4. Ceza Dairesi 2021/32440 E. , 2024/5850 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2016/430 E., 2017/344 K. SUÇ : İmar kirliliğine neden olma HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma İlk Derece Mahkemesi'nce verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyi
**4. Ceza Dairesi 2021/32440 E. , 2024/5850 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2016/430 E., 2017/344 K. SUÇ : İmar kirliliğine neden olma HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma İlk Derece Mahkemesi'nce verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında imar kirliliğine neden olma suçundan 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (c) ve (e) bentleri uyarınca beraat kararı verilmiştir. Kararın katılan vekilince istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince, hükmün kaldırılması ile sanığın 5237 sayılı Türk Ceza Kanunun'un 184 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesi, 50 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi ile 52 nci maddesi uyarınca taksitler halinde 6.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına hükmedilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafiinin temyiz isteminin özetle; suça konu yapının sanık tarafından yapılmadığının tanık beyanları ile sabit olduğuna, Mahkemece aksi yöndeki kabulün ne şekilde oluştuğunun anlaşılamadığına, kira sözleşmesinin düzenlendiği tarih ile belediyenin tespit tarihinin aynı olması karşısında yapının sanık tarafından yapılmasının mümkün olamayacağına, sanık tarafından sadece suç teşkil etmeyecek boya badana vb işlemlerin yapıldığına yönelik bulunduğu görülmüştür. III. OLAY VE OLGULAR Temyizin kapsamına göre; A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü Sanığın başkasına ait taşınmaza ruhsatsız olarak üç adet tek katlı bina yaptırdığı ileri sürülmüş olup, yapılan yargılama sonucunda, iddia olunan imalatları sanığın yaptığına dair mahkûmiyetine yeterli kesin somut ve inandırıcı delil bulunmadığı, sanığın yaptığı eylemler yönünden suç işleme kastının olmadığı gerekçesiyle beraatine karar verilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü Sanık hakkında yapılan yargılama sonucunda; 31.10.2016 tarihli bilirkişi raporunda yer alan binalara ilişkin fotoğraflar dikkate alınarak, 12.10.2014 tarihinden önce yapıldığı tespit edilen iki bina yanındaki tuvaletlerin kullanılan malzeme ve kaplamaların rengindeki solma ve deformasyon ile gözlemlenen yıpranmaya göre keşif tarihinden bir veya iki yıl içinde yapıldığının tespit edilmiş olması hususları birlikte değerlendirildiğinde, sanığın üzerine atılı suçun oluştuğu kabul edilerek mahkûmiyetine hükmedilmiştir. IV. GEREKÇE Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, aşağıdaki bozma sebepleri dışında başkaca nedenler yerinde görülmemiştir. 1. Sanığın, suça konu yeri kiraladığını ve tamirat dışında herhangi bir yeni yapı yapmadığını savunması, suça konu yerin kira sözleşmesi ile yapı tatil zaptının düzenlendiği tarihin aynı olması ve tanık beyanları karşısında, sanığın atılı suçu işlediğine dair her türlü şüpheden uzak ve kesin delillerin nelerden ibaret olduğu açıklanmadan, yazılı şekilde mahkumiyet kararı verilmesi, 2. Kabule göre de; 18 Mayıs 2018 tarihinde 30425 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 7143 sayılı Kanun'un 16 ncı maddesi ile 3194 sayılı İmar Kanunu'na eklenen geçici 16 ncı maddesi uyarınca sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması bozmayı gerektirmiştir. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Bölge Adliye Mahkemesi kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden HÜKMÜN, 5271 sayılı Kanun'un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname'ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrası uyarınca İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 15. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 02.05.2024 tarihinde karar verildi.