11. Hukuk Dairesi 2009/11552 E. , 2011/4035 K. MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada Gaziantep 2. Sulh Hukuk Mahkemesi’nce verilen 03.06.2009 tarih ve 2008/2820-2009/1024 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları…
**11. Hukuk Dairesi 2009/11552 E. , 2011/4035 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada Gaziantep 2. Sulh Hukuk Mahkemesi’nce verilen 03.06.2009 tarih ve 2008/2820-2009/1024 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, müvekkili nezdinde nakliyat sigorta poliçesi ile sigortalı pamuk emtiasının davalıya ait araçlarla Kırgızistan’dan Türkiye’ye taşınması esnasında araçta çıkan yangın sonucu zarar gördüğünü, hasar bedelini sigortalıya ödeyip haklarına halef olduğunu ileri sürerek, 4.617,88 YTL’nin faizi ile birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir. Davalı taraf, davaya cevap vermemiştir. Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalıya ait aracın sürücüsünün %100 kusurlu olduğu, hasar tutarının 4.405,88 TL olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 4.405,88 TL’nin davalıdan tahsiline karar verilmiştir. Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir. 1- Dava, Nakliyat Emtia Sigorta Poliçesi' ne dayalı rücuan tazminat istemine ilişkindir. Davacı vekili müvekkili nezdinde sigortalı pamuk emtiasının davalıya ait araçla Kırgızistan’dan Türkiye’ye taşınması esnasında meydana gelen yangında hasar gördüğünü ileri sürerek, sigortalıya ödenen bedelin davalıdan tahsilini talep etmiştir. Davaya konu taşıma, güzergahı ve taşınan malların niteliğine göre bu konuda düzenlenmiş bulunan taşıma senedinde de açıkça yazılı olduğu gibi (CMR) “Eşyaların Karayolunda Uluslararası Nakliyatı İçin Mukavele Sözleşmesi” hükümlerine tabi bulunmaktadır. CMR Konvansiyonu Türkiye tarafından 30.10.1995 tarihinde kabul edilerek, bu tarihte yürürlüğe girmiştir. T.C.Anayasası’nın 90 ncı maddesinin son fıkrasında usulüne uygun olarak yürürlüğe konulmuş Milletlerarası Antlaşmaların kanun hükmünde bulunduğunun belirtilmiş olmasına göre uluslararası taşımalarda TTK’dan daha sonra yürürlüğe giren ve Ülkemiz tarafından onaylanmak suretiyle bir iç hukuk kuralı haline gelen CMR Konvansiyonu hükümlerinin uygulanması gerekmektedir. Bu itibarla, davaya konu taşımanın niteliğine göre uyuşmazlığa CMR Konvansiyonu hükümlerinin uygulanması gerekirken mahkemece, 2918 sayılı Yasa hükümlerine göre kusur durumunu belirleyen bilirkişi raporundaki değerlendirmeler esas alınarak hüküm kurulması doğru görülmemiştir. Bu nedenle kararın öncelikle uyuşmazlığın çözümüne esas alınan yasal düzenlemenin doğru olarak tayin edilmemesinden dolayı bozulması gerekmiştir. 2- Bozma neden ve şekline göre de davalı vekilinin uyuşmazlığın esasına yönelik temyiz itirazlarının incelenmesine bu aşamada gerek görülmemiştir. SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA; (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine gerek olmadığına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 07.04.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.