısıyla huzurdaki davanın derdest olduğunu, haksız rekabet teşkil eden fiiller nedeniyle zararın şirkete karşı doğacağından davacının bu hususu dava etmesinin hukuken mümkün olmadığını, davanın husumet nedeniyle reddine karar verilmesi gerektiğini, limited şirketlerde rekabet yasağının yalnızca müdürler için geçerli olduğunu, müvekkilinin müdür ya da ortak olmadığını, ... Asansör Sanayi Tic. Ltd. Şti'nin asansör imalatı üzerine faaliyet gösterdiğini, müvekkil şirketin ise asansörlerin bakım ve onarımı üzerine faaliyet gösterdiğini, müvekkil şirketin kurucusunun ... Asansör Sanayi Tic. Ltd. Şti'nin yetkililerinin akrabası olmasının rekabet yasağına aykırılık teşkil etmeyeceğini, müvekkil şirketin ticari faaliyetlerini bağımsız bir şekilde yürüttüğünü bildirerek davanın reddini istemiştir. Davalı ... ... ve ... ... Asansör İnşaat,Eğitim San. Tic.A.Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle: dava açılırken ara buluculuk yoluna başvurulmadığı için dava şartının eksik olduğunu, huzurdaki davanın zaman aşımına uğradığını, davacının Ankara Batı Asliye Ticaret Mahkemesinin 2018/256 E. Sayılı dosyasıyla ... Asansör Sanayi Tic. Ltd. Şti. aleyhine huzurdaki dava ile aynı iddia ve sebepler ile alacak davası açtığını, dolayısıyla huzurdaki davanın derdest olduğunu, haksız rekabet teşkil eden fiiller nedeniyle zararın şirkete karşı doğacağından davacının bu hususu dava etmesinin hukuken mümkün olmadığını, davanın husumet nedeniyle reddine karar verilmesi gerektiğini, davacı sır saklama yükümlülüğünün ve şirketin zararına olan işlerden kaçınma yükümlülüğünün ihlal edildiği iddiasında bulunmuşsa da müvekkilinin bu tür fiillerde bulunmaması nedeniyle sorumluluğuna gidilemeyeceğini, limited şirketlerde rekabet yasağının yalnızca müdürler için geçerli olduğunu, müdür olmayan ortaklar için rekabet yasağının yazılı sözleşme ile öngörülebileceğini, ... ...'in ... Asansör Sanayi Tic. Ltd. Şti.'de müdürlük ya da yöneticilik sıfatı bulunmadığını, ... ...'in yetkilisi olduğu ... ... Asansör İnşaat,Eğitim San. Tic.A.Ş.'nin faaliyet alanının asansör üretimine yönelik olduğunu, dolayısıyla her iki şirketin faaliyet alanının birbirinden farklı olması nedeniyle rekabet yasağına aykırılık teşkil eden bir durumun bulunmadığını, huzurdaki davada davalıların ve husumet yöneltilmeyen ancak dava dilekçesinde belirtilen akrabaların ticari faaliyetlerini uzun yıllardır devam ettirdiklerini ve bunun davacı tarafından bilindiğini, davalının rekabet ettiği var sayılsa bile davacı tarafından bu durumun zımnen kabul edildiğini, müvekkillerinin asansör kolu dışında pek çok alanda faaliyetini sürdürüp kazanç elde ettiğini, davacının ... Asansör Sanayi Tic. Ltd. Şti.'den her ay kar payı aldığını ancak şirkete herhangi bir katkısı olmadığını bildirerek davanın reddini istemiştir. Davalı ... Asansör San. Tic. Ltd. Şti. vekili cevap dilekçesinde özetle: dava açılırken ara buluculuk yoluna başvurulmadığı için dava şartının eksik olduğunu, huzurdaki davanın zaman aşımına uğradığını, davacının Ankara Batı Asliye Ticaret Mahkemesinin 2018/256 E. Sayılı dosyasıyla ... Asansör Sanayi Tic. Ltd. Şti. aleyhine huzurdaki dava ile aynı iddia ve sebepler ile alacak davası açtığını, dolayısıyla huzurdaki davanın derdest olduğunu, haksız rekabet teşkil eden fiiller nedeniyle zararın şirkete karşı doğacağından davacının bu hususu dava etmesinin hukuken mümkün olmadığını, davanın husumet nedeniyle reddine karar verilmesi gerektiğini, müvekkili olan şirketin asansör bakım ve onarımı alanında faaliyet gösterdiğini, ... Asansör Sanayi Tic. Ltd. Şti.'nin ise asansör imalatı alanında faaliyet gösterdiğini, dolayısıyla farklı alanlarda faaliyet gösteren şirketler arasında rekabet yasağı ihlalinin mümkün olmadığını, dava dilekçesinde belirtilen akrabaların ticari faaliyetlerini uzun yıllardır devam ettirdiklerini ve bunun davacı tarafından bilindiğini, davalının rekabet ettiği var sayılsa bile davacı tarafından bu durumun zımnen kabul edildiğini, davacının ... Asansör Sanayi Tic. Ltd. Şti.'den her ay kar payı aldığını ancak şirkete herhangi bir katkısı olmadığını bildirerek davanın reddini istemiştir. Davalı ... Montaj San.Tic.Ltd.Şti ve ... Asansör San. Tic. Ltd. Şti vekili cevap dilekçesinde özetle: Dava açılırken ara buluculuk yoluna başvurulmadığı için dava şartının eksik olduğunu, davanın kanunda öngörülen zaman aşımı süresi içerisinde açılmadığını, rekabet yasağına aykırılık sebebiyle açılan davalarda husumetin ancak müdür sıfatına haiz kişilere yöneltilebileceğini, bu nedenle müvekkili olan firmalar hakkında huzurdaki davanın husumet yokluğu nedeniyle reddedilmesi gerektiğini, müvekkili olan ...'in ... Asansör Sanayi Tic. Ltd. Şti.'nin hem ortağı hem müdürü olduğunu, diğer davalı ... ...'in ise yalnızca ortağı olduğunu, kanunda bu kişilerin sorumluluğunun birbirinden farklı olarak öngörüldüğünü, bu sebeple taraflar arasında ihtiyari veya mecburi dava arkadaşlığı bulunmadığından bu kişilere karşı birlikte dava açılamayacağını, davanın tefrik edilmesi gerektiğini, ... Montaj San.Tic.Ltd.Şti.'nin ortak ve müdürünün ... olması nedeniyle rekabet yasağının ihlal edildiğini iddia etmişse de ...'in şirketteki hisselerini devrettiğini ve müdürlük görevine son verildiğini, ... Asansör San. Tic. Ltd. Şti'nin ortak ve müdürünün ... olması nedeniyle rekabet yasağının ihlal edildiğini iddia etmişse de ... Asansör San. Tic. Ltd. Şti'nin gayri faal bir şirket olduğunu, dolayısıyla haksız rekabetin gerçekleşmediğini, haksız rekabet nedeniyle tazminat istenilebilmesi için zarar koşulu bulunduğunu, davacının zararı ispat edemediğini bildirerek davanın reddini istemiştir. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle: dava açılırken ara buluculuk yoluna başvurulmadığı için dava şartının eksik olduğunu, davanın kanunda öngörülen zaman aşımı süresi içerisinde açılmadığını, rekabet yasağına aykırılık sebebiyle açılan davalarda husumetin ancak müdür sıfatına haiz kişilere yöneltilebileceğini, bu nedenle müvekkili olan firmalar hakkında huzurdaki davanın husumet yokluğu nedeniyle reddedilmesi gerektiğini, müvekkili olan ...'in ... Asansör Sanayi Tic. Ltd. Şti.'nin hem ortağı hem müdürü olduğunu, diğer davalı ... ...'in ise yalnızca ortağı olduğunu, kanunda bu kişilerin sorumluluğunun birbirinden farklı olarak öngörüldüğünü, bu sebeple taraflar arasında ihtiyari veya mecburi dava arkadaşlığı bulunmadığından bu kişilere karşı birlikte dava açılamayacağını, davanın tefrik edilmesi gerektiğini, müvekkili olan ...'in rekabet yasağına aykırılık teşkil eden fiili bulunmadığını, ... Montaj San.Tic.Ltd.Şti.'nin ortak ve müdürünün ... olması nedeniyle rekabet yasağının ihlal edildiğini iddia etmişse de ...'in şirketteki hisselerini devrettiğini ve müdürlük görevine son verildiğini, ... Montaj San.Tic.Ltd.Şti'nin gayri faal olduğunu, dolayısıyla haksız rekabetin mevcut olmadığını, ...'in ... Asansör Üretim Pazarlama A.Ş. firmasının kurucu ve ortakları ile akraba olması nedeniyle rekabet yasağına aykırı hareket ettiği iddia edilmişse de müvekkilinin hiçbir dönem bu şirketin ortağı veya müdürü olmadığını, haksız rekabet nedeniyle tazminat, istenilebilmesi için zarar koşulu bulunduğunu, davacının zararı ispat edemediğini bildirerek davanın reddini istemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece; davacı gerçek kişinin haksız rekabet ve rekabet yasağı ile ilgili taleplerle doğrudan bir ilişkisi bulunmadığı, davacı tarafından ileri sürülen iddialar dava dışı ... Asansör Sanayi Tic. Ltd. Şti. 'ye ilişkin olduğu, davacı gerçek kişinin ... Asansör Sanayi Tic. Ltd. Şti.'de ortaklık sıfatının bulunması rekabet yasağından kaynaklı davayı davacı sıfatıyla kendi adına açabilmesi için yeterli olmadığı, bu nedenlerle davacının aktif husumet ehliyeti bulunmadığı gerekçeleriyle davanın aktif husumet ehliyeti yokluğundan reddine karar verilmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİ Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davanın, davacı ortak adına değil zarar gören şirketin adı belirtilerek açıldığını, mahkemece davalı şirketlerin ... Asansör Sanayi Tic. Ltd. Şti. ile haksız rekabetlerin men'i ve şirkete kayyum atanmasına ilişkin talepleri yönünden bir gerekçe yazılmadığını, ayrıca tazminat taleplerine ilişkin davanın işbu dosyadan tefrik edildiğini, dolayısıyla bu dosyada davacının kendi lehine yaptığı hiçbir talebinin bulunmadığını, davalı İlhan'ın ... Asansör Sanayi Tic. Ltd. Şti.'nin müdürü olduğundan azil davası yönünden davacının aktif husumet ehliyetinin bulunduğunu, mahkemece azil ve kayyum yönünden de gerekçe yazılmadığını, azil koşullarının gerçekleştiğini, her ortağın azil davası açabileceğini bildirerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir. HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ Dava; yöneticinin azli, haksız rekabetin men'i, yöneticinin haksız işlemleri nedeniyle uğranılan zararın tazmini ve kayyım atanması istemlerine ilişkindir. 6100 Sayılı HMK'nın 355.maddesi gereğince, istinaf incelemesinin istinafa gelen tarafın sıfatı ile istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususu gözetilerek ilk derece mahkemesinin taraflar arasındaki ihtilafta görevli mahkeme oluşu ve eldeki davada kesin yetki kuralına da aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla işin esasına girilerek yapılan incelemede; Ticaret sicil kayıtları, bilirkişi raporları, defter kayıtları, tanık beyanları vs deliller dosya arasında mevcuttur. 30/09/2024 tarihli kök ve 14/03/2025 tarihli ek bilirkişi raporlarında özetle; raporda rekabet yasağı bakımından ticaret sicil gazetesinde yer alan sicil kayıtlarına göre davalılardan ...'in zarar gördüğü iddia edilen şirketin ortağı ve müdürlüğünü yaptığını, davalı şirketlerden ... Montaj San.Tic.Ltd.Şti. ve ... Asansör San. Tic. Ltd. Şti'nin kurucusu olduğu, davalılardan ... ...'in zarar gören şirketin ortağı olduğu, ortaklığı sırasında davalı şirketlerden ... ... Asansör İnşaat Eğitim San. Tic.A.Ş.'nin kurucusu olduğu, bu şirketlerin faaliyet alanlarının zarar gördüğü iddia edilen şirket ile aynı olduğu,bu suretle rekabet yasağına aykırı davrandıkları, ancak bu hususların ... ... Asansör İnşaat Eğitim San. Tic.A.Ş.'nin ticari defterlerinin incelenmesi ile destekleneceği bildirilmiştir. Davacı yan dava dilekçesinde, davalıların bir kısım eylemleri nedeniyle ... Asansör Sanayi Tic. Ltd. Şti.'nin zarara uğradığını iddia ederek davalı ...'in yöneticilikten azli ile şirkete kayyum atanmasına, TTK'nun 613. ve 626. maddeleri gereğince şimdilik 10.000,00 TL tazminatın davalılar ... ve ... ...'den tahsiline, davalılar ... Montaj San.Tic.Ltd.Şti., ... Asansör San. Tic. Ltd. Şti. ve ... Asansör Pazarlama A.Ş' nin ... Asansör Sanayi Tic. Ltd. Şti. ile rekabetten men'ine karar verilmesi istemiyle eldeki davayı açmıştır. Mahkemece 05/07/2023 tarihli celsede davacının TTK'nun 613 ve 626. maddelerine dayanarak açtığı davanın bu dosyadan tefriki ile başka bir esasa kaydedilmesine, arabuluculuk dava şartının bu dosyada değerlendirilmesine karar verilerek davacının dava dilekçesindeki davalılar ... ve ... ...'den ... Asansör Sanayi Tic. Ltd. Şti.'ni uğrattıkları zarar nedeniyle şimdilik 10.000,00 TL'nin tahsiline ilişkin davasının mahkemenin 2023/718 Esas sayılı dosyasına kaydedildiği ve 05/07/2023 tarihli 2023/796 Karar sayılı karar ile arabuluculuk yoluna başvurulmadığından davanın usulden reddine karar verildiği, kararın 21/11/2023 tarihinde kesinleşmiştir. Bu durumda işbu dosyadaki yargılamanın, davalı ...'in yöneticilikten azli ile şirkete kayyum atanması, davalılar ... Montaj San.Tic.Ltd.Şti., ... Asansör San. Tic. Ltd. Şti. ve ... Asansör Pazarlama A.Ş' nin ... Asansör Sanayi Tic. Ltd. Şti. ile rekabetten men'i taleplerine ilişkin olduğu anlaşılmaktadır. Ne var ki mahkemece, yalnızca rekabetin men'ine ilişkin talep yönünden değerlendirme yapılarak gerekçe yazılmış, dava dilekçesindeki yöneticinin azli ve şirkete kayyım atanmasına ilişkin talepler yönünden herhangi bir değerlendirme yapılmamış ve gerekçe yazılmamıştır. 6100 sayılı HMK'nun 297. maddesinde, bir mahkeme hükmünün kapsamının ne şekilde olması gerektiği açıklanmıştır. Buna göre; bir mahkeme hükmünde, tarafların iddia ve savunmalarının özetinin, anlaştıkları ve anlaşamadıkları hususların, çekişmeli vakıalar hakkında toplanan delillerin, delillerin tartışılması ve değerlendirilmesinin, sabit görülen vakıalarla, bunlardan çıkarılan sonuç ve hukuki sebeplerin birer birer şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde hükümde gösterilmesi gereklidir. Bu kısım, hükmün gerekçe bölümüdür. Gerekçe bölümünde hükmün dayandığı hukuki esaslar açıklanır. Hâkim, tarafların kendisine sundukları maddi vakıaların hukuki niteliğini resen araştırıp bularak hükmünü dayandırdığı hukuk kurallarını ve bunun nedenlerini gerekçede açıklar (Arslan, Ramazan/Yılmaz, Ejder/Taşpınar Ayvaz, Sema/Hanağası, Emel; Medeni Usul Hukuku, Ankara, 2018, s. 474.). Anayasa'nın 141. maddesi gereğince bütün mahkemelerin her türlü kararlarının gerekçeli olması gereklidir. Gerekçenin önemi Anayasal olarak hükme bağlanmakla gösterilmiş olup, gerekçe ve hüküm birbirine sıkı sıkıya bağlıdır. Kanun’un aradığı anlamda oluşturulacak kararların hüküm fıkralarının açık, anlaşılır, çelişkisiz, uygulanabilir olmasının gerekliliği kadar; kararın gerekçesinin de sonucu ile tam bir uyum içinde o davaya konu maddi olguların mahkemece nasıl nitelendirildiğini, kurulan hükmün hangi nedenlere ve hukuksal düzenlemelere dayandırıldığını ortaya koyacak; kısaca maddi olgular ile hüküm arasındaki mantıksal bağlantıyı gösterecek nitelikte olması gerekir. Tarafların o dava yönünden, hukuk düzenince hangi nedenle haklı veya haksız görüldüklerini anlayıp değerlendirebilmeleri ve istinaf ve temyiz sırasında hukuka uygunluk denetimini yapabilmesi için ortada usulüne uygun şekilde oluşturulmuş; hükmün hangi nedenle o içerik ve kapsamda verildiğini ayrıntılarıyla gösteren, ifadeleri özenle seçilmiş ve kuşkuya yer vermeyecek açıklıktaki bir gerekçe bölümünün ve buna uyumlu hüküm fıkralarının bulunması zorunludur. Nitekim 07/06/1976 tarihli ve 1976/3-4 Esas 1976/3 Karar sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararının gerekçesinde yer alan "Gerekçenin ilgili bilgi ve belgelerin isabetle takdir edildiğini gösterir biçimde geçerli ve yasal olması aranmalıdır. Gerekçenin bu niteliği yasa koyucunun amacına uygun olduğu gibi kararı aydınlatmak, keyfiliği önlemek ve tarafları tatmin etmek niteliği de tartışma götürmez bir gerçektir." şeklindeki açıklama ile de aynı ilkeye vurgu yapılmıştır. Öte yandan mahkeme kararlarının taraflar, bazen de ilgili olabilecekleri başka hukuki ihtilaflar yönünden etkili ve bağlayıcı kabul edilebilmeleri, başka bir dava yönünden kesin hüküm, kesin veya güçlü delil oluşturup oluşturamayacağı gibi hukuksal değerlendirmeler de bu kararların yukarıda açıklanan nitelikte bir gerekçeyi içermesiyle mümkündür. (Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 31/01/2019 tarih ve 2017/11-149 Esas 2019/49 Karar sayılı ilamı). Anılan hükümler kamu düzenine ilişkin olup re'sen gözetilecektir. Yukarıda açıklandığı üzere, mahkemece dava dilekçesinde yer alan yöneticinin azli ve kayyım atanmasına ilişkin talepler hakkında olumlu veya olumsuz bir hüküm kurulması ve gerekçesi yazılması gerekirken bu yükümlülüğe uyulmamış olması HMK'nın 297. ve Anayasa'nın 141/3.maddesine aykırılık teşkil ettiğinden kamu düzenine aykırılık oluşturan bu husus re'sen gözetilmiştir. Kaldı ki davacı yanca da bu hususta istinaf itirazları ileri sürülmüştür. İstinaf edilen bir kararın Bölge Adliye Mahkemesi tarafından incelemesinin yapılabilmesi için öncelikle mahkemece HMK'nın 297. maddesine uygun bir hüküm kurulması gerekmektedir. Mahkemece, davacı yanın tüm talepleri hakkında hüküm kurulmadığı anlaşılmakla Dairemizce denetim yapılamamıştır. Tüm bu nedenlerle davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 355. maddesi gereğince kamu düzenine aykırılık da gözetilerek kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kamu düzenine aykırılık nedeniyle kaldırılmasına, davacı vekilinin sair istinaf itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiş ve takdiren aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle; 1- Davacı vekilinin istinaf başvurusunun kamu düzeni de gözetilerek 6100 Sayılı HMK'nın 353/(1)-a.6 maddesi gereğince KABULÜNE, 2- Ankara Batı 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 28/05/2025 tarih 2023/440 Esas 2025/597 Karar sayılı kararının kamu düzeni de gözetilerek KALDIRILMASINA, 3-Davanın yeniden görülmesi için dosyanın karar veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine, 4-Davacı tarafça yatırılan 615,40 TL istinaf karar harcının talep halinde davacı tarafa iadesine, 5-Davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda dikkate alınmasına, 6-İstinaf aşamasında duruşma yapılmadığından taraflar yararına yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 353/(1)-a.6 ve 362/(1)-g. maddeleri uyarıca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 25/12/2025 Başkan- Üye - Üye - Zabıt Katibi -